1980 ve 1990'lı yıllarda çocuk olmak

Evladıma bakıyorum bir de bizim zamanın çocukluk dönemine bakıyorum, biz sokaktan eve gelmezdik mahalle de her çocuk mahallenin çocuğuydu herkes kollar herkes sahip çıkardı. Birisinin başına bir sorun gelirse herkes ilgilenirdi. Şimdi çocuğumu sokağa bırakmayı geçtim site içine bile nadir gönderiyorum. Sapığı tecavüzcüsü hırsızı namussuzu eksik olmuyor.
 
Evladıma bakıyorum bir de bizim zamanın çocukluk dönemine bakıyorum, biz sokaktan eve gelmezdik mahalle de her çocuk mahallenin çocuğuydu herkes kollar herkes sahip çıkardı. Birisinin başına bir sorun gelirse herkes ilgilenirdi. Şimdi çocuğumu sokağa bırakmayı geçtim site içine bile nadir gönderiyorum. Sapığı tecavüzcüsü hırsızı namussuzu eksik olmuyor.
O işler bitti Serkan, okuldan dönünce anne evde yoksa herhangi bir komşuya önlüğünü çantanı bırakıp dışarı gittiğin günler bi daha gelmez , o eski cahil diye alay edilen kuşağı çooooook ararız
 
Evladıma bakıyorum bir de bizim zamanın çocukluk dönemine bakıyorum, biz sokaktan eve gelmezdik mahalle de her çocuk mahallenin çocuğuydu herkes kollar herkes sahip çıkardı. Birisinin başına bir sorun gelirse herkes ilgilenirdi. Şimdi çocuğumu sokağa bırakmayı geçtim site içine bile nadir gönderiyorum. Sapığı tecavüzcüsü hırsızı namussuzu eksik olmuyor.
Ortam değişti artık. Eski komşuluk yok. Ayrıca bir çocuğu sevmeye kalkmaya bile korkuyorsun.
 
Ortam değişti artık. Eski komşuluk yok. Ayrıca bir çocuğu sevmeye kalkmaya bile korkuyorsun.

80'lerin ortasına doğru köyden İzmir'e geldik. Annem dedi ben nasıl yaparım şehirde. Sonuçta köyde başın zora düşse yardım edecek olan çok. Hiç gelmek istemedi.

6 katlı bir apartmana taşındık. Karşılıklı 2 daire var her katta.

Sabah kahvaltıdan sonra her katta karşılıklı daire kapıları açılır akşama kadar açık kalırdı. Ne bir hırsızlık olayı ya da kötü bir şey olmazdı. Alt kattan üst kata, ön daireden karşıdaki daireye. Annelerimiz, ablalarımız, ninelerimiz istediği zaman geçer muhabbet ederdi. Komşuluk vardı.

Annem çok rahat atlattı alışma dönemini.

Şimdi komşuluğu bırakın yeri geliyor çocuğunuzu 5 dakika da olsa sitedeki herhangi bir daireye teslim etmeye bile korkuyorsunuz.

Bu yüzden bu dönemlerde yaşayan özellikle çocuklarımıza üzülüyorum. Bir bilseler kaçırdıkları o güzel günleri. Kahır olurlar.
 

Onu uydurmuşlar yav aynen öyle değil miydi ? Kaçlısın bilmiyorumda 80 ler böyleydi kanalı ayağa kalkıp değiştiriyorduk anam merdaneli çamaşır makinasında yavrum makina mı çamaşır yıkıyor annnem mi yıkıyor belli değildi ahh çocukluğum ahh
 
Onu uydurmuşlar yav aynen öyle değil miydi ? Kaçlısın bilmiyorumda 80 ler böyleydi kanalı ayağa kalkıp değiştiriyorduk anam merdaneli çamaşır makinasında yavrum makina mı çamaşır yıkıyor annnem mi yıkıyor belli değildi ahh çocukluğum ahh
Ustelik bu renkli tv. 80lerin ortasinda cikti. Ben 74'luyum.
 
Yıl 1996 babamın tayini çıktı ve ilk defa memleketten ayrılıp Eskişehir Sarıcakaya ilçesine gittik. Küçük bir ilçe ve ilçenin içinden sakarya nehri geçiyordu. Babam gelmişken git dedi birşeyler al gel, baktım ne doğru dürüst market var ne manav var . Sordum bana dediler gir bir bahçeye ihtiyacın kadar topla dediler, sadece fırın ve bir büfe vardı. Arabaların anahtarları koltukların üzerinde motorların hepsinin yanında anahtarları vardı. Hırsızlık mı ne ararsın herkes ihtiyacını görüp geri getiriyordu. Samsun’un Terme ilçesinden bu küçük beldeye geldiğimiz de sanki medeniyet çağ atlamış gibiydik. Görünüşte çok küçük ve gelişmemiş bir yerdi ama insanlık olarak muazzam bir yerdi. İnsanların iç içe olduğu ve muz hariç herşeyin yetiştiği çok verimli toprakların bulunduğu bir bölgeydi. Tabi çocukluk yaşları kız arkadaşımız vardı tabi kız arkadaşımız camdan cama bakışıyoruz.i, mektup yazıyoruz, el ele tutuşmak bir araya gelmek filan ne mümkün. Tabi oradan 1.5 sene sonra İzmir’e taşındık ne oranın tadını bulabildik ne arkadaşlıklarını.
 
Güzel zamanlardı televizyon, bilgisayar ya da telefon başında değil gerçek dostluklar ilişkiler kurduğu uzun uzun sohbetler edilen ve oyunlar oynanan müthiş yıllardı.

Teknolojiyle beraber her şey sanallaştı ve artık insanların ruhunu yok ediyor.
 
Hatırlayanı çoktur. Voltron öncesindeydi sanırım programları. Bir an önce bitse diye programa baka baka o yaşlardaki çocuklar İngilizce kelimeler öğrenmiştir. Vay be...



"poorgram" dediğinde aha bitiyo şimdi derdik :) bir de bıyıklı bi abi vardı bu ablanın yanında
 
Geri
Üst Alt