Aziz Yıldırım'ın Yeniden Yargılama Talebi Kabul Edildi!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın avukatı Köksal Bayraktar, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin "yeniden yargılama" kararı vermesinin ardından açıklamalarda bulundu

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın şike davasında yeniden yargılanacak olmasını değerlendiren Bayraktar, bu karar sonrasında telefon dinlemelerinin delil olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.



Bayraktar ayrıca Şampiyonlar Ligi'ne katılım için UEFA'ya da başvuruda bulunacaklarını sözlerine ekledi.



İşte Bayraktar'ın açıklaması;



"İstanbul'da yargılama yapılırken mahkemenin olağan dışı bir mahkeme olduğunu, ses kayıtlarının bizim tarafımızdan da incelenmesi gerektiğini defalarca söyledik. Ama bunlar dikkate alnımamıştı. Yargıtay da bunları dikkate almadan kararı onadı. Böylece hak yerini buldu. Çok geç de olsa yapılan yargılama ve üzerinde durulan delillerin hukuk tarafından doğrulanmadığı tespit edildi"

Bundan sonra mahkeme bir gün verecek. Duruşma günü tespit edecek. Duruşma gününde yeniden yetki meselesi ortaya konabilir. Spor mahkemesi ya da Ağır Ceza Mahkemesi olabilir. En önemlisi şu. Telefon kayıtlarını hukuka uygun kabul etmediğiniz zaman, ki mahkeme bu kararıyla kabul etmediğini söyledi. Böylecek delil ortadan kalkacak. Delil yok.



SONUÇ: artık telefon kayıtları delil olmayacağından fb istediği futbolcu, başkan, hakem veya tff yöneticisini telefonda arayıp şike yaptırabilecek. bundan dolayı herhangi bir suç olmayacak. Bu ülke futbolu benim için bitmiştir.



orda farklı bir nokta var sanırım

bu salakları dinlemek için mahkeme kararı gerekiyo bildiğim kadarıyla ya da savcılıktan

polisler izin almadan dinledikleriyle suçladıkları için o telefon dinlemeleri boşa çıkıyor.

telefon dinlemeleri boşa çıkınca maalesef şike suçuda kalmıyo

şike kesin olarak var ama diyecekler ki biz şike yapmadık
 
Bu camianın herşeyi yalan ve şike üzerine kurulu.Kendilerini ve salak taratrarlarını kandırmaya devam ediyorlar.Bunların yapmak isdiklerini üzerine para versek yaptıramayız.İkinci defa mahkum olacaklarından asla şüphem yoktur.
 
o salak trabzonsporlulardan da bişey olmayacağını zamanında söylemiştim.

trabzonlular güya ölürler takımları için trabzonda akpnin aldığı oya bakın

aslında onlara müstehak
 
Atilla Dilaver, yapmış olduğu açıklamada şu ifadelere yer verdi ;



''13. Ağır Ceza Mahkemesi mahkum avukatlarının kumpas iddialarının yerinde olmadığını, tutanaklarda bir sahtecilik olmadığını kararında belirtmesine rağmen, yapılan değişiklikle örgüt suçlarının katalog suç kapsamından çıkartılmasını gerekçe göstererek yeniden yargılama kararı verdi.



Bu ceza hukuk usulünün, ''usul hükümlerindeki değişiklik ölmüş bir işlemi diriltemez'' genel kitlesine aykırı olarak verilmiş bir karardır. Yine mahkemenin kararında atıfta bulunduğu CMK 311'in 1. Maddesinin F fıkrası ortaya yeni bir olay, yada yeni bir delil çıkması halinde yargılanmanın yenilenmesini gerekçe kılmaktadır. Burada gerek mahkum avukatlarının yapmış oldukları yeni durum itirazlarının mahkeme tarafından reddedilmesi, gerekse mahkemenin ortaya yeni bir delil koymaması, atıfta bulunan bu hükmün ezbere yazıldığı kanaatini bizde uyandırdı. Çünkü mahkeme atıfta bulunduğu maddede vaaz edilen yeni bir delille ilgili herhangi bir örnekleme kararında yapmamıştır. Bu karar, Türk yargı tarihinin kara bir lekesi olarak ileride konuşulacak. Bu günü Türk yargı tarihinin kapkara bir günü ilan etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Trabzonspor bir üst mahkemede bu karara itiraz edecektir. Bu hukuk cinayetinin düzeltileceği görüşündeyim. Verilen karar emsal alınırsa PKK'dan yada başka bir terör örgütünden şu anda mahkum olan insanlar, kadın tacirleri çeteleri, uyuşturucu çeteleri, kapkaç çeteleri bu kararı emsal göstererek yeniden yargılama kararı ve infazlarının ertelenmelerini isteyeceklerdir. Bu kararın böyle bir vahim tarafı vardır. Bu durumda Türk yargısını büyük bir kaosa sokacaktır. Diğer yandan toplumu suçludan korumak konusunda da kamu düzeni büyük bir yara alacaktır.

13. Ağır Ceza Mahkemesi kamu düzeni için büyük tehlikeler doğurabilecek bir karar almıştır.''
 
arkadaşlar bu kararı başka bir mahkemenin durdurma ihtimali varmı acaba bilenler yazarsa sevinirim.
 
Atilla Dilaver, yapmış olduğu açıklamada şu ifadelere yer verdi ;



''13. Ağır Ceza Mahkemesi mahkum avukatlarının kumpas iddialarının yerinde olmadığını, tutanaklarda bir sahtecilik olmadığını kararında belirtmesine rağmen, yapılan değişiklikle örgüt suçlarının katalog suç kapsamından çıkartılmasını gerekçe göstererek yeniden yargılama kararı verdi.



Bu ceza hukuk usulünün, ''usul hükümlerindeki değişiklik ölmüş bir işlemi diriltemez'' genel kitlesine aykırı olarak verilmiş bir karardır. Yine mahkemenin kararında atıfta bulunduğu CMK 311'in 1. Maddesinin F fıkrası ortaya yeni bir olay, yada yeni bir delil çıkması halinde yargılanmanın yenilenmesini gerekçe kılmaktadır. Burada gerek mahkum avukatlarının yapmış oldukları yeni durum itirazlarının mahkeme tarafından reddedilmesi, gerekse mahkemenin ortaya yeni bir delil koymaması, atıfta bulunan bu hükmün ezbere yazıldığı kanaatini bizde uyandırdı. Çünkü mahkeme atıfta bulunduğu maddede vaaz edilen yeni bir delille ilgili herhangi bir örnekleme kararında yapmamıştır. Bu karar, Türk yargı tarihinin kara bir lekesi olarak ileride konuşulacak. Bu günü Türk yargı tarihinin kapkara bir günü ilan etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Trabzonspor bir üst mahkemede bu karara itiraz edecektir. Bu hukuk cinayetinin düzeltileceği görüşündeyim. Verilen karar emsal alınırsa PKK'dan yada başka bir terör örgütünden şu anda mahkum olan insanlar, kadın tacirleri çeteleri, uyuşturucu çeteleri, kapkaç çeteleri bu kararı emsal göstererek yeniden yargılama kararı ve infazlarının ertelenmelerini isteyeceklerdir. Bu kararın böyle bir vahim tarafı vardır. Bu durumda Türk yargısını büyük bir kaosa sokacaktır. Diğer yandan toplumu suçludan korumak konusunda da kamu düzeni büyük bir yara alacaktır.

13. Ağır Ceza Mahkemesi kamu düzeni için büyük tehlikeler doğurabilecek bir karar almıştır.''



zaten genel af konuşulup duruluyordu alın size genel af :D
 
Bazı arkadaslara küme düşürme nöbetinde bosa beklediklerini söyleyince tepki alıyorduk, adamlar ülkeyi böler bu şerefsizleri düşürmez
 
Madem aziz köpeğine tff ceza vermedi,Uefa nında dosyayı kapadığı söyleniyor.O zaman bunlar niçin yeniden yargılanma talebinde bulunuyor.Yeniden yargılanma olsa bile affedileceklerinin garantisimi var.Hazır avrupa cezasıda bu sene bitiyor,aksi bir durumda bunlar niçin kendilerini tekrar tehlikeye atsınlar.Kamuoyunun bilmediği bazı noktalar var ve bunlar açıklanmıyor.Tekrar yazıyorum.Bunlara bir ceza verildi ve bunlar bu işi uzatıyorlar.Ne yaparlarsa yapsınlar UEFA bunlara her türlü KA YA CAK .
 
arkadaşlar bu şerefsiz şikeci camia türk futbolunun pkk'sıdır. onun için ömür boyu bunların şerefsizlikleriyle karşılaşacağız.
 
Deliller doğru, kumpas yok, evrakta sahtecilik yapılmamış" diyen mahkeme peki bu karara nasıl imza attı? Mehmet Baransu yazdı.



İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, şike davasıyla ilgili ilginç bir karara imza attı. Sanıkların yeniden yargılanma talebini kısmen reddedip, kısmen onadı. Aziz Yıldırım ve beş sanığın infazlarını durduran mahkeme, çelişkili bir karara imza atarak yeniden yargılama kararı verdi. Bu karar kesinleşirse Yıldırım hapse girmeyecek ve tekrar yargılanacak.



Neden mi çelişkili karar diyoruz;



Önce mahkemenin kararına bakıp, ardından hukuk dışı bu kararın ne anlama geldiğini, perde arkasında neler yaşandığını yazalım.



Mahkeme, sanıkların "kumpas kurulduğu" ve "tutanaklarda sahtecilik" yapıldığı iddiasını reddetti. Bu yönden "Yeniden yargılanma" talebine gerek yok dedi. Yine mahkeme görev ve yetkisizlikle ilgili, “şike davasına Asliye Ceza” bakmalı talebini de reddetti. Şike suçu, Ağır Ceza’da görülecek dedi.

Yani bu kararla Aziz Yıldırım ve şikeden ceza alanların 3 Temmuz’dan beri savundukları “kumpas, tutanaklarda sahtecilik yapıldı” iddiaları çökmüş oldu. Deliller doğru olduğu gibi, mahkeme kumpas olmadığına da hükmetti.



Ancak kararında bunu söyleyen mahkeme “yeniden yargılama” yolunu açtı ve bunu da metnin üçüncü maddesinde ilginç bir gerekçeye dayandırdı. CMK 311-1 e maddesine.



O madde aynen şöyle;



“CMK 311-1: Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:



e: Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.”



Mahkemenin gerekçe gösterdiği maddeye bakıldığında zorlama bir kararla, hiçbir hukuki alt yapısı olmadan “yeniden yargılama” kararı verildiği görülüyor.



Neden mi?



Çünkü, (e) bendinde “yeni olaylar ve yeni deliller” deniyor. Aziz Yıldırım ve avukatlarının yaptıkları itiraz dilekçesinde ortaya yeni delil ve olay konulmamıştı. Dilekçe kamuoyuna da yansıdığı için sadece “kumpas ve sahtecilik” iddiasıyla yeniden yargılama talep etmişlerdi. Mahkeme bu her iki iddiayı da reddettiği için, “yeni olaylar ve yeni deliller” yönünden talebi kabul etmesi imkansız.

(e) bendinin devamında “daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması” ibaresi geçiyor.

Bu maddeyle ilgili de yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek bir durum yok. Yasal olarak daha az ceza alınacak veya yeni bir düzenleme olmadığından mahkeme verilmiş kararların doğru olduğuna aslında hükmediyor. Kaldı ki Yargıtay da bu kararları onadığı için yerel mahkemenin bu yönden bir değerlendirmede bulunması da imkansız.



Tüm bu imkansızlıklara ve (e) bendine atıfta bulunmasına rağmen, bu maddede yer almayan durumlara rağmen mahkeme nasıl böyle bir karar verdi?



Bu sorunun cevabı da Türkiye’nin geldiği yeni durum. Mahkeme Başkanı Fenerbahçe eski kongre üyelerinden biri. Başkan Ankara’dan gelen siyasi baskılardan dolayı yeniden yargılamanın yapılması gerektiğini düşündü. Mahkemenin diğer iki üyesi ise hukuken yeniden yargılamayı gerektirecek bir durumun olmadığını düşünüyorlardı. İşte bu iki üyeden birini ikna etmek için mahkeme başkanı yakın markaj uyguladı. Gelişmeleri Ankara’ya an be an aktardı. Üyelerden biri zorla ikna edildiği için bugün “oy çokluğuyla” yani ½ yeniden yargılama kararı çıktı. İzne çıkan bir üyenin kararda imzasının olup olmadığını da şimdilik bilmiyoruz.



Peki bundan sonra ne olacak?



Trabzonspor 7 gün içinde üst mahkemeye başvurarak karara itiraz edecek. İtiraz kabul edilirse benzer tartışmaları ve yeni kararı tekrar bekleyeceğiz. Üst mahkeme de aynı kararı verirse Aziz Yıldırım ve karardaki beş isim cezaevine girmeyecek ve duruşmalar tekrar başlayacak. Özel Yetkili Mahkemelerde her gün duruşma yapıldığı için karar bir yılda açıklanmıştı. Ancak şimdi Ağır Cezada 3-4 ayda bir duruşma yapılacak ve bu da 5 yıl gibi uzun bir süre bu davanın devam etmesi anlamına geliyor. Olay zamana yayılıp, kapatılmak isteniyor. Amaç buydu ve şimdilik bunda başarılı oldu Ankara ve şikeciler.



13 Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına bakıldığında yeniden yargılama için “hukuki bir çıkış yolu bulamayan mahkeme, hukuk dışı bir karar almış” görünüyor. Kararında, “ Kumpas yok, sahtecilik yok, deliller sağlam” diyen mahkeme, ortaya yeni delil konulmadığı halde yeniden yargılama veriyor. Bu da hukuk dışı kararın hangi saiklerle alındığını gösteriyor.
 
Nasıl bir ülke lan bu? Her boka paralel yavşakların kumpası diye her türlü suç ve suçluyu aklama yarışı başladı... Bunlara göz yumanın da, bunları aklama yarışına girenin de aklına....
 
orda farklı bir nokta var sanırım

bu salakları dinlemek için mahkeme kararı gerekiyo bildiğim kadarıyla ya da savcılıktan

polisler izin almadan dinledikleriyle suçladıkları için o telefon dinlemeleri boşa çıkıyor.

telefon dinlemeleri boşa çıkınca maalesef şike suçuda kalmıyo

şike kesin olarak var ama diyecekler ki biz şike yapmadık



Tapeler için savcılıktan izin alınmış zaten. Yani yasal. Ancak sonradan yasa değişti diyenler var. Bu doğru olsa bile bunu kimse yemez. FB li avukatların dediklerini de pek kaale almamak lazım. Kendi istedikleri şeyleri yazıyorlar.
 
4 Temmuz 2011. Erman Toroğlu: bu sürecin sonunda Polisi ve beni içeri atacaklar galiba.
 
Belliydi zaten . Zerre şaşırmadım . Tsnin lobisi 0
 
ilk defa

hayatımda ilk defa tayyip erdoğana verdiğim oylar için pişman oldum..

"çaldıysa kendi hesabını verir ALLAHA ben yaptığı hizmletlere bakarım "oldu savunmam hep..

"bu ülke ne zaman ekonomik olarak çok iyi yönetildi ki" diye teskin ettim kötü yönetliyoruz diyen arkadaşlarımı..

bana bunlarla gelmeyin bunlar ufak şeyler ülkeyi vatana satsa bile inadına tayyip diye biten noktalanan tartışmalarım oldu..

çok sıkışınca uzun adam, dünya lideri filan çıkış yolu hep vardı..

sözün özü

son yerel seçimlerde "kerhen" önceki 5-6 seçimde "yüreğimin en derinlerinden gelen sevgiyle" oy verdiğim tayyip erdoğanın ülkenin hukuk sisteminin içine ettiğini üzülerek idrak ettim..

herşey içeçe girmiş rezillikler normal görünmeye başlanmış algılarımız bozulmuş hukuka adalete güven sıfır nerdeyse..

yazacak çok şey var ama bu şikeci pisliklerin yüzyüzsüzlüğüne prim tanıyan sistemin savunucusu olmayı

her platformda bırakıyorum..

GSARAY sevgisi futbola olan ilgimi canlı tutacak ama kokuşmuşluktan yorulma var yüreğimde..

şikecilerin aziz embesilinin ALLAH bin belasını versin..
 
Deliller doğru, kumpas yok, evrakta sahtecilik yapılmamış" diyen mahkeme peki bu karara nasıl imza attı? Mehmet Baransu yazdı.



İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, şike davasıyla ilgili ilginç bir karara imza attı. Sanıkların yeniden yargılanma talebini kısmen reddedip, kısmen onadı. Aziz Yıldırım ve beş sanığın infazlarını durduran mahkeme, çelişkili bir karara imza atarak yeniden yargılama kararı verdi. Bu karar kesinleşirse Yıldırım hapse girmeyecek ve tekrar yargılanacak.



Neden mi çelişkili karar diyoruz;



Önce mahkemenin kararına bakıp, ardından hukuk dışı bu kararın ne anlama geldiğini, perde arkasında neler yaşandığını yazalım.



Mahkeme, sanıkların "kumpas kurulduğu" ve "tutanaklarda sahtecilik" yapıldığı iddiasını reddetti. Bu yönden "Yeniden yargılanma" talebine gerek yok dedi. Yine mahkeme görev ve yetkisizlikle ilgili, “şike davasına Asliye Ceza” bakmalı talebini de reddetti. Şike suçu, Ağır Ceza’da görülecek dedi.

Yani bu kararla Aziz Yıldırım ve şikeden ceza alanların 3 Temmuz’dan beri savundukları “kumpas, tutanaklarda sahtecilik yapıldı” iddiaları çökmüş oldu. Deliller doğru olduğu gibi, mahkeme kumpas olmadığına da hükmetti.



Ancak kararında bunu söyleyen mahkeme “yeniden yargılama” yolunu açtı ve bunu da metnin üçüncü maddesinde ilginç bir gerekçeye dayandırdı. CMK 311-1 e maddesine.



O madde aynen şöyle;



“CMK 311-1: Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:



e: Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.”



Mahkemenin gerekçe gösterdiği maddeye bakıldığında zorlama bir kararla, hiçbir hukuki alt yapısı olmadan “yeniden yargılama” kararı verildiği görülüyor.



Neden mi?



Çünkü, (e) bendinde “yeni olaylar ve yeni deliller” deniyor. Aziz Yıldırım ve avukatlarının yaptıkları itiraz dilekçesinde ortaya yeni delil ve olay konulmamıştı. Dilekçe kamuoyuna da yansıdığı için sadece “kumpas ve sahtecilik” iddiasıyla yeniden yargılama talep etmişlerdi. Mahkeme bu her iki iddiayı da reddettiği için, “yeni olaylar ve yeni deliller” yönünden talebi kabul etmesi imkansız.

(e) bendinin devamında “daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması” ibaresi geçiyor.

Bu maddeyle ilgili de yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek bir durum yok. Yasal olarak daha az ceza alınacak veya yeni bir düzenleme olmadığından mahkeme verilmiş kararların doğru olduğuna aslında hükmediyor. Kaldı ki Yargıtay da bu kararları onadığı için yerel mahkemenin bu yönden bir değerlendirmede bulunması da imkansız.



Tüm bu imkansızlıklara ve (e) bendine atıfta bulunmasına rağmen, bu maddede yer almayan durumlara rağmen mahkeme nasıl böyle bir karar verdi?



Bu sorunun cevabı da Türkiye’nin geldiği yeni durum. Mahkeme Başkanı Fenerbahçe eski kongre üyelerinden biri. Başkan Ankara’dan gelen siyasi baskılardan dolayı yeniden yargılamanın yapılması gerektiğini düşündü. Mahkemenin diğer iki üyesi ise hukuken yeniden yargılamayı gerektirecek bir durumun olmadığını düşünüyorlardı. İşte bu iki üyeden birini ikna etmek için mahkeme başkanı yakın markaj uyguladı. Gelişmeleri Ankara’ya an be an aktardı. Üyelerden biri zorla ikna edildiği için bugün “oy çokluğuyla” yani ½ yeniden yargılama kararı çıktı. İzne çıkan bir üyenin kararda imzasının olup olmadığını da şimdilik bilmiyoruz.



Peki bundan sonra ne olacak?



Trabzonspor 7 gün içinde üst mahkemeye başvurarak karara itiraz edecek. İtiraz kabul edilirse benzer tartışmaları ve yeni kararı tekrar bekleyeceğiz. Üst mahkeme de aynı kararı verirse Aziz Yıldırım ve karardaki beş isim cezaevine girmeyecek ve duruşmalar tekrar başlayacak. Özel Yetkili Mahkemelerde her gün duruşma yapıldığı için karar bir yılda açıklanmıştı. Ancak şimdi Ağır Cezada 3-4 ayda bir duruşma yapılacak ve bu da 5 yıl gibi uzun bir süre bu davanın devam etmesi anlamına geliyor. Olay zamana yayılıp, kapatılmak isteniyor. Amaç buydu ve şimdilik bunda başarılı oldu Ankara ve şikeciler.



13 Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına bakıldığında yeniden yargılama için “hukuki bir çıkış yolu bulamayan mahkeme, hukuk dışı bir karar almış” görünüyor. Kararında, “ Kumpas yok, sahtecilik yok, deliller sağlam” diyen mahkeme, ortaya yeni delil konulmadığı halde yeniden yargılama veriyor. Bu da hukuk dışı kararın hangi saiklerle alındığını gösteriyor.

Bu nasıl bir ülkedir ya ! Parçalar cidden yerine oturuyor. Amaç sadece zaman kazanmaksa bundan iyisi zaten olamaz. Adamlar zaten kumpas ve sahte deliller olmadığını kabul etmiş..
 
Geri
Üst Alt