17/18 2. Ön Eleme M:2 | Galatasaray 1-1 Östersunds | MS | 20 Temmuz | Smart Spor

Galatasaray taraftarından başka hiçbir yerde göremeyeceği sevgi ve saygıyı kazanmıştır mesela.Mesela başka hiçbir takımda yapamayacağı hocalık stajını yapmıştır.Ya da herkes sezonu açarken her sene tatil yapmıştır.Ben Galatasaray kariyerine bakarım arkadaşım,bana Real,İnterden bahsetme

Yani kısaca zırvaladım, saçmaladım şimdi işin içinden çıkamıyorum diyorsun. Anladım.
 
bülent korkmaz bir zamanlar kadro kalmıştı eminim o zaman da senin gibi konuşan birileri vardı. sneijderi,meloyu,bülent korkmazı(evet sneijder melo, bülent hagi kadar olmasa da gönlümüze girmiş oyunculardır) korumak galatasarayın değerlerini dolayısıyla galatasarayı korumaktır. dursun ve tudor sneijderin çeyreği kadar galatasaraylı değildir verilen emek kazınılan başarı açısından

Benim kimseye hakaret ettiğim falan yok . Sneijder Galatasaray'a iyi hizmetlerde bulunmuştur,Galatasaray da hakkını vermiştir evet gönderiliş şekli fazlasıyla yanlış fakat vadesi ister maddi ister manevi nasıl algılarsan takımdaki birçok futbolcu gibi dolmuştur.
 
Benim kimseye hakaret ettiğim falan yok . Sneijder Galatasaray'a iyi hizmetlerde bulunmuştur,Galatasaray da hakkını vermiştir evet gönderiliş şekli fazlasıyla yanlış fakat vadesi ister maddi ister manevi nasıl algılarsan takımdaki birçok futbolcu gibi dolmuştur.
bizce vadesi henüz dolmamış futbolu bizim formamızla bırakmayı hakedecek kadar üzerimizde emeği olan bir adamdı sneijder. hele ki dursun ve tudor gibi galatasaraya yarardan çok zararı dokunmuş kalbimizde zerre yeri olmayan 2 herifin sneijderi göndermeye bizce hiç hakkı yoktu.
 
Protesto edecek , ıslıklayacak maça zaten gelmesin ihtiyacımız olmayacak size emin olun. Bu maç o maç değil aklınızı başınıza alın ergen triplerine girmeyin.
sucuk-ekmek.jpg
 
Protesto olsun..selcuj hakettigi tepkiyi görsün ama mac netlesince...

Turu bi gecelim arkadaslar...

Ilerde gomis ve eren birlikte oynasın...Belhanda insallah iyi oynar..

Gerekirse 3 lu defans ile oynamaliyiz
 
Beyler bu arada bu maç o maç değil. Dursun'a sövme maçı değil bu maç.

Maça gitme şansı olan herkes gitmeli. O maçta full çekmeliyiz ve baştan sona rakibi baskı altına atmalıyız. Hayatı boyunca bu atmosferin yarısını bile yaşamamış bir takım Östersund. Yarım saatte çözülürler.

Tepkinizi maç sonunda gösterin, maç esnasında bunu yapmak kimseye fayda sağlamayacak.

Tarihinde ilk kez Avrupa'ya katılan, toplam nüfusu TT Arena kadar olmayan bi şehrin takımına elenirsek olacak olan rezilliği bir düşünün.

Sinirinizi bir kenara bırakıp takıma destek olma zamanı. Her ne kadar takımda birkaç kişi haricinde bunu hakeden olmasa da, bu bizim görevimiz...
 
Son düzenleme:
İyi de takımın tempo yapacak önde basacak gücü var mı?
Ben en çok bunda endişeleniyorum normal şartlarda 1 ay sonra oynasak darmaduman edeceğimiz takım tamam da,şuanda 1 haftada fiziksel olarak ne kadar farklılık gösterebilir bir takım o konuda tereddütlerim var..
 
Sizce taraftarın tepkisi dinmezse, 20 temmuzdaki maçta kötü performans gösterirse takım (ki elenmemizi hiç istemiyorum başımızda kim olursa olsun Avrupa toparlanmak için bir fırsat), tudor ile yollar ayrılır mı? Elenirsek taraftar baskısı hepten artacak sneijder ile yine sözleşme imzalanır mı? Ne düşünüyorsunuz?

