Maç 0-2 bitti. Tribünde yeterince üşüdük. Basın toplantısına geçtik. Aklımda Selçuk'u sormak vardı ama basın toplantısında tek soru alındı. Basın toplantılarında ilk kez gördüğüm birine soru hakkı verildi ve o da 20 sene önce Finlandiya - Türkiye maçından, hocanın saha parselasyonu terimini ilk kez kullanan kişi olmasından, gegenpressingi ilk bulan kişi olmasından bahsetti. Ağzım açık sorunun bitmesini bekledim. Yaklaşık 5 dakika Fatih Terim'in 20-25 sene önceki başarılarını anlatan bir soru soruldu ama soru da değildi! Yeri değildi, zamanı hiç değildi. Fatih Terim de kalktı buna teşekkür etti "20 sene evvel sahayı bölgelere ayırdık, sonra parselizasyon yaptık, sonra kaptırdığımız topa baskı yaptık... Sonradan herkesin yaptığı mucitlik oldu, bizimkiler unutuldu." dedi. Doğrudur da sırası mı yahu?
Şimdi herkes sosyal medyada haklı olarak "Bunun yeri ve zamanı mı, sen de geçmişte kaldın" hoca diye tepki gösteriyor.
Dün basın toplantısı sonrası şunu düşünüyordum. "Bu adama kraldan çok kralcıları kadar zarar veren kimse yok"
Fatih Terim'in etrafında ona aşırı sevgisiyle zarar veren insanlar var. Dün bu zamansız soru da Fatih Terim'e nasıl zarar verildiğinin en absürt göstergesiydi.
Neyse efendim. Galatasaray'ın geleceğini görmek için gittiğimiz Tuzla maçında, 20 sene önceki Finlandiya maçını ve hocanın sahayı bölgelere ayırmasını öğrenerek evlerimize dağıldık.