Hasan Bekir
Berlin Panteri
- 11 Temmuz 2010
- 42.571
- 37.018
- 3.798
Son cümlen çok doğru ama başarılı olurken hep Terim denmiştir, başarısızlıkta da hep yönetim denmişti. Başarısızlık zamanında hoca bu başarısızlığı kendi üstünden atmakta çok mahirdir.Tabii ki Terim hepsini tek başına yapmadı. Teknik direktör olarak kadroyu ayarlayıp , sonra sahaya çıkıp gol atıp tribüne çıkıp destekledi falan gibi bir durum yok bunu iddia eden de yok.
Lakin genç milli takımlardan itibaren amatör takımlardan bulduğu topçular + Galatasaray'dan gönderilmek üzere olan sonrasında efsane olacak isimler + Hagi gibi transferlerle 4 sene şampiyon olup sonunda Uefa kupasını aldı. Bu süreçte Hagi transferi patlayacakken başkana "bana maaş vermeyin yeter ki Hagi'yi getirin" dedi. Futbolcular taparcasına saygı duydular ona. Ve inandılar. Şimdi dönüp bakıyorum Hagi, Drogba, Sneijder, Melo, Taffarel gibi efsaneler Terim karşısına geçtiğinde ceketini iliklerken bizim taraftarlar antrenmanda artislik yapıp terk eden Nzonzi diloluğu yapmakla meşguldü, sırf hoca düşmanlığından.
Neyse sabaha kadar yazarız burada bin tane de anektod bulunur. Ama işin özü çok basit; hoca, karakteri ve yönetim tarzı gereği başarıda da ve başarısızlıkta da en büyük sorumludur. Hatta tek sorumludur. Dolayısıyla kupa kazanırken de tektir takım kötü giderken de.

