Türk Savunma Sanayi Genel Başlığı

Endonezya güvenilir bir ortak değil. Önce Kore ile anlaştılar, para sorunları oldu projeden çıktılar. Şimdi bizim bile envanterimize katabileceğimiz meçhul bir uçak için 48 sipariş he. Komik.
 
Endonezya güvenilir bir ortak değil. Önce Kore ile anlaştılar, para sorunları oldu projeden çıktılar. Şimdi bizim bile envanterimize katabileceğimiz meçhul bir uçak için 48 sipariş he. Komik.
abd yaptırımları kaldırdım alın sipariş ettiğiniz 110 tane F-35 sizin olsun dese kaan projesi durur mu sizce?
 
abd yaptırımları kaldırdım alın sipariş ettiğiniz 110 tane F-35 sizin olsun dese kaan projesi durur mu sizce?
ABD yaptırımları kaldırsa bile bu saatten sonra yüksek adetlerde F35 alımı olmaz. Dışarıya caydırıcılık sağlamak ve Kaan'da planlanan özelliklerin ne kadarını yapmışız, F35 neyi ne kadar yapabiliyor diye elimizde gerçek bir "standart" olması açısından 2 filo kadar alınır. Tercihen 1 filosu B modeli olmak üzere. Zaten Türkiye hiçbir zaman F35'i ana vurucu gücü olarak planlamadı. Sürekli bir 100 uçak lafı var ama resmi olarak yalnızca 30 F35 sipariş edilmişti. Sanki F35'den ambargo yedik diye Kaan yapılıyor zanneden var ama milli savaş uçağı projesi fikren 2000'lerin başında ortaya çıkmıştır, 2010'da ise resmen proje olarak başlatılmıştır. Geliştirici ortağı olarak F35 projesine katıldıktan sonra milli savaş uçağı için amaç uzun vaadede teknolojik olarak eskiyen ve fiziki ömürlerinin sonuna gelen F16'ların yerini görece uygun birim fiyata üretilebilecek, bakım-idamesi kolay olacak 5. nesil bir "safkan hava üstünlüğü" uçağını milli imkânlarla üretmekti. Yani aslında tam olarak Güney Kore'nin KF21'de yaptığı planlanıyordu. Çünkü her ne kadar F35 teknolojiik olarak rakipsiz olsa da, daha projeye katılırken bile üretici ülke ve firmaya bağımlılık gibi bir konu olduğu biliniyordu. Bizim uçağımız F35 kadar gelişmiş olmayacaktı ama görev sistemlerinden yazılımına, aviyoniklerinden mühimmatına kadar her şeyiyle bize ait olan, görece stealth bir 5. nesil uçak olacaktı. F35'ten ambargo yedikten sonra ise milli savaş uçağı projesi isterler bakımından zorunlu büyük bir evrim geçirdi. F35 hiçbir zaman gelmeyecekmiş gibi kabul edildi ve "milli savaş uçağı ne yapabilmeli?" sorusuna ona göre cevaplar arandı ve ona göre ilk başta planlanandan çok daha farklı bir konsept yaratıldı. Günün sonunda ise ortaya (nihai konfigürasyonda) hem F22 gibi mach 2+ hızlara çıkabilecek kadar çevik ve ideal silah yüküyle supercruise bile yapabilecek kadar gelişmiş bir hava üstünlüğü uçağı özelliklerini barındıran, hem de stratejik kara hedeflerine derin darbe, hava/kara/deniz unsurlarına elektronik harp, uçan komuta merkezi gibi F35 özelliklerine sahip "multirole" bir uçak ortaya çıktı ve rahatlıkla söyleyebiliriz ki; IHA/SIHA konusunda nasıl tüm dünyada kuralları tekrar yazdıysak 2030-2040'larda Kaan aynı etkiyi yapacak. Çünkü (planlanan) özellikleri itibariyle Kaan'ın bir dengi yok ve çok uzun bir süre olmayacak. Bugün Kaan'ın batı dünyasında yapılmış en büyük uçak olmasının sebepleri bu isterlerdir. Bu kadar isteri daha küçük bir gövdeye sığdıramazsınız. Tabii bir de F35'ten çıkarılan dersler var, o da ayrı bir günün entry konusu.
Yani söz gelimi; F35 gelirse Kaan iptal edilir gibi bir şey söz konusu bile olamaz. Kaan, hava kuvvetlerinin gelecekteki vizyonunun ve savaş doktrininin en büyük silahı olacak. Hele hele milyarlarca dolarlık yatırım yapıldıktan ve yüzlerce yeni firma bu projeye geleceklerini bağladıktan sonra böyle bir şey olması mümkün değil. F35 gelse de, gelmese de Kaan kendi mecrasında ve kendi takviminde ilerlemeye devam edecek.
 
Kaan; havacılık tarihinde 2 test uçuşu yapıp ihrac edilen ilk savaş uçağı oldu sanırım. 🤓
Seneye 2. ve 3. prototipler Hürjet gibi vızır vızır nerdeyse her gün uçup hünerlerini göstermeye başladığı zaman projeye hala tereddütle bakan potansiyel müşteriler daha ciddi yaklaşmaya başlarlar.

 
Geri
Üst Alt