Türk Savunma Sanayi Genel Başlığı

Üstat biz bu kristal kanatçık projesini tamamlayabildik mi? Bildiğim kadarıyla o çok önem arzeden bir kilometre taşıydı uçak motoru için. Internette olan bilgiler muallak

İnlesin tüm ülke zaferinle Şanlı GALATASARAY..
30 Nisan tarihinde Mahmut Ekşi bir röportajında buna aslında kendisi cevap verdi. Verdiği cevabı aynen aşağıya yazıyorum. Yeterli olacaktır sanırım bu bilgi sizin için. Tei aslında TF serisi motorlar için çok ciddi bir yatırım yaptı. Karşılığını da umarım alacağız. Ben çok yakın zamanda ilk ateşleme testinin yapılacağını düşünüyorum.

"KAAN’ın yerli motoru, 3. nesil kristal teknolojisiyle geliştiriliyor. Motoru, katmanlı imalat Nikel Süper alaşım yöntemiyle işleyebilen dünyada iki firma var; biri GE, diğeri TEI. TF-35000, çalışma ve uçuş öncesi son aşama olan CDR aşamasında."
 
Üstat biz bu kristal kanatçık projesini tamamlayabildik mi? Bildiğim kadarıyla o çok önem arzeden bir kilometre taşıydı uçak motoru için. Internette olan bilgiler muallak

İnlesin tüm ülke zaferinle Şanlı GALATASARAY..

Bu arada yazmayı unuttum. Size bu konu hakkında daha detaylı bazı bilgiler vereyim.

Mahmut Ekşi'nin bahsettiği 3. nesil teknoloji de dediği gibi Nikel bazlı süper bir alaşım kullanıyor. 3. nesil için farklı üretim yöntemleri var. Biz ve GE katmanlı imalat yöntemini kullanıyoruz.

4. nesil için ise ABD ve İngiltere harici bazı ülkeler Arge çalışmalarını yürütüyor. ABD ve İngiliz motor firmaları P&W, GE ve RR bu konuda öndeler diğerlerine göre.

ABD'nin yeni nesil NGAD F47 uçağının motorunu üretecek olan P&W'in XA103 motorunda Rutenyum içeren yeni 4. nesil bir imalat yöntemi ile kristal parçası üreteceği dile getiriliyor.

Benzer şekilde İngiltere başta olmak üzere GCAP uçağında kullanılacak olan RR'un yeni tasarım motorunda da 4. nesil bir imalat yöntemi ile kristal parçası üreteceğinden bahsediliyor.

Ayrıca Fransız Safran ve Çin Shenyang Aeroengine Research Institute bu konu üzerinde ciddi bir Arge çalışması yürütüyor.

Bizim için de 4. nesil için bir Arge çalışmamız olduğunu söylense de resmi ağızdan açıklanan herhangi bir bilgi yok.
 
Son düzenleme:
Füze testi için Somaliyi kullanacakmışız. Okyanus üzerinde yapacağız saha testini
 
Abi TEI gibi bir güç bile yıllardır 30 luk üretmek için uğraşıyorken dünyada mevcut en üst seviyeyi nasıl çat diye koyabiliyorsun onu açıkla o zaman bana
Ben yapmıyorum motoru dostum Emrah ama füzeler fan motorlu değil bildiğim bir şey varsa
 
Abi TEI gibi bir güç bile yıllardır 30 luk üretmek için uğraşıyorken dünyada mevcut en üst seviyeyi nasıl çat diye koyabiliyorsun onu açıkla o zaman bana

Şu sözlerim size değildir. Yanlış anlamayın.

Dünden beri sektör içinde yaşanılanlar açıkçası beni şaşırtıyor.

Hayatımda hiç unutamadığım bazı anılarım var bu sektörle ilgili.

