Cevap: Transfer Önerileri
Takım kalitesinin arttırmanın tek yolu kaliteli yerli almaktır. Diger taraftan 6+2+2 nedeniyle sahada 6 yabancı yer alabilecek. Kale, forvet, orta saha gobek ve oyun kurucu lazım. Ama 3 yabancı alabilecegiz. Bu yuzden para Gökhan İnler'e harcanmalı. Diger mevkilere yabancı oyuncular alınmalı.
M.Vorm ile ilgili bir yazı alıntıdır:
TÜRK KULÜPLERİNE TAVSİYE: MICHEL VORM
Leo Franco'nun hali malum. Büyük ihtimal küçüklüğünde mahallede topu olduğu için maçlarda oynatılırdı ve kaleye geçirilirdi. Eve giderse maçın da bittiği adamlardandı. Yoksa bu adamın kalecilik mesleğine nasıl başladığı konusunda şüphelerim var. Bakın abartmıyorum, Hayrettin Demirbaş yan toplarda bu adamdan daha iyiydi.
Gülmeyin...Ciddiyim...Ostrava Panteri bugüne bugün...Kalecilik futbol sahasındaki en zor iştir, bu yüzden de yüklenme sırasında en sonda geldiğini düşünürüm hep. Zaten dünyanın en iyi kalecileri de büyük hatalar yapmışlar ve komik goller yemişlerdir. Leo Franco'yla problemim bu değil. Ne olduğunu "Daddy Not Cool" yazısında hafiften anlatmaya çalıştık. Leo Franco ile Galatasaray bir yerlere gelebilir ama en yükseklere çıkamaz, bu konuda görüşüm çok nettir. Bu takımla beşinci ayını geçiriyor Arjantinli kaleci. Halen defans adamları ile arasındaki iletişimi konusunda büyük problemler olduğunu düşünüyorum. Duran toplarda, atağı savunan tüm oyuncular bir adamla eşleşirler. Bunu organize etmeye en elverişli adam kalecidir, zira topa vurulana kadar herhangi bir şeyi takip etme sorumluluğu yoktur. Leo Franco, duran toplar öncesi kalesinde sus pus olmuş şekilde bekliyor. Oyuncuların ceza sahası için adam paylaşımı ve takibi tamamen kendi insiyatiflerine kalmış durumda. Kaleciler için "ceza sahası içinde hakimiyet" lafı sadece kaleden 18 metre uzakta bile topu elle tutabildikleri için kullanılmıyor. Ceza sahası içini organize edebilme gücünü de içeriyor bu. Bu, Leo Franco'nun takım arkadaşlarıyla olan ilişkisi, e peki bireysel bazda. Ben Galatasaray penaltı noktası ve 1-2 adım ilerisine düşen her topu Galatasaray defans oyuncularının alması için dua ediyorum. Zira o topu Leo Franco'nun çıkıp almayacağından emin oluyorum. Bir kalecinin hiçbir zaman yapmaması gereken bir şeyi, bir maçta 2-3 kez yapıyor. İki adım öne çıkıp geri kaçma. Yani yan topu alabileceğini düşünüp yarı yolda karar değiştirme. Bu hareketin bedeli eğer rakip forvet topa kafayı vurabilirse goldür, çünkü % 99 oranında da hareket halinde yakalanıp destek ayağınız olmadığı için golü yersiniz. Neyse uzatmayayım...
İstanbul'un 3 büyük takımında bazı mevkilerdeki futbolcuları içeren çeşitli ekoller vardır. Artık geleneğe dönüşmüş ekoller. Örneğin Fenerbahçe'nin forvetinde sürekli olarak bir yabancı futbolcu bulunur. Yine Fenerbahçe kalecileri genelde yerlidir. Engin, Rüştü, Volkan, Recep...böyle uzatabiliriz. Beşiktaş'ın defansa dönük orta saha oyuncuları genelde yabancı oyunculardır. Galatasaray'da ise Zoran Simovic'le başlayan bir yabancı kaleci ekolü vardır. Bu ekol Friedel, Taffarel, Mondragon, De Sanctis ve Leo Franco ile devam ediyor. Son 2 ay içinde olanlar Arjantinli'nin sezon sonunda kulüpte kalıp kalmayacağı konusunda büyük şüpheler doğurdu.
Blogdan bunu yapmak pek adetim değildir ama Galatasaray takımına önerebileceğim bir adam var. FC Utrecht'in kalecisi Michel Vorm. Bizim kaleci diye önermiyorum tabii, Hollandalılar onun için "Kalecilik için doğmuş" diyorlar. Futbol Nieuwegein'ın amatör kulübünde başladıktan sonra 22 yaşında geldi FC Utrecht'e. 2006 yılından beri takımın kalesini aralıksız koruyor. FC Utrecht geçtiğimiz yıl ligin en az gol yiyen altıncı takımıydı. Bu sezon bu listede beşinci sıradalar. Tabii Ajax, PSV, Twente ve Feyenoord gibi zirveye oynayan takımların imkanları bir kenara bırakılırsa yaptığı işin ne kadar önemli olduğu görülebilir. Zaten bu performans onu milli takıma yükseltti. Şu anda Ajax kalecisi Maarten Stekelenburg'un ardından geliyor ve Dünya Kupası kadrosunda yer alacak. Bana göre Stekelenburg'a göre çok da iyi bir kaleci. Milli takımın 1 numaralı kalecisi değilse bunun sebebi sırtında Ajax değil FC Utrecht formasının oluşundandır. Çıplak gözle onu 2 yıldır izliyorum. Ceza sahasına çok hakim, özellikle duracağı yeri çok iyi bilen ve refleksleri oldukça güçlü bir kaleci. 2006-07 yılında taraftarlarca yılın oyuncusu seçildi. Bana göre halen takımın en iyi oyuncusu durumunda. Üstelik henüz 26 yaşında. Fiyatının çok yüksek olacağını sanmıyorum. Özellikle Hollanda kulüplerinin içinde bulunduğu çok da parlak olmayan durum göz önüne alındığında 2-3 milyon euroluk bir bonserviste anlaşılabilir.
Youtube videosundan hiçbir şeye karar verilmez ama sadece bu adamın şekli nedir diye görmek isteyenlere gelsin.
https://www.youtube.com/watch?v=lU6Am6paoLA