GSCimbom
Üye Görüşü Yeni Nesil Galatasaray Taraftarının Şımarıklığı ve Doyumsuzluğu Üzerine
Berkan Yavuz

Üye GörüşüYeni Nesil Galatasaray Taraftarının Şımarıklığı ve Doyumsuzluğu Üzerine Sayfa 7

Berkan Yavuz ·

Cevap
148
Okunma
2,9K
Sayfa
7/8
Bir şey sorucam hocam sana liver ve bayern maçındaki takımı direkt hayali olarak ele al, aynı takım bugün arena da 50 bin kişinin önünde değilde x bir statta örnek veriyorum shaktarın maçlarını oynadığı bir statta young boys, psv, sporting gibi takımlarla maça çıksa sence kazanabilir mi bu maçları kazanabileceğimizi hissettiriyor mu mesala merak ettim? Ben kendi düşüncemi söyleyeyim tekrar tekrar yenilebiliriz, direkt bunu hissettiriyor.
Liverpool'u tarafsız sahada yeneriz, Bayern hariç diğerlerini de yeneriz. Yenebiliriz yani en azından, kesin kaybederiz demem.
 
Zaten 10 kişi kaldık, ondan sonra çözülme geldi. Olur bu tip maçlar yılda 1. Her şey güllük gülistanlık da demedik zaten teknik olarak eleştiriye de OK dedik ama hoca değil, defolsun biz bayern olacağız Okan ile olmaz demek de şımarıklığın daniskası. Hatalardan ders çıkarıp Avrupada ilerleme kaydetti mesela; demekki gelişme gösterebilen bir adam.

Yılda 1 olsa sorun değil ama yılda 5, 10 olduğu zaman sorun oluyor işte.
Frankfurt, 10 kişilik juve, liverpool deplasman bozgunları, konyada son derece silik oyunla alınan yenilgi, g.birliği kupa bozgunu, kocaeli maçları vs...

Yıllardır aynı hoca, istikrar, güçlü kadro isleleti, eksik mevkilere anında yapılan yüksek yatırımlı takviyeler, dünyanın en iyi golcülerinden birinin transferi. Ehh haliylen bu şartlarda beklentilerin yüksek olması normal değil mi?
Şimdiki taraftarın şımarıklığı konuşuluyor. Bir noktaya kadar katılıyorum bende. Ama vaziyeti sanki bu takım barış özbek, Serkan çalık, uğur, hakan balta, servet kadrosuyla şampiyon oluyorda ara sıra yaşanan aksiliklere aşırı tepki gösteriliyormuş gibi göstermeyede gerek yok.
Kadrodaki oyuncular üzerine koyacağına sürekli geriye gidiyor, gençlere hiç şans vermiyor, ön alan baskısı dışında bir oyun tarzı geliştiremediği için takım fiziksel olarak biraz düştüğünde dağılıp gidiyoruz. Osimhen olmadığında vasat bir takıma dönüşüyoruz, kontratak yapamıyoruz.

Bence tarihimizin en güçlü ekonomik yapısı ve kadro değerinin karşılığı olarak çok daha iyi seviyelerde olmamız gerekirdi.

2 hafta kala 4 puan öndeyiz ve bu noktadayken bile acaba şampiyonluğu kaptırırmıyız düşüncesi Galatasaray genlerine aykırı bir durum. Böyle düşünmemize yol açan koşulların eleştirilmeside gayet doğal bana göre..

CPH2797 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Yılda 1 olsa sorun değil ama yılda 5, 10 olduğu zaman sorun oluyor işte.
Frankfurt, 10 kişilik juve, liverpool deplasman bozgunları, konyada son derece silik oyunla alınan yenilgi, g.birliği kupa bozgunu, kocaeli maçları vs...