2011 yılında İzmir'deki hava gösterisine gittiğimizde statik alanda ilk defa mock-up'ı paylaşılan Som füzesini kendi gözlerimle gördüğümde yaşadığım duyguyu mesela unutamam. O zaman sektörde çalışan mühendis arkadaşlarımla kendimize 1 saat gelememiştik. Tubitak Sage'den görevli arkadaş sorularımızdan bıkmıştı. Ya da Anka ile ilgili ilk bilgiyi bunu başka yerde henüz paylaşmayın diyerek aldığımız İdef 2009 sonrası surat ifadelerimizdeki şaşkınlığı. Ya da Paris 2019'da Kaan'ın ilk mock-up'ı gösterildiğinde bunu yapamazsınız, uçaramazsınız bile diyerek bizle dalga geçen yabancıları.

Şimdi o kadar geniş bir yelpazede kendi füze sistemlerini üreten bir ülkeye, kendi jet eğitim ve 5. Nesil uçağımızı, insansız jet uçağımızı yapan bir ülkeye evrildik.

Nereden nereye gelmişiz. Ama dün ve bugün sektördeki bir çok kişi Msb arge nin gösterdiği motor ve ICBM füzesi ile dalga geçiyorlar. Evet Msb argenin biraz sabıkası var bu konuda. Ama bu kadar da yerden yere vurulmaz, küçük görülmez. Nereden geldiğimizi unutmuşuz gibi yapılmaz bu.

Dediğim gibi insan nereden ve nasıl geldiğini asla unutmamalı bir kere. Bunlar tabi ki operasyonel sistemler değil. Hatta Yıldırımhan aynı Som'un 2011 deki ilk gösterimi gibi bir mock-up. Hiç bir test videosu ya da resmi yok ortada.

Ama izleyeceği yolda aynı Som gibi olacak. Zamanı gelince roket motorların ateşleme testleri soneası füzenin ateşleme testleri olacak. Hedef belli. Bunu küçümsemeye ne gerek var. Sadece zamanla olacak. Ortaya bir hedef ve bu hedefe bağlı bir fikir ve mock-up gösterilmesi bile aslında çok büyük bir olay iken dalga geçmek utanç kaynağıdır gözümde.

Bir diğer üzüldüğüm konu kendisini çok sevdiğim bazı arkadaşlarım Msb Arge nin gösterdiği motor ile dalga geçmeleri. İsim vermeyeceğim ama Tv'lerde, Youtube kanallarına çıkan arkadaşım F110 motor parçaları ile lego gibi birleştirerek yapılmış diyerek dalga geçiyor gösterilen motor ile. Cidden çok üzüldüm. Halbuki kendisi ile daha yeni üniversiteddn yeni mezun bir genç iken idefleri beraber gezmemişiz gibi sanki. Projeler hakkında en ufak bir bilgiyi yetkilerin ağızlarından almak için saatlerce dolaşırdık. Fuar çıkışı kafeye oturup akşama kadar kritik yapardık kendimizce. Ne zaman uçar, ne zaman prototipi yapılır, ne zaman test videosunu görürüz diye umutlanırdık.

Bugün ne oldu. Msb arge o motorun test bremzesi ile olduğunu gösteren bir resim yayınladı. Dün Saha'dan ilk resimler gelince kendi fikrini yazmıştım. Bu motor bir B planı projesi, F110 motorunun bir kopyası, TF 35.000 gibi sıfırdan tasarlanan yeni nesil bir motor değil diye. Bu yüzden tasarım ya da geliştirmeye gerek olmadan kısa sürede yapılmış bir motor dedim. Biz yıllardan beri lisans altında olsa da F110 motorunu ürettik. Bakımını yapıyoruz. En ufak vidasına kadar her şeyine hakimiz bu motorun. Eğer istenirse kopyasını yapmak çok zor değil. İş sadece malzemeyi doğru şekilde üretmeye bakar ki zaren lisans altında bile bazı kritik olmayan parçalarını biz üretiyorduk. O kritik parçaların üretim kısmını nasıl yaptılar bende bilmiyorum. Ama malzemeleri üretip prototipi yapıp ateşlemesini yapmışlar. Test bremzesi ile resmi bunu gösteriyor bize. Belki sadece GE ve Abd'ye baskı yapılması için yapıldı. Asıl amaç F110 motorunun Kaan için ilk pqrti siparişlerini almaktır. Bilemiyorum.

Neyse diyeceğim yabancılar dalga geçmeye yer arıyorlar zaten. Onları anlarım. Hürjet'in ilk uçuşunda dalga geçen adamlar geçen hafta İspanya ile imzalanan son sözleşme sonrası nasıl sustularsa zamanın gelince test atışlarını gördükleri Yıldırımhan füzesi sonrası da susacaklardır. Zaman ve irade meselesi sadece.

Ama yıllarca o idef benim bu idef benim diyerek dolaşan, gençliğimizi savunma sanayi fuarlarında, sektör toplantılarında, buluşmalarında geçiren, nereden bugünlere geldiğimizi unutan arkadaşlarımın paylaşımlarını görünce ilk defa utandım.

Herkes nereden geldiğini unutmamalı.
 
Şu sözlerim size değildir. Yanlış anlamayın.

Dünden beri sektör içinde yaşanılanlar açıkçası beni şaşırtıyor.

Hayatımda hiç unutamadığım bazı anılarım var bu sektörle ilgili.

2011 yılında İzmir'deki hava gösterisine gittiğimizde statik alanda ilk defa mock-up'ı paylaşılan Som füzesini kendi gözlerimle gördüğümde yaşadığım duyguyu mesela unutamam. O zaman sektörde çalışan mühendis arkadaşlarımla kendimize 1 saat gelememiştik. Tubitak Sage'den görevli arkadaş sorularımızdan bıkmıştı. Ya da Anka ile ilgili ilk bilgiyi bunu başka yerde henüz paylaşmayın diyerek aldığımız İdef 2009 sonrası surat ifadelerimizdeki şaşkınlığı. Ya da Paris 2019'da Kaan'ın ilk mock-up'ı gösterildiğinde bunu yapamazsınız, uçaramazsınız bile diyerek bizle dalga geçen yabancıları.

Şimdi o kadar geniş bir yelpazede kendi füze sistemlerini üreten bir ülkeye, kendi jet eğitim ve 5. Nesil uçağımızı, insansız jet uçağımızı yapan bir ülkeye evrildik.

Nereden nereye gelmişiz. Ama dün ve bugün sektördeki bir çok kişi Msb arge nin gösterdiği motor ve ICBM füzesi ile dalga geçiyorlar. Evet Msb argenin biraz sabıkası var bu konuda. Ama bu kadar da yerden yere vurulmaz, küçük görülmez. Nereden geldiğimizi unutmuşuz gibi yapılmaz bu.

Dediğim gibi insan nereden ve nasıl geldiğini asla unutmamalı bir kere. Bunlar tabi ki operasyonel sistemler değil. Hatta Yıldırımhan aynı Som'un 2011 deki ilk gösterimi gibi bir mock-up. Hiç bir test videosu ya da resmi yok ortada.

Ama izleyeceği yolda aynı Som gibi olacak. Zamanı gelince roket motorların ateşleme testleri soneası füzenin ateşleme testleri olacak. Hedef belli. Bunu küçümsemeye ne gerek var. Sadece zamanla olacak. Ortaya bir hedef ve bu hedefe bağlı bir fikir ve mock-up gösterilmesi bile aslında çok büyük bir olay iken dalga geçmek utanç kaynağıdır gözümde.

Bir diğer üzüldüğüm konu kendisini çok sevdiğim bazı arkadaşlarım Msb Arge nin gösterdiği motor ile dalga geçmeleri. İsim vermeyeceğim ama Tv'lerde, Youtube kanallarına çıkan arkadaşım F110 motor parçaları ile lego gibi birleştirerek yapılmış diyerek dalga geçiyor gösterilen motor ile. Cidden çok üzüldüm. Halbuki kendisi ile daha yeni üniversiteddn yeni mezun bir genç iken idefleri beraber gezmemişiz gibi sanki. Projeler hakkında en ufak bir bilgiyi yetkilerin ağızlarından almak için saatlerce dolaşırdık. Fuar çıkışı kafeye oturup akşama kadar kritik yapardık kendimizce. Ne zaman uçar, ne zaman prototipi yapılır, ne zaman test videosunu görürüz diye umutlanırdık.

