BJK'nin 2011-12 kadrosu kagit üzerinde bizimkinden iyiydi. Guti, Simao, Fernandes, Quaresma, Almeida, Ernst vardi kadrolarinda. Fenerli futbolcular da sözümona sike yapmadiklarini ispatlamak icin hayatlarinin futbolunu oynadilar. Bizim Eboue, Melo ve Muslera disinda kalburüstü yabancimiz yoktu. Elmander ve Ujfa'ya millet vasat gözüyle bakiyordu, Baros da formsuzlugun dibindeydi. Engin Baytar'la, Necati'yle, Semih'le o futbolu oynatmak her babayigidin harci degildir.
"Fatih Terim'le tekrar tekrar yasayin" dedigin seylere bakiyorum, 4'ü üst üste olmak üzere ve 8 (4 + 1,5 +2,5) sezonda 6 sampiyonluk, 1 UEFA kupasi, CL'de 1 kez son 8'e, 2 kez de son 16'ya kalma (ki bunlardan birinde biz ve Juventus grubu 8 puanla bitirdik ama averajla Juve 1. biz 2. olduk. O zamanlar "en iyi 2.ler" kurali vardi ve cikamadik. O gruptaki son macimizda Atletic Bilbao deplasmaninda Fatih Akeyl'in malligiyla 1-0 kaybettik, o mac berabere bitseydi Juventus'un oldugu grubu lider tamamlayip gruptan cikacaktik. Atletic Bilbao'yu ASY'de Hagi'nin golüyle 1-0 yendigimiz maci stadda seyretmistim), Juventus, Barcelona, ManU, Real Madrid, Milan, Arsenal gibi devlerle sahada kafa kafaya futbol oynayan bir Galatasaray. Galatasaray taraftarina tabi ki böyle seyler müstehak.
Ayrica gelirse 3. degil 4. kez gelmis olacak.