Yıllardır aynı hoca, istikrar, güçlü kadro isleleti, eksik mevkilere anında yapılan yüksek yatırımlı takviyeler, dünyanın en iyi golcülerinden birinin transferi. Ehh haliylen bu şartlarda beklentilerin yüksek olması normal değil mi?
Şimdiki taraftarın şımarıklığı konuşuluyor. Bir noktaya kadar katılıyorum bende. Ama vaziyeti sanki bu takım barış özbek, Serkan çalık, uğur, hakan balta, servet kadrosuyla şampiyon oluyorda ara sıra yaşanan aksiliklere aşırı tepki gösteriliyormuş gibi göstermeyede gerek yok.
Kadrodaki oyuncular üzerine koyacağına sürekli geriye gidiyor, gençlere hiç şans vermiyor, ön alan baskısı dışında bir oyun tarzı geliştiremediği için takım fiziksel olarak biraz düştüğünde dağılıp gidiyoruz. Osimhen olmadığında vasat bir takıma dönüşüyoruz, kontratak yapamıyoruz.

Bence tarihimizin en güçlü ekonomik yapısı ve kadro değerinin karşılığı olarak çok daha iyi seviyelerde olmamız gerekirdi.

2 hafta kala 4 puan öndeyiz ve bu noktadayken bile acaba şampiyonluğu kaptırırmıyız düşüncesi Galatasaray genlerine aykırı bir durum. Böyle düşünmemize yol açan koşulların eleştirilmeside gayet doğal bana göre..

CPH2797 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Eleştirmek doğal Can kardeşim ama hoca olmadığını iddia edip sktr çekmek, sen hocaysan ben astronotum demek falan biraz ağır değil mi?
 
Eyvallah. Arda konusuna ek yapayım; Arda hoca karakter olarak kafaya takan ve çabuk etkilenen biri. Okan hocaya sosyal medyaya yapılan zorbalamanın onda biri yapılsa kafayı kırar o. Bence şu aşamada hiç uygun değil. Umuyorum daha da başarılı olur, tecrübelenir belli hususlarda o da.
Olmazda hayal kuralım ,Okan Hocanın yaşadıklarını TFF MHK Rakip sallamalarında Arda hoca'yı geçtim , Fatih Hoca kaç maç/maçlar dolusu ceza alırdı kimlere kafa göz girerdi ,kimlerle tavlada zar atardı bunu bile düşünmüyor insanlar. Getireceğin yabancı hocanın ilgilenmesi gereken o kadar çok parametre olacak ki. Açıkçası yeni sezona dair yapmamız gereken tek olay mevcut yapıyı ,düzeni geliştirmek sulamak ve yeşertmekten ibaret olacaktır.Emin olun ki Okan Hoca da birçok şeyden muzdariptir.İlk defa yüz ifadesi inanılmaz gergin.Halbuki 4 sene üstüste şampiyon hocası böyle olmaz olamaz.
 
eleştirecek binlerce şeyi var ve eleştiriliyor

konu da kendince düzgünce eleştirenler için değil işi hakaret boyutuna taşıyanlar için açılmış zaten

hoca değil falan denmesini geçtim sırf adama nefretinden ötürü gs şampiyonlukları yapıyla alıyor iması yapan, adını epstein olaylarıyla bir araya getiren karaktersiz adamlar da objektif eleştiri yapıyoruz diye dolanmasın bi zahmet
 
Pas - set oyunu istiyorsak Okan hocayla yolları ayırmalıyız. Asla oynatmadı, oynatmayacak. Pres oyunu istiyorsak transferleri Okan hocaya bırakmamalıyız. Pres oyunu oynatırken Osimhen yedeği Icardi ise burda büyük bir sorun var demektir.

Ayrıca Okan hoca asla gençlere şans vermeyecek zorunlu kalmadığı sürece. Kendini ispatlamış genç söylemi de bunu destekliyor. Bu tabirin anlamı ne mesela? Endrick? Lamine Yamal ?. Bunlara da o paraları veremeyeceğine göre genç oyuncu istemiyor demektir. Sürekli olmuş oyuncularla oynamak istiyor. Bu durum ekonomik olarak sürdürülebilir değil.

