Hamza Hoca için
1. Kime göre zırva. Sana göremi. Senin dediğin kanunmu. Söyle tek tek bir tartışalım. Zırvamı yoksa, muhteşem açıklamamı.
2. Özürler sana göre manasız. Bana göre her durumda kendi yaptığını doğru olduğunu anlatmaya çalışan profillerin yanında hatasını olduğu gibi kabul eden profil muhteşemdi. Keşke son olayda kamuoyunu sallamadan Burak konusunda saçmalamasaydı da benzerini yapsaydı.
3. Podolski'yi istemedim diye bir açıklamasını ağzından duymadım. Nasıl istememiş. Podolski önüne sunulmuş bu fiyata, itirazmı etmiş. Önüne sunuldu ise başka hangi seçenekle varmış. Önünne sunulam mali profil neymiş. Yoksa aklında Podolski yokmuymuş. Onumu kastediyor. Sunulduğunda kabul etmiş. Varmı bir kesinlik ne olduğuyla ilgili. Önü ardı belli olmayan, gerçekliği bile belli olmayan haberlere göre sıfat uydurmak normalmi.
4. Sneijder ile açıklama yaparken görevi ne. Sneijder ne yapmışta, Sneijder üstüne konuşuyor. Bu durumu açıklamak için başka bir örnek. Cüneyt Tanman Sabri için ne demişti. Şimdi ne diyor. Hangisi doğru. Başka bir örnek daha. Morinho İbrahimovic+Eto takasında neler demişti. Acaba gerçek düşüncesimiydi. Daha bir görev veya iş yapan adamın, görevi yada işi gereği şartlar dahilinde yada kendi yararı dahilinde açıklama yapacağı dahi aklına getiremeyen hangi sığlıktan bahsediyor. Bundan daha sığ bir akıl yokki.
5. Katıldığı programları dikkatlice izledim. Gördüğüm net şey şuydu. Hoca hep muallak konuştu. Bunun 100 tane nedeni olabilir. İstersen sayarımda. Bu muallak konuşmasından onun çapsız olduğunu sanmak asıl çapsızlıktır. Açıklayayım. Günümüzde geçerliliği olan tek bilimsel metod eleştirel akılcılıktır. Bu nedir. Hipotez örneklerle doğrulanır (akılcılık) yöntemime tam ters hipotez öeneklerle doğrulanmaz. Hipotez örneklerle yanlışlanır düşüncesidir. Neden tek metod sportif örnekle açıklayayım.
Hagi ne dedi. Bülent Akın için. Benim veliahtım. (Antrenör iken oynatacağı oyuncusu değildi. Yöneticciyken satacağı oyuncusu değildi. Başak nedeni yok. Gerçek düşüncesi yani.) Yaptığınıza göre ne dememiz lazım Hagi için. Hagi futboldan anlamaz. Çapsızın tekidir. Peki öylemi. Değil. İşte bu yöntem (hukuk ve ahlak) dışında çöptür. Peki doğrusu nedir. Bir hipotez yanlışlanana kadar doğrudur. Örneklerle doğrulamaya çalışmayın düşüncenizi. Örneklerle yanlışlamaya çalışın. Yanlışlayacak örnekler bulamıyorsanız, bulana kadar doğrudur. Hamza Hoca ile ilgili hipotezinizi ben çürüteyim şimdi tek örnekle. 7 ayda ne kazandı bu adam. 3 kupa. İşte hipoteziniz çöptür. Ben 7 ayda 3 kupa kazandı diye hocanın mükemmel antrenör olduğunu doğrulamaya çalışsam oda çöptür. Umarım anlaşıldı.
6. Fenerin antrenörü neden ya Portekizlileri yada portekizce konuşanları tercih etti. Yabancı düşmanımı. Van Gaal Real Madride gittiğinde neden Hollandalıları aldı. Hollandalı fetişisttimi. Şunlaraki basit neden bile aklınıza gelmiyorsa kusura bakmayın sizdeki nasıl zeka ya. Ben basketbol ile fazlası ile ilgiliyim. Ekrem Memmun'un bu sene şampiyonluktan sonra katıldığı programda yerli yabancı oyuncular ile ilgili ne diyor biliyormusun. Bir takımda yerliler önemlidir. Takımın kültürünü, disiplinini, ortamını doğru şekilde kuracak, yansıtacak yerli oyuncu grubunuz yoksa hiçbirşey olma diyor. Siz Ekrem Memmun'a yabancı düşmanımı diyeceksiniz bu durumda.
