Bir kulübün ve taraftarının, genç bir oyuncuya nasıl davranmaması, neler yapmaması gerektiğini gösteren güzel bir örnek olmalı Arda bizler için. Yurt dışında oynama hayali olan adama üstelik istememesine rağmen(Direkt açıklaması var bu şekilde) kaptanlık+10 numara verip taraftara karşı kalkan olarak kullanmamalıyız mesela Adnan Polat'ın yaptığı gibi. Ya da o taraftar kendi kaptanına kız arkadaşıyla alakalı beste yapmamalı. Mesela ben şimdi bir baktım da transfermarkt a göre Arda kendi stadımızda o muameleyi gördüğü sene toplamda 46 maça çıkmış, 11 gol atmış 26 da asist yapmış. Alt yapıdan çıkan, kaptanlığı verdiğin 22 yaşındaki adam 11 gol 26 asist yapmış(Bu arada takımın en çok top çalan 2-3 oyuncusundan birisi) ve sen stadında böyle işlere girişiyorsun. Taraftarımızdan bir başka orantısız zeka örneği. Tahmin edebileceğiniz üzere çok olumlu etkileri oldu bu hareketin ve çok da mantıklıydı.
O meşhur Diyarbakır maçı öncesi 30 dakika sahada kalabildiği fener maçını da dahil edersek oynamadığı 4 maçta ekibimiz 2 mağlubiyet 1 beraberlik almış 8 puan kaybetmiş ve şampiyonluk yarışından kopmuştu. Taraftar da faturayı Arda'ya kesti çünkü muhakkak o olmalıydı sebep. Kaptandı ama sinema kapatmıştı, kızla geziyordu, fazla seks yapıyordu falan gibi saçmalıklar. Sonra da taraftarla arası hiçbir zaman eskisi gibi olmadı zaten. Iplerin koptuğu asıl nokta burasıdır. Ertesi sene için sakatım ayağına oynamadı gibi bir muhabbet de var ama bu ancak bir inanç olabilir, kesin olarak bilmemiz mümkün değil. Suçlama ağır, delil 0 olduğu için o topa girmiyorum.
Tabii özellikle Barca sonrası süreçte yaptıklarının yanında bunların lafı olmaz ama ilk taşı en günahsız olanınız atsın diyeyim.
Arda'yla alakalı böyle tecrübelerden faydalanmalıyız benzer durumlarda taraftar böyle rezil işlere asla girişmemeli. Arda'nın bize en faydalı olabileceği konum şu an budur. Konu mankeni.
Not: Hukuki ya da insani olarak yorumlamıyorum sadece Galatasaray ve alt yapıdan çıkan oyuncusu Arda arasındaki ilişkiye bakıyorum.