Fatih Terim | Teknik Direktör (ARŞİV)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Birde Allah aşkına şu Tudor u artık örnek göstermeyin. Tudor hoca filan değildi. Hoca nasıl olur görmek isteyen Avrupa'ya gözünü bir cevirsin bakalim ne takımları hangi kadrolarla nerelere taşıyan hocalar var. Onları örnek gösterelim. Bizi derbilerde rezil eden köy takımına eleten en son gittiği takımıda batırıp yardımcı hocaliga düşen Tudor u örnek vermeyelim lütfen.
Tudor'a haksızlık edilmesi onun kapasitesi ya da yeterliliğini kabul ettiğim anlamına gelmiyor. Eksileri vardı evet ama artıları da vardı.

Ortada Terim kıyaslaması da yok zaten amaç o da değil.

Oradaki temel eleştiri o gün Tudor eleştirildi neler söylendi, Sumudica'ya neler söylendi ama bir tane yerliye bile o seviyede tek söz edilmedi bunca zaman. En basit örnek Erol Bulut.
 
Tudor'a haksızlık edilmesi onun kapasitesi ya da yeterliliğini kabul ettiğim anlamına gelmiyor. Eksileri vardı evet ama artıları da vardı.

Ortada Terim kıyaslaması da yok zaten amaç o da değil.

Oradaki temel eleştiri o gün Tudor eleştirildi neler söylendi, Sumudica'ya neler söylendi ama bir tane yerliye bile o seviyede tek söz edilmedi bunca zaman. En basit örnek Erol Bulut.
Evet maalesef bizde böyle birşey var. Keşke Fatih hoca daha çok eleştirilseydi belki kendini güncellerdi. Elestirmemek kötülük yapmak aslında. Ve yabancıların başını hemen yiyo bizim medya ve taraftar maalesef. Bunları Tudordan hiç haz etmememe rağmen söylüyorum
 
Dediklerinizde haklısınız sadece bir ekleme yapmak istiyorum. Bende mesela kimin ne düşündüğü umrumda bile değil Fatih hoca baba gibi adam çok seviyorum onu. Ama bu sezonda geçen sezonda eleştirdim. Ama yanlış olan şey bazı arkadaşlar hakaret ediyor. Bazısı bela okuyor. Ya herşeyi geçtim sen burda forum ortamında bile burdaki herhangi birine hakaret edersen hem karşılığını alırsın hemde ceza yersin. Pardon ama sen kimsin ki koskoca Fatih Terime hakaret ediyorsun. Senin 3 şampiyonluğundan birinde bu adamın imzası var. Sen Galatasaray efsanesine başarısız bir sezonda geçirse kufur edemezsin bela okuyamazsin yada hakaret edemezsin. Başarısız olmuş. Olmuşsa olmuş. Başarılı olduğunda da çıkıp özür dilerim deyip kendine hakaret ediyomusun yada kendine küfür ediyomusuz. E hocaya hangi hakla böyle konuşuyorsun. Tamam bizde kızıyoruz bazı şeyler böyle olmamalıydı ama sende kantarin topuzunu kaçırma güzel kardeşim. Küfür ettigin hakaret ettigin adam Fatih Terim senin onca yıllar yüzünü güldürmus bu adam. Kredisi var ve evet tüketmek üzere hepsine okeyim. Ben dün aşırı kızdım son haftalarda çok tepkide gösterdim. Hatta yerine gerçekten is yapabilecek birini bulsalar hocanın emekli olmasını yada yönetime girmesinide isterim. Ama saygı saygı saygı. Sen adama hakaret edersen sevenleride asla seni dinlemez ve inadına hocayı asla eleştirmez. Bizdeki en büyük sorun bu işte ortamiz yok. Oysa herşeyi saygı sevgi çerçevesinde yapsak ortak yok gözümüzün önünde zaten.

Bu saygısızlığı her kim yapıyorsa, onlara yazıklar olsun Özgür bey. Kimse kimseyi karakterinden ve kişiliğinden, özel hayatından böyle terbiyesizce bir şekilde vuramaz. Bedduayı da her sene olan bir şampiyonluk için hele de demek saçmalık. Sinir anında ağzımızdan evet bazen, kendi içimizdekilere olmasa da başkalarına bizler de diyoruz ama yani gerek yok. Bu kadar da hayatımızı ele geçirmesin bir zahmet.

Bizim eleştireceğimiz tek nokta, teknik, taktik eksiklikler olabilir. Sevgisi olana da saygı duymak lazım.
Kimse kimseyi sevdi diye de yargılayamaz. Neden seviliyor da denilemez. Üstte bazı şeyleri detaylıca doldurdum.