7. Dediğimi halen anlamadın. Bir daha oku istersen. Yada ben sana kritik yeri söyleyim. Prandelli'nin eleştirildiği tek mesajı göster demedim ben sana. Prandelli'ye çapsız denilen tek mesaj göster bana. Yada Prandelli'ye Torino'dan başka nereyi bilecek denen tek mesaj.
8. Umut'u örnek gösterme. Umut yanlış örnek. Umut Galatasaray seviyesinden çok uzak bir futbolcu olduğunu nerdeyse her yaptığı ile gösterdi. Daha önemlisi tersini nerdeyse hiç gösteremedi. (Eleştirel Akılcılık)
9. Benim eleştirilere eleştirim yok. Ben hatta eleştirilmiyor diye eleştiriyorum. Kimsenin eleştirilmesi için kırdığı yumurtanın kırkı geçmesi beklenmez. Objektif ol ilk hatadan beri eleştir. Hamza hocaya onlarca eleştiri yaptım. Şu dediğin yanlış. Bu yaptığın yanlış. Halande yapıyorum.
Eleştiri bunlardır. Biz sekiz yiyelimde sen defol git demek eleştiri değil. Galatasaray düşmanlığıdır.
1. Kıvırmaya çalışmak manasız. Herkese göre zırva. Neden zırva? Bi dediği ötekini tutmuyor da ondan.
2. Özür dilemek bi daha tekrarlanmadığında manalıdır, Hamza'nın yaptığı gibi aynı şeyleri tekrarlayıp özür dilemek manasız. Bana göresi falan yok.
3. Podolski'yi istemedim dediği videoları mevcut. Transfer döneminin başında TV'ye çıkıp durduğu günlere ait, kulaklarımla duydum. Arayıp bulmak sana kalmış. Gerçekliği %100 olan şeyler bunlar, sen görmedin diye gerçekliği tartışılacak değil.
4. Cüneyt-Sabri örneğin müthiş. Mesajının devamında dem vurduğun Galatasaray düşmanlığı budur işte. Sneijder açıklamasının da bulunduğu konumla alakalı değil, tamamen kendine ait düşünceleri olduğu "hazır yabancı yerine yerli tercih ederim" demesi ile tescillenmiş bi mesele. Burada da kıvırma çabaların anlamsız.
5. Yaptığı konuşmalardaki düşüncelerinin yanlışlığına değinmedim, saçma bi yerden tutmuşsun. Futbol görüşü doğal bi şekilde benimkinden farklı olabilir, futbola bakış açısını beğenmediğim ama başarılı olan tonla oyuncu/teknik adam var. Kısaca ortada yanlışlanacak bi hipotez bile yok. Benim bahsedip senin anlamamakta ısrar ettiğin mesele şu: Hamza'nın bi dediği diğerini tutmuyor. Anlattım zaten, adam katıldığı programa "çift forvet oynayacağız" imasıyla başlayıp, "4231 oynayacağız" dedikten kısa bi süre sonra da "transferde kim varsa onu alacağız, dizilişimiz aldığımız oyunculara göre şekil alacak" dedi. O programı da kulaklarımla duydum, burada seyreden herkes de duydu ve aynı şeyleri anladı, şimdiden kıvırma çabalarının önüne set çekmiş olayım. Yani muallaktı, hipotezdi, şöyleydi gibi konuyu tamamen benim bahsetmediğim bi açıdan ele almaktan vazgeçersen insanları salak yerine koymaya çalışmış olmaktan da kurtulur, yazacağın şeylere okunacak değerin verilmesine katkıda bulunmuş olursun.
Madem 7 ayda 3 kupa olayına değindin, şuna da değinmiş olayım. Roberto Di Matteo Chelsea ile Şampiyonlar Ligi'ni kazandı. Anternörlük kalitesi ise ortada. Benzer şekilde Fener'in Aykut Kocaman, İsmail Kartal gibi çaycılarla başarıya ulaştığının (farklı olarak Kartal son haftaya kadar yarıştaydı) hafızamızdaki yerine göz atmanın faydalı olacağında karar kılalım.
6. Saçmalık. Olayı yine işine geldiği şekilde çarpıtıyorsun. Fener'in antrenörü gidip de Bebe gibi bi armutu aldı da mı "Portekizlileri aldırıyor" demeye getiriyorsun? Veya Van Gaal (şu anda da ManU'ya Hollandalıları aldığı gerçeği var) Heitinga, Emanuelson gibi kaliteleri kısıtlı oyuncuları mı aldı United'a, yoksa Depay, Blind gibi Dünya Kupası tecrübesi olan yükselişte olan isimleri mi? Ayrıca Van Gaal'in Real Madrid'e hocalık yapmadığı gerçeğini de hatırlatayım.
