Deliller doğru, kumpas yok, evrakta sahtecilik yapılmamış" diyen mahkeme peki bu karara nasıl imza attı? Mehmet Baransu yazdı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, şike davasıyla ilgili ilginç bir karara imza attı. Sanıkların yeniden yargılanma talebini kısmen reddedip, kısmen onadı. Aziz Yıldırım ve beş sanığın infazlarını durduran mahkeme, çelişkili bir karara imza atarak yeniden yargılama kararı verdi. Bu karar kesinleşirse Yıldırım hapse girmeyecek ve tekrar yargılanacak.
Neden mi çelişkili karar diyoruz;
Önce mahkemenin kararına bakıp, ardından hukuk dışı bu kararın ne anlama geldiğini, perde arkasında neler yaşandığını yazalım.
Mahkeme, sanıkların "kumpas kurulduğu" ve "tutanaklarda sahtecilik" yapıldığı iddiasını reddetti. Bu yönden "Yeniden yargılanma" talebine gerek yok dedi. Yine mahkeme görev ve yetkisizlikle ilgili, “şike davasına Asliye Ceza” bakmalı talebini de reddetti. Şike suçu, Ağır Ceza’da görülecek dedi.
Yani bu kararla Aziz Yıldırım ve şikeden ceza alanların 3 Temmuz’dan beri savundukları “kumpas, tutanaklarda sahtecilik yapıldı” iddiaları çökmüş oldu. Deliller doğru olduğu gibi, mahkeme kumpas olmadığına da hükmetti.
Ancak kararında bunu söyleyen mahkeme “yeniden yargılama” yolunu açtı ve bunu da metnin üçüncü maddesinde ilginç bir gerekçeye dayandırdı. CMK 311-1 e maddesine.
O madde aynen şöyle;
“CMK 311-1: Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
e: Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.”
Mahkemenin gerekçe gösterdiği maddeye bakıldığında zorlama bir kararla, hiçbir hukuki alt yapısı olmadan “yeniden yargılama” kararı verildiği görülüyor.
Neden mi?
Çünkü, (e) bendinde “yeni olaylar ve yeni deliller” deniyor. Aziz Yıldırım ve avukatlarının yaptıkları itiraz dilekçesinde ortaya yeni delil ve olay konulmamıştı. Dilekçe kamuoyuna da yansıdığı için sadece “kumpas ve sahtecilik” iddiasıyla yeniden yargılama talep etmişlerdi. Mahkeme bu her iki iddiayı da reddettiği için, “yeni olaylar ve yeni deliller” yönünden talebi kabul etmesi imkansız.
(e) bendinin devamında “daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması” ibaresi geçiyor.
Bu maddeyle ilgili de yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek bir durum yok. Yasal olarak daha az ceza alınacak veya yeni bir düzenleme olmadığından mahkeme verilmiş kararların doğru olduğuna aslında hükmediyor. Kaldı ki Yargıtay da bu kararları onadığı için yerel mahkemenin bu yönden bir değerlendirmede bulunması da imkansız.
Tüm bu imkansızlıklara ve (e) bendine atıfta bulunmasına rağmen, bu maddede yer almayan durumlara rağmen mahkeme nasıl böyle bir karar verdi?
Bu sorunun cevabı da Türkiye’nin geldiği yeni durum. Mahkeme Başkanı Fenerbahçe eski kongre üyelerinden biri. Başkan Ankara’dan gelen siyasi baskılardan dolayı yeniden yargılamanın yapılması gerektiğini düşündü. Mahkemenin diğer iki üyesi ise hukuken yeniden yargılamayı gerektirecek bir durumun olmadığını düşünüyorlardı. İşte bu iki üyeden birini ikna etmek için mahkeme başkanı yakın markaj uyguladı. Gelişmeleri Ankara’ya an be an aktardı. Üyelerden biri zorla ikna edildiği için bugün “oy çokluğuyla” yani ½ yeniden yargılama kararı çıktı. İzne çıkan bir üyenin kararda imzasının olup olmadığını da şimdilik bilmiyoruz.
Peki bundan sonra ne olacak?
Trabzonspor 7 gün içinde üst mahkemeye başvurarak karara itiraz edecek. İtiraz kabul edilirse benzer tartışmaları ve yeni kararı tekrar bekleyeceğiz. Üst mahkeme de aynı kararı verirse Aziz Yıldırım ve karardaki beş isim cezaevine girmeyecek ve duruşmalar tekrar başlayacak. Özel Yetkili Mahkemelerde her gün duruşma yapıldığı için karar bir yılda açıklanmıştı. Ancak şimdi Ağır Cezada 3-4 ayda bir duruşma yapılacak ve bu da 5 yıl gibi uzun bir süre bu davanın devam etmesi anlamına geliyor. Olay zamana yayılıp, kapatılmak isteniyor. Amaç buydu ve şimdilik bunda başarılı oldu Ankara ve şikeciler.
13 Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına bakıldığında yeniden yargılama için “hukuki bir çıkış yolu bulamayan mahkeme, hukuk dışı bir karar almış” görünüyor. Kararında, “ Kumpas yok, sahtecilik yok, deliller sağlam” diyen mahkeme, ortaya yeni delil konulmadığı halde yeniden yargılama veriyor. Bu da hukuk dışı kararın hangi saiklerle alındığını gösteriyor.