Fatih Terim bu camianın sembol isimlerindendir. Geçmişteki başarıları asla inkar edilemez. Elindeki imkanları genelen tabloya baktığımızda da olumlu değerlendirmiş, kupalar kazandırmıştır ama şu an günümüz futboluna ayak uyduramadığı için eleştiriliriyor. Geniş bir kadroya sahip olan tek takımız. Biraz da bunun öfkesi var. Olayın en azından buradaki özeti budur. Diğer saygısız tavırları takmayınız.
 
Ben de zaten onu diyorum. Kendinizce belki de haklısınız. Özellikle o kısmı vurguladım. Ama misal bu kısım sizin bakış açınız.
O başarıları yaptığında da tek başına imza atmadı ki. Arkasında güçlü bir yönetim, elinde de bunları yapacağı kadrolar vardı.
Özellikle 96-2000 yılları misal. En üst düzey diyebileceğimiz noktadır muhtemelen. Ki o zamanlar futbol olarak da yani gerçek bir sıçrayış vardı.

Ama ben misal eleştirdiğimde bu başarılarını inkar etmiş olmuyorum. Bu anı değerlendirerek yazdığım şeyler onun kariyerine, aldığı ve aldırdığı kupalara asla gölge düşürmez ama sizler de biliyorsunuz ki futbolda dün yoktur, bugün vardır.

İçinde bulunduğumuz şartlar kariyerini değil ama bugünkü yaptığı hatalı seçimleri diyeyim eleştiriyi açık hale getirdi.
Az çok sosyal ortamları takip ettiğim için yazdım görüşümü ki, en ufak farklı eleştiri de ya da çözümde kendisine toz kondurulmadı.
Ben her şeyden önce Galatasaraylıyım ve belki birçoğunuz Fatih Terim ve onun başarısıyla Galatasaraylı oldunuz, belki de bir minnet bundan. Ya da sevginizin bir alt temeli de başarının yanında bu. Ben de babadan böyleyim misal. Ondan bana miras. Çoğu seven de Fatih Terimi babası gibi görür. Bu camia için öyle bir adamdır. Bunu asla inkar etmiyorum. Bence en sevmeyeni bile etmez. Ama bu demek değil ki o dokunulmazı.

Bu camiaya gönülden hizmet veren çok insan oldu, hepsi de geldi geçti. Yeri geldi eleştirildi, yeri geldi belki yerden yere vuruldu.
Ne eksiltti bu onlardan...Ama emin olun Galatasaray o noktada çok şey de kazandı. Bizim de amacımız bu.

Kişisel bazlı sevgilerimiz bazen sevdiklerimize de zarar veriyor. Fatih Terim'in geldiği nokta da tam olarak bu.
Biraz da tepkiler giderek yükseliyorsa ve daha sertse en büyük sebebi, misal argüman olarak yaratılan vardır hocanın bildiği...gibi şeyler.

Üste Keramettin adminin de dediği bir noktayı çok doğru buldum. O da kendisi kimle karşı karşıya gelirse gelsin, seveni sevmeyeni herkes yanında oldu. Kimse de yedirmedi. Bakın ben kimseyi Galatasaray'dan çok sevmem ama saygı duyarım. Sinir anında yanlış şeyler ifade edersem misal yine en çok ben kahrolurum. Herkesin hata yapma lüksü var. Elbette başarılı olana verilen imtiyaz her zaman diğerinden daha fazladır ama benim lugatımda bu böyle değil. Belki başka arkadaşlar farklı düşünüyor olabilir. Ben biraz anlık değerlendiren bir insanım. O ana göre derim. Haftaya doğru kadro çıkarsın, iyi oynatsın. Buraya gelir bu yazdıklarımı unutur hakkını veririm. Ben böyle bakan bir taraftarım.