Öte yandan da Hamzaoğlu'na bakalım. Jem Karacan, Bilal Kısa gibi bize getirileri en fazla Türkiye Kupası'nda olacak oyuncuları aldı. Aradaki fark bu. Bi teknik adamın kolay anlaşacağı oyuncuları almak istemesi kadar doğal bişey yoktur. Ama kulübe fayda sağlama ihtimali kısıtlı olan anlaşabileceği oyuncuları alması mesajının eleştiri ile alakalı kısmında bahsettiğin şekilde Galatasaray düşmanlığıdır.
"Hazır yabancı almaktansa yerli almayı tercih ediyorum" sözüne de tekrar geçiş yapmış olayım bu vesileyle. 6 numaralı maddene yalnızca bu şekilde cevap verebilirdim ama meseleyi anlamsız yerlerden tekrar ele alma ihtimalin gözümü korkuttu açıkçası.
7. Prandelli konusunu açıp bakabilirsin. "Çapsız" da dendi, "İtalya'nın köylüsü" de. Git bul veya aksini ispatla. Neredeyse yıl olmuş bu herif gideli, açıp da mesaj mı arayacağım senin için?
8. Yine bak işine geldiği yerden almışsın. Umut örneğini verdim, onu yanlış buldun (ki değil), "o örneği verme" oluyor. E Selçuk örneğime ne oldu? Görmedin mi yoksa oradam ekmek çıkmadı mı sana?
9. Anlamıyosun ki. Eleştirildi bu adamlar zaten, Sneijder vermediği pastan eleştirildi, Muslera içeri aldığı toptan. Ama verilen tepki gayet normal olarak Hamza, Selçuk, Burak, Umut gibi kişilere olan tepkilerden azdı. Hamza'nın konusunu aç, puan kaybettiği ilk maçta aldığı eleştirilere bak. Bikaç heyecanlı arkadaş hariç bütün eleştiriler hafif düzeyde. Çünkü doğal olan bu.
_
Galatasaray düşmanlığı değildir. "Bu adamın gideceği yok, bari kötü bişey olsa da gitse" temalı mesajdan senin çıkardığın anlam "Galatasaray rezil olsun"dur, çünkü işine gelen budur. Adnan Polat döneminde onu yerden yere vuranlar hakkında da muhtemelen "Galatasaray düşmanları bunlar" derdin bu mantıkla. Mesela bana biri "Sabri bi maçta kendi kalesine 3 gol atıp 5 penaltı yaptırsa kovulacak" dese kabul ederim, bunu isterim. Çünkü bu durumda sadece 1 maçta takımı kötü etkilemiş olacak, sonunda da gidecek. Öbür türlü kalıp, takımın içine etmeye devam edecek.
Eleştirilerin hakarete, aşağılamaya kaçtığını, eleştiri dozlarının fazlaca yüksek olduğuna katıldığımı önceden belirttim. Ama dediğim gibi, bu doğal bişeydir. Dünyanın her yerindeki her insan böyledir. Karşındaki senle dalga geçercesine aynı hataları tekrarlıyorsa bi süre sonra eleştirmeyi bırakırsın. Biz burada Galatasaray yönetim kurulu olarak durum değerlendirmesi yapmıyoruz ne de olsa. Galatasaray'a gönül vermiş, fedakarlıklarda bulunmuş taraftarlar olarak bizim ve kulübün hak ettiği konuma gelmesini istiyoruz. Taraftar olarak da duygularımız ön planda. Duygularıyla hareket eden bi taraftar da "Sn. hocamız Hamza Hamzaoğlu bu maçta Yasin yerine Dzemaili'yi oyuna alarak maçın kontrolünü kaybetmemize, rakibe oynama fırsatı vermemize yol açmıştır. Sn. hocamızın bu tarz davranışlarını tekrar etmemesini umar, gelecekte daha başarılı futbol izleme fırsatını bize vermesini rica ederiz. İyi çalışmalar Sn. Hamzaoğlu" gibi bi yorum yapmaz, bunu beklemek hayalcilik olur, komik olur, dünyanın gerçeklerini inkar etmek olur. O yorum %90 şu temada olur: "Ya hoca takımın en iyi topçusu Yasin'i çıkarıp sol kanada niye kağnı gibi adamı alıyosun, defol git". Oldukça normal. Anormal olan bi önceki örneğim.