Ünal Aysal | Başkan (2011-2014) (ARŞİV)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
bırakacak camıayı kandırmayı...takıma unıversıte okutacak hoca getırıyordu noldu acaba?
 
Ünal Aysal yalan söylüyo diyorsun ozaman ? "Ben yabanci forvet istedim, Mancini istemedi" diyordu...



Ben Aysal'a artık güvenmiyorum...Mancini forvet istemediyse neden gitti o zaman ? Yapacağımız transferler ve yabancı sınırı belliydi,11 Haziran'a kadar bekledi baktı Başkan'ın o taraflarda hiç niyeti yok efendice ayrıldı...


Başkan ısrar edecekti Mancini'de...Belki kendi işi böyle riskleri içeriyor ama futbolda zırp pırt hoca değiştirilmez,Mancini kesinlikle kalmalıydı,ama adama hiç arka çıkmadı Başkan , şimdi Prandelli'ye de sahip çıkmıyor Xelçuk-Burak'a sahip çıkıyor...
 
Yaptığı ilk yanlış iş: Oktay Mahmudi ile sözleşme yenileyip göndermekti. (Anlaşıp resmi siteden duyurup değil sezon bitince gönderecektin o zaman)

En büyük yanlışı: Yönetimi değiştirmek- Dürüst, Albayrak gibi isimleri refüze etmek

Zamanlaması en saçma hatası: Terim'i sezon açılmışken göndermek (anlaşamazsın ayrılırsın ama sezon ortasında Erdoğan'dan Milli takım teklif alınca değil, sezon başlamadan veya o sezonun sonunda)

Diğer yanlışlar


  • Mancini'yi sezon ortasında getirmek
  • Devre arasında olmayacak adamlara 21 Mmilyon Euro ödemek
  • Hajrovic skandalı
  • Mancini yerine, kariyerinde kupa alamamış Prandelli'yi getirmek
  • Bu transfer döneminde Yasin, Dzemaili gibi seviye altı isimlere yönelmek.


  • [*=1]Selçuk ve Burak'in sözleşmelerini yenilemesi
    [*=1]Drogba yerine iyi forvet almamasi (Pandev kim ya, Napoli yedegi)
    [*=1]vs. vs.


 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Bombayı bıraktın kaç şimdi anderlechte yatırım yap.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Şu problemler neden sadece yenildiğimizde konuşuluyor arkadaş? Nasıl insanlar takılıyor bu forumda?
 
Başkan'ın çok kötü bir özelliği var , hocasının arkasında kesinlikle durmuyor,risk almıyor herhangi bir kötü gidişatta anında sorumluluğu üzerinden atıyor...


Terim'in kovulması ne kadar doğru ise bu hemen yönetim değiştikten sonra yapılmalıydı.Yeni yol haritamızda anlaşamadık derdin,güzel bir şekilde ayrılırdın,hem de yeni gelen hoca ile kamp yapardın.2013-14 sezonunu biz sezon başı kampında kaybettik...

Tamam Mancini'yi getirdin bari arkasında dur.Adam kazanmamız gereken her maçı kazandı,Arena'da sağlam top oynattı özellikle 2.yarı çok iyi başladık ama adamı yalnız başına bıraktılar,hiç sahip çıkmadı başkan...Halbuki Mancini bize çok iyi savunma yaptırmayı başarmıştı,Arena'da her maçta galip geliyorduk 2 kaza maçı oldu sadece , tek sıkıntı deplasmanlardı sene sonuna doğru onu da aşmıştık,takım nihayet toparlanmıştı...

Sonra sen gittin bu yeniçerileri kovmak yerine rüşvet verdin onlara,ardından Mancini'ye mobbing yaptın hiçbir transfer yapmayarak...


Şimdi Prandelli geldi tamam çok kızıyorum gitsin diyorum da adama niye sahip çıkmıyorsun ya ? Niye yalnız bırakıyorsun adamı ?


Kendi şirketlerinde performansından memnun olmadığın adamları anında kovabilirsin ama teknik direktörlük bambaşka bir mesele,zırp pırt TD mi değiştirilir ?



3 teknik direktör ile çalıştı üçü de birbirinden farklı,üçü de farklı farklı transferler yaptırdı...Ya seneye yabancı sınırı kalkınca ne olacak elimizde 40 kişilik kadro var,nasıl kurtulacağız bunlardan ?
 