Bir onceki yazdiklarinizla celisen bir yorum olmus. Takdir sizin tabi. Ancak, takim oyunlarinda birden cok dogru parametre bir araya gelince basari geliyor. 96-2000 transferlerinin hatta yerli oyuncularin cok buyuk kismi Terim'in bizzati transferleridir, Akdeniz oyunlari ve Umit Milli Takimin'dan ogrencileridir. Ayrica, o donem cok buyuk basarisizliklar yasadik baslangicta ve Terim istifasini iletti ancak yonetim "devam" dedi bunu Faruk Baskanin UEFA belgeselinde de bulabilirsinzi yada sonraki roportajlarinda. Soyledigin ve benimde burada cokca belirttigim guclu yonetim ornegi vardi zaten son 20 senemizdeki birkac yonetimden biri o donem ve hocanin arkasinda durarak gelecek olan 8 sampiyonluk + avrupa kupalarinin altyapisi olusturulmus oldu. Tamam Terim'in de cok hatalari oldu ancak onun olmadigi donemlerde de gorduk oyun olarak kulubu. Artilar/eksiler, bunlari idrak etmemiz gerekiyor nacizane. "Kisisel bazli sevgiler" demissin de cok anlamsiz degil mi bu sence de ? Burada konu Galatasaray, benim ne yonetim ne de hoca ile bir biyolojik bagim olmadigi gibi ekonomik bir bagimda yok. Konu kisisel degilki, elde veriler ve bu yasima kadar izledigim basarilar/maclar/maglubiyetler var. Bir uyemiz cevaplamis, herkes elestirilir ki bu bizim en buyuk ozelligimiz ancak saygi ve mantik cercevesinde. Yoksa Ersunlar/Erol'lar dadanir bu camiaya'da. Futbolun gercekleri iki arastirma otemizde. Bu arada Hagi hep kotu ve sorunlu donemlerde gorev almistir, iyi bir kadro da belki daha basarili olurdu. Onu da belirtelim, biraz oznel yorum olmus.
 
Bir onceki yazdiklarinizla celisen bir yorum olmus. Takdir sizin tabi. Ancak, takim oyunlarinda birden cok dogru parametre bir araya gelince basari geliyor. 96-2000 transferlerinin hatta yerli oyuncularin cok buyuk kismi Terim'in bizzati transferleridir, Akdeniz oyunlari ve Umit Milli Takimin'dan ogrencileridir. Ayrica, o donem cok buyuk basarisizliklar yasadik baslangicta. Soyledigin ve benimde burada cokca belirttigim guclu yonetim ornegi vardi zaten son 20 senemizdeki birkac yonetimden biri o donem ve hocanin arkasinda durarak gelecek olan 8 sampiyonluk + avrupa kupalarinin altyapisi olusturulmus oldu. Tamam Terim'in de cok hatalari oldu ancak onun olmadigi donemlerde de gorduk oyun olarak kulubu. Artilar/eksiler, bunlari idrak etmemiz gerekiyor nacizane. "Kisisel bazli sevgiler" demissin de cok anlamsiz degil mi bu sence de ? Burada konu Galatasaray, benim ne yonetim ne de hoca ile bir biyolojik bagim olmadigi gibi ekonomik bir bagimda yok. Konu kisisel degilki, elde veriler ve bu yasima kadar izledigim basarilar/maclar/maglubiyetler var. Bir uyemiz cevaplamis, herkes elestirilir ki bu bizim en buyuk ozelligimiz ancak saygi ve mantik cercevesinde. Yoksa Ersunlar/Erol'lar dadanir bu camiaya'da. Futbolun gercekleri iki arastirma otemizde. Bu arada Hagi hep kotu ve sorunlu donemlerde gorev almistir, iyi bir kadro da belki daha basarili olurdu. Onu da belirtelim, biraz oznel yorum olmus.

Neresinde çeliştiğimi anlayamadım ama tabii o da sizin görüşünüz. Ben hocaları dönemlik değerlendirmemiz gerektiğini söyledim zaten.
Ama Fatih Terime verilen imkan ve imtiyazlar her zaman bu camiada herkesten bir adım fazladır. Bu da görünen bir şey. Siz de normal değil mi dediniz, ben de kendi açımdan ben anlık değerlendiren bir taraftarım, kendi adıma bunlara bakmam dedim. Ama her yorumumda da geçmiş başarılarının hakkını verdim. Ben siz bazlı olarak da yazmadım ayrıca sevgi konusunu. Sosyal medya diye hususi belirttim. Genelde okuduğum, gördüğüm yorumlar olarak bir çıkarım yaptım ve bunu da yavaştan aştığımızı söyledim. Saygısızca eleştiri de bulunan kimseyi de ne destekledim ne de beğeni attım zaten. Bu konuda da gerek Fatih Terim gerek de sevenleriyle bir sıkıntım olmadı.

Ve herkesin aksine bu camiadan temelli gitmesini de yazmadım. Sadece artık TDmiz değil de başka konumda olursa daha iyi olur diye de öneride bulundum. Yine de aksi düşünüldüyse yazdıklarımdan saygı duyarım.
 
