TERİM | Netflix

Tabii ki Terim hepsini tek başına yapmadı. Teknik direktör olarak kadroyu ayarlayıp , sonra sahaya çıkıp gol atıp tribüne çıkıp destekledi falan gibi bir durum yok bunu iddia eden de yok.

Lakin genç milli takımlardan itibaren amatör takımlardan bulduğu topçular + Galatasaray'dan gönderilmek üzere olan sonrasında efsane olacak isimler + Hagi gibi transferlerle 4 sene şampiyon olup sonunda Uefa kupasını aldı. Bu süreçte Hagi transferi patlayacakken başkana "bana maaş vermeyin yeter ki Hagi'yi getirin" dedi. Futbolcular taparcasına saygı duydular ona. Ve inandılar. Şimdi dönüp bakıyorum Hagi, Drogba, Sneijder, Melo, Taffarel gibi efsaneler Terim karşısına geçtiğinde ceketini iliklerken bizim taraftarlar antrenmanda artislik yapıp terk eden Nzonzi diloluğu yapmakla meşguldü, sırf hoca düşmanlığından.

Neyse sabaha kadar yazarız burada bin tane de anektod bulunur. Ama işin özü çok basit; hoca, karakteri ve yönetim tarzı gereği başarıda da ve başarısızlıkta da en büyük sorumludur. Hatta tek sorumludur. Dolayısıyla kupa kazanırken de tektir takım kötü giderken de.
Son cümlen çok doğru ama başarılı olurken hep Terim denmiştir, başarısızlıkta da hep yönetim denmişti. Başarısızlık zamanında hoca bu başarısızlığı kendi üstünden atmakta çok mahirdir.
 
Paralel evrende FTnin hiç gelmediği Gs bjk büyüklüğünde falan bi takım olurdu bu arada

ben de geçen yıl gitmesini istedim, artık beceremediğini söyledim falan ama bu adamın Türk futbolunun çok önünde bi profil olduğu, bizi Türkiyenin 1. takımı yaptığı aşikar.

başarılarının yarısını yakalayabilecek adam çıkması bile çok zor.
Buna katılmıyorum. FT olmazsa Lucescu olurdu veya o tarz biri olurdu. FT'nin de başarılı olmasında Süren ve o zamanki yönetim etkendir mesela yani başka bir yönetim olsa o zamanlarda Terim'in istifa ettiği zaman istifayı kabul etmesi çok olası olurdu. O yüzden FT'nin de TR'de bizim kulüp dışında bu kadar başarılı olacağını düşünmüyorum
 
Ayrılma olayında Aysal ile alakalı eleştiri kısmı antrenmanda kovulması ki bunun tartışılacak bir tarafı yok. Öyle oldu zira. Ayrılmasının sebebiyle alakalı bir şey anlatmıyor, eleman muhabbeti falan geçiyor muydu ben hatırlamıyorum? Bir iddia yok yani ortada ki cevap versin Aysal. Deseydi ki yaz döneminde Bilic bana Aysal'ın kendisine teklif yaptığını söyledi, t.d. bakıyorlardı benim yerime vs burada cevap hakkı doğardı. Veya yönetim kadrosunun değişmesi, Terim'e yakın isimlerin uzaklaştırılması falan anlatılsaydı eyvallah. Ama tek bahsedilen antrenmanda kovulması ki tam olarak öyle oldu olay. He Aysal'a niye antrenmanda kovdun diye sorabilirlerdi tabii de gereksiz bir detay o kadar yaşanandan sonra.

Uefa sonrası ayrılık kısmında bence ekstrem bir olay yok, benim anladığım ve tahminim Terim Fio'dan teklif geldiğini söylüyor Süren de hayırlı olsun minvalinde cevap veriyor. Vay sen misin bana kal diye ısrar etmeyen diyerek hoca İtalya'nın yolunu tutuyor.
Aysal mevzusunda eleman bölümü var. Mesela Terim'in o dönem sadece 4 maçlık sözü varken buna uymayıp uzun süreli bir kontrat için görüştüğü hatta anlaştığının(Öyle haberler vardı ciddi kaynaklardan hatırlarsanız) hiç değinilmiyor bu haberlere. Sonuç olarak bu belgesel değil PR yada otobiyografi demek daha doğru olur.
 
