Transfer Nöbeti #11 | 2025 Yaz Arşiv

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
UEFA yayın gelirleri dağılımı sistemi.

(Geçen sezon başında UEFA'nın geçen sezon için tahmin ettiği rakamları yazıyorum ama bu sene de öyle çok aşırı değişmeyecek sanırım bunlar.)

1. Sabit ve eşit katılım payı: Her takıma aynı olan ayak bastı parası: 18,62m (17,87m'u peşin, gerisi sonra)

2. Performans Bonusları:

a)
Galibiyet 2.1m - Beraberlik 700k
b) Sıralamaya göre ödül. Toplam 666 hisse. Sonuncuya 1 hisse, birinciye 36 hisse. Hisse başına başlangıçta 275k. (Toplam 144 grup maçında her beraberlik bu hisseyi 1k civarı büyütecek, en az 300k civarına çıkacağı tahmin edilebilir.)
c) İlk 8'e girmek +2m. İlk 16'ya girmek +1m
d) Lig aşaması sonrası ulaştığın tura göre ek ödül:
- son 16 öncesi playofflara kalmak +1m
- son 16'ya kalmak +11m
- çeyrek final +12,5m
- yarı final +15m
- final +18,5m
- kupayı kazanmak +6,5m (Bir de gelecek sezon Super Kupa'ya katılım ödülü gelecek ek olarak tabi)

3. Yayın gelirleri için o kulübün teorik olarak yarattığı katma değer payı (Value Pillar):

(Bunu adeta gelirlerin bir kısmının, en büyük gelir kalemi olan naklen yayınlara en çok katkı veren takımların yarattığı KATMA DEĞERE (value dedikleri bu) orantılı dağıtımını sağlayan bir ödül dağıtma sistemi. Yani örneğin X ülkenin yayıncısı CL yayın haklarını satın alırken UEFA'ya daha çok yayın geliri getiriyorsa demek ki o ülkeden katılan takımlar UEFA'ya daha çok katma değer (yani gelir) yaratıyor, ayrıca son 5 yılda en başarılı takımlar teorik olarak daha çok gelir yaratıyor, o zaman ödüllerin bir kısmını bu iki kritere orantılı dağıtalım gibi bir mantık. Avrupa dışından gelen gelirler için de son 10 yılda UEFA müsabakalarında en çok başarılı olmuş takımlar pay sahibidir diye düşünmüşler. Bunları aşağıdaki formüllerden de anlayabilirsiniz.)

Yine de bu bölüm hayli karışık, olabildiğince kısa yazacağım ama yine de uzunca olacak:

a) Avrupa kaynaklı yayın gelirlerine karşılık düşen payın (tahminen bu kola ayrılan pay içinde %75) dağıtımı:

Gruplarda katılımcısı olan ülkeler yayın gelirlerine göre sıralanır. Sonra o ülkelerin takımları blok halinde beraber şekilde sıralanırlar. Yani örneğin en çok yayın gelirini İngiltere getiriyorsa İngiltere'den katılan takımlar (bu sene 6 tane) 1'den 6'ya kadar olan sıraları kapatır. İkinci sırada Fransa geliyorsa (diyelim 3 takım) 7-8-9. sıralar Fransız takımlarının olur. Böyle böyle çok gelir getiren ülkeden az gelir getirene göre ülkeler (ve o ülkelerin takımları bir arada olacak şekilde) sıralanmış olur. Bu sıralamada ülkelerin takımları KENDİ İÇİNDE son 5 yılda Avrupa Kupası gruplarına katılım sayısı puanına göre sıralanır (ŞL katılımı 3 puan, EL katılımı 2 puan, KL katılımı 1 puan) ve böylelikle tüm takımlar 1'den 36'ya kadar sıralanmış olur. Her takımın buna göre yapılmış sıralaması cepte. Buna S1 diyelim.

Üst paragraftaki sıralamadan bağımsız şekilde, katılımcı takımlar arasında ayrıca UEFA'nın 5 yıllık takım puanı sıralaması da yapılır. Yani bunda aynı ülke takımları arka arkaya değil. Bu zaten klasik torbaları belirleyen eskiden beri bildiğiniz 5 yıllık UEFA takım sıralaması. Buna da S2 diyelim.

(S1+S2)/2 formülüyle her takımın bu iki sıralamadaki yerinin ortalaması alınır ve bu ortalamaya göre her takımın bu a bendi için ASIL SIRALAMASI (S3 diyelim) ortaya çıkar. S3'leri eşit çıkan takımlardan S2'de yüksek sırada olan S3'te de üstte yer almış sayılır.

