Cevap: #52 Emre Çolak
91 doğumlu bir sporcuyu, bununda ötesinde bir insanı değerlendirdiğinin farkında olmayan insanlar var. Dünya futbolunda kimin o yaşlarda ne yaptığı beni ya da buradaki insanları ilgilendirmemeli.
Bizim birilerini örnek gösterecek ya da kıyas yapacak halimiz yok. Ülke futbolunun hali ortada. En son Macaristan'ın yendiği, Fifa sıralamasında bilmem kaçıncılığa gerileyen bir ülkeyiz.
Yatırımın bu kadar ciddi olup, bir o kadar da başarısızlığın eşit çizgide seyrettiği bir futbol ortamı var.
Altyapılarda yeterli adaptasyon süreci sağlanamıyor. Fatih hoca, yeni yeni bunları oturtmaya çalışıyor.
Burada atıp, tutmak kolay. Florya'da futbolcularla beraber olan Fatih hoca. Kulübün geleceğini burada dövünen 20'li yaşlarda ki insalardan daha fazla düşünüyor. En ince ayrıntısına, standart sapmasına kadar...
Burası veya benzeri sosyal ağ'lar taraf olmanın inceliklerini yaşayabileceğiniz ortamlar. Fikir beyan etmek, eleştirmek gayet normal. Ama bakıldığı zaman ekran başında dahi heyecanlanan, elleri buz kesen insanların; 91 doğumlu bir sporcuyu ..... oğlanı yapıp, eleştirmesi sinirlendiriyor insanı.
''Twitter'da apaçilik yapıyor'', ''Arda vol ii'', ''Bundan bi cacık olmaz'', '' Oyun bilgisi zayıf'' tü kaka''...
Yeni jenarasyon gerçekten çok tehlikeli. Galatasaray'a ne rakipleri, ne medya bu kadar zarar veremez.
Yahu bırakın Fatih Terim kendince düşüncelerini gerçekleştirsin. Hata yapsın, doğruyu bulsun. Tekrar yanlış yapsın. Niye bu kadar saplantılı şekilde skor odaklı futbolu ve Galatasaray'ı değerlendiren bir taraftarımız var anlamıyorum.
Altyapından bir oyuncu çıkmış; şans veriliyor, başarılı oluyor, kendini geliştiriyor, mili takıma yükseliyor. Bundan daha güzel, gurur duyulası ne var?
Trabzon, Beşiktaş, Fenerbahçe dışında bu Galatasaray'ın bir misyonu ve layığıyla ortaya koyduğu bir karakter. Niye bir oyuncuyu beğenmek için anormal durumlar olması bekleniyor?
Taraftarın Riera'yı sahiplenmesi için Hakan'ın kesilmesi mi gerekli? Emre'nin beğenilmesi için her sezon Fener maçında muhteşem oynaması mı lazım? Umut'un, ''sadece koşuyor'' yaftasından kurtulması için her maç gol mü atması lazım?
Sıyrılmak lazım bu mükemmeliyetçilikten.