Mehmetcim çok koyu bir Galatasaraylı idi rahmetli babam. Ali Sami yen stadı açıldığında çöken trübündeymiş falan, maç kaçırmazdı. Daha 7 yaşında iken ilk maçım Ankaragücü deplasmanıydı. Çocukluk aşkımdı Galatasaray. 14 yıl şampiyon olamadan beklemek sevginin yanında hiç bir şey di hatırımda kalan. Orta okulda okuldan kaçar maçlara giderdim. O zaman fenerli bjklilerle filan maç seyrederdik. Bu günki gibi düşmanlık yoktu. Tarık Hodjic filan çok net hatırlıyorum şuan. B. Mehmetler Gökmenler Büyük Metinler (Tüpgaz Metin). Şampiyon olamasakta Galatasaray hep elitti. Hep farklıydı. Zaten Derwall zamanı uçacağimız belli olmuştu. 14 sene sonra gelen şampiyonluk günü dün gibi aklımda. Çok güneşli bir gündü. Şampiyonluk golünü de çok yakın arkadaşim olan Muhammed Altuntaş (Mami) drogbanın reale attıgı topuk golü gibi atmıştı , golcu olmadığı halde. Sonrası ilk kez sabaha hatta günler süren bu günün kutlamalarının ilki, başlangıcı diyebileceğimiz bir sevinç söleni... Hey gidi günler. O günleri görmeyen Galatasarayımın kıymetini anlamaz. Sonraki yıllar zaten bir roman olur. Ancak bu kısa posta bunları sığdırabildim.
Tek üzüntüm sevgili babamın UEFA şampiyonu olduğumuz yıl subat 2000 de vefat etmesiydi. '3 ay daha yaşayabilseydi o muhteşem günü de görecekti. Umarım bir yerlerden seyretmiştir.
İYİ ki GALATASRAYLIYIM, sağol baba.