Neresinde çeliştiğimi anlayamadım ama tabii o da sizin görüşünüz. Ben hocaları dönemlik değerlendirmemiz gerektiğini söyledim zaten.
Ama Fatih Terime verilen imkan ve imtiyazlar her zaman bu camiada herkesten bir adım fazladır. Bu da görünen bir şey. Siz de normal değil mi dediniz, ben de kendi açımdan ben anlık değerlendiren bir taraftarım, kendi adıma bunlara bakmam dedim. Ama her yorumumda da geçmiş başarılarının hakkını verdim. Ben siz bazlı olarak da yazmadım ayrıca sevgi konusunu. Sosyal medya diye hususi belirttim. Genelde okuduğum, gördüğüm yorumlar olarak bir çıkarım yaptım ve bunu da yavaştan aştığımızı söyledim. Saygısızca eleştiri de bulunan kimseyi de ne destekledim ne de beğeni attım zaten. Bu konuda da gerek Fatih Terim gerek de sevenleriyle bir sıkıntım olmadı.

Ve herkesin aksine bu camiadan temelli gitmesini de yazmadım. Sadece artık TDmiz değil de başka konumda olursa daha iyi olur diye de öneride bulundum. Yine de aksi düşünüldüyse yazdıklarımdan saygı duyarım.

Kendi gorusunuz tabi. Celistiginiz nokta basarilarini bildiginiz bir ismin gordugu imtiyazlari vurgulamaniz. Bunu da detaylandirmaniz. Bu kredi cok normal demek istiyorum.
 
2011 2012 sezonu dışında futbol filan izletmiyor bize. O sezon zevk almıştım birtek. Takımın üstünde istediği gibi oynuyor. Olmadığını görmesine gitmesine rağmen inat edip yine aynı şeyleri yapıyor. Hatasından ders almıyor

Zaten diyordu ben ders almam ders veririm diye. Bu kafada olmasını normal goruyorum
 
Kendi gorusunuz tabi. Celistiginiz nokta basarilarini bildiginiz bir ismin gordugu imtiyazlari vurgulamaniz. Bunu da detaylandirmaniz. Bu kredi cok normal demek istiyorum.
Ben bunun da hakkını verdim ama. İlk yazı da bile belki de haklısınız dedim imtiyaz için. Normal bulmadığım ve orada üstüne bastığım şey bu konu sebebiyle eleştirilenlerin hep farklı statüde yansıtılmasıydı. Siz nasıl desem hani sevdiğiniz için bazı üslup ve ifadelerden rahatsız oluyorsunuz, gerek hani hocaya edilen ağır ithamlardan gerekse size yönelen oklardan aynı şeyi misal eleştiren olarak ben de çok yaşadım. Nankör de oldum, vefasız da, senin gibi Galatasaraylı olmaz olsun da. Bunları aşmamız gerektiğini söyledim. Kendimce herkesin eleştirilebilir olduğunu ifade ettim. Belki ifade eksikliği olmuş olabilir ama dönüp tekrar ilk yorumumu okursanız, bunu göreceksiniz.
 
Bu saygısızlığı her kim yapıyorsa, onlara yazıklar olsun Özgür bey. Kimse kimseyi karakterinden ve kişiliğinden, özel hayatından böyle terbiyesizce bir şekilde vuramaz. Bedduayı da her sene olan bir şampiyonluk için hele de demek saçmalık. Sinir anında ağzımızdan evet bazen, kendi içimizdekilere olmasa da başkalarına bizler de diyoruz ama yani gerek yok. Bu kadar da hayatımızı ele geçirmesin bir zahmet.

Bizim eleştireceğimiz tek nokta, teknik, taktik eksiklikler olabilir. Sevgisi olana da saygı duymak lazım.
Kimse kimseyi sevdi diye de yargılayamaz. Neden seviliyor da denilemez. Üstte bazı şeyleri detaylıca doldurdum.

Fatih Terim bu camianın sembol isimlerindendir. Geçmişteki başarıları asla inkar edilemez. Elindeki imkanları genelen tabloya baktığımızda da olumlu değerlendirmiş, kupalar kazandırmıştır ama şu an günümüz futboluna ayak uyduramadığı için eleştiriliriyor. Geniş bir kadroya sahip olan tek takımız. Biraz da bunun öfkesi var. Olayın en azından buradaki özeti budur. Diğer saygısız tavırları takmayınız.
Yine sorunlardan biri ortaya çıktı. Bana göre Türkiye'de günümüz futboluna ayak uyduran hoca yok. Ciddi söylüyorum yok. Çoğunluğu otobüsü çekip bekliyor. Büyük takımlarda ofansif oynamaya çalışıyor ama eline yüzüne bulaştıyor. Ben Türkiye'de uzun yıllardır sistem takımı görmedim zaten. Sunuda söyliyim yine bu kitlikta hocanin sistemi var haksızlık yapmayalim ancak yanlış sistem ile oynatıyor sorun burda. 442 yada 4141 oyantip pas oyunu mu kanat oyunumu vs. bir sürü şeyi ayarlayan TD teknik taktik bilmiyor demek saçma olur. Ama yanlış yerde yanlış taktik, yanlis oyunuclarla oynayınca bildiği herşey maalesef çöpe gitti işte. Erkenden golü bulmak çok önemli onu doğru yapıyor. Hızlı başlayarak. Ama dengeli değil takım ve yanlis oyuncu secimi asıl sorun hatta yanlış oyuncu seçimi yüzünden belki şampiyonluk gitti. Benim asıl kızdığım bu
 
Yine sorunlardan biri ortaya çıktı. Bana göre Türkiye'de günümüz futboluna ayak uyduran hoca yok. Ciddi söylüyorum yok. Çoğunluğu otobüsü çekip bekliyor. Büyük takımlarda ofansif oynamaya çalışıyor ama eline yüzüne bulaştıyor. Ben Türkiye'de uzun yıllardır sistem takımı görmedim zaten. Sunuda söyliyim yine bu kitlikta hocanin sistemi var haksızlık yapmayalim ancak yanlış sistem ile oynatıyor sorun burda. 442 yada 4141 oyantip pas oyunu mu kanat oyunumu vs. bir sürü şeyi ayarlayan TD teknik taktik bilmiyor demek saçma olur. Ama yanlış yerde yanlış taktik, yanlis oyunuclarla oynayınca bildiği herşey maalesef çöpe gitti işte. Erkenden golü bulmak çok önemli onu doğru yapıyor. Hızlı başlayarak. Ama dengeli değil takım ve yanlis oyuncu secimi asıl sorun hatta yanlış oyuncu seçimi yüzünden belki şampiyonluk gitti. Benim asıl kızdığım bu

Şampiyonluğu maalesef kendi elimizle verdik. Daha doğrusu sizin de sıraladığınız sebeplerle. Son maçta bile yine benzer hatalar yapıldı. Değişiklikler bile aslında bir şeylerin yolunda gitmediğinin göstergesiydi. Yine bir geriye düştüğümüz maçı -ilk yarı bitmeden 2-1 yapmıştık ama- skoru koruyamadığımız için maalesef çeviremedik. Tekrar golü yiyince daha da düştük. Eğer o dakikalarda biraz kıpırdansaydık belki sonuç bu da olmazdı. Bireysel hatalar üstüne bunlar da eklenince beklenen son yine geldi. Özellikle bu sene çabuk demoralize olan kırılgan bir takıma döndük. Bir de sebepsiz üretkenliğimiz son iki maçtır biraz daha azaldı. Eskiden girip atamıyorduk, şimdi girdiklerimiz daha kısıtlı ve az. Kanat eksikliği ve çift forvet sıkıntısı sebebi de sanırım. Ben de istedim çifti ama skor üstünlüğü alındı mı Falcao kenarı çekilmeli de demiştim. Tek amacımız iki farklı üstünlüğü almak, sonrasında eski sisteme dönüp Mostafa'yı beslemek olmalıydı. Bize tek fark da yetmiyor malum...Takım öyle güven vermiyor. O sebeple bir an önce sonuca gitmek lazım diye baktığımdan istemiştim. Onu da ayarlayamadık. Uymadı ya da. Üst üste yapılan bu hataları, o burun kıvırdığımız, dere diye tabir ettiğimiz rakipler de affetmedi tabii. Normalde bugün olası bir fb galibiyetinde aslında şansımız hala devam edebilir ama genel anlamda oyun olarak verilmeyen o reaksiyon bizleri de umutsuzluğa düşürdüğünden hiçbirimizde inanç kalmadı. Ankaragücü bir kaza, Sivas bir hata idi, bu maç ise bizim cezamız gibi bir şey oldu...Hepimizi üzen şey bu zaten. Kendi kendimizi yolumuzdan etmemiz...Artık hakkımızda hayırlısı.
 
Şampiyonluğu maalesef kendi elimizle verdik. Daha doğrusu sizin de sıraladığınız sebeplerle. Son maçta bile yine benzer hatalar yapıldı. Değişiklikler bile aslında bir şeylerin yolunda gitmediğinin göstergesiydi. Yine bir geriye düştüğümüz maçı -ilk yarı bitmeden 2-1 yapmıştık ama- skoru koruyamadığımız için maalesef çeviremedik. Tekrar golü yiyince daha da düştük. Eğer o dakikalarda biraz kıpırdansaydık belki sonuç bu da olmazdı. Bireysel hatalar üstüne bunlar da eklenince beklenen son yine geldi. Özellikle bu sene çabuk demoralize olan kırılgan bir takıma döndük. Bir de sebepsiz üretkenliğimiz son iki maçtır biraz daha azaldı. Eskiden girip atamıyorduk, şimdi girdiklerimiz daha kısıtlı ve az. Kanat eksikliği ve çift forvet sıkıntısı sebebi de sanırım. Ben de istedim çifti ama skor üstünlüğü alındı mı Falcao kenarı çekilmeli de demiştim. Tek amacımız iki farklı üstünlüğü almak, sonrasında eski sisteme dönüp Mostafa'yı beslemek olmalıydı. Bize tek fark da yetmiyor malum...Takım öyle güven vermiyor. O sebeple bir an önce sonuca gitmek lazım diye baktığımdan istemiştim. Onu da ayarlayamadık. Uymadı ya da. Üst üste yapılan bu hataları, o burun kıvırdığımız, dere diye tabir ettiğimiz rakipler de affetmedi tabii. Normalde bugün olası bir fb galibiyetinde aslında şansımız hala devam edebilir ama genel anlamda oyun olarak verilmeyen o reaksiyon bizleri de umutsuzluğa düşürdüğünden hiçbirimizde inanç kalmadı. Ankaragücü bir kaza, Sivas bir hata idi, bu maç ise bizim cezamız gibi bir şey oldu...Hepimizi üzen şey bu zaten. Kendi kendimizi yolumuzdan etmemiz...Artık hakkımızda hayırlısı.
Güzel özet maalesef doğru. Bugün maçtan sonra benim kafamda birşeyler netleşecek hep beraber görcez. Ama fenerin galibiyetini beklemek vs. Hiç böyle hayal etmemiştik :(
 
Güzel özet maalesef doğru. Bugün maçtan sonra benim kafamda birşeyler netleşecek hep beraber görcez. Ama fenerin galibiyetini beklemek vs. Hiç böyle hayal etmemiştik :(
Keşke size ümit verecek şeyler diyebilsem, Özgür bey. Eğer yenmiş olsaydık, çok keyif alacağımız bir maç olacaktı.
Hatta beraberlik bile bize yarayacaktı ama ben yine de fb galibiyetini desteklerdim. Onların kayıp lüksü bjkden daha fazla. Kadıköy kabusları malum. Ekstra ikili averaj üstünlüğümüz de var... bjkde bir yerde düşmeli ki şansımızı devam ettirelim demiştim...
Bu tarz maçlar epey etkiler ve düşüş başlangıcı da olabilir. Hele şampiyonluk rakipleri arasındaysa...

Ama nasip değilmiş. Yine de bir umut yarın olası fb galibiyetinde, Milli arada girecek, belki biraz bir silkeleniriz...
İnanın kendim de hiçbir şey hissetmiyorum ve üzgünüm. Umudum bile yok ama matematiksel olarak tek şansımız bu.
2015 yılı gibi de olabilir, bir bakmışız...Ben üç takımın dolu dolu gideceğini sanmıyorum zaten. Şampiyon olan da 80-85 arası olur sanki.
Lig olur da yeniden başlarsa üçü arasında az hata yapan kazanır.
 
Tudor'un ilk geldiği döneme çok bir şey denemez, kendisinin tarzıyla alakası olmayan, koşmayan bir ekip vardı zira geldiği Karabük kadar bile dirençli bir ekip değildik.

Yıllarca boktan oyunuyla bizi deli etmiş Selçuk'u kesmesi bile başlı başına kritik bir hamleydi. Gidin de Belhanda'ya 10 bonservis 3.5 maaş verin dememiştir zaten o transferlerde Cenk Ergun, Mehmet Özbek falan komisyon almadıysa ben de bir şey bilmiyorum. İstediği oyuncuların çoğu da nokta atışlarıydı ve neredeyse hepsi iş yaptı.

Maicon, Badou ve Belhanda yerine daha iyi adamlar alınabilirdi ama Badou'dan kar ettik zaten Belhanda da satılabilirdi önceden.

O dönem alınan adamları hayvani maaşlarına rağmen sattık ve Badou + Gomis + Fernando hattından da 27 milyon euro bonservis kazandık yani baktığında öyle çöp de bir kadro diyemezsin Belhanda'yı da satsan zaten harcadığını geri alıyormuşsun.

