Açıkçası 93 sezonundan sonrasını çok iyi hatırlarım. Belirtilen yıllarda özellikle Fenerbahçe’nin ülke de çok büyük algısı vardı ve Beşiktaş’ın muhteşem yıllarının peşpeşe yaşandığı dönemlerdi. Bulunduğumuz ortam da ya da sınıfta takım tutanların %50Fenerbahçe %30 Beşiktaş %20 de ortalama Galatasaray seyircisi mevcuttu. O zamanlar niye Galatasaray’ı tutuyorsun diye soranlar bile vardı. Bu algı bana göre tamamen 96 yılından itibaren yıkılmaya başladı ki bu yıkımın en büyük mimarlarından birisi de hocamız Fatih Terime aittir.
Ben ilk o dönem kıskançlıktan ve hasetlikten rakip takımların yabancı takımları desteklediğine şahit olmuştum, İzmir de Arsenal’i destekleyen bir çok Fenerli göte de şahit olmuştum.
Şuan hocanın ben de gitmesini istiyorum, adaletin topuzunu bana göre de kaçırdı ve her eski tuttuğu oyuncuyu yardımcısı yapmanın peşine düştü ki kalırsa 1-2 dönem sonra Arda’da bu işin içine girecektir. Evlatçılığı üst düzey tuttu, takımın başında durmak yerine işi olmayan çok alana müdahale etmek zorunda kaldı ya da öyle hissettiği için hareket etti. Son 4 sezon da 2 şampiyonluk, bir pandemiden sonra çok iyi giderken düşme (ki o dönem hastalığa yakalandı, bir çoğumuzun hastalık götü 3,5 atarken o bu yaşta bunun zorluğunu yaşadı) gördük. Bu sezonda averajla 2. Oldu. Her yönetimle takılması da kendi egosundan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu dönem haricin de çünkü bu dönem ki yönetim üst düzey vasat ve takımını savunamayacak kadar bile basiretsiz.
Hocamız camia için de en son hakarete maruz kalacak insandır. Dediğim gibi ülke de ki algı bana göre onun dönemlerinden sonra yıkılmaya başlanmıştır.