hakaret ile nefs-i müdafa arasındaki farkı göremez iseniz, her zaman ezilen olursunuz. biz bize çiçek sunanlara taş atmıyoruz. savunmasız çocuklara bile sürüler halinde saldırmaktan kaçınmayan eşkiya çetesi taraftar bozmalarından bahsediyoruz. şiddetin tek dili, onun anladığı şekilde ona cevap vermektir.
bilmem hatırlar mısınız? bir kaç sene öncesine kadar, hep kadıköy'de her türlü pisliğe maruz kalan biz oluyorduk; onlar ise Ali Sami Yen'e güle oynaya gelip gidiyorlardı. taaa ki, o 5 maç ceza aldığımız 33. hafta maçına kadar!
o maçta dünyanın kaç bucak olduğunu anladılar. o maçta, ondan sonra yapacakları her pisliğin kendilerine KDV'li olarak geri döneceğini idrak ettiler. o maçta artık Galatasaray seyircisi şamaroğlanlığının zincirlerini parçalayıp attı!
gayet tabii ki küfür, hakaret ve şiddet gibi kavramlar hoş şeyler değildir. ama elden başkası gelmiyorsa ve kaçınılmaz durumda olup çaresiz iseniz, siz de düşmana aynı silahla saldıracaksınız. yoksa "seviye seviye" diyerekten israr ederseniz, sadece ve sadece o heriflere eğlence malzemesi olursunuz.
.....