Bu saatten sonra gelecek forvetten hayır gelir mi tartışılır. Ya çok astronomik fiyatlara malolacak, ya da sırf alınmış olsun diye vasat altı birisi kadroya katılacak.
Gram plan program yapmayan, transfer işini hala 1980'li yılların kafası ile yapmaya uğraşan, Türkiye'de ki kulüp başkanları ile yaptıkları gibi hatır gönül işleri ile yurt dışındaki kulüplerle anlaşmaya çalışan yüz karası bir zihniyet bu kulübü idare ediyor. Tabii bunun yanında, yönetime alternatif isimler önermeyi becerememiş, aynı isimler üzerinde saplantılı şekilde istekte bulunan teknik adamın da bu yaşananlarda payı büyüktür.
Bunu nerden mi tahmin ediyorum, çünkü son dönemlerin tamamında aynı senaryolar yaşandı ve belli adamlar üzerinde hep aylarca uğraşılmak durumunda kalındı. Örnek; Amrabat, Yiğit Gökoğlan, Hamit, Emre Akbaba, Ndiaye (kiralanması) ve diğerleri... Bu adamların tamamının transferi hep Terim dönemine denk gelmiş, her seferinde bu isimlerle aylarca uğraşılmış, hiçbir şekilde daha uygun alternatifler üretilmemiş ve hepsi de yüksek ücretler ile transfer edilmiş. Sıradaki isim de Alan Carvalho olduğu çok açık. Muhtemelen yaz döneminde de sadece Modeste'de ısrar edildi ve koca transfer dönemi hiç edildi. Bu durum transferler üzerinde Terim'in "ya onlar ya hiç" şeklinde inat ettiğini ortaya koyuyor.
Kısaca kişisel düşüncem, bu yönetimin beceriksiz, teknik adamın da takıntılı ve inatçı olduğudur. Tüm Anadolu takımlarının şakır şakır transfer yapabildiği bir ortamda, sanarsın dünyada santrafor kıtlığı yaşanıyormuş gibi, 3 gün kalmış hala transfer diye kıvranmanın hiçbir açıklaması olamaz.
SM-G925F cihazımdan
Gscimbom mobil uygulaması ile gönderildi