Bugün ne oldu. Msb arge o motorun test bremzesi ile olduğunu gösteren bir resim yayınladı. Dün Saha'dan ilk resimler gelince kendi fikrini yazmıştım. Bu motor bir B planı projesi, F110 motorunun bir kopyası, TF 35.000 gibi sıfırdan tasarlanan yeni nesil bir motor değil diye. Bu yüzden tasarım ya da geliştirmeye gerek olmadan kısa sürede yapılmış bir motor dedim. Biz yıllardan beri lisans altında olsa da F110 motorunu ürettik. Bakımını yapıyoruz. En ufak vidasına kadar her şeyine hakimiz bu motorun. Eğer istenirse kopyasını yapmak çok zor değil. İş sadece malzemeyi doğru şekilde üretmeye bakar ki zaren lisans altında bile bazı kritik olmayan parçalarını biz üretiyorduk. O kritik parçaların üretim kısmını nasıl yaptılar bende bilmiyorum. Ama malzemeleri üretip prototipi yapıp ateşlemesini yapmışlar. Test bremzesi ile resmi bunu gösteriyor bize. Belki sadece GE ve Abd'ye baskı yapılması için yapıldı. Asıl amaç F110 motorunun Kaan için ilk pqrti siparişlerini almaktır. Bilemiyorum.

Neyse diyeceğim yabancılar dalga geçmeye yer arıyorlar zaten. Onları anlarım. Hürjet'in ilk uçuşunda dalga geçen adamlar geçen hafta İspanya ile imzalanan son sözleşme sonrası nasıl sustularsa zamanın gelince test atışlarını gördükleri Yıldırımhan füzesi sonrası da susacaklardır. Zaman ve irade meselesi sadece.

Ama yıllarca o idef benim bu idef benim diyerek dolaşan, gençliğimizi savunma sanayi fuarlarında, sektör toplantılarında, buluşmalarında geçiren, nereden bugünlere geldiğimizi unutan arkadaşlarımın paylaşımlarını görünce ilk defa utandım.

Herkes nereden geldiğini unutmamalı.
Bu ülkede hiçbir bilgisi olmadan fikri olan insan sayısı %98 falandır. O yüzden sen geçmişini bilmeyen bugünden haberi olmayan ve yarınla ilgili bilgisi youtube üzerinden milletin bir diyotu mosfete bağlayıp onu görünce içten içe ben neden yapamıyorum diye kıskanıp altına bunu babamda yapar diyen tayfa ile aynı coğrafyada yaşıyorsunuz. Her gelişmeden gurur duyuyorum. Bunu hangi parti hangi oluşum yapıyorsa yapsın. Tüm mühendislerimize helal olsun
 
Bu füzenin geliştirilmesinin hangi aşamasındayız acaba? Bugünden yarına olacak bir teknoloji değil. Konsept aşamasındaysa bunun şimdiden sergilenmesi doğru değil.
 
Şu sözlerim size değildir. Yanlış anlamayın.

Dünden beri sektör içinde yaşanılanlar açıkçası beni şaşırtıyor.

Hayatımda hiç unutamadığım bazı anılarım var bu sektörle ilgili.

2011 yılında İzmir'deki hava gösterisine gittiğimizde statik alanda ilk defa mock-up'ı paylaşılan Som füzesini kendi gözlerimle gördüğümde yaşadığım duyguyu mesela unutamam. O zaman sektörde çalışan mühendis arkadaşlarımla kendimize 1 saat gelememiştik. Tubitak Sage'den görevli arkadaş sorularımızdan bıkmıştı. Ya da Anka ile ilgili ilk bilgiyi bunu başka yerde henüz paylaşmayın diyerek aldığımız İdef 2009 sonrası surat ifadelerimizdeki şaşkınlığı. Ya da Paris 2019'da Kaan'ın ilk mock-up'ı gösterildiğinde bunu yapamazsınız, uçaramazsınız bile diyerek bizle dalga geçen yabancıları.

Şimdi o kadar geniş bir yelpazede kendi füze sistemlerini üreten bir ülkeye, kendi jet eğitim ve 5. Nesil uçağımızı, insansız jet uçağımızı yapan bir ülkeye evrildik.

Nereden nereye gelmişiz. Ama dün ve bugün sektördeki bir çok kişi Msb arge nin gösterdiği motor ve ICBM füzesi ile dalga geçiyorlar. Evet Msb argenin biraz sabıkası var bu konuda. Ama bu kadar da yerden yere vurulmaz, küçük görülmez. Nereden geldiğimizi unutmuşuz gibi yapılmaz bu.

Dediğim gibi insan nereden ve nasıl geldiğini asla unutmamalı bir kere. Bunlar tabi ki operasyonel sistemler değil. Hatta Yıldırımhan aynı Som'un 2011 deki ilk gösterimi gibi bir mock-up. Hiç bir test videosu ya da resmi yok ortada.

Ama izleyeceği yolda aynı Som gibi olacak. Zamanı gelince roket motorların ateşleme testleri soneası füzenin ateşleme testleri olacak. Hedef belli. Bunu küçümsemeye ne gerek var. Sadece zamanla olacak. Ortaya bir hedef ve bu hedefe bağlı bir fikir ve mock-up gösterilmesi bile aslında çok büyük bir olay iken dalga geçmek utanç kaynağıdır gözümde.

Bir diğer üzüldüğüm konu kendisini çok sevdiğim bazı arkadaşlarım Msb Arge nin gösterdiği motor ile dalga geçmeleri. İsim vermeyeceğim ama Tv'lerde, Youtube kanallarına çıkan arkadaşım F110 motor parçaları ile lego gibi birleştirerek yapılmış diyerek dalga geçiyor gösterilen motor ile. Cidden çok üzüldüm. Halbuki kendisi ile daha yeni üniversiteddn yeni mezun bir genç iken idefleri beraber gezmemişiz gibi sanki. Projeler hakkında en ufak bir bilgiyi yetkilerin ağızlarından almak için saatlerce dolaşırdık. Fuar çıkışı kafeye oturup akşama kadar kritik yapardık kendimizce. Ne zaman uçar, ne zaman prototipi yapılır, ne zaman test videosunu görürüz diye umutlanırdık.

Bugün ne oldu. Msb arge o motorun test bremzesi ile olduğunu gösteren bir resim yayınladı. Dün Saha'dan ilk resimler gelince kendi fikrini yazmıştım. Bu motor bir B planı projesi, F110 motorunun bir kopyası, TF 35.000 gibi sıfırdan tasarlanan yeni nesil bir motor değil diye. Bu yüzden tasarım ya da geliştirmeye gerek olmadan kısa sürede yapılmış bir motor dedim. Biz yıllardan beri lisans altında olsa da F110 motorunu ürettik. Bakımını yapıyoruz. En ufak vidasına kadar her şeyine hakimiz bu motorun. Eğer istenirse kopyasını yapmak çok zor değil. İş sadece malzemeyi doğru şekilde üretmeye bakar ki zaren lisans altında bile bazı kritik olmayan parçalarını biz üretiyorduk. O kritik parçaların üretim kısmını nasıl yaptılar bende bilmiyorum. Ama malzemeleri üretip prototipi yapıp ateşlemesini yapmışlar. Test bremzesi ile resmi bunu gösteriyor bize. Belki sadece GE ve Abd'ye baskı yapılması için yapıldı. Asıl amaç F110 motorunun Kaan için ilk pqrti siparişlerini almaktır. Bilemiyorum.

Neyse diyeceğim yabancılar dalga geçmeye yer arıyorlar zaten. Onları anlarım. Hürjet'in ilk uçuşunda dalga geçen adamlar geçen hafta İspanya ile imzalanan son sözleşme sonrası nasıl sustularsa zamanın gelince test atışlarını gördükleri Yıldırımhan füzesi sonrası da susacaklardır. Zaman ve irade meselesi sadece.

