Maliyet illaki olacak, kurulan takım doğru takımdı, başarı ucuz değil maalesef ne Tr'de ne de Avrupa'da. Ki kurulan bir çok maliyetli takımın da başarılı olamadığınin, harcandığının örnekleri varken, o takımda kimlerin emeği varsa önce taraftar olarak kendi adıma teşekkür ediyorum.
Amma velakin, her ne kadar Tudor'u hem bu yüzden hem de takımın oynadığı o ilk 7,8 haftalık oyun sebebiyle tebrik ve takdir etsemde, kendi egosuna yenik düşüp ben bilirimcilikleri ile iyi giden takıma kocaman bir çomak sokmasını da kabullenemedim, bunu kim yaparsa yapsın kabullenmem de.
Eline kocaman altın tepside kariyerini yükseltme kozu geçirmişsin, tokatlaya tokatlaya ilerliyorsun, ardından takımın kimyasını bozup baska birşeyler denemeye kalkıyorsun, olmayınca vaz da geçmiyor, sonunda da kovuluyorsun. Daha yolun basinda olup, büyük kariyer atlama fırsatını yakalamış bir insan icin kocaman bir trajedidir bu.
Açıkçası Tudor'u duruşuyla, klubeye yakismasi ile, o ilk haftalardaki oynattığı top ile oldukça sevmiş ve benimsemiş ancak kendi kendine verdigi bu zarar ile onun adına da üzülmüştüm, çünkü başarabilirdi bir şeyler bizde eğer o saçma sapan işlere girmeseydi. Ve gel gelelim o dönem yapilacak en dogru isi yapti yönetim, Tudor elleriyle veriyorken şampiyonluğu, kangren başlangıcında kesip attık daha da büyümeden. Kör öldü, badem gözlü olarak hatırlanıyor. Olay bundan ibaret.