Sonuç olarak bu Avrupa kaynaklı yayın gelirine denk düşen pay, S3 sıralamasını dikkate alarak yine 666 hisse mantığına göre dağıtılır. (Sonuncuya 1 hisse, birinciye 36 hisse)

Eğer %75 tahmini doğru olursa burada hisse başına tahmini pay; 960k olacak. Yani S3'te her 1 üst sıra 1m civarı ek gelir demek.

Galatasaray açısından bakarsak. UEFA ülkelerden gelen yayın gelirleri sıralamasını resmi olarak açıklamadığı için Türkiye'nin S1 sıralamasını belirleyen ilk listede kaçıncı sırada olduğunu tam bilemiyoruz. Ancak tahminler Türkiye'nin 6. ile 10. arasında bir yerde olduğunu söylüyormuş. Ülke olarak yayın gelirine katkıda 6. isek Galatasaray S1 sıralamasında önümüzde kalan ülkelerden gelecek takım sayısına göre Galatasaray 23-24. falan oluyor. 7. isek 25-26-27.. olabilir, 8. isek 26-27-28. gibi. 9. isek 27-28-29 gibi vs... S2 sıralamasında da ön elemelerde önümüzden elenen olmazsa 32. sıradayız. Burada S1 ile S2 sıramızın ortalamasını alırsak (S1+S2)/2 ile çıkan rakamla aynı olmuyor sıran. Atıyorum o rakam (25+32)/2=28,5 oluyor ama herkesin S3'lerine göre tekrar sıralayınca 28,5 puanla 30. sırada falan oluyorsun. Detaylı simüle ettim. S2 sırasında arkamızda S1'den dolayı önümüzce geçecek Newcastle ve Bilbao'nun olması da bunda etkili. Yani Türkiye'nin S1 gelir sıralamasında 7. olduğu iyi ihtimalde bile 7-8m. gibi sınırlı bir rakam gelecek buradan. Türkiye 9. falan olursa 31-32. sıraya düşeriz, o da 5-6m gelir demek. Ön elemelerde sürprizler olur da 31'e ve hatta 30'a çıkabilirsek ve TR'de gelir sıralamasında 7.'liğin altına düşmezse o zaman 9-10m'lara belki çıkabiliriz.

b) Avrupa dışı yayın gelirlerine karşılık düşen payın (tahminen bu kolun içinde %25) dağıtımı:

Burası daha kolay. 10 yıllık UEFA takım sıralamasına göre takımlar sıralanıyor ve yine 666 hisseli sistemde pay dağıtılıyor.

%25 tahmini doğru olursa hisse başına tahmini pay da 320k.

Galatasaray yanlış bakmadıysam10 yıllık sıralamada 31. sırada ama ön elemelerde sürprizler olursa 1-2 sıra üste çıkabilir. Buradan da yaklaşık gelir 2m civarı olacak.

--------------------


Yani sonuç olarak; Türkiye'nin yayın gelirlerindeki sıralamasına göre ve ön elemelerde gelebilecek sürprizlere göre Galatasaray PERFORMANS BONUSLARI HARİÇ, yani sıfır çekerek sonuncu bile olsa yuvarlak hesap:

- 18,6m sabit ayak bastı parası
- Tahminen 7-8m civarı Avrupa içi yayın geliri (Belki TR sırası ve ön elemeler sonucu GS sırası lehimize olursa 9-10m civarına kadar artabilir ama TR 9-10. olursa bir ihtimal 5-6m'a da düşebilir)
- 2m civarı Avrupa dışı yayın geliri (Belki 2,5m civarına kadar artabilir)
- 300k civarı Ligde sonuncu sıra hissesi (yani bu performans ödülünden gelen aslında ama son sırada olup 1 hisse almak için performans gerekmiyor sonuçta)

Toplam 28-30m civarı performans harici garanti gelir elde ediyoruz, ön elemelere göre veya TR'nin yayın gelirindeki sırasına göre olsa olsa 2-3m artabilir. Bazı yerlerde neye göre 40m ve üstü yazıyorlar bilmiyorum. Eğer minimum bir galibiyet ve sıralama tahmini yaparak performans ödüllerini ekliyorlarsa anca o zaman 40m'ları bulabilir gibi duruyor. Performans ödüllerini saymazsak en iyi ihtimalde bile 32m'u fazla geçmiyor.