Ama yıllarca o idef benim bu idef benim diyerek dolaşan, gençliğimizi savunma sanayi fuarlarında, sektör toplantılarında, buluşmalarında geçiren, nereden bugünlere geldiğimizi unutan arkadaşlarımın paylaşımlarını görünce ilk defa utandım.

Herkes nereden geldiğini unutmamalı.
Üstüme alınacak bir şey söylemedim zaten. Levent abi sık sık bizi kandırdığı için sözüm onaydı.
Şöyle bir haber var bugün için bu arada.
 
Bu füzenin geliştirilmesinin hangi aşamasındayız acaba? Bugünden yarına olacak bir teknoloji değil. Konsept aşamasındaysa bunun şimdiden sergilenmesi doğru değil.

Anti radyasyon füzesi olan Akbaba füzesinin geliştirildiği resmi olarak sanırım 2021 yılında açıklandı. Proje başlangıcı kimbilir ne zamandır. Ama bugüne kadar hala ser verip sır vermediler. Hangi aşama da net bilmiyoruz.

Keza Gezgin'de öyle. O daha da eski. Ama geçen sene mayıs ayında DZKK'nın paylaştığı test atışına ait tek bir kare fotoğraf var elimizde. Test atışı yapılmış. Ama hala net bir bilgi yok.

Demem o ki SSM istediği zaman bu işleri kamuoyundan gizlemeyi çok güzel yapabiliyor.

Bu tarz bir ICBM projesinin açıklanmasının da demek ki bir nedeni var. Yoksa dediğiniz gibi çok kritik bir sistem aslında. Kamuoyuna duyurmak için aslında erken bir dönem gibi gözükse de işin aslı öyle olmayabilir.

Roket motoruna gelirsek çünkü en önemli nokta burası.

Roketsan ve Delta V harici bu tarz füzeler için roket motoru çalışması yapan bir başka bir firmamız yok.

Delta V bu sikletin oyuncusu değil. Onlar 2500-3000 kg olan sonda roketlerini 60-100 sn ateşleme süreleri ile fırlatabiliyorlar.

Örnek olarak Yıldırımhan füzesi menzilinden gidersek Çin'in DF-26 ya da Hindistan'ın Agni-V tarzı füzelerinde benzer bir menzilleri var. Bunlar 18-20 mt boyunda olan çapı 1.5 mt üzeri olan 30-40 ton ağırlığında füzeler. Yani Delta V nin sonda roketleri ile kıyaslanamaz.

Roketsan uzun bir süredir roket motoru teknolojisi üzerinde çalışıyor. Hatta ilk uzaya çıkan sonda roketini 2017 yılında gönderdi ve 130 km irtifaya çıktılar. Geliştirme başlangıcı daha da eskidir. Zaten Mufs sistemi altında Mufa araç projesi var. Mufanın ilk aracı Yıldırımhan benzeri 17 mt civarında olan bir füzedir. Bu Mufa araçlarına ait bazı roket motorlarının statik test atış videoları nette var.

Bu yüzden motor teknolojisi konusunda uzun bir süredir çalışıldığını düşünebiliriz. Demek ki bir noktaya gelmişiz ki artık Yıldırımhan kamuoyu ile paylaşılmış. Zaten böyle bir füzenin testini kendi ülkemizin sınırları içinde yapmamız pek mümkün değil. Ben 2027 sonları ya da 2028 başı gibi ilk atış testini görebileceğimizi düşünüyorum. Mufa'nın hedef tarihleri de sanırım 2026 yılıydı. Doğal olarakta böyle bir füzenin atışını Akbaba ya da Gezgin gibi kamuoyundan gizleyerek yapamazsınız. Bu yüzden kamuoyuna açıklanmış olabilir.

Ama projenin tam neresindeyiz konusunu şu anda füzeyi yapan, geliştirenler ve ilgili siyasiler harici bilen çok kişi yoktur.
 
Son düzenleme:
Geri
Üst Alt