Toplumsal çöküş sadece bize özgü değil. Bütün dünyada 2. Harp ertesi kurulan sosyal dengeler çökmek üzere. Geri zekalıya anlatır gibi anlatmak lazım bir takım şeyleri. Her kültür kıymetli değildir. Nasyonal sosyalistlerin iddia ettiği gibi bir ırk diğer ırktan genetik olarak üstün olmayabilir ama bazı kültürler diğerlerinden üstündür. Alt kültür mensubu insanlar gittikleri modern ülkelere uyum sağlamazlar tam tersine eğilimleri oraya kendi alt kültürlerini dayatmaktır. İngiltere'de yaşayan arap kökenliler mesela kendi coğrafyalarındaki araplardan daha radikaller. Gittikleri demokratik seküler devletlerde şeriat isteyip eylem yapan tipler bunlar. Çöküşün anti tezi ise ulus devletlerdir, sınırların korunmasıdır, kontrolsüz göçe karşı durmaktır.
Diğer bir çöküş sebebi ise bizatihi modern hukuktur zira sadece hapsederek kimseyi suçlu kimliklerinden arındıramaz, tedavi edemezsiniz. Rehabilitasyon işi yalandır. Bu konuda uygulanması gereken yapı Sovyet tipi gulaglardır. Hapise girip semiren tipleri görünce hangimizin kanına dokunmuyor? Suçluyu alıp beslemek yerine taş işçiliği yaptırmak, günde 16 saat ray döşetmek hem millete hem devlete faydadır. Görünen o ki mevcut sistemle suçluları caydıramıyoruz. Güncelleme buraya gelmeli. Bizim ülkemizde zaten bir şeyler kasıtlı yapılıyor da detaya girmeyelim şimdi.
Avrupalılara rahat battığı bariz. Hele bunların left-lib tayfası tecavüzcü sığınmacıları dahi aklıyorlar. Hukuk sistemleri de buna yol veriyor. İngiltere hükümeti göçmen karşıtı tweet atanları hapse atıyor mesela. Kendi milletlerine düşman hükümetler tarafından yönetiliyoruz. Bu neredeyse bütün dünyada böyle. İnsanları milli bilinçten arındırmaya çalışmalarının sebebi zaten bu çöküşün hızlanmasını sağlamak. Senin bilincini aşındırmak için tarihi yeniden yazıyor, Türkün başardıklarına arabı bilmemneyi ortak ediyorlar. Bunun yapılma sebebi kasıtlı. Venezuela örneği daha yeni oldu işte; eğer ki bir milleti onu yönetenler aracılığıyla ülkesine düşman ederseniz o millet işgalcisini alkışlayacak duruma gelir. Bizde olan da bu değil mi? Ben gün içinde karşılaştığım sıradan insandan otomatik olarak nefret ediyor hale geldim mesela. Yıllardır özellikle ayrıştırılıyoruz yarın öbür gün Venezuela olalım diye. Bundan önceki devlet, Edirne için ``Enver alacağına Bulgar alsın`` diyecek kadar ayrışıldığı için çöktü. Milli birlikten yoksun olan bir toplum bunu yaşamaya mahkumdur. Bizim de dünyanın da yaşadığı aşınmanın sebebi bu. Woke muhabbetleri dönmüş mesela bu da aynı cenahın ittirdiği bir şey zaten sözde progresiflik amacıyla. Evlenmeyin, çocuk yapmayın, mensubu olduğunuz milletten nefret edin, aile kavramından nefret edin. Dayatılan politikalar temelde bu, sözde ilerlemeci yaklaşımların insanları ittirdiği şeyler bunlar. Ev sahibi olmanızı zorlaştırıyorlar, aile kurmanızı zorlaştırıyorlar, çocuk büyütmenizi zorlaştırıyorlar ki bir tane dikili ağacınız olmasın. Dikili ağacımın olmadığı bir memleketi, toprağı sevmek için ne gibi bir sebebim olacak ki? 30 metre kare dairelere tıkılın, milletinizden hayatınızdan nefret edin, bireyselleşin, uzun vadeli yatırım yapmayın da bütün para sistemin içinde dönebilsin. Post modern dünya bu.
Küreselciliğin çözüm olmadığını bunu savunan lobilere bakarak anlayabilirsiniz. Ulus devletlere açıktan düşmanlık edilmesinin sebebi bu. Bunu yapacak devletlerin de belini kırdılar özellikle Avrupa'da. Almanya için zamanında ``Ordusu olan bir devlet değil devleti olan bir ordu.`` denirdi, çok ciddi bir denge unsuruydu. Yok ettiler, en ufak milli bilinçleri, gururları yok bugün. Fransa ve İtalya da keza. Sözde sağcı Meloni sığıntıları almaya devam ediyor ülkesine. Bu ülkelerin bellerinin kırılması, silahsız işgale uğraması gerekiyordu. Bizden daha iyi durumdalar ama gittikleri yol aynı. Trump gibi bir dangalak böyle büyük kültürel mirası olan milletlerle nasıl açıktan dalga geçebiliyor, politikalarını dayatabiliyor? Sosyal dalgalanmaların hepsi siyasetle ve siyasilerin aldıkları kararlarla ilgili. Sorunun kaynağı da sorunun çözümü de belli.
Dünya duyar dünyası değil realist olma yeridir. Muhafazakarlık gericilik değil belli değerleri muhafaza etmektir. Bu kültürel ve milli değerler de muhafaza edilmelidir, bunlara savaş açan post modern sözde erdemler sizi belli konularda uyuşturmak için ortaya atılmış zırvalardır. Makul insanları da radikalleştirmektedir. Yine bu duyarların bizi hukukta getirdiği yer de sorunludur. Mağduru değil suçluları koruyan, besleyen bir sistem yerine insanları suç işlemekten alıkoyacak realist yasalar uygulamaya konmalıdır. Bütün kültürler değerli değildir, değerli olanlar ise muhafaza edilmelidir. Sınırlar korunmalı ve kontrolsüz göçe, işgale engel olunmalıdır. Duyarlı bir salak olmaktansa ırkçı, faşist bir realist olmayı tercih ederim. İşin özü budur.