Fatih Terim

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
geçen hafta da Şenol güneş öndeydi. Bakma sıralamaya sen. Şuan Mourinho gelse Milli takım düzelmez. Milli takımın düzelmesi için Ülkenin düzelmesi lazım. En azından Federasyonun düzelmesi lazım. Doğru kişiler geldiği sürece inanç ve güven duygusu artar.

2002 Jenerasyonunu Milli takımda Şenol Güneş yönetmiştir. Fatih Terim değil. Şenol Güneş'in teşekkür ettiğini söylemişsin. Burak ve Selçuk Kim zamanında sıçrama yaptı da geldi Galatasaray'a? Şenol güneşin yaptığı nezaketi Fatih Terimin de yapmasını isterdim. Neyse, konuyu dağıtmayalım.

Konu futbol akli olup, yeni bir jenerasyon yetistirmek. Onun o yönettigi jenerasyonu Terim kazandirmistir, umarim yeni projeler ile bir altin jenerasyon kazanilmasinda daha katki bulacak. Selcuk Manisa´da da iyi oyuncuydu, Burak ise gercekten Senol Günes´in forvet haline getirdigi bir oyuncu...

'Bu başarıyı ben kazanmadım, Türkiye olarak biz kazandık. Bu başarıda taraftarın, medyanın, yönetimin ve en önemlisi Fatih Terim'in de büyük katkıları vardır. Bunları inkar edemeyiz. Bu başarıya az ya da çok katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum.'

Fatih Terim kendi yetistirdigi jenerasyon ile Ülke´ye seviye atlatmasina ragmen, Ülke´de sanki gelip, yoktan varolmus bir seyin üzerine konmus gibi algi yaratiliyor. Evet Senol Günes iyi yönetti, ama oyuncu yetistirme konusunda Terim´in üzerinde bir artisi olma ihtimali yok. Ki kötü demiyorum, Senol Günes bu ülkenin gelmis gecmis en iyi 4 teknik adamdan bir tanesi.
 
Bu arada Avcı konusunda sana katılıyorum. Avcı kendi hatalarıyla kendini yaksa da fena hoca değil.

Cok iyi bir hoca adam isini biliyor aga, ve onun genc oyuncular ile özel bir bagi vardi. Aslinda Avci´yi göndermeye gerek yoktu, bu adama 6 sene emanet edilecekti orasi... Abdullah Avci bu ülkede Terim´i gecebilecek potansiyale sahip. Onunda benzer bir hikayesi vardi, ama qualifikasyonda zorlandi diye, adami medya saniyede yedi orada.
 
şu terimin yetiştirdiği jenerasyon hangisiymiş hele bir söyleyin la bu ne zırvalık :D Uefa ku pasını kazanan takımın çoğu topcusu daha terim şeyinde boncuk ararken takımdaydı zaten .hagi popescu tafarel ne kaldı ?
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
şu terimin yetiştirdiği jenerasyon hangisiymiş hele bir söyleyin la bu ne zırvalık :D Uefa ku pasını kazanan takımın çoğu topcusu daha terim şeyinde boncuk ararken takımdaydı zaten derwal zamanında.hagi popescu tafarel ne kaldı ?

Kulübünde 40 yil hizmet varmis adami tanimiyorsan, ben sana ne diyeyim ???

ZAMAN GAZETESİ

merhum Turgut Özal'ın sahaları çimlendirmesi, Futbol Federasyonu’nu özerkleştirmesi ve federasyonun Sepp Piontek’i iş başına getirmesiydi. En az bunlar kadar önemli bir icraat daha vardı: Piontek’in yardımcılıklarına Fatih Terim ve Rasim Kara ikilisinin tayin edilmesi. Terim ve Kara ikilisinin bilinçli bir proje çerçevesinde tüm Türkiye’yi tarayarak 315 yeteneği belirlemesi ise tam bir devrimdi. Belirlenen bu isimler, bir çekirdek haline geldiler ve Olimpik Milli Takım ile birlikte Türk futbolunun makus talihini değiştirmek için yeni bir dönemi başlattılar. Altın jenerasyon olarak nitelendirebileceğimiz bu kadroda Rüştü, Hakan Şükür, Ogün, Bülent, Alpay, Abdullah, Sergen, Tugay, Arif ve Ergün gibi isimler vardı. İlk kez Terim– Kara ikilisinin çalıştırdığı Olimpik Milli Takım’da bir arada oynamaya başlayan bu isimler, 1991 yılında Akdeniz Oyunları’nda final oynadı, 1993 yılında da kupanın sahibi oldu. Finalde Cezayir’i 2–0 yenen Olimpik Milli Takım, yarı finalde de ev sahibi Fransa’yı 1–0 mağlup ederek saf dışı bırakmıştı. Bugün A Milli Takım’ın formasını giyen ve o günlerde de şampiyon Olimpik Milli Takım’ın ilk onbirinde yer alan oyuncularımız şunlardı: Rüştü, Bülent, Alpay, Sergen, Tugay, Abdullah, Hakan Şükür ve Arif. Fransa Olimpik Milli Takımı’nda oynayan bazı isimler ise ilginçti. 1998 Dünya Kupası’nı ve 2000 Avrupa Şampiyonası’nı kazanan efsane kadronun vazgeçilmez oyuncularından Zidane, Thuram, Dugarry ve Blanc, Türkiye’ye mağlup oldukları maçta Fransa formasını giymişlerdi. Yani, bizim jenerasyon, Fransa’dan daha iyiydi. Daha sonra bu altın jenerasyona, 1992 yılında Avrupa şampiyonu olan A Genç Milli Takım’ın oyuncularından Okan, Oktay ve Emre Aşık gibi isimler dahil oldu.

Piontek, Mayıs 1993’te sözleşmesi sona erdiği için, Amerika 94 Dünya Kupası elemelerinde başarılı olamayan Türk Milli Takımı’ndan ayrılıp ülkesinin yolunu tuttu. Bu arada, A Milli Takım’ın başına kimin geçeceğine dair çeşitli spekülasyonlar vardı. Kimi Tınaz Tırpan'ı öne sürüyordu, kimi de Mustafa Denizli'yi. Denizli’nin o günlerde Spor Bakanlığı’nın bağlı olduğu Doğru Yol Partisi’ne üye olması ise onun adının daha fazla telaffuz edilmesini sağlıyordu. İsmi cılız bir şekilde telaffuz edilen Fatih Terim ise kendinden emin bir şekilde Akdeniz Oyunları’nı bekliyordu. Nitekim, elde edilen şampiyonluktan sonra Futbol Federasyonu, A Milli Takım’ın yeni teknik direktörünü açıkladı: Fatih Terim.
 
şu terimin yetiştirdiği jenerasyon hangisiymiş hele bir söyleyin la bu ne zırvalık :D Uefa ku pasını kazanan takımın çoğu topcusu daha terim şeyinde boncuk ararken takımdaydı zaten derwal zamanında.hagi popescu tafarel ne kaldı ?

:oley::confused::D:hat::asd22:
 
UEFA Kupası alan takımın jenerasyonunu terim çıkarmadı, onlar genç milli takımda zaten beraber oynayan çocuklardı. Çocukluktan emekliliğe kadar hep aynı takımda oynadılar.

Terim'in keşfettiği Colin Kazım var, yine belki vardır 1-2 tane aklıma gelmeyen.
 
Bir insandan nefret edebilirsin, ama Türk halki olarak hak edene hakkini teslim etmeyi bir türlü ögrenemedik. Turgay Demirel günahim kadar sevmedigim bir adamdir, ama adam 23 yil boyunda yönettigi Basketbol´da ülkeyi bir basketbol Ülkesi haline getirdi nerdeyse... NBA´de bir ara 6-7 oyuncumuz vardi, ve Genc Milli takimin maclarini her sene izleyen bir insan olarak, yeniden bir altin jenerasyonun geldigini ve U-Turnavalarda avrupada dominant bir performans gösterdigimizi görebiliyorum... Son yillarda kac turnuva kazandim, sayamadim bile... Adamlar iyi bir is cikarmislar, cünkü basta yapilan dogru Basketbolu, Basketboldan gelen adamlara teslim etmekti... Adamda FIBA´ya baskanlik yapacak bundan sonra.

Futbolda bunu maalesef yapamadik, cünkü futbol ile alakasi olmayan insanlar istila ediyor koltuklari.
 
