Bektaş Arslan
10 Numara!
- 14 Ocak 2010
- 11.378
- 2.269
- 2.278
bırakacak camıayı kandırmayı...takıma unıversıte okutacak hoca getırıyordu noldu acaba?
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Ünal Aysal yalan söylüyo diyorsun ozaman ? "Ben yabanci forvet istedim, Mancini istemedi" diyordu...
Yaptığı ilk yanlış iş: Oktay Mahmudi ile sözleşme yenileyip göndermekti. (Anlaşıp resmi siteden duyurup değil sezon bitince gönderecektin o zaman)
En büyük yanlışı: Yönetimi değiştirmek- Dürüst, Albayrak gibi isimleri refüze etmek
Zamanlaması en saçma hatası: Terim'i sezon açılmışken göndermek (anlaşamazsın ayrılırsın ama sezon ortasında Erdoğan'dan Milli takım teklif alınca değil, sezon başlamadan veya o sezonun sonunda)
Diğer yanlışlar
- Mancini'yi sezon ortasında getirmek
- Devre arasında olmayacak adamlara 21 Mmilyon Euro ödemek
- Hajrovic skandalı
- Mancini yerine, kariyerinde kupa alamamış Prandelli'yi getirmek
- Bu transfer döneminde Yasin, Dzemaili gibi seviye altı isimlere yönelmek.
[*=1]Selçuk ve Burak'in sözleşmelerini yenilemesi
[*=1]Drogba yerine iyi forvet almamasi (Pandev kim ya, Napoli yedegi)
[*=1]vs. vs.
Feldkamp lucescu derwall gerets bunlar bizdekiler aklima gelenler diğerleri beni ilgilendirmiyor.1. Soru: Türkiyede başarılı olan kaç tane yabancı teknik direktör vardır?
Feldkamp lucescu derwall gerets bunlar bizdekiler aklima gelenler diğerleri beni ilgilendirmiyor.
O zaman soruyu ona göre sor fi tarihi diyosun da derwall bu zaman ki futbolun temelini atmıştır denizliyi terimi adam yapan futbollarina yön verdiren adamdir.feldkamp ve derwell fi tarihinde, o zamanki futbolla şimdi futbol çok farklı,
son 15 yılda sadece 2 tane bizde, bi de şikecilerde ziko var..
Sen yerlilerle mi başarı gelir diyosun?Şu listeye bak bi;
![]()
Sen yerlilerle mi başarı gelir diyosun?
Terim'in kaos futbolundan ve yaptırdığı gelecek ile alakası olmayan özelliksiz transferlerden zerre hazzetmiyorum/hazzetmedim.Terim'in mevcut milli takım kariyeri de ortada ancak bu takıma yanına aldığı Albayrak-Dürüst ikilisi ile birlikte yarar sağlamayı başarmış belki de birkaç sene kalsa bir ekol bile yaratabilecek bir hocaydı ve Galatasaray'da bir vizyon uğrunda, idealist bir ruh yaratmaya çalışıyordu. Ünal AYSAL ise yalnızca salt başarı ve güce önem veren bir profile sahip ve kendisini herşeyin üzerinde görüyor.Bir yerde bir başarı varsa ve yönetiminde de Aysal varsa bütün alkışları o toplamalıdır. Eğer kendisi ön plana çıkamıyorsa, ön plana çıkanların ayağını kaydırır ve mevcut alkışları toplar.Ancak Ünal AYSAL zannedildiği kadar zeki de değildir.İş dünyası ya da futbol fark etmez.İki sektörde de büyük paralar dönüyor, başarısızlığa yer yok ve takım ruhu/uyum çok önemli.Aysal zaten sipariş bir başkan olduğundan Galatasaray'da taraftarı uyutup, yönetmini ayakta tutmak ve aynı zamanda da alkış toplayı egolarını tatmin etmek için yapabileceği her şeyi yaptı.İsimli futbolcu ve hoca takıntısı da tamamen bundandır.Klübü uzun vadede borca sokarak eldeki paraları da çere-çöpe yatırarak, ayrıca doğru dürüst bonservisi ile oyuncu dahi satamayarak, futbol ekonomisinden ne kadar anlamadığını göstermiştir.Aysal'ın futboldan ve onun ekonomisinden ne kadar anlamadığını "Burak YILMAZ'ın satılmaması olayı"ndan daha net anlayabiliriz.Futbolcular insandır, makine gibi sürekli aynı şeyi üretemezler. Bir malın satılacağı bir seviye vardır, futbolcu için de bu geçerlidir.Derğerini bulan her şey satılıktır.Ünal Aysal ve yönetimi bunu bilemeyecek kadar Galatsaray'la alakasızlar.Maç izlemekten dahi zevk almayan adamların başkanlık yaptığı klüplerden de başarı beklmek biz taraftarlar için hayalcilik oluyor.Aysal döneminde ki ilk başarılar da Dürüst,Terim,Albayrak üçlüsünün Florya'da sağladığı disiplinli, uyumlu ve dostluğun ön planda olduğu ortam sayesindedir.Aysal klübü düzlüğe çıkabilme şansı varken sırf egoları için tekrar batırmıştır, Terim'in emeklerini de taraftarın umutlarını da heba etmiştir. Galatasaray'da bir gün çok büyük bir başarı elde edilirse, bu Galatasaray'ı tribünde izlemekten zevk alan ve her maçına giden bir başkan sayesinde olacaktır.Gerektiğinde tribüne gönderilmiş hocasıyla birlikte atılan golde çevresini yumruklayabilecek "kadar" bir başkan sayesinde olacaktır.Doğduğu topraklara fahiş fiyattan enerji satıp zengin olan bir çifte vatandaş tarafından değil.
Not: Bu mesaj çok ağır falan olmadı 1.5 sene de Galatasaray'a yapılanlar ağırdır.Ben bunları okul masraflarından kesip Galatasaray eşyası/forması alan "aptal" bir taraftar olarak yazıyorum...