Gitti güzelim yönetimi dagıttı nerde capsız var topladı yönetime o günden beri kendiöize gelemedik
 
2. Soru: Türkiyede başarılı olan kaç tane türk teknik direktör vardır?


Not: 2000 ve sonrası..
 
feldkamp ve derwell fi tarihinde, o zamanki futbolla şimdi futbol çok farklı,

son 15 yılda sadece 2 tane bizde, bi de şikecilerde ziko var..
O zaman soruyu ona göre sor fi tarihi diyosun da derwall bu zaman ki futbolun temelini atmıştır denizliyi terimi adam yapan futbollarina yön verdiren adamdir.
 
Şu listeye bak bi;


attachment.php
 

Ekli dosyalar

  • Ekran Resmi 2014-09-21 02.50.32.webp
    Ekran Resmi 2014-09-21 02.50.32.webp
    19,2 KB · Görüntüleme: 209
Sen yerlilerle mi başarı gelir diyosun?

son 7 sene futbolun tam da keşmekeşe dönüştüğü dönemde görüldüğü üzere türk teknik direktörler işi götürüyor,

Sneijder ne dedi: "soyunma odası arı kovanı gibi", 4 tane tercümanla iş yürür mü, takımda iletişim sorunu var, hoca kesinlikle türk olmalı ve bi an önce bizi 4-4-2 sistemine döndürmeli..
 
Terim'in kaos futbolundan ve yaptırdığı gelecek ile alakası olmayan özelliksiz transferlerden zerre hazzetmiyorum/hazzetmedim.Terim'in mevcut milli takım kariyeri de ortada ancak bu takıma yanına aldığı Albayrak-Dürüst ikilisi ile birlikte yarar sağlamayı başarmış belki de birkaç sene kalsa bir ekol bile yaratabilecek bir hocaydı ve Galatasaray'da bir vizyon uğrunda, idealist bir ruh yaratmaya çalışıyordu. Ünal AYSAL ise yalnızca salt başarı ve güce önem veren bir profile sahip ve kendisini herşeyin üzerinde görüyor.Bir yerde bir başarı varsa ve yönetiminde de Aysal varsa bütün alkışları o toplamalıdır. Eğer kendisi ön plana çıkamıyorsa, ön plana çıkanların ayağını kaydırır ve mevcut alkışları toplar.Ancak Ünal AYSAL zannedildiği kadar zeki de değildir.İş dünyası ya da futbol fark etmez.İki sektörde de büyük paralar dönüyor, başarısızlığa yer yok ve takım ruhu/uyum çok önemli.Aysal zaten sipariş bir başkan olduğundan Galatasaray'da taraftarı uyutup, yönetmini ayakta tutmak ve aynı zamanda da alkış toplayı egolarını tatmin etmek için yapabileceği her şeyi yaptı.İsimli futbolcu ve hoca takıntısı da tamamen bundandır.Klübü uzun vadede borca sokarak eldeki paraları da çere-çöpe yatırarak, ayrıca doğru dürüst bonservisi ile oyuncu dahi satamayarak, futbol ekonomisinden ne kadar anlamadığını göstermiştir.Aysal'ın futboldan ve onun ekonomisinden ne kadar anlamadığını "Burak YILMAZ'ın satılmaması olayı"ndan daha net anlayabiliriz.Futbolcular insandır, makine gibi sürekli aynı şeyi üretemezler. Bir malın satılacağı bir seviye vardır, futbolcu için de bu geçerlidir.Derğerini bulan her şey satılıktır.Ünal Aysal ve yönetimi bunu bilemeyecek kadar Galatsaray'la alakasızlar.Maç izlemekten dahi zevk almayan adamların başkanlık yaptığı klüplerden de başarı beklmek biz taraftarlar için hayalcilik oluyor.Aysal döneminde ki ilk başarılar da Dürüst,Terim,Albayrak üçlüsünün Florya'da sağladığı disiplinli, uyumlu ve dostluğun ön planda olduğu ortam sayesindedir.Aysal klübü düzlüğe çıkabilme şansı varken sırf egoları için tekrar batırmıştır, Terim'in emeklerini de taraftarın umutlarını da heba etmiştir. Galatasaray'da bir gün çok büyük bir başarı elde edilirse, bu Galatasaray'ı tribünde izlemekten zevk alan ve her maçına giden bir başkan sayesinde olacaktır.Gerektiğinde tribüne gönderilmiş hocasıyla birlikte atılan golde çevresini yumruklayabilecek "kadar" bir başkan sayesinde olacaktır.Doğduğu topraklara fahiş fiyattan enerji satıp zengin olan bir çifte vatandaş tarafından değil.

