Saka gibi ya, hala Tudor diyorlar. Birini elestirirken orneginiz de parametrenizde tutarli olsun arkadas. Yapmayin sunu ya. Al hatirlatalim ve tazeleyelim hafizalari;
"Tudor yonetiminde Galatasaray; 34 maçta 19 galibiyet, 11 mağlubiyet aldı."
"Sarı-kırmızılı ekip, fileleri 67 kez sarsarken kalesinde 47 gol görmekten kurtulamadı"
"2. Ön Eleme Turu'nda İsveç ekibi Östersunds'a 2-0 ve 1-1'lik skorlarla elenen Galatasaray'da Tudor'a büyük tepki gösterilmişti."
"39 yaşındaki teknik adam, Beşiktaş, Fenerbahçe, Medipol Başakşehir ve Trabzonspor'a karşı oynadığı 8 karşılaşmada hiç galibiyet alamadı. Bu maçlarda 7 kez kaybeden Galatasaray sadece 1 beraberlik aldı ve 2 gol atabildi..."
Vayyyy be ne taktikmis ne muhtesem yonetimmis. Ayrica doneminde yapilan kontratlar, transferler falan hala belimizi bukmus, avrupadan ceza alma tehlikesi yasamistik o yonetim ve bu capsizin "alin alin" talimatina.
Transferler: Mariano, Maicon, Denayer, Latovlevici, Ndiaye, Fernando, Belhanda, Feghouli, Garry, Gomis, Carrasso.. Korkunc kontrat kosullarina sahipler/sahiplerdi...
ülkede herkese istatistik okuma dersi verilmeli diye düşünüyordum ama görüyorum ki terimcilere öncelik verilmeli bu konuda
bu istatistikleri böyle okuyorsan o zaman pandemi döneminde tüm dünya küçülürken türkiyenin 1.8 büyüdüğüne ve harika bir ekonomi yönetimi olduğuna da inanırsın herhalde
tekrar bakalım şimdi bunlara ve görelim adam nasıl devrim yapmış
tudor 4 5 yılın posası çıkmış sneijdere sorularak hoca ve oyuncu getirilen bir takıma geldi ki o sezon zaten dikiş tutmuyordu beklenti seneye idi
39 yaşındaki genç ve arkasında ne taraftar ne medya desteği olan bu adam önce de jong sneijder sabri gibi papazlar ve bir adım ilerleme göstermeyip kendini yıldız sanan brumayı filan yolladı , kangren gibi oynayan selçuk inanı kesti
cenk ergünün ifadeleri ile her oyuncunun transferinde özel kafa patlattı ve negredo yerine gomis imbula yerine ndiaye diarra ya da vainquer yerine fernando gibi adamları bizzat seçti ki hangi alternatifler bugün nerede belli
bu kadro iki şampiyonluk aldığı gibi o yıllık ücretlere rağmen deli gibi para kazandırdı belhanda da kazandırıyordu terim kalsın dedi ve kaldı ki olabilir teknik değerlendirme
bütün bunlar devrimdir işte ki sürekli ultraslan ensesinde boza pişiriyordu
gelelim skorlara ondan da önce rakiplere. o sezon tarihin en iyi beşiktaşlarından biri vardı şl grubundan namağlup çıkan, en iyi başakşehiri vardı sonraki sezonla beraber ve sonraki tüm sezonlarda daha iyi bir fener vardı
bu rakiplere karşı uzun süre liderdi ama derbilerde o ilk yarıda içerde sadece fenerle oynadı ve 0-0 bitti deplasmanlarda ise kaybetti
ama sonraki sezon terim de sadece 1 puan fazla almış aynı fikstürden, herkesin dilinde bjk maçı var ki terim de trabzondan 4 yemiş
Yeni kurulmuş takımıyla çok iyi oyunlar oynayan genç bir hocaya ua daha liderden tepki gösterdi aynı şartlarda 96da fenere 4-0 yenilince terimin üzerine gidilse belki 2000 olmayacaktı
sonunda da bana göre terimin de milli takım sonrası dönemde içinde olduğu ıa ve medya baskısıyla liderin 1 puan arkasında iken gönderildi
tudorun hatası yok mu tabiri vardı mesela bana göre bugün terimin tam tersi bir hata yapıyordu o da detbilerdebiraz overthinking dediğimiz aşırı düşünüp fazla oynuyordu takımla ama bunu iç saha maçlarında da test etmemiz lazımdı
ikincisi ise rodriguez idi feg gelince takımın en önemli silahını bir türlü randımanlı kullanamadı
şimdi herkes taylan ve donk için terime methiyeler düzüyor ya işte 8 da tolgadan çok iyi bir iş çıkarmıştı ama kimse takdir etmedi doğru düzgün
tudorun durumu budur ve gönderilme sebebi asla sportif değil organik olmayan terim baskısı ve dursunun baskın kongre üç kağıtçılığıdır