Cevap: TSL 2009/10 Sezonu 2. Hafta | Galatasaray 4 - 1 Denizlispor | Maç Sonu
Zayıf rakiplerle oynayıp alınan farklı galibiyetlerden sonra Gaziantepspor maçında takım biraz olsun fikir vermeye başlamıştı ve bu sefer Ali Sami Yen'de konuk Denizlispor'du.
Ligin kendi sahamızda ilk maçı olması sebebiyle taraftarda farklı bir heyecan vardı.Maç biletleri önceden tükenmiş ve herkes takıma destek olmak için maçın başlamasını bekliyordu.Elano'nun forma giyecek olmasınında heyecanı vardı bizlerde ancak talihsiz rahatsızlığı yüzünden forma giyemedi.(aceleside yok zaten...

)
İlk olarak Ahmet Çakar'a maç başlamadan tepkimizi gösterdik,gerçi kendileri alışkın küfür yemeye ama bir kez daha Sami Yen tribünlerinden kendi payına düşeni aldı.
Ardayla uğraşmak senin neyine............
Maça gelirsek ilk yarı takım biraz tutuktu.Ligin ilk maçına göre tamamen değişen geri 4'lü,ortada Barış ve Kewell Gaziantep maçından farklı olarak sahadalardı.38.dakikadada hucuma çıkarken Barış'ın kaptırdığı topta hızlı çıkan Denizlispor belkide maçtaki tek atağı olan pozisyonda golü buldu.Başkada birşey yaptıkları yoktu.Kalecileri vakit geçirmeye çabalamaktan başka birşey yapmadı ve yıldız oyuncuları (!) Murat Hacıoğlu da hakemlere itiraz etmekten oynayamadı zaten.
İlk yarının son dakikalarında buduğumuz golle 2.yarıya rahat başlamıştık ve 45.dakikadan itibaren tabiri caizse sazı elimize aldık.
Arda'nın bu sefer kornerden gelen topu tamamlaması,Kewell'ın 2.penaltısı ve Keita'nın golleriyle aradaki fark açıldı ve maç sona erdi.
Leo Franco'ya iş düşmedi.Kalede olmasada birşey fark etmezdi.Çünkü Denizli'nin atağa çıkma gibi bir niyetide yoktu zaten....
Defansta Emre'lerden Güngör olanının oyunu pek tat vermedi ancak mücadeleci bir oyun sergiledi.Emre Aşık ise yerinde kademeleriyle herzamanki gibi oynadı.
Volkan Yaman'ın bu maçtan sonra mecbura kalmadıkça forma giyeceğini düşünmüyorum..Belkide gönderilir.Uğur ise Netanya maçı kadar olmasada iyi bir oyun sergiledi denebilir.
Barış bazen Keita gibi olmaya çalışıyor ancak olmuyor tabiki.Gol de, hücuma çıkarken kaptırdığı toptan geldi.Bu tip hareketler yapmayıp esas görevini yapsa daha iyi olacak...
Mustafa Sarp bu takımda her zaman olmalıdır.Rijkaard'da bunu görüyor ve devamlı ilk 11'de sahaya sürüyor kendisini.
M.Sarp hakkında belki de maçtaki tek pozisyon ne kadar gerekli olduğunu gösterdi.Bir pozisyonda Denizli hızlı hücuma çıktı ve geride eksik yakalandık.Rakip ceza sahasından geriye öyle bir koşuşu vardıki takdir etmemek elde değil.(tv'ye gelmiştir umarım)
Helal olsun Mustafa...
Keita ise ipe dizer gibi oyuncu geçiyor.Yaptırdığı penaltı ve attığı golle başarılı bir oyun sergiledi.
Kewell bu takıma her zaman lazım.Yedektede beklese onun gibi bir profesyonel bu takımın kadrosunda her zaman yer almalıdır.Bugünde etkili bir oyun sergiledi.2 penaltı golü ve Arda'nın golünde kornerden ceza sahasına kestiği topla birkez daha gönülleri fethetti...
Milan Baros bir türlü golü bulamıyor,bu maçta birkaç pozisyonda şans bulmasına rağmen değerlendiremedi.Belkide tam olarak hazır değil.Gol atamaması moralinide bozuyor,her halinden belli bu.Tabiki bunu gören biz taraftarlar maç içinde Milan Baros'a uzun süre tezahurat yaparak destek verdik.Kendine gelecektir Baros,aceleci olamamak lazım...
ve Arda Turan.Büyük Kaptan.Kendisi tam bir orkestra şefi gibi.Bu tabir tam ona göre.2.yarıya başlarken Kapalı'nın önüne gelip taraftarı ayağa kaldırması ve maç devam ederken bir kez daha Kapalı'ya dönüp adeta el hareketleriyle 'gaz vermesiyle' bizleri coşturmasını bildi.Oyunu için birşey söylemek gereksiz.O görevini her zaman yerine getiriyor.
10 numarayı ve Kaptanlığı fazlasıyla hak ediyor Arda Turan...
Hakem ise çok kötüydü çook,bu hakemlerle bu senede lig bitmez!!!
Deniz Çoban...
Sonuç olarak içerde oynayacağımız peş peşe 3 maçın ilkini bol gollü galibiyetle tamamladık.Böyle devam etmesi ümidiyle...
(Maçtan gelince Blog'uma yazdıklarım...

)