Rijkaard'in ilk sezonunda Galatasaray takimi ile yaptigi 15 mac sonucundakipuan tablosu su sekildedir:
4 .Galatasaray 15 9 3 3 30
Barcelona ile ilk sezonunda on ücüncü durumda iken on bes mac sonucunda olusan puan durumu da bu sekildedir:
13. FC Barcelona 15 5 5 5 19:20 -1 20
Rijkaard, Barcelona'ya geldiginde klup bazinda calistirdigi tek klup olan Sparta'yi klup tarihinde ilk olmak üzere küme düsürmesi etiketini tasiyordu o muhtesem Hollanda milli takimiyla yasadigi 2000 performansi disinda..
Ne ilginctir ki ikinci klup takimi kariyerine de yukaridaki istatistikler isiginda devam etmis ve klubu tarihinde ilk defa küme düsürme potasina sokmustur. Ve fakat bir devre sonucunda o potadan inanilmaz bir seri yakalayarak Valencia'nin ardindan ligi ikinci bitirme basarisini gösterebilmistir. Barcelona Rijkaard öncesi son sampiyonlugunu 1998/99 yilinda Van Gaal yönetiminde kazanmisti. Rijkaard ile 5 yil aradan sonra La Liga sampiyonlugunu tekrardan kucakliyordu ikinci yilinda.. Kendisinden önce mükemmel bir kadronun devami niteliginde bir basarisi olmadan üzerine bir yil sonra ikinci kez Barcelona'yi sampiyon yapar iken ayni yil Sampiyonlar Ligi Kupasini 14 yil aradan sonra Barcelona'ya kazandiriyordu. Cok degil 3-4 yil önce Mourinho'yu eleyen, onunla kiyaslanan bu adam bugün futbolu bilip bilmedigi konu edilebiliyor. Ilginc bir milletiz..
Simdi futbolu bilmeyen bir adam hem teknik direktör ve ayni zamanda futbolcu olarak futbolun en üst noktasi olarak kabul edilen Sampiyonlar Ligini kazanan dünyadaki bes insandan birisidir. Barcelona klubu yillar sonra sampiyonlugu ve sampiyonlar ligi sampiyonlugunu görüyor bu teknik adam yönetimi altinda.. Futbolculuguna girseniz kupa galiplerinden Uefa kupasina, Italya sampiyonlugundan Avrupa Sampiyonluguna ve hatta Sampiyonlar Ligi Sampiyonlugunu üc kez almasina kadar gider ki bitmez bu kupalar lakin sizler de utanmazsiniz o cok baska.
Futbolu bilmeyen Rijkaard, Barcelona gibi bir klubu kendi sistemine göre insa eder iken klubun tarihinde bir ilki gerceklestirip devre sonunda küme düsme potasina sokmasina ragmen bugün uzay futbolunu oynayan takim olarak adlandirilan yapinin temellerini atabilmistir.
Rijkaard Galatasaray'a geldiginde ise Barca'nin aksine calistirdigi tek klup sparta deneyimi ayrintisi yerine Barcelonaya yillar yillar sonra Sampiyonluk ve Sampiyonlar Ligini getiren adam olarak karsilaniyordu. Barcelona-Galatasaray farki bir yana gecmisine baktiginizda hem futbolcu hem de teknik adam olarak tartismasiz bir isim olmasi gerekir iken bugün son saniyede kacirdigi liderlige ragmen "Rijkaard'i tartismaliyiz" demeclerinden gecilmiyor ki mevzubahis konu teknik adam hatalari, mac icerisindeki yanlislari degil teknik adamin futbolu bilip bilmedigi konusudur. Barca gibi bir klupte kredisi üc ise burada on olmasi gereken yerde sanirim tam tersi durumda her sey. Barcelona deneyimi dahi olmadan futbolu bilmeyen bir adami alip bes yil sonra sampiyonluk ve on dört yil sonra sampiyonlar ligini kazanir iken Galatasaray cok aptal bir yönetime sahip ki futbolu bilmeyen bir hoca ile calismaya liderligi son saniyede kacirdigi bir gol sonrasi devam ediyor pek coklarina göre.. Avrupa Liginde lider olmasi da ancak o ligde basarisiz oldugu vakit cok degerli/önemli bir konumdur muhtemelen..
Galatasaraylilar huzursuzdur. Bir Galatasarayli olarak geldigi ilk gün Rijkaard hamlesi baslikli yazida bugünlerde yasanilacaklari görüp tedirginligi en sevincli günümüzde hissettigimizi yazdik. Yazilanlara gülüp gecemiyoruz zira yönetim takima önemli isimleri kazandirmanin ötesinde bir yöneticilik basarisi gösterememistir. Su ortam icerisinde bu basarilarina ragmen Rijkaard'in yetkinliginin tartisildigi noktada Skibbe ile dalis yapma cesaretinden ziyade onu ne hallere soktugunu hatirlayalim, yeter. Bugün Dünyanin en basarili klubu olarak addedilen, en iyi futbolu oynayan takim olarak gösterilen Barca'nin basarisi biraz da bu sonuclara ragmen Rijkaard'a güvenme, Rijkaard'i oraya getirme isbilirliginden/yöneticiliginden kaynaklanmiyor mudur ? Takimin basina getirmek baskadir sahip cikip basarilarina ortak olmak cok baska.. Barca o günlerde teknik adamini kovsa bugün buralarda olabilir miydi ? Galatasarayin 2000'li yillardaki sportif basarilarinin icerisinde Fatih Terim'i göreve getirmekten ziyade onun kadar zor bir adam ile calisma basarisini gösteren Faruk Süren'in payi da oldukca fazla degil midir ? Su ortama Skibbe'yi getirmekten ziyade onu koruyamayarak basinin önüne yem diye atma sacmaligidir.. Lincoln'u Feldkamp gibi bir adamla yan yana getirip sonuclara sasirmanin isbilmezligidir mesele. Arda'ya iki ay önce git deyip iki ay sonra sen bizim her seyimizsin tutarsizligidir. Dogru-yanlis degil ne yaptigini bilememezligin göstergesi ya da belirli bir felsefe dogrultusunda hareket edilmedinin bilincidir bizi korkutan.. Bülent Korkmaz'i atesin icerisinde atip sonrasinda kovmak gibi sürüyle örnek var ve Rijkaard bilsinler ki bizim oldugu kadar onlarin da son sansidir.
Iste bu yüzden bu korku nedeniyle taraftar olarak Rijkaard'i takimda tutmanin refleksidir 10 mac dahi oynamadan onun üzerine kara calmaya calisan kesime karsi koruma ve hicbir sekilde dokundurmamak.. Zira bu basinin cikardigi ses büyürse herkes bilir ki o yönetimi de ele gecirecek ve biz Feldkamp'dan bu yana yine yeniden baslama masalinin icerisinde bilmem kacinci kez düsecegiz.. Ister putlastiriyor deyin isterseniz de tanri muamelesi cekiyor, hic önemli degil. Taraftar bilinci onu korumak durumundadir. Bir sezon sonunda on besinci dahi olsa ikinci sansi verdirmek icin vargücüyle calisiyorum, calisiyoruz.. Biz bunlari yapar iken siz "onu kovun, bunu kovun" demeclerine devam edebilirsiniz, bizce sorun yok ama bizim bu tavrimiz da sizce cok sorun oluyor, anlamak da mümkün degil..
borges: "Futbolu bilmeyen Rijkaard.!"