- 20 Haziran 2011
- 60.969
- 69.385
- 4.758
Kardes onemli 1 noktaya parmak bastin adem ne diyon bu ise?ahımız var golün son dk. sneijder in golüyle veya asistiyle gelmesi de manidar oldu
Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Kardes onemli 1 noktaya parmak bastin adem ne diyon bu ise?ahımız var golün son dk. sneijder in golüyle veya asistiyle gelmesi de manidar oldu
geçen hafta da Şenol güneş öndeydi. Bakma sıralamaya sen. Şuan Mourinho gelse Milli takım düzelmez. Milli takımın düzelmesi için Ülkenin düzelmesi lazım. En azından Federasyonun düzelmesi lazım. Doğru kişiler geldiği sürece inanç ve güven duygusu artar.
2002 Jenerasyonunu Milli takımda Şenol Güneş yönetmiştir. Fatih Terim değil. Şenol Güneş'in teşekkür ettiğini söylemişsin. Burak ve Selçuk Kim zamanında sıçrama yaptı da geldi Galatasaray'a? Şenol güneşin yaptığı nezaketi Fatih Terimin de yapmasını isterdim. Neyse, konuyu dağıtmayalım.
Bu arada Avcı konusunda sana katılıyorum. Avcı kendi hatalarıyla kendini yaksa da fena hoca değil.
şu terimin yetiştirdiği jenerasyon hangisiymiş hele bir söyleyin la bu ne zırvalıkUefa ku pasını kazanan takımın çoğu topcusu daha terim şeyinde boncuk ararken takımdaydı zaten derwal zamanında.hagi popescu tafarel ne kaldı ?
şu terimin yetiştirdiği jenerasyon hangisiymiş hele bir söyleyin la bu ne zırvalıkUefa ku pasını kazanan takımın çoğu topcusu daha terim şeyinde boncuk ararken takımdaydı zaten derwal zamanında.hagi popescu tafarel ne kaldı ?
:asd22:ley::confused:
:asd22:
Cok ayıb Rüzgarın oglu yiğiti nasil unutursunUEFA Kupası alan takımın jenerasyonunu terim çıkarmadı, onlar genç milli takımda zaten beraber oynayan çocuklardı. Çocukluktan emekliliğe kadar hep aynı takımda oynadılar.
Terim'in keşfettiği Colin Kazım var, yine belki vardır 1-2 tane aklıma gelmeyen.
UEFA Kupası alan takımın jenerasyonunu terim çıkarmadı, onlar genç milli takımda zaten beraber oynayan çocuklardı. Çocukluktan emekliliğe kadar hep aynı takımda oynadılar.
Terim'in keşfettiği Colin Kazım var, yine belki vardır 1-2 tane aklıma gelmeyen.
UEFA Kupası alan takımın jenerasyonunu terim çıkarmadı, onlar genç milli takımda zaten beraber oynayan çocuklardı. Çocukluktan emekliliğe kadar hep aynı takımda oynadılar.
Terim'in keşfettiği Colin Kazım var, yine belki vardır 1-2 tane aklıma gelmeyen.
Kulübünde 40 yil hizmet varmis adami tanimiyorsan, ben sana ne diyeyim ???
ZAMAN GAZETESİ
merhum Turgut Özal'ın sahaları çimlendirmesi, Futbol Federasyonu’nu özerkleştirmesi ve federasyonun Sepp Piontek’i iş başına getirmesiydi. En az bunlar kadar önemli bir icraat daha vardı: Piontek’in yardımcılıklarına Fatih Terim ve Rasim Kara ikilisinin tayin edilmesi. Terim ve Kara ikilisinin bilinçli bir proje çerçevesinde tüm Türkiye’yi tarayarak 315 yeteneği belirlemesi ise tam bir devrimdi. Belirlenen bu isimler, bir çekirdek haline geldiler ve Olimpik Milli Takım ile birlikte Türk futbolunun makus talihini değiştirmek için yeni bir dönemi başlattılar. Altın jenerasyon olarak nitelendirebileceğimiz bu kadroda Rüştü, Hakan Şükür, Ogün, Bülent, Alpay, Abdullah, Sergen, Tugay, Arif ve Ergün gibi isimler vardı. İlk kez Terim– Kara ikilisinin çalıştırdığı Olimpik Milli Takım’da bir arada oynamaya başlayan bu isimler, 1991 yılında Akdeniz Oyunları’nda final oynadı, 1993 yılında da kupanın sahibi oldu. Finalde Cezayir’i 2–0 yenen Olimpik Milli Takım, yarı finalde de ev sahibi Fransa’yı 1–0 mağlup ederek saf dışı bırakmıştı. Bugün A Milli Takım’ın formasını giyen ve o günlerde de şampiyon Olimpik Milli Takım’ın ilk onbirinde yer alan oyuncularımız şunlardı: Rüştü, Bülent, Alpay, Sergen, Tugay, Abdullah, Hakan Şükür ve Arif. Fransa Olimpik Milli Takımı’nda oynayan bazı isimler ise ilginçti. 1998 Dünya Kupası’nı ve 2000 Avrupa Şampiyonası’nı kazanan efsane kadronun vazgeçilmez oyuncularından Zidane, Thuram, Dugarry ve Blanc, Türkiye’ye mağlup oldukları maçta Fransa formasını giymişlerdi. Yani, bizim jenerasyon, Fransa’dan daha iyiydi. Daha sonra bu altın jenerasyona, 1992 yılında Avrupa şampiyonu olan A Genç Milli Takım’ın oyuncularından Okan, Oktay ve Emre Aşık gibi isimler dahil oldu.
Piontek, Mayıs 1993’te sözleşmesi sona erdiği için, Amerika 94 Dünya Kupası elemelerinde başarılı olamayan Türk Milli Takımı’ndan ayrılıp ülkesinin yolunu tuttu. Bu arada, A Milli Takım’ın başına kimin geçeceğine dair çeşitli spekülasyonlar vardı. Kimi Tınaz Tırpan'ı öne sürüyordu, kimi de Mustafa Denizli'yi. Denizli’nin o günlerde Spor Bakanlığı’nın bağlı olduğu Doğru Yol Partisi’ne üye olması ise onun adının daha fazla telaffuz edilmesini sağlıyordu. İsmi cılız bir şekilde telaffuz edilen Fatih Terim ise kendinden emin bir şekilde Akdeniz Oyunları’nı bekliyordu. Nitekim, elde edilen şampiyonluktan sonra Futbol Federasyonu, A Milli Takım’ın yeni teknik direktörünü açıkladı: Fatih Terim.
hiç bişey deme zaten mümkünse saydığın adamların çoğunun futbola kazandırılmasında terimin hiç alakası yok, sergen,arif,hakan özellikle, 90 yılına kadar adam üç sene sakaryada top oynamış türkiye kupası kazanmış,tugay galatasaray altyapısındayken 87-88 de a takıma çıkmış vesaire.Ha sana tavsiyem koşulsuz biat ediceğine biraz araştır, yetiştirmekle yetişeni alıp oynatmak arasındaki farkıda öğrenirsen ekstra olur
hiç bişey deme zaten mümkünse saydığın adamların çoğunun futbola kazandırılmasında terimin hiç alakası yok, sergen,arif,hakan özellikle, 90 yılına kadar adam üç sene sakaryada top oynamış türkiye kupası kazanmış,tugay galatasaray altyapısındayken 87-88 de a takıma çıkmış vesaire.Ha sana tavsiyem koşulsuz biat ediceğine biraz araştır, yetiştirmekle yetişeni alıp oynatmak arasındaki farkıda öğrenirsen ekstra olur