Buna katılmıyorum. FT olmazsa Lucescu olurdu veya o tarz biri olurdu. FT'nin de başarılı olmasında Süren ve o zamanki yönetim etkendir mesela yani başka bir yönetim olsa o zamanlarda Terim'in istifa ettiği zaman istifayı kabul etmesi çok olası olurdu. O yüzden FT'nin de TR'de bizim kulüp dışında bu kadar başarılı olacağını düşünmüyorum
götü boklu a.kocamanın bile istifasının defalarca kabul edilmediği düşünüldüğünde FTye her kulüp sabreder ve sonuçlarını alırdı zaten. böyle bi adam fbde olsa çok daha fazla tutarlardı ve şampiyonluk sayısında minimum 8-10 üstümüzde olurlardı muhtemelen.

ayrıca bütün başarıyı sadece o istifanın kabul edilmemesine bağlamak da saçma olmuş.
 
La ft kimdi ankaragücümüydü göztepemiydi oralarda takılırken biz ş kulüplerde yarı final oynuyoduk,mençıstırı pompalayıp kupa dışına itip uefayı format değiştirmek zorunda bırakıyoduk,şlnin kuruluşundaki kurucu 8 yıldızdan birine sahip oluyoduk,avrupada zaten tanınan ve bilinen bir takımdık sanki ftyle varolmuşuz gibi anlatmayın

Bu iş akplilerin biz gelmeden buzdolabı çamaşır makinesi yoktu demesine döndü iyice

Ft bizle varoldu esas biz olmasak adanada dürümcü işletiyodu sana bana soğanlımı soğansızmı seçeneği sunuyodu

Bizi 96-2000de 10 sene ileri götürdü,2002de 10 sene geri götürdü,2011de 2 sene ileri attı 2013tr ayrılınca 2018e kadar 5 senede geriye attı,2018de 2 sene ileri götürdü 2022ye kadar 3 sene geri attı

Hiç konuşmuyosunuz bunları aynı belgeseldeki gibi
 
götü boklu a.kocamanın bile istifasının defalarca kabul edilmediği düşünüldüğünde FTye her kulüp sabreder ve sonuçlarını alırdı zaten. böyle bi adam fbde olsa çok daha fazla tutarlardı ve şampiyonluk sayısında minimum 8-10 üstümüzde olurlardı muhtemelen.

ayrıca bütün başarıyı sadece o istifanın kabul edilmemesine bağlamak da saçma olmuş.
Bütün başarıyı oraya bağladığımı nereden çıkardın o kısım sadece bir örnekti taraftarların istifa dediği yerde, Terim'de istifa etmişken yönetim kabul etseydi o başarılar olmayacaktı yanlış mı? O zamanda Süren ve yönetimi gibi değil de Canaydın gibi bir başkan olsa o başarılar gelir miydi? Kocaman'ın istifa kabul görmeme olayı şike sezonu ve sonrasıdır. Ondan önce başarısız bir gidişte ne hocalar gitti. Terim gibi işine karıştırmayan ve 1 numara olmak isteyen bir adamın Fener gibi başkanın ne isterse yaptığı bir yapıda başarılı olacağını düşünmekte biraz zorlama. Terim ve Galatasaray doğru zamanda bir araya gelmiş ve bu birliktelik iki tarafa da büyütmüştür bu kadar basit.
 