Oynadığımız oyunu sevmiyorum, gözüme hoş gelmiyor. Basalım, kapalım, atalım oyunu benlik değil. Ben daha çok setleri belli olan - ki buna duran top dahil- takımları seviyorum. Kısacası ne oynadığı belli olan, basit de olsa farklı oyun setleri olan oyun istiyor taraftar bence. Bunu Okan hoca asla vermeyecek bizlere.

İki ucu sivri bıçak. Ben yolların ayrılması taraftarıyım.
 
Herkesin atladığı yada görmek istemediğ birsey var ,hoca 4 yil icinda ciddi manada yoruldu ve yiprandi ,adami 4 yil boyunca yalniz bıraktılar, son yilda yaşanan rezillikler de bununda payı var o yuzden dinlenmek icin ayrılması gerek ki Terim olsa boyle bir yönetime coktan küfürü basıp giderdi.
 
Herkesin atladığı yada görmek istemediğ birsey var ,hoca 4 yil icinda ciddi manada yoruldu ve yiprandi ,adami 4 yil boyunca yalniz bıraktılar, son yilda yaşanan rezillikler de bununda payı var o yuzden dinlenmek icin ayrılması gerek ki Terim olsa boyle bir yönetime coktan küfürü basıp giderdi.
bence de kalırsa iyi devam etme olasılığı az, hem dediğin yıpranma konusu var hem de ciddi transferler yapmamız gereken bi dönem ve kendisi bu konuda maşallah patır patır sıçmakta yıllardır
 
Sevgili Berkan; söylediğin,yazdığın ,fikir telakkisinde bulunduğun her konuya katılıyorum aslında istenen şey kısaca ne biliyormusun .Güzel ve zevk alabilmek .Aslında sihirli sözcük bunlar.Günün sonunda mutlu olmak. Tüm taraftarın istediği bu aslında.Sezon başı bir mertens bulup getirmediğimiz için oyun okadar yavan geldi ki insanlara.Aslında haykırışın başlangıç noktası buradan başlıyor.Gidip Sane nin alınıp dediğim oyuncunun gelmemesi herşeyi fitilledi.Takım 30 küsür dakika karşı kalecinin eline top değiremiyor .Mesele bu.
Ben önde basan oyunumuzdan oldukça keyif alıyorum mesela, futbola biraz da nasıl baktığımızla alakalı sanırım. Ama temel amaç sezon sonu mutluluksa onu da yeterince sağlıyor takım ve hoca.
 
Ben önde basan oyunumuzdan oldukça keyif alıyorum mesela, futbola biraz da nasıl baktığımızla alakalı sanırım. Ama temel amaç sezon sonu mutluluksa onu da yeterince sağlıyor takım ve hoca.
Katılıyorum .Fakat bazı maçlarda senkronizasyon sorunu ,yeterince çalışmama" maça dair" yada küçümseme nedeniyle bu sezon birçok maç gerçekten kötü performansar sergiledik.Frankfurt maçıyla başlamak kaydıyla.Ama şu bir gerçek ki,sonuçta Avrupa'da kimsenin beklemediği çok iyi maçlarda çıkarttık ve belli bir noktaya geldik.Türkiye liginde de artık herkesin kanıksadığındanmıdır nedir şampiyonluk bile tatmin etmez oldu zevk almaya bakmak zorundayız mottosu çıkmaya başladı.Ki bu kadar kötü hakem kararlarına rağmen .Benimde beğenmediğim birçok maç oldu fakat muhasebesel olarak sonuçta Türkiye ligini şampiyon kapatmak ve direkt Avrupaya gitmek bencede totalde başarıdır.Şöyle ki bizden fazla paralar harcayıp bunları yapamayanlarda var .Ağızlarından bizi düşürmeyen kulüpler.Buraya kadar tamam yedik içtik sofrayı kuran kaldırsın.Fakat yeni sezona çok iyi hazırlanıp daha bir taş gibi takım inşa etmek zorundayız.Teknik kadroda kesinlikle upgrade olmalı .İrfan hocaya lafımız yok amma velakin kesinlikle takviyeler şart.
Birde takım üzerinde doymuşları elemek ve daha hırslı istekli arzulu oyuncularla yolumuza devam etmek zorundayız.Burasıda bir gerçek.Özellikle bu sezon inanılmaz top kayıpları ,senkronizasyon sorunu ,orta saha sorunu kanat sorunlarını minimalize etmek zorundayız.Zaten sonrası gelecektir.
 
