- 22 Kasım 2008
- 11.474
- 7.071
- 2.493
Reis eyvallah anliyorum ne demek istedigini az cok ama izlemesek Super Lig savunmacilarini Ferdinand-Vidic sanacagiz. Yani bu adam pas istasyonu olmaz ya da dar alanda dribblingle on plana cikmaz ama gecisteki etkisi, cok guzel hizlanabilmesi, alan buldugunda adam gecebilmesi, super teknigi, duran top uzmanligi, raket gibi sol ayagindan cikardigi sutlari, gorerek bakarak yerine orta kesebilmesi, gezerek dolasarak oynamasi ve oyun kurulumu sikistiginda takimi rahatlatmasi acisindan inanilmaz bir oyuncu. Bence videolarda anlasiliyor az cok.
İşte ben de onu diyorum, maç boyu belki 2 iyi pas atacak, 2 duran top kesecek, belki bir tane şut pozisyonu yakalayacak, alan bulursa 2 dribling yapacak diye topu dürtmeden, eveleyip gevelemeden oynayamayan, üstelik TR liginde sürekli baskı altında, dar alanda iyice kaybolacak bir adam takımın ritmini bozar. O saydıklarımdan 1-2 tanesini bulup gole dönüştürürse o maçlık kral olacak, olmazsa puan kaybedeceksin. Sonra diyeceksin neden böyle oluyor?
Bak bu tarz adamlardan TR'ye gelen en kralı Alex idi değil mi? Ağır mağır ama skora katkısı müthiş, her maçın içinde, duran top, frikik, ara paslar, zaman zaman şutlar, üstüne dar alanda da aklıyla iş yapabilirdi, kafa vuruşları falan da vardı hatta. Biz devamlı maddi sıkıntılarla boğuşurken Fener'in erken yenilediği stat sayesinde gelirlerini artırdığı ve kendine göre efsane transferler yaptığı, Appiah-Aurelio gibi orta sahalarla oynadığı, Tuncayların, Carlos'ların, Anelkaların vs gelip gittiği, Lugano gibi defanslarla arkayı sağlama aldığı yıllardı ve Alex şov yapıyordu skor olarak değil mi? Sonuç? 8 yılda 3 şampiyonluk, biri de malum olan... Ama GS-FB için o dönemlerde 8 yılda 3 şampiyonluk zaten formanın kazandığı bir şey. Bizim de aynı 8 yılda onca sıkıntıya rağmen 3 şampiyonluğumuz var. CL çeyrek finali olmasa ne kazandırdı tartışılır. Bilmem anlatabildim m? Şimdi buradan Alex'e bile salladı manası çıkmasın. O bu tür adamların kralıydı dedim ve hiç adaptasyon sorunu yaşamadan, verilebilecek maksimum katkıyı verdi ama sonuç ortada ve onun bile ıslıklandığı gün oldu. Çünkü böyle adamların en iyisi bile olsa sahada ona endeksli takım haline geliyorsun. Hatırlayın o yıllarda hep sorulurdu Fener neden hep Alex'e endeksli diye, o skor yapmazsa zorlanıyorlardı çünkü. Bir de hep ayağına baktığın halde katkıyı nadir aldığın versiyonuna bel bağladığını düşün.
Son düzenleme:
