Geçen seneki performansı takip edilmiş ve buna göre alınmış olması lazım sanırım. Oyun planları ve taktikler arasında dağlar kadar fark var, rakipler ve onların oyun planı arasında da. Burnley mümkün oldukça defansif sahaya çıkan, topu mümkün oldukça verip geçiş hucumu kovalayan bir takımdı geçen sene. Çok da eleştirildiler kaderimiz neyse o olsun oyunlarından dolayı.
Ben Ugochukwu'yu sadece geçen sene izledim. Ön libero oynadı, 8 oynadı, daha ileri bile atıldı. Genelde yanında Florentino Luis gibi saf bir holding def. midfielder ile oynadı. Zaten dediğim gibi, Scott Parker takımımı geriye yaslayayım, fiziksel üstünlük kurmaya çalışayım kafasındaydı. Premier Lig tarihinin en kötü futbollarından birini oynadılar belki. Tabiri caizse ortasahadan toplar silah zoruyla çıkıyordu zaten. Galatasaray'da yanında oynayacağı oyuncu Florentino Luis gibi daha tek yönlü birisi olmayacak, şuanki opsiyonları düşündüğümüzde.
Topun rakibe bırakıldığı senaryoda verebileceği katkıyı anlayabiliyorum, fakat Okan Buruk'un oynatmak istediği futbol anlayışında kendisini hiç bir yere koyamıyorum. Bu futbolcu kimin ikamesi olarak takıma getirildi? Farklı bir profil olarak geldiyse ve önde olduğumuz maçlarda park the bus yapacağımız senaryolar içinse anlıyorum. Pas meziyeti çok kısıtlı. Oyundan düştü mü toparlaması çok zor oluyor ve tempolu maçlarda ağır kalıyor. Geçen sene hücuma defalarca Davinson ve Apo ile çıktık. 6 numaramın limitli de olsa pas dağıtabilme, uzun pas tehditi olmasını isterim. Hele ki takımda Barış, Sane ve Osimhen gibi sprinterler varken. Geçen sene ortasahada yaratıcılık sıkıntısını çok yaşadık bence. Daha atik & kesici & limitli de olsa pas dağıtma kabiliyeti olan bir opsiyona gidilebilirdi.
İşinin hakkını asla ama asla veremeyen ve son senelerde "defalarca" yanlış isme giden scout ekibimiz umarım bu sefer görülemeyeni görmüşlerdir..
Bu benim düşüncem, umarım siz haklı, ben haksız çıkarım ve kazanan takımımız olur.