UEFA Kupası alan takımın jenerasyonunu terim çıkarmadı, onlar genç milli takımda zaten beraber oynayan çocuklardı. Çocukluktan emekliliğe kadar hep aynı takımda oynadılar.

Terim'in keşfettiği Colin Kazım var, yine belki vardır 1-2 tane aklıma gelmeyen.
Cok ayıb Rüzgarın oglu yiğiti nasil unutursun
 
İşte biz böyleyiz. Bugün kötü diye efsane başarılar yakalarken sarfettiği emekleri unuturuz, o günlerde iyi diye 20 yıl sonra kötü olabileceğini düşünmeyiz. Hep uçlardayız, tam uçlardayız :)
 
UEFA Kupası alan takımın jenerasyonunu terim çıkarmadı, onlar genç milli takımda zaten beraber oynayan çocuklardı. Çocukluktan emekliliğe kadar hep aynı takımda oynadılar.

Terim'in keşfettiği Colin Kazım var, yine belki vardır 1-2 tane aklıma gelmeyen.

Recep sen bari yapma. Hani başkası olsa cahillik diyeceğim ama o genç takımı kim kurmuş, hocası kimmiş, adamları tek tek ülkeyi tarayarak kim bir araya getirmiş bir bak Allah aşkına

Bana Term'i savundurmayın :)
 
UEFA Kupası alan takımın jenerasyonunu terim çıkarmadı, onlar genç milli takımda zaten beraber oynayan çocuklardı. Çocukluktan emekliliğe kadar hep aynı takımda oynadılar.

Terim'in keşfettiği Colin Kazım var, yine belki vardır 1-2 tane aklıma gelmeyen.

O oyuncular zamaninda Terim ve Rasim Karanin öncülük ettigi proje ile kesfedilmistir. O cocuklari genc milli takimlarda calistiran, ve takim haline getiren yine Terim´dir.
 
Kulübünde 40 yil hizmet varmis adami tanimiyorsan, ben sana ne diyeyim ???

ZAMAN GAZETESİ

merhum Turgut Özal'ın sahaları çimlendirmesi, Futbol Federasyonu’nu özerkleştirmesi ve federasyonun Sepp Piontek’i iş başına getirmesiydi. En az bunlar kadar önemli bir icraat daha vardı: Piontek’in yardımcılıklarına Fatih Terim ve Rasim Kara ikilisinin tayin edilmesi. Terim ve Kara ikilisinin bilinçli bir proje çerçevesinde tüm Türkiye’yi tarayarak 315 yeteneği belirlemesi ise tam bir devrimdi. Belirlenen bu isimler, bir çekirdek haline geldiler ve Olimpik Milli Takım ile birlikte Türk futbolunun makus talihini değiştirmek için yeni bir dönemi başlattılar. Altın jenerasyon olarak nitelendirebileceğimiz bu kadroda Rüştü, Hakan Şükür, Ogün, Bülent, Alpay, Abdullah, Sergen, Tugay, Arif ve Ergün gibi isimler vardı. İlk kez Terim– Kara ikilisinin çalıştırdığı Olimpik Milli Takım’da bir arada oynamaya başlayan bu isimler, 1991 yılında Akdeniz Oyunları’nda final oynadı, 1993 yılında da kupanın sahibi oldu. Finalde Cezayir’i 2–0 yenen Olimpik Milli Takım, yarı finalde de ev sahibi Fransa’yı 1–0 mağlup ederek saf dışı bırakmıştı. Bugün A Milli Takım’ın formasını giyen ve o günlerde de şampiyon Olimpik Milli Takım’ın ilk onbirinde yer alan oyuncularımız şunlardı: Rüştü, Bülent, Alpay, Sergen, Tugay, Abdullah, Hakan Şükür ve Arif. Fransa Olimpik Milli Takımı’nda oynayan bazı isimler ise ilginçti. 1998 Dünya Kupası’nı ve 2000 Avrupa Şampiyonası’nı kazanan efsane kadronun vazgeçilmez oyuncularından Zidane, Thuram, Dugarry ve Blanc, Türkiye’ye mağlup oldukları maçta Fransa formasını giymişlerdi. Yani, bizim jenerasyon, Fransa’dan daha iyiydi. Daha sonra bu altın jenerasyona, 1992 yılında Avrupa şampiyonu olan A Genç Milli Takım’ın oyuncularından Okan, Oktay ve Emre Aşık gibi isimler dahil oldu.

