İşte benim bahsettiğim gerizekalılardan biri bu Carlin.
Başta Vatikan olmak üzere dini kullanarak insanları sömüren tüm yapıları eleştiriyor haklı olarak. Ama din bu mu? Yoksa insanlar bu saçmalıklara itiraz etmeyerek kendilerini mi koyunlaştırıyor?
İslamda bir kurum yoktur, sadece Allah ve kul vardır. Bunu bozmuş olanlar da bedel ödeyecektir.
Daha da vahimi, 3 yaşındaki velet zekasıyla 10 emire karşı gelenler yanacak falan filan.
Allah bizi birkaç sebepten yaratmış:
1. Bu muhteşem evrene, anlayabileceğimiz kadarıyla şahitlik etmemiz için.
2. Kendisine kulluk etmemiz için.
3. Aramızda iyiyi kötüyü ayırdetmek için.
4. Bilmediğimiz ama muhtemelen ahirette anlayabileceğimiz bazı sebeplerden ötürü.
Şimdi seçim basit. Ya Allah’ın iradesine uygun biçimde yaşarsın, ya da kafana göre. Sonuçları da belli. Kafir demek gerçeği örten demektir. Gerçeği örtüyorsan, üstünü kapatıyorsan, göz ardı ediyorsan, bedeli ağır olacak muhtemelen.
Çünkü tekamül etmek, sana verilenlerin hakkını vermek yerine hayvanlar gibi yiyip içip yattın. Ya da kazandıklarını, sana verilenleri kendinden menkul gördün. 3 tane bilimsel hakikati keşfedince kendini tanrıcık zannettin. Kibrine, nefsine, benliğine teslim oldun.
Tüm bilimlerin sünnetullah olduğu gerçeğine bile ulaşamadın. Bırak koşmayı, yürümekten bile kendini neyhetmiş atsın. Aslandan kaçan zebralar gibi kaçtın hakikatten 50-60-80 sene.
150 sene de verseydi, kaçacaktın.
Neyin varsa hepsini sana Allah verdi. Ruhundan, vücuduna, aklından duygularına, ailenden işine, arabandan evine. Daha genelden bakarsak, bu dünyayı, içindeki tüm güzellikleri ve nimetleri. Sen ne yaptın? Ömrünü nefsinin kölesi olarak geçirdin. Bir ömrü heba mı ettin?
Özetle kimse sana git iki tane dolandırıcının, düzenbazın kuyruğunda, kapısında kulluk et demiyor.
Sadece Allah ve sen varsın. Arada kimse yok. İhtiyacın olanların anlatıldığı bir Kur’an var. O Kur’an’ı yaşayan en güzel örnek var. Gerisi sende.
Sent from my iPhone using Tapatalk