F5121 cihazımdan Gscimbom mobil uygulaması ile gönderildi
 
Sizce taraftarın tepkisi dinmezse, 20 temmuzdaki maçta kötü performans gösterirse takım (ki elenmemizi hiç istemiyorum başımızda kim olursa olsun Avrupa toparlanmak için bir fırsat), tudor ile yollar ayrılır mı? Elenirsek taraftar baskısı hepten artacak sneijder ile yine sözleşme imzalanır mı? Ne düşünüyorsunuz?

F5121 cihazımdan Gscimbom mobil uygulaması ile gönderildi

Eğer elenirsek, Dursun kendi kıçını kurtarmak için Tudor'u anında yollar. Çünkü taraftar da şu anda kelle istiyor. Ama dediğin Wesley olayının olmasına imkan yok bence.
 
Bu Dursun durdukça üstümüzdeki enkaz ağırlaşacak. Bu yaratıktan kurtulmak için tez zamanda olay olması gerek. Eğer bu maç ile elenmek gitmesine alet olacaksa, gözüm kapalı elenelim derim
 
nasil 11 cikacak acaba
Muslera-Serdar-Maicon-Ahmet-Linnes-Tolga-Donk-Garry-Belhanda-Emrah-Gomis eldeki oyuncularla en iyisi sanki
 
-------Gomis-Eren
--------Belhanda
Garry-Selçuk-Tolga-Sinan
--Ahmet-Maicon-Serdar
---------Muslera

Tarzı bir 11 ile sahaya çıkıp rakibi 90 dakika hapsederek bir ihtimal skoru yaratırız, yine geçen maçtaki gibi donuk bir futbolla zor açarız bu takımı biz. Benim icin sezonun geri kalanını belirleyen maç, turu geçeceğimize inanmıyorum, gecemedigimiz taktirde de sezonun geri kalanı ilgilendirmiyor beni.
 
Mus-Maicon-Serdar-Ahmet-Linnes-Koray-Tolga-Garry-Belhanda-Sinan?-Gomis.

Bu kadro olmalı.
(?) = Alt yapıdan başka bir oyuncu.
 
takim gol yemeden 3 gol atacak öyle mi?
bu takim savunmasiyla en az bir tane atarlar
tudor mac sonunda sutlanir dursun yeni bir kurban bulur
 
ıslıklamaya giden hiç zahmet etmesin . bu maç o maç değil. avrupa arenasına giriş biletimizin sözkonusu olduğu maçta yanlış yaparsınız. bunun uA ile alakası yok . azıcık olgun davranın .
 
Saha dışındaki abuklukları bi kenara bırakıp saha içinden bahsedeyim. Zaten ikisinde de durum birbirinden vahim.

Tudor'un yapmak istediğini az çok anladık artık. 11 oyuncunun da oyunun hangi anda nerde olduğunu kendi kontrol etmek istiyor. Takımın sürekli deparlı koşu halinde rakibi rahatsız etmesini istiyor. İlk bakışta ne güzel işte, büyük takım dediğin böyle olur rakibi sürekli baskı altında tutmak gerek denebilir. Ama durum öyle değil. Büyük takım ilk dakikadan son dakikaya kadar deli dana gibi koşmaz. Zaten bu şekilde maç veya puan kazansan ne olacak? Sürekli bir plan olamaz bu. 2 maç öyle oynarsan 3. maç ya oyuncular sakatlanmaya başlar ya da yalan koşulara başlar. Ayrıca Bucaspor'la oynayan Galatasaraylı bir oyuncuya 120 km koşacaksın dersen, onu dedikten sonraki lafını ciddiye almasını bekleyemezsin. Bunlar Tudor'un planının yanlış kırmızı çizgileri. Disiplinli bir oyun istiyorsanız oyun akarken dinlenilecek anların ve özgür davranılacak pozisyonların ilk planda belirli olması lazım.
Bu planın bir saçmalığı da şu. Baştan sona pozisyon kaybetmeden yüksek tempoda defansif koşu istediğiniz bir takımdan hücumda kalite bekleyemezsiniz. O kalibrede oyuncular zaten mıknatısla Real Madrid'e çekiliyorlar. O yüksek tempoda ince işleri yapabilecek oyuncular futbolun Türkiye'de düşmesi imkansız elementleri. Ancak o özelliklere sahip oyuncular olsalar bile, Real Madrid'de bile o oyunu oynatırsanız Capello'ya dedikleri gibi "Maaşına zam işine son" derler.