Dediğim gibi bir de bu ödül rakamları ve minimum hisse payları geçen sezon başında UEFA'nın projeksiyonla tahmin ettiği rakamlar ve o belgenin başına 2024-27 dönemi diye yazmışlar. Bu sene ödül rakamlarına herhangi bir zam olacak mı net bilmiyorum AMA sanırım yayın haklarını zaten önceden 3 yıl toplu sattıkları için geçen yılın gelirleri arasında pek bir fark olmuyor ve o yüzden ödüller de değişmiyor. Zaten bu sene için güncel ödül belgesi, listesi falan yayınlamamışlar. O yüzden ben de geçen seneki projeksiyonları aynen geçerli saydım. Eğer zam varsa işte o zaman belki 32-33m'un üstüne çıkılabilir.

Not: Fenerbahçe'nin gruplara katılıp katılmaması sıralamalarda bizi belki 1-2 sıra aşağı yukarı oynatmanın dolaylı etkisi dışında pek etkilemiyor. Tabi S3'teki 1-2 sıra baya 1-2m etki ediyor, o da değerli ama sonuçta öyle eskisi gibi ön elemeden 2. takım gelince yayın gelirin nerdeyse yarısına kadar düşmüyor. Yalnız sadece eğer gruplara kalabilirlerse; yayın gelirleri açısından S1 sırasında 1 sıra arkamızda yer alacak olmalarına rağmen, S2 sıralamasında minimum 26-27. olacakları için asıl değerli olan S3 sıralamasında da birkaç sıra önümüzde yer alarak 2-3m fazla kazanacaklar bizden.
Yayın gelirinden cidden o kadar geliyor mu, ben o kadar bile gelmez diye düşünüyordum hatta 25-27 üzeri beklemiyorum katılım payı + yayın plus coefficient paylarını.

Grup ve playoffla 40'a ulaşmak dahi zor bu durumda zaten. 5 maç kazanmak lazım.

Son 16'ya kalmadan 50 kapılarına gitmek imkansız.
 
Bir oyuncunun radarda olmasıyla transferinin gündemde olması arasındaki farkı anlayamayan adamlar kimsenin zekasını sorgulamasın.

Yeri gelir oyuncuyu 1 sene takip edersin, yani radarındadır. Ama kendince transferi için şartların oluştuğunu düşündüğün anda transfer gündemine alırsın ve hamleni yaparsın.

Ben de Galatasaray'ın kaleci, stoper ve belki de sağbek transferini çözmeden kaç doğumlu olursa olsun ön tarafa pahalı bir transfer girişiminde bulunacağını düşünmüyorum. 1 sene içerisinde 75 milyon euro ödeyecekken ve hala arka tarafta eksiklerimiz varken 20 milyon euroya ofansa oyuncu almayız..Haaa ön taraftan kritik bir personelin eksilir o zaman işin rengi değişir.

Ölmedik, buralardayız. Transfer sezonunun nasıl devam edeceğini göreceğiz. Kim zeki, kim kıymeti kendinden menkul zekasıyla başkalarının zekasını küçümseyecek haddi kendinde görüyor, birkaç hafta içerisinde ortaya çıkacak
 
Gs muhabirleri olumsuz ötüyorsa bilinki aksami ve ertesi şenliktir
 
Fabrizionun Here We Go ları birer birer patlıyor 😃

Aman allahım osi...
DHXmVlmXgAEsO-I.jpg
 
Korkak Dursun transferleri divan kurulundan sonrasina atiyor bence.

Surekli bir şeyleri beklemek zorundayiz. Yetti be.
 


Burhan bundan sonra tier 1imdir. Istedigin hikayeleri yaz
 
Katılmam, gitmesine yakın dahi bize pozitifti Beşiktaşla kavgalıydı kendi başkanlık döneminde daha çok.

Fenerle Galatasaray'ı bu kadar kutuplaştıran olaylar şike ile başladı, sonrasında biz vurduk sonra teknik takip polisleri Fetöyle iltisaklı çıktı diye onlar bize çamur atmaya çalıştı ama 17/18 dönemi özellikle tjk iyiken fenerle aramız da iyi olmuştu.

İplerin kopmaya başlaması 18/19'da Ali Koç'un ilk döneminde 2-2 biten maçla oldu, sürekli FTye hakaretler ettiler o günden sonra. Biz başarılı oldukça bize çamur atmaya çalıştılar. Hatta TS şamp olurken de onlara bayağı laf attılar ama ipler son 3 yılda koptu tabii.