Bence de hakettiği zamanlar oldu. Ama hakarete varan eleştiriler hoş değil. Defolsun gitsin falan çok yersiz zamansız.

Takımı değiştirip yola dewam etme hakkı sonuna kadar var ve verilecektir bu hak

Sonra başarısız olursa evet zaten yollar ayrılır


Ben zaten eleştiriden bahsederken içi boş ve hakaretvari olmayan eleştirilerden bahsediyorum zaten.

Yoksa o tür eleştiri altındaki hakaretleri kesinlikle hak etmiyor tabi ki.

Bu arada her şey takımı değiştirmekle transferle olmuyor ve olmamalı da. Takımın ve oyuncuların oyun kurgusu ve hatta hocanın kendi futbol görüşünün de değişime ya da daha doğrusu yenilenmeye ihtiyacı var artık bence.

Benim için hocanın en büyük kusuru zora düşünce veya işler kötü gidince sanki paralize olmuşcasına hiç bir şekilde çözüm üretememesi ve kilitlenip kalması. Bunu bir değil iki değil onlarca kez yaşadık özellikle bu sezon. Bu takımın gol yiyince ya da onu da geçtim biraz baskı görünce hemen dağılmasının ve tabiri caizse götü başı ayrı oynamasının hiç bir özürü olamaz.

Bu bir kere yaşansa olur böyle günler dersin ama bir sezonun genelinde çoğu kez yaşanınca ve buna hiç bir çözüm bulunamayınca insanların çıldırması ve hocadan kopması gayet normal bence açıkçası.

Yukarıda Vasfi de yazmış. Sezonu özetleyen olay hocanın maç öncesi Kocaeli'ye meydan okuyup sonunda kendi sahasında hiç bir varlık gösteremeden "ölmesi".
 
Ben 1988 Monaco maçına çocukken gittikten sonra yakalandım bu güzel hastalığa.
O zamandan beri iyi ve kötü günler gördük.

Bu sosyal medya illeti sadece bize değil gerçekten herkese 40 yıllık takımını tutmayı bile zorlaştırıyor.
Ben şahsen Kocaeli beraberliğinden sonra Twitter, instagram vs. hepsini kapattım. O kadar kirli, kışkırtıcı ve yalan bilgi varki....

Fb maçından sonra açtım yine. Keşke Samsun maçından önce yine kapatsaymışım
 
Ben zaten eleştiriden bahsederken içi boş ve hakaretvari olmayan eleştirilerden bahsediyorum zaten.

Yoksa o tür eleştiri altındaki hakaretleri kesinlikle hak etmiyor tabi ki.

Bu arada her şey takımı değiştirmekle transferle olmuyor ve olmamalı da. Takımın ve oyuncuların oyun kurgusu ve hatta hocanın kendi futbol görüşünün de değişime ya da daha doğrusu yenilenmeye ihtiyacı var artık bence.

Benim için hocanın en büyük kusuru zora düşünce veya işler kötü gidince sanki paralize olmuşcasına hiç bir şekilde çözüm üretememesi ve kilitlenip kalması. Bunu bir değil iki değil onlarca kez yaşadık özellikle bu sezon. Bu takımın gol yiyince ya da onu da geçtim biraz baskı görünce hemen dağılmasının ve tabiri caizse götü başı ayrı oynamasının hiç bir özürü olamaz.

Bu bir kere yaşansa olur böyle günler dersin ama bir sezonun genelinde çoğu kez yaşanınca ve buna hiç bir çözüm bulunamayınca insanların çıldırması ve hocadan kopması gayet normal bence açıkçası.