Piontek, Mayıs 1993’te sözleşmesi sona erdiği için, Amerika 94 Dünya Kupası elemelerinde başarılı olamayan Türk Milli Takımı’ndan ayrılıp ülkesinin yolunu tuttu. Bu arada, A Milli Takım’ın başına kimin geçeceğine dair çeşitli spekülasyonlar vardı. Kimi Tınaz Tırpan'ı öne sürüyordu, kimi de Mustafa Denizli'yi. Denizli’nin o günlerde Spor Bakanlığı’nın bağlı olduğu Doğru Yol Partisi’ne üye olması ise onun adının daha fazla telaffuz edilmesini sağlıyordu. İsmi cılız bir şekilde telaffuz edilen Fatih Terim ise kendinden emin bir şekilde Akdeniz Oyunları’nı bekliyordu. Nitekim, elde edilen şampiyonluktan sonra Futbol Federasyonu, A Milli Takım’ın yeni teknik direktörünü açıkladı: Fatih Terim.

hiç bişey deme zaten mümkünse saydığın adamların çoğunun futbola kazandırılmasında terimin hiç alakası yok, sergen,arif,hakan özellikle, 90 yılına kadar adam üç sene sakaryada top oynamış türkiye kupası kazanmış,tugay galatasaray altyapısındayken 87-88 de a takıma çıkmış vesaire.Ha sana tavsiyem koşulsuz biat ediceğine biraz araştır, yetiştirmekle yetişeni alıp oynatmak arasındaki farkıda öğrenirsen ekstra olur
 
hiç bişey deme zaten mümkünse saydığın adamların çoğunun futbola kazandırılmasında terimin hiç alakası yok, sergen,arif,hakan özellikle, 90 yılına kadar adam üç sene sakaryada top oynamış türkiye kupası kazanmış,tugay galatasaray altyapısındayken 87-88 de a takıma çıkmış vesaire.Ha sana tavsiyem koşulsuz biat ediceğine biraz araştır, yetiştirmekle yetişeni alıp oynatmak arasındaki farkıda öğrenirsen ekstra olur

Bence sen bos bir sekilde haterlik yapiyorsun... Biat miat, senin seviyene inmek istesem, daha önce yazdiklarin ile mahtap gecerdim. Sana olayi anlatan bir yazi sundum, sen halen bildigini okumaya devam et. Biraz aklini kullansan, biat degil, hakliya hakkini teslim etmek oldugunu görürdün.
 
hiç bişey deme zaten mümkünse saydığın adamların çoğunun futbola kazandırılmasında terimin hiç alakası yok, sergen,arif,hakan özellikle, 90 yılına kadar adam üç sene sakaryada top oynamış türkiye kupası kazanmış,tugay galatasaray altyapısındayken 87-88 de a takıma çıkmış vesaire.Ha sana tavsiyem koşulsuz biat ediceğine biraz araştır, yetiştirmekle yetişeni alıp oynatmak arasındaki farkıda öğrenirsen ekstra olur

katılıyorum, bu adam hep hazıra konmuştur kariyeri boyunca.
 
Bu takıma Hayrettin, Volkan Kilimci, Mehmet Duymazer, Cengiz Dülgeroğlu, Adamma Sarr, Felipe, Klodian Duro, Baliç, Pinto, Pratez. Petre,Tamaş, Frank de Boer, Lukunku, Xavier, Cristian, Revivo, orhan ak cihan haspolatlı gibi oyuncuları da İmparator getirdi. Bunu da belirtmeden geçmeyelim. Hizmetleri olmuştur, eksileri de olmuştur. Ben eksileri de gören taraftayım. ilk katıldığımız avrupa şampiyonasını da hatırlıyorum. Sonuncu ve gol atamadan ayrılmıştık turnuvadan. Gruptan çıkan takımları bir sonraki turda elediler. O takımda da Terimin Galatasaray'da ki kilit oyuncuları vardı. Bülent korkmaz, tugay, arif, Hakan, Suat. hatırlamadığım varsa affetsin.
 
Kazım'ı alması bana göre doğruydu ama gidip de onu sol kanada atıp, Hakan'ı en ileriye koyması hataydı.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt