Deniz Bolsoy
Sarı Üye
- 28 Mayıs 2011
- 199
- 11
- 978
Aciklamada tek hatali bolum , uzerinde her okudugumda kelam etme geregi hissettigim finansal fair play kismidir
Orada yazilan cumle yanlis degil. Yani finansal fair play , bir kisitlama degil duzgun hareket etme yoludur filan mealinde yazilmis . Dogru
Ama su atlanmis . Ffp nin duzenleyici oldugu kadar cezai tarafi da var. Ve sen kurum olarak buna devamlilik iceren sekilde baglisin
Yani dursun doneminde yahut aysal doneminde olusturulan aykiriliklar , sonraki donemlerin elini kolunu baglayabilir
Anlasma maddeleri iyi okunursa , takilan kelepcenin ne kadar sert ve tavizsiz oldugu rahatca anlasilir
Yazinin o bolumu , iyi niyetli , genel cercevedr dogru ama bize uygulandiginda durumu izah etmekte cok yetersiz kalan bir bolum malesef
Financial Fair Play ‘in evet cezai yaptırımı var. Bunu biz de kabul ediyoruz ama anlamadığımız ve yönetimin açıklamak zorunda olduğu şey şu, ffp nin kılıcı son 2 yıldır üzerimizde yani transfer dönemi başlarken bu biliniyor. Yani kadro mühendisliğini ona göre yapman gerekiyor. Bu ne demek, 3 ayın var. Oyun tarzına ve hocanın isteklerine göre hedeflerini belirle ve aksiyona geç.
Ne eksiğimiz var ana hatları ile Şampiyonlar liginde oynayacağız ve hoca defans hattını ilerde kurmayı istiyor yani eldeki stoperler bu plana çok uygun değil çünkü yavaşlar. Bunu onları kötülemek için de söylemiyorum teknik birşey bu. Defansı daha geride kurarken Serdar ve Maicon iyi oyuncular ama defans ilerideyse her an gol yeme riskin var ki Şampiyonlar liginde takımların ne kadar hızlı çıkabildiğini düşünürsek. En son Real Madrid maçını hatırlıyorsanız adamlar 3 saniyede kendi ceza sahalarından kalemize iniyorlardı ve bunlar muhtemel rakiplerin. Neyse, Denayer yani elindeki tek gızlı sayılabilecek stoper gidiyor. Ya adamı tekrar alacaksın yada başka hızlı stoper bulacaksın, sonuç 0 (yazı ile de sfır)
Forvete gelecek olursak. Geçen sezonu neredeyse tek başına forvet hattında tamamlayan ve gol rekorlarını kıran neredeyse tek forvetimiz Gomis ile sorunlar olduğu yazın ortalarında çıkmaya başladı. Neredeyse tek forvet diyorum, şuan tek forvetimiz olan Eren geçen sezon yalnızca 4 (yazı ile dört) maçta oynadı. Şampiyonlar ligi de dahil 3 kulvarda yarışacağımız için 2. Bir forvet şart iken biz elimizdeki Gomis ile sorunları çözmeye çalışmayıp (sorunları çözmek derken buna zam yapmak yada zam yapmayıp karşılıklı buzları eritmeye çalışmak da dahil) kendisini transfer sezonunun bitmesine 1 hafta kala apar topar arabistana gönderirken karşılığında 6m $ alıyoruz. Arabistana hangi oyuncuların ne kadara satıldığını bildiğimizden bu fiyatın pazarlama başarısızlığı olduğunu bile es geçiyorum. Bu zaten gösteriyor ki herhangi bir piyasa, müşteri taraması vs. yapmamışız, menejerleri bu konuda görevlendirmeyip gelen ilk teklife elden çıkartmışız. Daha sonra farkediyoruz ki bir B planımız da yok, açıklamalar yapıyoruz 2 forvet alıcaz diye. Ancak bir yandan yapılan alım-satım dengesinde bonservis için yaklaşık 1 milyon dolar gibi bir bütçe kalmış ya buna uyacağız yada Ocak ayında bir satış yapacağız. Son olarak panikle Vagner Lowe gibi, Seleznyov gibi, Andreas Cornellius gibi birçok isme saldırıyoruz ama sonuç itibari ile boşta birçok iyi forvetin takım bulduğu 3 aylık periyotta hiçbir forvet almadan transferi kapatıyoruz...
Sonuç olarak şu var, burası Galatasaray spor klübü. 2. Ligde bir takım veya amacı ligde kalmak olan bir takım yönetmiyorsanız bu yukarda yazdıklarım çok büyük bir başarısızlık olarak nitelendirilir ve bunun sonuçları olması gerekir. Kimse bunu ne olacak canım diye geçiştiremez. Ben Kubilay Türkyılmaz ‘lı, Ümit Karan ‘lı zamanlarda Galatasaray ‘ın şampiyonlar ligi maçlarını izlemiş biri olarak, değil Galatasaray tarihinde şampiyonlar ligi tarihinde as forveti olmadan bu klasmanda başlandığını görmedim.
Bundan sonra yapılacak şudur bence, takıma destek verilecek, teknik direktöre destek verilecek ama ilk genel kurulda acil olarak yönetimin değişmesi lazım. Neden bir iş adamı başkanımız olmuyor, neden para koymuyorlar demiyorum. Daha profesyönel bir yapıda bir yapılanma, birşeylerin gizli gizli yapılmadığı daha şeffaf bir klüp yapısı oluşturulmalıdır. Transfer için komite olmalı ve bu komite işinde iyi ve maaşlı olarak çalışan bir scout ekibinin raporlarını sadece transfer zamanı değil, devamlı tarayarak gerektiğinde takıma kazandırılmasını sağlamalı. Ayrıca komitenin başında gerçekten iş bitirici özelliklere sahip ve transfer görüşmelerinde bulunacak diksiyonu düzgün, karizmatik ve karşısındaki etkileyecek niteliklere sahip bir yönetici (örneğin Haldun Üstünel) ve eski oyuncular (örneğin Tugay Kerimoğlu) olmalıdır. Ve ayrıca başkanlık konularında liseden bağımsız, yok Kıraçmıl yok bilmemneymiş kimsenin elini atamadığı bir yapı oluşturulmalı.
Bu sene için ise ne kadar olur bilmiyorum ama onları da strese sokup kaybetmeden eğer Malik ve Ahmet Sivri rotasyona sokulabilirse faydaları olur diye umut ediyorum... Sonuçta şampiyonlar ligi seviyesinde bile 18-19 yaşlarında oynayan oyuncular göüyoruz. Ama bu çocuklar herşeyden önce hızlı bir şekilde psikolog eşliğinde mental olarak, fizyoterapistler eşliğinde vücut gelişmesi anlamında hazırlanmalı.