Not: Bu mesaj çok ağır falan olmadı 1.5 sene de Galatasaray'a yapılanlar ağırdır.Ben bunları okul masraflarından kesip Galatasaray eşyası/forması alan "aptal" bir taraftar olarak yazıyorum...
 
Terim'in kaos futbolundan ve yaptırdığı gelecek ile alakası olmayan özelliksiz transferlerden zerre hazzetmiyorum/hazzetmedim.Terim'in mevcut milli takım kariyeri de ortada ancak bu takıma yanına aldığı Albayrak-Dürüst ikilisi ile birlikte yarar sağlamayı başarmış belki de birkaç sene kalsa bir ekol bile yaratabilecek bir hocaydı ve Galatasaray'da bir vizyon uğrunda, idealist bir ruh yaratmaya çalışıyordu. Ünal AYSAL ise yalnızca salt başarı ve güce önem veren bir profile sahip ve kendisini herşeyin üzerinde görüyor.Bir yerde bir başarı varsa ve yönetiminde de Aysal varsa bütün alkışları o toplamalıdır. Eğer kendisi ön plana çıkamıyorsa, ön plana çıkanların ayağını kaydırır ve mevcut alkışları toplar.Ancak Ünal AYSAL zannedildiği kadar zeki de değildir.İş dünyası ya da futbol fark etmez.İki sektörde de büyük paralar dönüyor, başarısızlığa yer yok ve takım ruhu/uyum çok önemli.Aysal zaten sipariş bir başkan olduğundan Galatasaray'da taraftarı uyutup, yönetmini ayakta tutmak ve aynı zamanda da alkış toplayı egolarını tatmin etmek için yapabileceği her şeyi yaptı.İsimli futbolcu ve hoca takıntısı da tamamen bundandır.Klübü uzun vadede borca sokarak eldeki paraları da çere-çöpe yatırarak, ayrıca doğru dürüst bonservisi ile oyuncu dahi satamayarak, futbol ekonomisinden ne kadar anlamadığını göstermiştir.Aysal'ın futboldan ve onun ekonomisinden ne kadar anlamadığını "Burak YILMAZ'ın satılmaması olayı"ndan daha net anlayabiliriz.Futbolcular insandır, makine gibi sürekli aynı şeyi üretemezler. Bir malın satılacağı bir seviye vardır, futbolcu için de bu geçerlidir.Derğerini bulan her şey satılıktır.Ünal Aysal ve yönetimi bunu bilemeyecek kadar Galatsaray'la alakasızlar.Maç izlemekten dahi zevk almayan adamların başkanlık yaptığı klüplerden de başarı beklmek biz taraftarlar için hayalcilik oluyor.Aysal döneminde ki ilk başarılar da Dürüst,Terim,Albayrak üçlüsünün Florya'da sağladığı disiplinli, uyumlu ve dostluğun ön planda olduğu ortam sayesindedir.Aysal klübü düzlüğe çıkabilme şansı varken sırf egoları için tekrar batırmıştır, Terim'in emeklerini de taraftarın umutlarını da heba etmiştir. Galatasaray'da bir gün çok büyük bir başarı elde edilirse, bu Galatasaray'ı tribünde izlemekten zevk alan ve her maçına giden bir başkan sayesinde olacaktır.Gerektiğinde tribüne gönderilmiş hocasıyla birlikte atılan golde çevresini yumruklayabilecek "kadar" bir başkan sayesinde olacaktır.Doğduğu topraklara fahiş fiyattan enerji satıp zengin olan bir çifte vatandaş tarafından değil.

Not: Bu mesaj çok ağır falan olmadı 1.5 sene de Galatasaray'a yapılanlar ağırdır.Ben bunları okul masraflarından kesip Galatasaray eşyası/forması alan "aptal" bir taraftar olarak yazıyorum...

Bu konuya girme bence, cok tehlikeli ve yangin gibi bir konu... ;)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt