Değerli renkdaşım, 19 yaşına gelene dek tek bir lig şampiyonluğu yaşayamadığım halde, bir an bile Galatasaray'lı olmaktan vazgeçmedim.
Galatasaray'a gönül vermemde efsanelerimiz Baba Gündüz ve Metin Oktay kadar Yalçın Granit ve Fatih Terim'in de büyük rolü vardır (ki malum Fatih Terim de Galatasaray'ımızda hiç lig şampiyonluğu yaşamamıştır.).
Düşünsenize, spora ve özellikle futbola ilk ilgi duyduğunuz çocukluk yıllarınızda sürekli olarak ismini anmak istemediğim karşı yakanın takımı ile Karadeniz ekibi şampiyonluklar için çekişiyor, biri olmazsa diğeri şampiyon oluyor.
O dönem başarıya teslim olmuş eş-dost akraba tayfası da malum takımların taraftarı olmanız için baskı uyguluyor, çocuksunuz ve o halinizle Galatasaray'lı olmak için direniyorsunuz, zor yıllardı vesselam.
Fakat, şükür ki, o sabrımız bize Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Yarı Final ve sonrasında da UEFA Kupası ile Super Kupa şampiyonluğunu nasip etti.
Yalan yok, çocukluğumda şampiyonluk sayıları bizden fazla olduğu için taraftar sayısı olarak da önümüzdelerdi, basın zaten bütünüyle ellerindeydi.
Şu anda sosyal medya dahil her mecrada bariz bir şekilde önlerindeyiz, bu da onları çok sinirlendiriyor, e tabi geriye düşmek kolay değil.
Neyse, konuyu dağıtıp başınızı daha fazla ağrıtmayayım.
Galatasay'lı olmak herşeyden önce çok büyük bir ayrıcalıktır, sabrınızdan hiç vazgeçmeyin lütfen.
Fatih Terim Hocamızın da sık sık vurguladığı üzere, "bazıları ile benzer başarılarımız yok, rütbelerimiz de farklı".
Saygılarımla.
HUAWEI G7-L01 cihazımdan
Gscimbom mobil uygulaması ile gönderildi