Son cümlen çok doğru ama başarılı olurken hep Terim denmiştir, başarısızlıkta da hep yönetim denmişti. Başarısızlık zamanında hoca bu başarısızlığı kendi üstünden atmakta çok mahirdir.
Aslında son dönemi hariç başarısız olduğunda ya da kötü sonuçlar geldiğinde istifa eden(yönetim kabul etmiyor 2-3 vaka var 1 ve 2. Dönemlerinde) ve bütün sorunluluğun kendisinde olduğunu beyan eden bir adamdı. 3. gelişinde istifayı gerektiren bir durum yoktu sonuçlar olarak, 2 sene üst üste şampiyon olup c.l.de çeyrek oynatmıştı sonuçta ve ligin daha başlarıydı. Orada başka muhabbetler döndü. Son sefer için söylediklerine katılabilirim. Sonuçta benim görüşüm başarıda da başarısızlıkta da tek sorumlu Terim'dir. Algı kaynaklı değil bunu söylememin sebebi, çalışma şeklinden dolayı.

Aysal mevzusunda eleman bölümü var. Mesela Terim'in o dönem sadece 4 maçlık sözü varken buna uymayıp uzun süreli bir kontrat için görüştüğü hatta anlaştığının(Öyle haberler vardı ciddi kaynaklardan hatırlarsanız) hiç değinilmiyor bu haberlere. Sonuç olarak bu belgesel değil PR yada otobiyografi demek daha doğru olur.
Senin yazdıklarından farklı olarak yaz döneminde Aysal'ın Bilicle görüştüğü ve bu durumu Bilic'in bizzat FT'ye aktardığına dair kaynaklar da vardı. Bunlara da değinilmemiş.

Otobiyografi olabilir ama PR'lık bir mevzu yok bence. Bu yapımı kendisi finanse edip projelendirdiyse ya da ekibi işin içindeyse olabilir ama sanmam öyle bir sey olacağını. Diğer türlü Netflix neden Terim'in pazarlamasını yapsın ki? Zaten olumsuz olaylar üzerinden Terim'i olumlayacak bir şeyler çıkarmamışlar, başarılarını, yaptıklarını göstermişler. Onların da çok ufak bir kısmını anlatmışlar bana göre. Sadece başarıların hepsini koyalım desler bu şekilde 10 bölüm, karşıt görüşler, iddialar ve cevapları şeklinde bir yapım olsa 4 sezon falan sürerdi. Kimsenin de kebapçı selo, yıldırım demiöreni falan dinlemek isteyeceğini sanmıyorum.
 
Aslında son dönemi hariç başarısız olduğunda ya da kötü sonuçlar geldiğinde istifa eden(yönetim kabul etmiyor 2-3 vaka var 1 ve 2. Dönemlerinde) ve bütün sorunluluğun kendisinde olduğunu beyan eden bir adamdı. 3. gelişinde istifayı gerektiren bir durum yoktu sonuçlar olarak, 2 sene üst üste şampiyon olup c.l.de çeyrek oynatmıştı sonuçta ve ligin daha başlarıydı. Orada başka muhabbetler döndü. Son sefer için söylediklerine katılabilirim. Sonuçta benim görüşüm başarıda da başarısızlıkta da tek sorumlu Terim'dir. Algı kaynaklı değil bunu söylememin sebebi, çalışma şeklinden dolayı.


Senin yazdıklarından farklı olarak yaz döneminde Aysal'ın Bilicle görüştüğü ve bu durumu Bilic'in bizzat FT'ye aktardığına dair kaynaklar da vardı. Bunlara da değinilmemiş.

Otobiyografi olabilir ama PR'lık bir mevzu yok bence. Bu yapımı kendisi finanse edip projelendirdiyse ya da ekibi işin içindeyse olabilir ama sanmam öyle bir sey olacağını. Diğer türlü Netflix neden Terim'in pazarlamasını yapsın ki? Zaten olumsuz olaylar üzerinden Terim'i olumlayacak bir şeyler çıkarmamışlar, başarılarını, yaptıklarını göstermişler. Onların da çok ufak bir kısmını anlatmışlar bana göre. Sadece başarıların hepsini koyalım desler bu şekilde 10 bölüm, karşıt görüşler, iddialar ve cevapları şeklinde bir yapım olsa 4 sezon falan sürerdi. Kimsenin de kebapçı selo, yıldırım demiöreni falan dinlemek isteyeceğini sanmıyorum.
Okumadan laykladim zaten ayni fikirdeyimdir
 
