- 28 Ocak 2011
- 27.161
- 21.194
- 2.238
Ayrıca "Fetih" ve "İşgal" arasındaki farkı gösterebilecek birini arıyorum.
-Biz başkasının toprağını zaptedersek fetih, onlar bizim toprağımızı zaptederse işgal oluyor.
-"Ama biz din için yapıyoruz" diyenler var. Oysa Bizans da din için yapıyordu. Hatta adı üzerinde. "Haçlı Seferleri..."
Çıkıp "ama bizim dinimiz gerçek din" diyorlar. Hristiyanlara göre onların dini sahte din mi ?
Sözün özü, "fethettik" diye gururlanmayı bırakmak gerek. Düpedüz işgal ettik. Adamların, yıllarca inşaatını sürdürüp, görkemli törenlerle açtığı kiliselerini (Bizdeki ismiyle Ayasofya, orijinal adıyla Hagia Sophia) ele geçirip camiye çevirdik. Sonra da "kimsenin dinine ve değerlerine müdahale edilmedi" dedik.Yetmezmiş gibi, sanki ezelden beridir camiymiş de sonradan müzeye çevrilmiş edasıyla "AYASOFYA İBADETE AÇILSIN !" naralarıyla, ayasofya önünde namazlar kılıyoruz. Be arkadaş bundan büyük müdahale mi olur ? Düşünün ki bu topraklar ele geçiriliyor ve Sultanahmet Camii kiliseye çeviriliyor. Gezegeni ateşe verirdi aynı kitle.
Neresinden tutulsa, elde kalıyor yapılanlar...
Milletlerin kendilerini özel/farklı yere konumlandırmasından kaynaklanıyor tüm bunlar, ve bu öyle bir şey ki kendisinin ''özel'' olduğundan en ufak bir şüphesi olmadığından hiçbir şekilde bu konuyu tartışmıyorlar, kalıp cümleler ile savuşturuyorlar bu gibi tartışmaları...
Mesela yunanlar okullarında öğrettikleri tarihte kendilerinin hiçbir zaman saldırı niteliğinde harekette bulunmadığını ve hep mağdur/işgal edilmeye çalışılan olduklarını işlerler, ama bunlara eee ozaman büyük İskender taa hindistana niye gitti dersin, verecekleri cevap hiç bir şekilde tartışmaya açık değildir, cevap ise basittir; Biz oraları işhal etmedik ÖZGÜRLEŞTİRDİK.
Romalılar içinde benzer söylemler var.
Aynı soruyu Osmanlı için soracak olursan bu seferde bizlerin cevabı, Osmanlı'nın gittiği her yere adalet götürdüğü olacaktır.
ve günümüze gelecek olursak ''vatansever'' bir abd vatandaşı ise ülkesinin yaptığı işgalleri, ''biz oralara demokrasi götürüyoruz'' şeklinde savunacaktır, yani kısacası asırlar geçiyor ama değişen bişey yok sadece konjonktürel olarak takılan kulplar değişiyor o kadar.