İç sahada oynattığı maçları statta izlemiş biri olarak da takımın ne yaptığını bilen yapısını FT geldikten sonra göremedim ama taraftar etkisi ve motivasyon açısından daha iyidi zaten FT ilk 2 sezon bir şey oynatmayıp şampiyon olurken sonraki 2 sezonda bir şeyler oynatmaya çalışınca olmadı 2 sezonda da.

Tudor'un eleştirileceği nokta Beşiktaş ve Başakşehir maçlarıdır zira saçma takım yapılarıyla çıktı o maçlara ve rezalet yarattı lakin Östersunds'a Ahmet Çalık, Sinan zart zurtla kaybetti diye ana bacı söven basın ne hikmetse o günden sonra hiç bir hocaya karşı soramadı o soruları. O dillediğiniz Sergen sezon başında Rio Ave, Paok'a domalırken ne hikmetse kimse çıkıp da Tudor'a sorduğu gibi "sen hoca mısın?" diyemedi. Sumudica gidene kadar yılın hocasıyken herkesin boklaması gibi, lobin olmayınca olmuyor ne yapsan eleştiriyorlar.

Tudor'un son dönemi zaten FT baskısıyla geçti, FT boştaysa zaten o an var olan hocanın ömrü uzun olmuyor, kariyerinin ikinci hocalık deneyiminde 40 m euro bonservis harcayıp kadro verdin diye herifi suçlamak da çok doğru değil zira kurulan kadro isim ve yapısal anlamda doğruydu ancak hocalık tecrübesi konusunda eksik bir herifti.

Tabi ondan sonra harcanan 40 m euroyu kiralık + Diagne + Akbaba'ya falan verdik düne kadar maaşlarla beraber, hiç birinin de geri dönüşü olmadı.

İsmi farklı olsa farklı anılırdı muhtemelen ama Tudor olunca kondüsyoner oldu, çöp oldu, derbi katili oldu. Herifi başarılı olduğu takımdan tazminatını verip alan da 40 m euroyu veren de, Östersunds maçına saçma kadroyla da çıkaran Dursundu zira Dursun'un olduğu yerde de başarıdan söz edilemez.

3 senede yaptığı 150 m zararla, bu sezon 500 bin eurolarla transfer yapma çabamız da cabası.

Ha bu sezonda da ilk yarıda yarıştan kopsak kimse bir şey demezdi hocanın hatası o eksik kadroyla iş yapıp nispeten kadro dolunca saçmalaması oldu tabii buna zemin zart zurtu da ekleyebilir de Taylan'a yedek almamak da kimin fikriyse bizi müthiş öngörüymüş ya da Etebo denilen futbol katiline 2 m euro gömmek de iyi iş. Zaten bu taraftar zihniyetine her şey müstehak boklanan Seri'nin yarısı kadar pas yapabilen adam yok takımda hala.

Oyuncuların hiç biri birbirinin açığını kapatmıyor, rakip sanki Barcelona anasını satayım, Alanya'dan kovulan Welliton, Nsakala, Ersin, Atiba, Larin zart zurtla oynuyorlar, şunların hiç birini takımınızda istemezdiniz sezon başında.

Bırakın ya şekilciliğe isimciliğe falan son verin. FT'nin hep arkasında olduk karşıdaki yalı çocuğunun şımarıklıklarına karşı hep savunduk, ilk yarı yoktan adam çıkardı herkes gelişiyordu ne olduysa o Fb maçından sonra oldu, bir şımarıklıklar, tavırlar, Taylan'ı falan kesmeler. Etebo - Luyindama ikilisini pas kalitesini düşürmelerine rağmen ısrarla beraber oynatmak, Yatabare, Babacar gibi adamlara karşı Luyi varken Donk'u koymak. Hepsi stratejik hatalar, cuma günü ise tüy dikmek oldu cuma günkü maçı Tudor oynatsa dünyanın en rezil hocasıydı ama FT olunca iki laf söylendi unutuldu.

Bence zaten bu günlük bakan taraftar zihniyeti hiç bir şeyi haketmiyor.

images.webp
 
Saka gibi ya, hala Tudor diyorlar. Birini elestirirken orneginiz de parametrenizde tutarli olsun arkadas. Yapmayin sunu ya. Al hatirlatalim ve tazeleyelim hafizalari;

"Tudor yonetiminde Galatasaray; 34 maçta 19 galibiyet, 11 mağlubiyet aldı."
"Sarı-kırmızılı ekip, fileleri 67 kez sarsarken kalesinde 47 gol görmekten kurtulamadı"
"2. Ön Eleme Turu'nda İsveç ekibi Östersunds'a 2-0 ve 1-1'lik skorlarla elenen Galatasaray'da Tudor'a büyük tepki gösterilmişti."
"39 yaşındaki teknik adam, Beşiktaş, Fenerbahçe, Medipol Başakşehir ve Trabzonspor'a karşı oynadığı 8 karşılaşmada hiç galibiyet alamadı. Bu maçlarda 7 kez kaybeden Galatasaray sadece 1 beraberlik aldı ve 2 gol atabildi..."


Vayyyy be ne taktikmis ne muhtesem yonetimmis. Ayrica doneminde yapilan kontratlar, transferler falan hala belimizi bukmus, avrupadan ceza alma tehlikesi yasamistik o yonetim ve bu capsizin "alin alin" talimatina.

Transferler: Mariano, Maicon, Denayer, Latovlevici, Ndiaye, Fernando, Belhanda, Feghouli, Garry, Gomis, Carrasso.. Korkunc kontrat kosullarina sahipler/sahiplerdi...

ülkede herkese istatistik okuma dersi verilmeli diye düşünüyordum ama görüyorum ki terimcilere öncelik verilmeli bu konuda

bu istatistikleri böyle okuyorsan o zaman pandemi döneminde tüm dünya küçülürken türkiyenin 1.8 büyüdüğüne ve harika bir ekonomi yönetimi olduğuna da inanırsın herhalde

tekrar bakalım şimdi bunlara ve görelim adam nasıl devrim yapmış

tudor 4 5 yılın posası çıkmış sneijdere sorularak hoca ve oyuncu getirilen bir takıma geldi ki o sezon zaten dikiş tutmuyordu beklenti seneye idi

39 yaşındaki genç ve arkasında ne taraftar ne medya desteği olan bu adam önce de jong sneijder sabri gibi papazlar ve bir adım ilerleme göstermeyip kendini yıldız sanan brumayı filan yolladı , kangren gibi oynayan selçuk inanı kesti

cenk ergünün ifadeleri ile her oyuncunun transferinde özel kafa patlattı ve negredo yerine gomis imbula yerine ndiaye diarra ya da vainquer yerine fernando gibi adamları bizzat seçti ki hangi alternatifler bugün nerede belli

bu kadro iki şampiyonluk aldığı gibi o yıllık ücretlere rağmen deli gibi para kazandırdı belhanda da kazandırıyordu terim kalsın dedi ve kaldı ki olabilir teknik değerlendirme

bütün bunlar devrimdir işte ki sürekli ultraslan ensesinde boza pişiriyordu

gelelim skorlara ondan da önce rakiplere. o sezon tarihin en iyi beşiktaşlarından biri vardı şl grubundan namağlup çıkan, en iyi başakşehiri vardı sonraki sezonla beraber ve sonraki tüm sezonlarda daha iyi bir fener vardı

bu rakiplere karşı uzun süre liderdi ama derbilerde o ilk yarıda içerde sadece fenerle oynadı ve 0-0 bitti deplasmanlarda ise kaybetti

ama sonraki sezon terim de sadece 1 puan fazla almış aynı fikstürden, herkesin dilinde bjk maçı var ki terim de trabzondan 4 yemiş

Yeni kurulmuş takımıyla çok iyi oyunlar oynayan genç bir hocaya ua daha liderden tepki gösterdi aynı şartlarda 96da fenere 4-0 yenilince terimin üzerine gidilse belki 2000 olmayacaktı

sonunda da bana göre terimin de milli takım sonrası dönemde içinde olduğu ıa ve medya baskısıyla liderin 1 puan arkasında iken gönderildi

tudorun hatası yok mu tabiri vardı mesela bana göre bugün terimin tam tersi bir hata yapıyordu o da detbilerdebiraz overthinking dediğimiz aşırı düşünüp fazla oynuyordu takımla ama bunu iç saha maçlarında da test etmemiz lazımdı

ikincisi ise rodriguez idi feg gelince takımın en önemli silahını bir türlü randımanlı kullanamadı

şimdi herkes taylan ve donk için terime methiyeler düzüyor ya işte 8 da tolgadan çok iyi bir iş çıkarmıştı ama kimse takdir etmedi doğru düzgün

tudorun durumu budur ve gönderilme sebebi asla sportif değil organik olmayan terim baskısı ve dursunun baskın kongre üç kağıtçılığıdır
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt