Vayy vayy, bir daha çok taktik vs konuşmasın mümkünse. Defansif bek oynatırsan tabi ki 5-3-2'ye döner de, elimizdekilerin defansif olduğunu düşündüren neymiş kendisine? Ki zaten 3-5-2 diyenler bir kanada Barış Alper koyuyor, daha ne kadar ofansif olsun? Diğer kanatta da hayatında en çok oynadığı mevki sol kanat bekliği olan ve hatta zaman zaman sol açık bile oynamış bir Jakobs var. Sanki sol kanat bekine Yasin Özcan, sağ kanat bekine Kaan Ayhan koyalım diyoruz.
Bu arada dün canlı yayında izledim, kendisi dün de 4-4-2'yi ön plana koyuyordu ama 3-5-2 yorumuna da "bana da daha mantıklı geliyor ama oynanma ihtimali yüksek değil ve alternatifli bir kadro olmuyor" demişti. 4-4-2'nin nesi alternatifli oluyor bilmiyorum gerçi ya... Eğer bu düşüncedeyse dün neden "bana da daha mantıklı geliyor" demiş? Dün Bülent Uygun'un Sivas'ı gibi oynamak daha mantıklı mı geliyormuş o zaman? Bir kere 4-4-2'yi ön plana koyan yayın yaptı ya hani, şimdi herkesin 3-5-2'yi savunması ve sorması üzerine 3-5-2 üzerinde yeterince neden durmayışını böyle o fikri aşırı aşağılayarak haklı çıkarmaya çalışıyor. Uğur'un bence böyle bir gereksiz egosu var, bir şeyi eksik/yanlış düşünmüş olabileceğine hiç ihtimal vermiyor. Ben buradaki çoğunuz kadar antipatik bulmam kendisini ve kötü niyetli olduğunu da sanmıyorum ama bu egosu ve egodan kaynaklı bazı falsoları oluyor.
Bu arada kanat bekleri daha çok kanat oyuncularından değil, bek karakterli oyuncular içinde ofansif olanlardan çıkar. Hem dörtlü sistemlerin hücum kanadını hem de üçlü sistemlerde kanat beki pozisyonunu oynayabilen BAY gibi adamlar sınırlıdır (ki BAY düz bek bile oynuyor zaten, o ekstra istisna) ama hem düz dörtlünün beki, hem kanat beki olabilen adam hayli fazladır. Çünkü sonuçta geride bekleyen bir takım değilsen üçlünün kanat bekinin yaptığı şey de çok ofansif bir beklikten pek farklı değil. O yüzden çok iyi bir ofansif dörtlü beki nerdeyse otomatikman iyi bir kanat beki de olur, hiç denenmemiş bile olsa öyle olacağını hemen hemen bilirsin yani.
Dün Ali Turap'tan kanat beki olmaz dedi mesela. Ali Turap'tan bir şey olursa kanat beki olur aksine. Zaten oldukça hücumcu bir bek oyuncusu olduğunu özellikle bu yaz turnuvada gördük, ha elbette güvenilir bir kanat beki olup olmayacağını bilemeyiz, fiziki seviyesinden, temposundan, oyun aklından, hiçbir şeyinden çok emin değiliz henüz, belki GS seviyesinde topçu olmayacak kendisinden ama mesela mecbur kalıp denemek istesem üçlüde kanat bek olarak denemeyi tercih ederim çünkü seviyesi kötüyse dörtlüde hem hiç faydası olmaz hem direkt zaaf yaratır, üçlüde yaratacağı zaaf daha az olacağı gibi hücum özelliklerini gösterme fırsatı eline daha fazla geçer, daha az korkarak ileri çıkar en azından. Çünkü dörtlüde bekine hiç güvenmiyorsan mecburen sen çıkma bekle dersin, yani hiç değilse pozisyonunu kaybetme ki yaratacağın zaaf sınırlı olsun dersin ama ofansif nitelikleri ön plana çıkan bir beke onu demek zaten saçma, e bir de üstüne defansif olarak BEKLESE BİLE ille zaaf yaratacak. Ne yapayım ben o zaman öyle beki dörtlüde deneyip? Atıyorum Metehan'ı koyarım o zaman daha iyi. Ancak üçlüde arkası biraz daha sağlam olunca sen aman hiç ileri çıkma demeye de gerek olmaz, hiç değilse biraz ileri çıkar iki pas yapar, iki orta keser, çünkü sen zaten sisteminde arkasını bir kanat beke göre kurgulamışsındır.
Üstelik bizim iki santraforumuzun ikisi de ortalara kafa başta vücudunun her yeriyle vurabilecek iki canavar olacağı için kanat beklerinin en çok yapması gereken şey kaliteli ortalar veya orta benzeri yerden/havadan paslar olacak. Yani golcülükten çok asistçilik bekleyeceğiz kanat beklerden. Barış'ı tabi istisna tutuyorum, o ille ters kanadından olgunlaşan ataklarda ceza sahasına da girecektir ama bizim kanat bekler için olmazsa olmaz bir özellik değil. Şimdi bazı takımlar var, forvetleri ortalara acayip kafa vuran, o derece ultra-bitirici adamlar değil. 3-5-2 oynayan Inter'den farkımız da o mesela. Onların santraforları bizimkiler kadar bitiricilikleri ve hava topları ön plana çıkan iki oyuncu değil. Yani hiç bitirici değiller anlamı çıkmasın, elbette bitiriciler de, özellikle yan toplarda bizimkiler kadar özel ekstra bitirici değiller manasında. O yüzden bizde kanat bek oynayacak oyuncular ofansif görevi bir tık daha kolay denebilir. Fırsatını bulduğumuz zaman orta yapmak kötü bir tercih olmayacak yani. İlle devam edelim, ille her atakta ceza sahasına kadar girelim zorunluluğumuz yok.
Haa tüm bunları yazdık diye kanat bekliğini "aman canım oynar çocuklar, ne var" gibisinden hafife aldığım da sanılmasın. Biz sonuçta eldeki kadroya uygun sistemi çıkartmaya çalışıyoruz. Bu bekler + çift santrafor + 1 stoper nelsson/apo'dan biri + Torreira'nın yanında ya ayaksız ya temposuz tek bir kişi oynayacak gibi durumlar varken bu 3-5-2'nin de ille kısmi eksiklerine veya soru işaretlerine rağmen 4-4-2'den zilyon kere daha iyi olacağına inandığımız için 3-5-2'yi savunuyoruz. Kendisi 4-4-2 yapmış, orta sahada Torreira yanında Kaan var, bir bek Jelert, sol stoper Nelsson, sol bek Jakobs... Sara sağ kanatta... Sol kanat Barış... Bu takım Jelert-Jakobs'dan en az biri ekstra sağlam oyun kurucu çıkmadığı sürece sittin sene oyun kuramaz bence mesela... Ayrıca Kaan önde Mertens de yokken tam anlamıyla full ikili bir orta saha için fazla dar alanda oynayabilen bir adam. Sandığın defansif kaliteyi yaratamaz. Mertens varken hiç değilse biraz alan kapatıyordu, pres yapıyordu, geriye geliyordu, bu santraforlardan o kadarını bekleyemezsin. Sara da mesela 4-4-2 sağ kanadı kesinlikle değil, onu orada kullanacaksan tamamen sahte kanat gibi kullanıp orta saha gibi oynatman gerekir. O zaman da arkadaki dörtlü bekinin tam anlamıyla uçak olması lazım ama koyduğu Jelert öyle değil...
Yani bizim yapmamız gerekenler:
- Merkezi güçlendirmek ve kalabalıklaştırmak: 3-5-2 daha uygun
- Arkada daha az alan bırakmak, geçişlerde daha az eksik yakalanmak: 3-5-2 daha uygun
- Sara'yı daha hücumcu kullanmak: 3-5-2 daha uygun
- Defansif anlamda sınırlı duran beklerimizin zaaflarını saklamak: 3-5-2 daha uygun
- Kaliteli 4-2-3-1 veya 4-3-3 kanadı eksiğinden en az etkilenmek: 3-5-2 daha uygun
Ha kanatta birebirde etkili adamımız az mı? Ne bileyim şöyle istisna BAY sekansları dışında sağda veya solda bir adamımız rakibi karşısına aldı, çalımı bastı, yandan ceza sahasına girdi, şut attı veya ortaya yerden çevirdi gibi pozisyonları çok görebilecek miyiz? Hayır... Dörtlü savunma da oynasak ve eldeki kanatları ilk 11'de kullansak da bariz daha çok sayıda göremiycez bu arada zaten... Bu da yaratcılığımızı kısıtlayacak mı? Evet... Ama dörtlüde de bu kanat yaratıcılığı eksiği madem yaşayacağız, çünkü yani elde bunları sık yapacak kalitede kanat zaten yok veya çok şüpheli. O zaman o sekanslardan biraz daha feragat edelim. Bir kere geride açık vermeyelim, orta sahada kalabalık duralım, geriyi de sağlama alalım, sonra da biraz sınırlı yaratıcı hücum hattımız da olsa iki canavar bitiricimizden faydalanarak, bolca ortalarla olsun, geçişlerle olsun, rakibi hataya zorlayarak olsun, duran toplarla olsun, merkezden delerek olsun, skoru bir şekilde bulalım ve az yiyerek işi götürelim...
Bunun için de ben 11'de orta sahaya Berkan'ı monte ediyorum.
-------------Icardi----Osimhen----------
-------------------Sara-------------------
Jakobs-----Berkan----Torreira-----Barış
--------Apo---Nelsson--Davinson------
- Berkan sol içte oynadığında, sol kanadımız geniş alanda yakalandığında Apo'nun bu sezonki hantallığından kaynaklı zaaflarını biraz kapatacaktır, çünkü gerçekten çok özverili ve geriye çabuk dönebilen bir oyuncu. Jakobs da keza iki kanat bekimiz arasında hücum/savunma dengesi bir tık daha iyi olan denebilir. En azından dörtlü beki oynamaya Barış'a kıyasla daha alışkın, gidip gelmeyi bilen, fizikli bir arkadaş. Apo-Jakobs-Berkan üçlüsünün çok aşırı açık vereceğini sanmam. Nelsson da o hattı geçebilen toplarda iyi bir son süpürücü sigorta olabilecek tecrübeye sahip.
- Berkan sol savunmaya odaklıykan Torreira komple merkezse daha odaklı olabilir. Çünkü sağda zaten çok geniş alanı kapayabilen (Boey'in stoper versiyonu gibi) bir Davinson var. Barış da iyi niyetlidir, dönecektir, en azından bu sistemde dönmesi gerektiğini bilmesi lazım. Elbette Torreira da Berkan'ın solu düşündüğü kadar olmasa da yardım eder. Zaten tüm orta alanı tek başına kapatmaya çalıştığı günlere kıyasla her türlü yükü daha az olacak. Eğer hoca yine ona çok önde bas falan demezse, ki artık dememesi lazım, Torreire kadar efektif olmasa da artık rakip 6 numaraya basacak olan oyuncu Sara olmak zorunda.
- Sağ kanadımız hem daha ofansif hem de asıl oyun kurma tarafımız gibi. Davinson, Torreira ve daha serbest oynayarak sıkça sağa yaklaşabilecek Sara üzerinden oyun kurabiliriz. Barış da basit oynamak kaydıyla bu oyun kurma fazına kısmen katılabilir. Kurduğumuz oyun iki şekilde olgunlaşabilir, ya ileri koşu atan Barış veya sağa deplase olan Osimhen'le üçüncü bölgeye varır ve ondan sonra ya bir ortayla ya da Osimhen-Sara-Barış üçlüsünün paslaşmalarıyla ceza sahasına taşınır. Ya da eğer sağdan oyunu kurduktan sonra boşluk bulamıyorsak uzun veya çabuk toplarla oyunun yönünü değiştirir ve soldan Jakobs başta ortalar yapmaya çalışabiliriz. Elbette merkezden delme girişimleri de hep olacaktır ama kapalı bir rakip hayal ederek bunları yazdım...
- Soldan ataklarda Jakobs ve Berkan zaman zaman bir tık öne gelen Apo'yu da aralarına katarak paslaşarak çok riskli işlere girmeden boşluk arayıp ortalarla atakları sonuçlandırabilirler. Elbette daha az sayıda da olsa Sara'nın da sağa değil sola yaklaştığı sekanslar olacaktır. Apokerim'i ve oraya girebilecek Sara'yı da sayarsak solumuzda TAM 4 TANE iyi orta yapabilecek oyuncu tehdidimiz var. İçerideki ikili büyük tehdidi ve hatta zaman zaman girecek BAY'ı da sayarsak üçlü tehdidi de düşünürsek, bu da rakip defansı ortalara izin vermemek için yakın oynamaya mecbur edeceği için arkalarına sarkma şansımızı artırabilir. Özellikle Jakobs çizgiye daha rahat inebilir.
- Abdülkerim temposunu yükseltir. Eski Apokerim performansına dönerse bu sistemde o zaman Berkan yerine Demirbay ve hatta Yunus'u da orada kullanarak daha da iyi oyun kuran veya daha yüksek ofansif tehditli bir takım haline gelebiliriz de... Zaten Rabiot veya Fabian Ruiz gibi tam Berkan'ın pozisyonunu oynayacak bir orta saha ile beraber daha hazır ve güvenilir bir sol stoper isteme sebebimiz de buydu. Ben yine de en azından özellikle bek oynamaya da alışkın Yasin Özcan'ın alınıp Apokerim'in bölgesine ısındırılmasını doğru buluyorum, hem uzun vade için iyi bir yatırım olacağı gibi hem de Apokerim'i forma rekabetine sokarak geri kazanmak açısından faydalı olabilir.
- Bu oyunun sıkıntısı şu; Davinson olmazsa geriden oyun kurmamız hayli sıkıntıya girer (dörtlüde de öyle oluyor zaten gerçi) ve daha önemlisi Sara eğer umduğumuz yaratıcılığı, oyun aklını, kalitesini sergileyemezse hücumumuz çok kısırlaşır. Çünkü oyun kurulumuna yardım edecek olan o, sağ kanat organizasyonlarına akıl katacak olan o, oyunun yönünü sağdan sola dönüştürecek olan yine en çok o, merkezden delme girişimlerini en çok yapacak olan da o... Bunlarda başarı oranımız çok düşerse o zaman işte sıkıntı yaşarız. Bunun iyi tarafı da Sara'nın kötü günlerinde orada deneyebileceğimiz çeşitli seviyelerde Mertens, Ziyech, Yusuf, Yunus, hatta Demirbay gibi en az 5 alternatifimiz var. Artık birinden birinden verim almamız lazım.
- Benim korkum hoca yine orta saha dinamizmini ve olası sol kanat zaafiyetimizi ve bir de takımın sisteme alışma sürecini hiç düşünmeden, sadece hücum odaklı düşünüp; Berkan'ı oradan çıkarıp, orta sahayı daha ilk günden Torreira-Sara-Mertens diye kurma ihtimali yüksek. Bu da 4-2-3-1'deki sorunlarımızın benzerlerini kısmen de olsa yaşamamıza neden olabilir. Ligde belki o kadar değil ama Avrupa maçlarında, ki sadece Tottenham falan değil, baya PAOK'a karşı bile yaşarız o sıkıntıları korkarım. Umarım bu sefer temkini elden bırakmaz.