Önce FT sonra Erden'e atmadıkları çamur kalmadı, Okan'a da Mourinho üzerinden denediler, bizse susup köşeye çekildik yönetimin pasifliğinden.
Çünkü Erden Timur normal bir yönetici değildi ,Avukat titri olmasınında öngörüsüyle tüm fabrika ayarlarını bozdu.İnsanın okadar çok garibine gidiyor ki yaptıkları .İşin en tuhaf tarafı hala belli kesim tarafından prim görüyorlar ya.Aklım mafsalım almıyor.Fatih Hocam dikleşti diye 11 maç tahkimden 8 maç ceza aldı.Bu sezon Mourinhonun yaptıkları hiçbir karşılık görmedi.Neler neler. Çok merak ediyorum yeni sezona neler yapıp nasıl olsa karşılık bulmuyor diye ne tür atraksiyonlarda bulunacak .Şimdiden düşünmeden edemiyorum.Nasıl olur bukadarı diyoruz ama sürekli çıta aşılıyor .
 
Para verip, Çavuşoğlu ömer, cimboma gömer dedirtmeler filan Ali Şen ile başladı tüm puştluk..
Ooooo .Çavuşoğlu vardı birde değilmi ? Bayrak yırtmalar vs. Ama bu kadar içten pazarlık o zamanlar yoktu.Herşey ortadaydı.Şimdi maşallah adamlar sezon boyu 16 penaltı almışlar 13 tanesi yenik veya berabereyken hiçbir açıklama izahati yok.
 
Çünkü Erden Timur normal bir yönetici değildi ,Avukat titri olmasınında öngörüsüyle tüm fabrika ayarlarını bozdu.İnsanın okadar çok garibine gidiyor ki yaptıkları .İşin en tuhaf tarafı hala belli kesim tarafından prim görüyorlar ya.Aklım mafsalım almıyor.Fatih Hocam dikleşti diye 11 maç tahkimden 8 maç ceza aldı.Bu sezon Mourinhonun yaptıkları hiçbir karşılık görmedi.Neler neler. Çok merak ediyorum yeni sezona neler yapıp nasıl olsa karşılık bulmuyor diye ne tür atraksiyonlarda bulunacak .Şimdiden düşünmeden edemiyorum.Nasıl olur bukadarı diyoruz ama sürekli çıta aşılıyor .
Galatasaray'a faydası olanlara sürekli çamur atıyorlar işte, ET için neler yaptılar adamın açığını bulmak için. FTye sokak kabadayısı falan dediler. Okan'a da Halil Umut'un arkadaşı, kayrılıyor falan diye salladılar ama Okan sahada görüşürüz deyip koydu Mourinho'ya.

Bu sene de Okan'a sallamaya devam edecekler.
 
Galatasaray'a faydası olanlara sürekli çamur atıyorlar işte, ET için neler yaptılar adamın açığını bulmak için. FTye sokak kabadayısı falan dediler. Okan'a da Halil Umut'un arkadaşı, kayrılıyor falan diye salladılar ama Okan sahada görüşürüz deyip koydu Mourinho'ya.

Bu sene de Okan'a sallamaya devam edecekler.
TFF de nasıl hiç etkinliğimiz yok ona anlam veremiyorum .Bu sene bunlara kimse dur diyemedi ceza veremedi.Bakalım bu sezon ne tür akrobasi hareketleri göreceğiz.Türlü türlü huylar.Erden Timur durmuş olsaydı daha neler açıklayacaktı kim bilir.Vallahi merak ediyorum keşke herhangi bir platformda açıklayabilse.
 
Bayern kötü durumda, kimse gitmek istemiyor. Eskisi gibi her istedigi oyuncuyu alamiyor.
Bayern kötü durumda filan degil rdas. 50+1 kurali var bir keresinde Almanya da en büyük etken de bu mesela kulüplerin çoğunluk hissesinin taraftarların elinde olmasını zorunlu kılıyor. Bu, Bayern’in ticari şirketler veya zengin yatırımcılar tarafından kontrol edilmesini engelliyor. Kulüp, gelirlerini daha çok kendi kaynaklarından (bilet satışları, sponsorluklar, ticari faaliyetler) elde ediyor ve borçlanarak veya dış yatırım alarak büyük harcamalara girişmiyor bu da dogal olarak transfer bütcesini kisitliyor ama bu yeni bir sey de degil.

Bayern zaten asiri borclanmayi tercih etmeyen bir kulüp ama isterse gidip Diaz icin 70-80 masaya yatirabiliyor. Ligdeki diger kulüplerin de finansal gücü Bayern gibi olmayinca lig icin asiri hamleler yapmasi da gerekmiyor.

Sportif basariyi zaten her türlü yakalayabiliyorlar ama ticaret > sportif basari olarak takiliyor ve bir türlü yine basarili oluyorlar.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt