Açıkçası orman mı insan mı (ormanı da tahrip eden insan sonuçta) deseler ormanı tercih edecek kadar hassasım.Başlangiçta Kurban Bayramı sonrası düşüncesiz bir çok insan mangal keyfi yapayım deyip bilinçsizce ormanı mı yakıyor diye düşünürken sonrası her yerde çıkan yangınlar sonucu bilinçli bir şekilde olduğu tarafımca bariz şekilde ortaya çıkmış gözüküyor.Hangi terör örgütü hangi yasa dışı faaliyet gösteren grup ya da kamuoyu oluşturmak için hangi çeteci zihniyetler olursa olsun lanetliyorum bu ahmaklari...
Hukukla ilgilenenler Orman Yasalarını bilir yaptırımlar çok ağır ancak ülkemizde maalesef rant uğruna bu bahsedilen çoğu orman içinde tatil köyü ve oteller var.Kimseye yaptırım uygulanmamış.2B gibi sözüm ona Orman vasfını yitirmiş deyip binlerce dönüm araziyi gecekondulara tapu dağıtır gibi herkese hibe eden zihniyeti de kınıyorum.Riyakar bir toplumun sadece yangın çıktığı anda duyarlılık gösteriyormuş gibi yaparak kendisini kurtarması olmaz; bir sürü doğayı tahrip edici proje,imar afları, gecekondular gibi alanlarda siyasetten talepkar olup sonrasında nerede bu devlet diye çığırtkanlık yapmalarını ise acıyarak izliyorum.Bugün işin güvenlik, istihbarat kısmını eksik yapanlar hesaplarını versin ama ormanları sadece bugün kaybetmiyoruz, yıllarıdır el birliği ile zaten kademe kademe ormanları bitiriyoruz.Herkes şapkasını önüne koysun, herkes hesap versin...
Son olarak bundan sonrası için neler yapalım da elimizde kalan yerleri koruyup üzerine yeni ormanlar ekleyelim.Biliyoruz ki her şeyin başı para ve bu parayla yapılacak iyi bir planlama sonucu kararlı bir duruşla çok daha iyi yerlere gelebiliriz.Orman Bakanlığına ayrılan bütçe arttırılarak ormanların denetimi artırılmalı (kamera sistemleri, güvenlik personeli, acil müdahale ekipleri, yangın söndürme uçakları vs.)... Sonrasında net bir dille ekranlarında ormanlar ile ilgili gelen taleplerin geri çevrileceği(HES projesi, maden arama, kesim vs.)ve kuralları ihlal edenlere çok ağır yaptırımlar uygulanacağı ekranlarında net bir şekilde siyasi otorite tarafından ilan edilmeli.Üçüncü olarak kampanyalar ile kamu arazileri imara değil de ormana dönüştürülmek üzere bakanlığa devredilmeli.O zaman fidan bağişlama ve yeni ağacın etkisi olur Yoksa zaten ormanlar kendisini yineleme kapasitesine sahip.Son olarak da yeniden Türkiye Ormanlarının haritası çıkarılarak bu alanlar Milli Park statüsüne sokularak kafayı esenin mangal yapacağı korunaksız alan olmaktan çıkarılması gerekiyor...Her ülke başına gelen felaketten bir ders çıkarıp gelecek nesiller adına daha sağlam bir yapı kurarken umarım biz de bunu becerir ve önümüzdeki süreçte daha fazla üzülmeyiz.