Aslında son dönemi hariç başarısız olduğunda ya da kötü sonuçlar geldiğinde istifa eden(yönetim kabul etmiyor 2-3 vaka var 1 ve 2. Dönemlerinde) ve bütün sorunluluğun kendisinde olduğunu beyan eden bir adamdı. 3. gelişinde istifayı gerektiren bir durum yoktu sonuçlar olarak, 2 sene üst üste şampiyon olup c.l.de çeyrek oynatmıştı sonuçta ve ligin daha başlarıydı. Orada başka muhabbetler döndü. Son sefer için söylediklerine katılabilirim. Sonuçta benim görüşüm başarıda da başarısızlıkta da tek sorumlu Terim'dir. Algı kaynaklı değil bunu söylememin sebebi, çalışma şeklinden dolayı.


Senin yazdıklarından farklı olarak yaz döneminde Aysal'ın Bilicle görüştüğü ve bu durumu Bilic'in bizzat FT'ye aktardığına dair kaynaklar da vardı. Bunlara da değinilmemiş.

Otobiyografi olabilir ama PR'lık bir mevzu yok bence. Bu yapımı kendisi finanse edip projelendirdiyse ya da ekibi işin içindeyse olabilir ama sanmam öyle bir sey olacağını. Diğer türlü Netflix neden Terim'in pazarlamasını yapsın ki? Zaten olumsuz olaylar üzerinden Terim'i olumlayacak bir şeyler çıkarmamışlar, başarılarını, yaptıklarını göstermişler. Onların da çok ufak bir kısmını anlatmışlar bana göre. Sadece başarıların hepsini koyalım desler bu şekilde 10 bölüm, karşıt görüşler, iddialar ve cevapları şeklinde bir yapım olsa 4 sezon falan sürerdi. Kimsenin de kebapçı selo, yıldırım demiöreni falan dinlemek isteyeceğini sanmıyorum.
Terim sonuçta sadece TD değil futbolculuk dönemi de var mesela orada da olayları var. Kebapçı falan boş işler ama Terim ile arası iyi olmayan kimse yok hiç mi yanlış tarafı, hatalı tarafı yok Terim'in buna hiç değinilmemiş. Aysal, Bülent Korkmaz, Tugay, Hasan Şaş gibi isimlerin olmaması mesela çok saçma ve bu isimlerin olmama sebebi Terim'in isteği o yüzden bu işe belgesel denemez en doğrusu otobiyografi sanırım. Üzüldüğüm kısım dünya çapında çok iyi belgesel olabilirdi bunun için gereken saha içi, saha dışı her malzemeye sahipti. Buna üzüldüm mesela günümüzde popüler olan Gegenpres oyun anlayışını o 4 senede oynatmaya başladı Terim buna bile değinilmiyor yani sadece saha dışı olarak değil saha içi olarakta çok eksik bir belgesel.
 
Hadi takıştığı adamlar yorum yapmadı, FT de istemedi diyelim. Silivrispor'u zaten istesen de gösteremiyorsun malum sebeplerden. Bunlar sorun tabi ama en büyük sorun kurguda bence. 4 bölüm çok yetersiz bu kadar uzun bir kariyer için. Anlatılan her şey yüzeysel kalıyor. Finalde de hocalık değil yöneticilik, başkanlık sinyali veriyor çok açık.
 
abi uefa finali var netflix gibi bi oluşum dönemin Arsenal'inden bi kişi konuşturamaz mı? wenger olmadı vieira o penaltılarda ne hissetti fln
 
Hocamız bütün kovulmalarinda haklı ve mağdur tarafmış. Bildigimiz seyler. Ünal Aysal 2 kere arıyor açmıyor, floryaya almıyor, tupcuyle anlaşıyor lakin hoca haklı. Niye? Çünkü ünal Aysal terime eleman dedi. Çok buyuk ayıp. Surekli tek tarafli anlatim. Kendini anlattığın bir yapım yapabilirsin lakin tek taraflı şekilde heriflere niye salliyorsun. Cevap haklari yok bir sey yok. Klasik terim neyse.

En merak ettiğin konu uefadan sonra niye ayrıldıgiydi. Onu anlatsaydı bari de yapımdan bir şey öğrendik diyebilseydik. O da yok. Mehmet demirkol ustadin dediği gibi zaman kaybı.
O halde izlemeye gerek yok. Vakit ayırmaya çalışıyordum
 
O halde izlemeye gerek yok. Vakit ayırmaya çalışıyordum
Sen yine de izle. 3,5-4 saat totalde. Galatasaray'lıyız, en büyük başarılarımız Terim liderliğinde sonuçta.

Ama Murat'ın da dediği gibi hep tek taraflı anlatımı var hocanın. "Dostluğumu tavsiye ederim, başka şeklini değil." vb. açıklamaları mevcut. EGO'sunu zirve yapmaya devam eden. Hocayı yalayan kısım anlatıyor genelde hocanın nasıl biri olduğunu. Bir adet eleştiri yok.

Mesela Figo'nun transfer belgeselindeki gibi düşman olduğu kesime de söz hakkı verilmiyor bu yapımda. Mesela ben bir Ünal Aysal'ı, Milan'daki beyfendiler masasından Pirlo'yu falan görmek isterdim. Ama bu yapım hocanın kendi yapımı gibi bir şey olmuş. Ne anlatılmasını istiyorsa onlar anlatılmış. Muhtemelen montaj ve kurgu kısmına da dahil olunmuş Terim ve ailesi tarafından. Bu o kadar çok belli ki.
 
Sen yine de izle. 3,5-4 saat totalde. Galatasaray'lıyız, en büyük başarılarımız Terim liderliğinde sonuçta.

Ama Murat'ın da dediği gibi hep tek taraflı anlatımı var hocanın. "Dostluğumu tavsiye ederim, başka şeklini değil." vb. açıklamaları mevcut. EGO'sunu zirve yapmaya devam eden. Hocayı yalayan kısım anlatıyor genelde hocanın nasıl biri olduğunu. Bir adet eleştiri yok.

Mesela Figo'nun transfer belgeselindeki gibi düşman olduğu kesime de söz hakkı verilmiyor bu yapımda. Mesela ben bir Ünal Aysal'ı, Milan'daki beyfendiler masasından Pirlo'yu falan görmek isterdim. Ama bu yapım hocanın kendi yapımı gibi bir şey olmuş. Ne anlatılmasını istiyorsa onlar anlatılmış. Muhtemelen montaj ve kurgu kısmına da dahil olunmuş Terim ve ailesi tarafından. Bu o kadar çok belli ki.
Evet belgesel dediğin öyle olmalı. Belgesel olmadığına dair eleştirileri buradaki yorumları okuyunca daha net anladım.

Yine de kendimi kasmadan bir boş zamanımda izleyeyim
 
Sen yine de izle. 3,5-4 saat totalde. Galatasaray'lıyız, en büyük başarılarımız Terim liderliğinde sonuçta.

Ama Murat'ın da dediği gibi hep tek taraflı anlatımı var hocanın. "Dostluğumu tavsiye ederim, başka şeklini değil." vb. açıklamaları mevcut. EGO'sunu zirve yapmaya devam eden. Hocayı yalayan kısım anlatıyor genelde hocanın nasıl biri olduğunu. Bir adet eleştiri yok.

Mesela Figo'nun transfer belgeselindeki gibi düşman olduğu kesime de söz hakkı verilmiyor bu yapımda. Mesela ben bir Ünal Aysal'ı, Milan'daki beyfendiler masasından Pirlo'yu falan görmek isterdim. Ama bu yapım hocanın kendi yapımı gibi bir şey olmuş. Ne anlatılmasını istiyorsa onlar anlatılmış. Muhtemelen montaj ve kurgu kısmına da dahil olunmuş Terim ve ailesi tarafından. Bu o kadar çok belli ki.
.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri
Üst Alt