Acun tayfası ile zaten saha dışında arkadaşlardır. Ama bu Arda'nın Galatasaraylılığını hiç etkilemedi ki. Her zaman onlarla içli dışlıydı zaten. Sadece onlarla da değil Emre Belözoğlu tayfasıyla da abi-kardeş gibiler. Arda'nın sorunu zaten hiç çevresi yüzünden Galatasaray'a sırt çevirmek olmadı ki. Tek sorun medyatikliği kaldıramadığı için hem Galatasaray hem Başakşehir serüvenlerinde inanılmaz saçma olaylara imza atmasıydı.
Bu yönden de akıllandığı belli oluyor. Galatasaray'ın gözünde eksideydi Arda bu sene ilk imzayı attığında. Daha sonra taraftarın gözüne gire gire nötrledi kendini. Şu andan sonra camianın gözünde yine 66 numarayı giyen eski Arda gibi olmak istiyorsa, artıya geçmek istiyorsa bu şekilde devam etmeli.
Futbol aklı çok üst seviyede ama fiziği ve maç kondisyonu şu anda bunu kaldırmıyor. Ama sakatlık yaşamadığı takdirde her geçen gün daha iyi olacaktır. Fiziksel olarak toparlanmış bir Arda ligin hala en iyi futbolcusu olur ama işte bu çalışmasını ne kadar devam ettirecek bakalım.
Bu arada ben de Arda'yı istemiyordum. Takımı karıştıracağı korkusu taşıdığımdan değil çünkü artık eskisi kadar güçlü bir figür değil son yıllarda yaptıkları yanlışlardan dolayı. Fatih Terim ile milli takımda yaşadığı sıkıntılardan dolayı istemiyordum ben Arda'yı. Ama madem Terim ile buzları eritti, bize bir şey demek düşmez. Benim Arda'yı neden istemediğime gelecek olursak da sebebi kesinlikle sahalardan uzun süre uzak kalmış olmasıydı. Şu anda da onun ceremelerini çekiyor ama yine de bu kadar çabuk futbola döneceğini beklemiyordum. Hem hazırlık kampına fit gelmesi hem de yıllardır kazandığı tecrübeyle takımı saha içinde ikinci bir teknik direktör gibi yönetmesi takdire şayan. Bu Arda Fatih Hoca'nın da işini kolaylaştıracaktır sezon içinde. Hele bir de Muslera da takıma katıldığında arkada Muslara önde Arda ve Falcao, kenarda Fatih Terim ve yardımcıları vs. derken bir sürü önemli futbol figürü olacak.