Gelelim işin futbolcu tarafına. Maçı izlerken oyuncuların içinde bulundukları sisteme inanmadıklarını her hareketlerinden anlayabiliyorsunuz. Kenarda Tudor dikkatle bakıyor diye bi koşuyu atıyor oyuncu ama tamamen yalan. Toplu adama doğru prese giderken adamın yöneldiği yere doğru ayak falan uzatırsın değil mi topu bloklamak için? Bizimkilerde yok, sadece adama doğru kalitesiz yalancı depar atıyorlar. Tamamen inanmadığından, kendisine söylenen şeyi yapmasının saçma olduğunu düşündüğünden. Hatta çakallıkta master degree bir olay da şu ki; mesela Yasin veya Sinan 100% depar atıyorlar güya rakip sağ beke, ama bariz bariz çalım yemeye gidiyor. Depar bitince aut çizgisine kadar koşmuş ve artık Gomis'in veya Eren'in pozisyon olarak Yasin'in bölgesine prese gelmesi gerekiyor. O da 1 geliyor 2 geliyor 3.'de gelmiyor, çünkü her seferinde oraya prese gelse hem kendi kondüsyonu biter kendi pozisyonunu sürekli boşaltmak zorunda kalır. Umut her defasında o koşuları yapıyor hatta defansa kadar geliyordu, o zaman da kendi pozisyonu boş kalıyordu. Bunun oyunun bütünlüğüne verdiği zarar çok çok büyük. Topu kaptığın zaman santrafor bölgesi boş, bu bir. Santraforu bekleyen stoperlerden birinin orda beklemesinin anlamı kalmıyor ve o da senin üstüne geliyor, bu da iki. Bütün oyun planını değiştirmek zorunda kalıyor yani. Dolayısıyla Yasin'in, Sinan'ın, bazen Rodriguez'in, hatta sık sık Tolga'nın bu yalancı presleri maç öncesi planınız ne olursa olsun yaya kalmasına neden oluyor. Burda oyuncuların çakallıklarından bahsettim ama ilk paragrafta bahsettiğim gibi, bunu yapmalarının sebebi sisteme ve plana inanmamaları. Bu sisteme ve plana ben de inandığımı söyleyemem, büyük takım için uygun da bulmuyorum. Bu durumda oyuncuların neden böyle yaptıklarını anlayabiliyorum ama ortadaki rezaletin major sebeplerinden oldukları gerçeğini değiştirmiyor bu.

Östersunds maçında da bu söylediğim iç savaşlarla geçti. Evet iç savaş bu durum için doğru tabir bence. Bu savaş oldukça rakip çok önemli değil zaten. Birbiriyle savaşması gereken iki takım var sahada, ama takımlardan biri aynı anda kendi içinde bir savaş yapıyor. Rakip eğer konsantre ise 30 dakikada 4'lük yapıyor sonra geri çekilip dinleniyor, sen de 60 dakika topa sahip oluyor görünüyorsun ama 60 dakikanın 10'unda bile rakibi rahatsız edemiyorsun. Planı belli takımlarda bunu çok açık gördük, görüyoruz ve maalesef görmeye devam edeceğiz.

Çözüm sadece Tudor'un gitmesi değil, oyuncuları gerçekten ikna edebilecek bir sistem lazım. Sinan'a "Sen 10 numara oynuyorsun ama görevin oyun kurmak değil Gomis'e yakın olup ikili oyun yapmak. Hava toplarında onun indirdiği yerlere depar atmak" demek lazım. Sinan ve pozisyon özellinden bahsetmiyorum sadece örnek verdim. Oyunculara maça çıktıklarında bireysel görevler atamak lazım. Takımın en fazla şut atan oyuncusu tahta ayaklarıyla Tolga olamaz. Sadece bu bile baştan "Otur sıfır"

Rövanşta değişmesi gereken şeylerle ilgili de paragraflarca yazı yazılabilir ama ümidimiz var mı? Işık var mı? Herhangi akılcı bir hareket var mı hem teknik ekipten hem yönetimden?
 
Evet, fikrinizi savunmayanları ya fbli ya da bjkli yapmaktan usanmadınız mı ? Sneijdersporlu arkadaşım,size kalsa takım küme düşsün Sneijder hoca getirsin , hoca kovsun istediği zaman kampa gelsin gitsin...Galatasaray Sneijder'e Sneijderin Galatasaray'a verdiğinden daha çok şey vermiştir bunu aklınıza yazın.
Ulan fütursuz, fikrinizi savunmayanlar falan zırvalıyorsun da, Vasfiye olsun, Adnana olsun çakmadığın laf, yapmadığın yakıştırma kalmamış. O kafanıza er ya da geç girecek, bazen bişeyleri kazanmak için kaybetmek gerekir.

Bu Ateş üfleyerek sönmez
 
Son düzenleme:
Geri
Üst Alt