Youtube derin analizime göre Bodo’yu inceledim, saldırıya geçince sanki Orta Dünya’dan çıkmış akıncılar gibi, “Allah ne verdiyse” akıyorlar, adamı bırakmıyorlar, insan deyip geçme, Gandalf da “ulan bunlar ne hızlı” der.
Ama defans yapınca… Helms Geçidi misali kalelerini örüyorlar, öyle duvar çekiyorlar ki Legolas ok atsa bile sekip geri gelir.
Karşılarında biraz zayıf rakip görünce bizim gibi defans hatlarını öne çekiyorlar. Yani kendi kalelerine doğru marş yapıyorlar resmen! Yandan gelen ortalar, havadan gelen toplar, duran toplar… Altın değerinde fırsatlar. Analizime göre kaleleri burda baya “oh be boş kaldı!” modunda.
Oyuncu olarak Hauge dikkatimi çekti; ceza sahasının içi, dışı fark etmez, şutları süper. Biraz daha genç olsaydı, “abi sen de gel takımda takıl” derdik.
Sonuç? Maç 3-1 gelir gibi ama Bodo’yu yıldırmak kolay değil. 2-0 geriye düşseler bile oyunlarından kopmuyorlar, tam bir Tolkien kahramanı gibi: “Yıkılsak da savaşırız!”
Kısaca: Maç epik olacak, gol yolları bizim, ama Bodo’nun direnci Helms Geçidi’nin duvarları kadar sağlam. Yani biz kazanırız ama izlerken hem gülüp hem de “ulan ciddi mi bunlar hâlâ koşuyor?” diyeceğiz.