Senin varya işde bugünkü o kale arkasında sahaya atmadıgını bırakmayıp GS ı ve GS lılığı rezil eden insanlardn bir farkın yok...
Sen ve senin gibiler 6-0 lara 14. lüklere şerefli 6.lıklara Tromso facialarına layıklar...
Dünyada bir kulüp göstersene hersene her ligi domine eden hep başarı yakalayan...
Bu her zaman böyledir başarılı kulüplerin bocaladığı zamanlar olur...
Ama dedim ya Sen Adnan polatlara , Adnan Sezginlere
kalede zapatalara layıksın o yüzden fazla söze gerek yok...
Benim için GS başkanı başarılıdır. hataları vardır . Ama başarılıdır.
Sen en son ne zaman gördün 2 sene üst üste Şamp. liginde gruplardan çıkdıgını ?
2 senedir biz alıyoruz kupayı bu senede Fener aldı napalım şansımız yokmuş atamadık penaltıyı.
Çıkıp başkan mı kaçırdı penaltıları...
La havle aksam aksam
Oynanan futbolu görmüyor musun? Tamam, iki sene üst üste CL'de gruptan çıkmak başarıdır. Şu ana kadar iyisiyle kötüsüyle genele bakarsak geçer not alacaktır başkan, fakat bu durum takımın içinde bulunduğu gözle görülür düşüşü görmezden gelebileceğimizi göstermez. Bariz bir düşüş var. Transferlerde yapılan fahiş hatalar var. Oynadığımız futbol, başarılıdır dediğin Galatasaray'ın felsefesiyle uyuşmuyor bir kere. Biz bu ligi domine ettiğimiz senelerde, rakibe üstün geldiğimiz zamanlarda ofansif bir mentalite ile çıktık maçlara hep. Önde bastık, daha çok ısırdık ve daha çok istedik. Durum şu anda tam tersi olduğu için taraftar bu durumu kabullenmekte zorlanıyor. Bunda da sonuna kadar haklı. Bu bağlamda son oynadığımız maç utanç vericiydi. Sanki rakip Real, son 10 dakikaya girmişiz ve maç skorunu korumak zorundaymışız gibi başlayıp öyle bitirdik maçı. Bunu kabullenmek mümkün değil. O yüzden şans diyip geçiştirirsek en büyük kötülüğü etmiş oluruz.
Evet, başkanın başarılı bir çizgisi var ama çok büyük hataları da var. İlk iki sene geleceğe dönük olmayan bir yapı inşa etti Aysal ve kısa vadede başarı yakaladı. Ama yapı günü kurtarmaya yönelik olduğundan uzun ömürlü olmadı. Şimdi yapıda ciddi çatırdamalar var, temelden sallanmaya başladı. İşler ciddi anlamda kötüye gidiyor ve asıl
Challange (ice bucket olmayan) başkan için şimdi başladı. Nasılsa 2016'da bırakacağım diyip saldıysa o zaman şimdi bıraksın derim çünkü daha az zararla kurtuluruz. Eğer öyle değilse, işleri tekrar rayına oturtmak adına neler yapacağını göreceğiz. Bu iki seçenekten birisi bu senenin sonunda doğrulanır diye düşünüyorum.
Taraftarın genel kanısının karamsar yönde olmasının bir başka sebebi ise maaş ve performans dengesizliği ile birlikte yönetimsel zaafiyetlerin yol açmış olduğu başı boşluk. Her ne kadar ismine kurumsallık dense de, insanlar olan biteni görüyor, duyuyor. İletişim günümüzde çok ileri düzeyde olduğundan artık kol kırılıp yen içinde kalmıyor. Kaldı ki sağlıklı bir yapı için belirli ölçüde şeffaflığın da sağlanması şart. Olay yine dönüp dolaşıp yenilenen maaşlara, ödenen bonservislere ve karşılığında alınan veya alınamayan performanslara geliyor. İçinde bulunduğumuz vaziyette bu konuların gündeme gelmesi, yönetimin idari becericisinin zaman içerisinde körelip körelmediğinin tartışılması kaçınılmazdır.
Bu tartışmanın taraflarının unutmaması gereken şey her iki taraf da Galatasaray'ın menfaatlerini düşünmektedir. Günün sonunda kazanması gereken Galatasaray'dır.