Yukarıda Vasfi de yazmış. Sezonu özetleyen olay hocanın maç öncesi Kocaeli'ye meydan okuyup sonunda kendi sahasında hiç bir varlık gösteremeden "ölmesi".
Klasik olacak ama ben bunu doymuşluğa yoruyorum renkdaş.
Doymuşluğun getirmiş olduğu motive eksikliğine, gereksiz özgüvene yoruyorum
Bir çok hedef maçı çıkıp çatır çatır oynayarak aldığımız da ortada
Sonraki hafta bir bakıyorsun sanki küme düşecek takım gibi oynuyoruz
Biri yazdı az önce bilmiyorum sen miydin.
Hocanın yıpratıcı oyun tarzına uygun adamlar alınmalı
Çok koşması gerekiyor takımın ve bir şeye artık eskisi kadar motive değilsen ilk önce fizik gücün düşer, koşmak istemezsin ki normal
Bir çok birbirine bağlı değişken var ya
Bakalım yeni takım için ben de heyecanlıyım
 
Klasik olacak ama ben bunu doymuşluğa yoruyorum renkdaş.
Doymuşluğun getirmiş olduğu motive eksikliğine, gereksiz özgüvene yoruyorum
Bir çok hedef maçı çıkıp çatır çatır oynayarak aldığımız da ortada
Sonraki hafta bir bakıyorsun sanki küme düşecek takım gibi oynuyoruz
Biri yazdı az önce bilmiyorum sen miydin.
Hocanın yıpratıcı oyun tarzına uygun adamlar alınmalı
Çok koşması gerekiyor takımın ve bir şeye artık eskisi kadar motive değilsen ilk önce fizik gücün düşer, koşmak istemezsin ki normal
Bir çok birbirine bağlı değişken var ya
Bakalım yeni takım için ben de heyecanlıyım
Klasik olacak ama doymuşluk nedir ? Avrupa'da kupa kaldırdıkta bizimmi haberimiz yok Sevgili Ali Rıza?? Tamam Türkiye Ligi evet ama yol Avrupa'da kupa yolu onu alırsın 2000 deki gibi doymuşluk dersin.Bence bu sene her zamankinden fazla sarılmak zorundayız herşeye.Doymuşlarla işimiz olmaz.ASLA.
 
Kaybedilen super kupa finalleri,avrupa dan ilk sezonlar kötü rakiplere elenmemiz gibi basarisizliklar okan hoca’ya yazar

Kazanilan sampiyonluklar kupalar,bu sezon ki avrupa basarisi da okan hoca’ya yazar

Ilk olarak bunu kabul edecek insanlar

Kaybedince hersey hoca’ya yazsin,kazaninca osimhen icardi bu sekilde olmaz

Böyle düsünen insanlar da elestiriyorum demesin bosuna cünkü tek tarafli elestiri olmaz dogrulari görmeyelim ama tek tarafli saldiralim mantigi ile bir yere varamazsiniz
 
Defaatle yazdığım gibi,Okan Buruk futbolcularına çok fazla alan açan,çok fazla inisiyatif veren,fazlaca rahat bırakan ve özel hayatlarına hiç müdahale etmeyen bir teknik direktör.

Kendisi başarının böyle geleceğine inanıyor,tutumu bu yani.

Bu tutumu,Galatasaray Futbol Takımı'nı bazı maçlarda ve periyotlarda derin savrulma ve zikzaklara itiyor.Kimi zaman öyle bir konsantrasyon ve takım içi birliktelik çıkıyor ki derbi performansları olsun veya üst üste 14 maçlık seriler 17 maçlık seriler vb. olsun ezip geçiyor,kimi zaman da o kadar disiplinsiz bir ekip görüyoruz ki olmayacak maçlarda 4-5 yiyor dağılıyor hele geriye düştükten sonra da.

Bu durumu böyle okumak bir bütün olarak bakmak lazım yani bana göre,Okan Buruk biraz daha otoriter olsa,bu kadar alan açmasa oyunculara evet belki eleştirilen bazı noktalar olumluya gidebilir ama olumlu olduğu sonuçlar da olumsuza dönebilir bir anda.

Nihai tabloda şampiyon olduğu sürece sorun yok,olamadığı an veya olamayacağının anlaşıldığı an yollar ayrılır zaten
 
Geri
Üst