Prekazi çok iyi bir sol ayağı olan oldukça iyi bir futbolcuydu
Ama bence onu GS'da efsane yapan olay ise
Kendine has saha içi aykırı duruşu ve oynadığı futbol idi
Şöyle bir düşünün tek kanal TRT'nin olduğu sene 1985'lerdesiniz
Ve Galatasaray 13 senedir şampiyon olamamıştı
Ama taraftar şimdiki gibi sabırsız değildi
Her daim takıma inanıyor ve canı gönülden destek veriyordu
Ama şampiyonluğu da çok özlemişti
Başa teknik direktör olarak Jupp Derwall gelmişti ve yepyeni bir yapılanmaya gitmiştik
İşte o yapılanmada Yugoslavyadan saçları ensesinde toplanmış (ki o dönem favori saç kesim şekli) sıska, çelimsiz bir kanat oyuncusu geldi
Millet en başta bu nasıl futbolcu filan diye söylendi
Ayrıca bu adamın sahada duruşu bile diğerlerinden farklıydı
Mesela bilekliklerini doğru düzgün takmazdı
Konçlarını da hep bileğine kadar aşağıya sıyırırdı
Ama Prekazi oynamaya başladıkça bütün görüşler değişti
Saha içinde agresifti, hırslıydı ve kaybetmeyi hiç sevmeyen bir adam vardı karşımızda
Maçı çözmekte zorlandığımız zaman ya ansızın bir füze çıkartırdı
Veya kanattan Türk futbolunun yeni tanıştığı muz eğrisi ortalar keser ve maçı alırdı
Kısacası sırf GS'lıları değil bütün bir ülkede herkesin saygı duyduğu ve gençlere futbolu sevdiren bir isim olmuştu
Mahalle arasındaki maçlarda hepimiz Prekazi oluyorduk
İlk senesi averaj ile şampiyonluğu kaybettik Bjk'ye
Ama sonraki sezon beklenen şampiyonluk gelmişti
Ve akabinde Galatasaray'a Avrupa Fatihi lakabını getiren
Efsanevi Avrupa serüveninin de başrol oyuncusu olacaktı
İşte sevgili Sami babanın ondan böyle bahsetmesi bunlar yüzündendir
Bende Galatasaray için çok önemli bir isim olarak görürüm Prekaziyi
Yavaş yavaş futboldan uzaklaşan bir nesile tekrar futbolu sevdirmiş ve GS'lı yapmıştır
Hatta kendisinden sonra gelen futbolcuları da etkilemişti
Mesela Bjk'li Metin Tekin'de onun sahada ki duruşunu taklit ederdi
İşte böyle bir adamdı Prekazi
Saygılarımla...