hocam sen niye bu kadar keskin fikirlere sahipsin ,yani bahsedilen adam başbakan,tabiki de davete icabet edecekler,sanki adam işid militanıymış gibi tepkiler veriyorsunuz,bence hiçbir sıkıntı yok bu fotoda,ünal aysal başbakanla demirören ile biraraya gelecekler zaten kaçınılmaz bu, hee aynı tepkiyi terime de verip kıvırmadığın için ve bir duruşun olduğu içinde tebrik ediyorum seni orası ayrı
Renkdaşım haklısın

Normal şartlarda bende esnek fikirlere destek veririm çünkü bir aptalların bir de ölülerin fikri değişmez derler katılıyorum. En azından sakin bir şekilde görüşünü ifade edersin ve sonuna da "bence" kelimesini eklersin olur biter. O zaman sende böyle bir mesaj yazma gereği duymazdın. Doğrudur bu anlattığımın tam tersine her konu da olmasa da bazı konularda keskin fikirlere sahibim. Bunu zaman zaman foruma da yansıtıyorum doğrudur. Hatta bu durum zaman zaman istemeden de olsa gerginlik bile yaratıyordur farkındayım. Bu ülkede son dönemlerde gördüklerimizden sonra birebir antisi olduğum kişi veya kurumlar olabilir ki zaten vardır da... Onlarla alakalı görüşlerimin değişmesi imkansızdır diyemem ama imkansıza yakındır...
Bahsedilen adam başbakan diyorsun olabilir doğrudur fakat aynı zamanda sana senelerdir randevu vermeyen, konutuna davet etmeyendir. Neden? Nedeni basit; Galatasaray... Şimdi ben bunu bile bile başkanın oraya gitmesi normaldir mi diyeceğim? Başbakanlık makamına saygıdan davet kabul edersin. Seni kendi konutuna davet eder ve ülkenin başbakanı olarak bu ülkenin en büyük spor kulübünün başkanı ile görüşür. Bunda anormal bir durum yok. Eğer böyle bir davete red cevabı verip gitmezsen kişiye değil makama saygısızlık etmiş olursun. O zaman haklısın derim. Ama sen cumhurbaşkanlığı seçimleriyle alakalı vizyon toplantısı davetini kabul ediyorsun. Yani bu siyasi bir davettir ve sen bu siyasi daveti bir kulüp başkanı olarak kabul ediyorsun! Oldu mu şimdi? Ben bütün cumhurbaşkanı adaylarının vizyon toplantısına birebir davet aldım ve hepsine gittim diyorsa o ayrı... Ama öyle birşey olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Adım gibi biliyorum ki oraya gidenlerin ya RTE'den bir çıkarı vardır ya korkuları vardır ya da afili yandaşlardan veya yalakalardandır... Başkan hangisi olarak gitmiş olabilir sen seç! Aksini iddaa edebilir misin?
Demirören konusuna gelirsek eğer o da çok vahim bir durum. Sen bu adamı siyasetin ve fenerin maşası olmakla, ligi tek bir takım üzerine şekillendirmekle, şikeyi aklamakla, Galatasaray düşmanı olmakla vs.. itham ediyorsun. Defalarca tarafsız olmaya ve istifaya davet ediyorsun ve hatta bunların üzerine savaş ilan ediyorsun! Bir de gidip fırsat buldukça bu adamla görüşüyorsun, basına yan yana can cana kareler veriyorsun. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!
Yani kısaca diyorum ki; Ünal Aysal, şu anda sadece bir işadamı değildir! Aynı zamanda Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığı gibi son derece önemli ve neredeyse ülkenin üçte biri tarafından kutsal sayılan bir makamı temsil etmektedir! Buna göre davranmak mecburiyetindedir! G.Saray Başkanlığı sona erdiği günden itibaren işadamı sıfatı ile ne yaparsa yapsın, kim ile görüşürse görüşsün umrumda değil ama mevcut durumda yakışık almıyor...
17 Haziran gününden itibaren, başta ben olmak üzere "şikecileri koruyan siyasi iktidara ve onun maşası federasyonlara savaş açtık" diyerek gezen ve gururlanan bu taraftar ne yapsın şimdi sen söyle renkdaş? Kime neyi anlatabilirim ben şu saatten sonra? 17 Haziran duruşunu nasıl savunabilirim? Sen söyle renkdaş ben birşey diyemiyorum ve bir Aysalcı olarak Ünal Aysal'ı ilk defa bu kadar vahim bir şekilde eleştiriyorum. Eskiden aynı zamanda Terimci'ydim ve çok severdim. Ama artık ne terimciyim ne de herhangi bir sevgi besliyorum. Çünkü yapılanlar unutulmaz...
Bir de aynı konu içerisinde bir renkdaşa da daha detaylı olarak aşağıdaki gibi bir cevap yazmıştım. Bu dikkat çektiğim hususlara göre haksız olduğumu söyleyen renkdaşım bana neden haksız olduğumu çok mantıklı bir şekilde izah etmesi gerekiyor. "Yani sonuçta bahsedilen adam başbakan" veyahut "Bahsedilen adam tff başkanı" gibisinden cevaplar beni tatmin etmiyor...
Kimin nerede oturacağının belirlenmiş olmasını geçtim ben renkdaşım... Başkan'ın bu davete hayır diyememiş olması hoşuma gitmedi. Böyle bir lüksümüz yok demişsin ama yaklaşık iki senedir bizim üzerimize oynayıp, şikecileri her fırsatta her platformda kollayan kim bana söyler misin? Rıdvanlarla, acunlarla defalarca görüşenler, stad açılışından beri koskoca Galatasaray Başkanına bir kere bile randevu vermedi. Şikeciler bize kaç kere paralelci kumpasçı imasında bulundu! Peki bu gücü nereden veya kimden aldılar bana söyler misin? Bizim 17 haziran duruşumuz sadece basket finali ile mi alakalıydı? Eğer öyle olsa çok sığ bir davranış olurdu. 17 Haziran duruşunun mimarlarından olan adam sonra gidiyor bu duruşa sebep olanlarla hiçbirşey yokmuş gibi bir araya geliyor!! Ben bunu kabul edemiyorum. Kanıma dokunuyor. Ondan sonra da gelip burada yok efendim bu ülkede adalet yok, şikeciler kollanıyor, önümüz kesiliyor vs... gibisinden ağlıyor millet, oraya buraya mail kampanyaları falan düzenliyor... Bu tiyatroya daha fazla tahammül edemeyeceğim. En sonunda takımımızdan da soğutacaklar bizi ona yanarım...
Bunları da Aysalcı olarak yazıyorum. Durum bu kadar vahim malesef :crushed: