Frank Rijkaard

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Cevap: # Frank Rijkaard



Beyler lütfen... Bahsettiğiniz kişinin barış yüzünden önü kesilmemiş olsaydı şu an Chelsea de izliyorduk muhtemelen. Ama oyuncu-antrenör özelliği yeni açıldı sanırım, zamanla.



Barış, Almancı. Ben Almanya'ya gitmedim bile. Ne alaka? Önümü nasıl kesmiş olabilir? Klüpte falan da oynamadım hiç. Ama oynasaydım, her şekilde Barış'tan iyi oynardım. Hatta bu forumun %90'ı Barış'tan iyi oynardı. Geriye kalan %10 zaten Barış'ı savunanlar.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Beyler lütfen... Bahsettiğiniz kişinin barış yüzünden önü kesilmemiş olsaydı şu an Chelsea de izliyorduk muhtemelen. Ama oyuncu-antrenör özelliği yeni açıldı sanırım, zamanla.



Almancı değilim, profesyonel futbolcu da değilim. Bu şahıs önümü nasıl kesmiş olacak? :rolleyes: Bir yandan da şöyle bir durum var, Barış sadece benim değil, Bu forumdaki %90'ın önünü kesmiştir evet. Çünkü %90 Barış'tan daha iyi oynar. %10'luk kısım zaten Barış'ı savunanlar. Onların Barış'tan kötü olduğunu veya eş değerde olduğunu kabul ediyorum.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Almancı değilim, profesyonel futbolcu da değilim. Bu şahıs önümü nasıl kesmiş olacak? :rolleyes: Bir yandan da şöyle bir durum var, Barış sadece benim değil, Bu forumdaki %90'ın önünü kesmiştir evet. Çünkü %90 Barış'tan daha iyi oynar. %10'luk kısım zaten Barış'ı savunanlar. Onların Barış'tan kötü olduğunu veya eş değerde olduğunu kabul ediyorum.



Şunu gerçekten üşenmeden yazdığına inanamıyorum. Hele ki ilk cümlen tam bir olay.:D
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Rijkaard'ın maç kadrolarını ve taktiğini genelde doğru buluyorum. Kişisel tercihlerde farklar olabilir. Mesela ben Sabri yerine Uğur'u tercih ederim.



Malesef Galatasaray'ın kadrosunun belli kısımları çok zayıf. Orta sahaya 2 defansa da 1 adam lazım acilen. Ama yapılan değişiklikler bence yerinde maçlarda.



Unutmayalım ki takım bir geçiş döneminde. Barca bile Ronaldinho'lu, Deco'lu, Xavi'li kadrosuyla ikici yarı ortasından itibaren toparladı kendini. Öncesinde sezon boyunca sık sık fiyasko yenilgiler almıştı Rijkaard'ın ilk yılında.



Şu açık ki bu adam futbolu bizden iyi biliyor. Tabiki görüşlerimizi söylicez ama hakkında konuştuğumuz adamın da adını, kariyerini ve yaptıklarını unutmayalım. Galatasaray sessiz sedasız bildiği yolda ilerliyor. Adnan Polat şükürler olsun ki yaptığı atılımda çok kararlı. Rijkaard için ilk eleştirilerin yükseldiği noktada o sessiz sedasız Jan Derk'i genç takımın başına getirerek uzun vadeli bir planı olduğunu gösterdi. Bundan 2-3 sezon sonra hedeflenen istikrar gösterilebilirse Türkiye tarihinin görmediği kadar iyi bir takım izliyor olabiliriz.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Rijkaard'ın maç kadrolarını ve taktiğini genelde doğru buluyorum. Kişisel tercihlerde farklar olabilir. Mesela ben Sabri yerine Uğur'u tercih ederim.



Malesef Galatasaray'ın kadrosunun belli kısımları çok zayıf. Orta sahaya 2 defansa da 1 adam lazım acilen. Ama yapılan değişiklikler bence yerinde maçlarda.



Unutmayalım ki takım bir geçiş döneminde. Barca bile Ronaldinho'lu, Deco'lu, Xavi'li kadrosuyla ikici yarı ortasından itibaren toparladı kendini. Öncesinde sezon boyunca sık sık fiyasko yenilgiler almıştı Rijkaard'ın ilk yılında.



Şu açık ki bu adam futbolu bizden iyi biliyor. Tabiki görüşlerimizi söylicez ama hakkında konuştuğumuz adamın da adını, kariyerini ve yaptıklarını unutmayalım. Galatasaray sessiz sedasız bildiği yolda ilerliyor. Adnan Polat şükürler olsun ki yaptığı atılımda çok kararlı. Rijkaard için ilk eleştirilerin yükseldiği noktada o sessiz sedasız Jan Derk'i genç takımın başına getirerek uzun vadeli bir planı olduğunu gösterdi. Bundan 2-3 sezon sonra hedeflenen istikrar gösterilebilirse Türkiye tarihinin görmediği kadar iyi bir takım izliyor olabiliriz.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Rijkaard'in ilk sezonunda Galatasaray takimi ile yaptigi 15 mac sonucundakipuan tablosu su sekildedir:



4 .Galatasaray 15 9 3 3 30



Barcelona ile ilk sezonunda on ücüncü durumda iken on bes mac sonucunda olusan puan durumu da bu sekildedir:



13. FC Barcelona 15 5 5 5 19:20 -1 20



Rijkaard, Barcelona'ya geldiginde klup bazinda calistirdigi tek klup olan Sparta'yi klup tarihinde ilk olmak üzere küme düsürmesi etiketini tasiyordu o muhtesem Hollanda milli takimiyla yasadigi 2000 performansi disinda..



Ne ilginctir ki ikinci klup takimi kariyerine de yukaridaki istatistikler isiginda devam etmis ve klubu tarihinde ilk defa küme düsürme potasina sokmustur. Ve fakat bir devre sonucunda o potadan inanilmaz bir seri yakalayarak Valencia'nin ardindan ligi ikinci bitirme basarisini gösterebilmistir. Barcelona Rijkaard öncesi son sampiyonlugunu 1998/99 yilinda Van Gaal yönetiminde kazanmisti. Rijkaard ile 5 yil aradan sonra La Liga sampiyonlugunu tekrardan kucakliyordu ikinci yilinda.. Kendisinden önce mükemmel bir kadronun devami niteliginde bir basarisi olmadan üzerine bir yil sonra ikinci kez Barcelona'yi sampiyon yapar iken ayni yil Sampiyonlar Ligi Kupasini 14 yil aradan sonra Barcelona'ya kazandiriyordu. Cok degil 3-4 yil önce Mourinho'yu eleyen, onunla kiyaslanan bu adam bugün futbolu bilip bilmedigi konu edilebiliyor. Ilginc bir milletiz..



Simdi futbolu bilmeyen bir adam hem teknik direktör ve ayni zamanda futbolcu olarak futbolun en üst noktasi olarak kabul edilen Sampiyonlar Ligini kazanan dünyadaki bes insandan birisidir. Barcelona klubu yillar sonra sampiyonlugu ve sampiyonlar ligi sampiyonlugunu görüyor bu teknik adam yönetimi altinda.. Futbolculuguna girseniz kupa galiplerinden Uefa kupasina, Italya sampiyonlugundan Avrupa Sampiyonluguna ve hatta Sampiyonlar Ligi Sampiyonlugunu üc kez almasina kadar gider ki bitmez bu kupalar lakin sizler de utanmazsiniz o cok baska.



Futbolu bilmeyen Rijkaard, Barcelona gibi bir klubu kendi sistemine göre insa eder iken klubun tarihinde bir ilki gerceklestirip devre sonunda küme düsme potasina sokmasina ragmen bugün uzay futbolunu oynayan takim olarak adlandirilan yapinin temellerini atabilmistir.



Rijkaard Galatasaray'a geldiginde ise Barca'nin aksine calistirdigi tek klup sparta deneyimi ayrintisi yerine Barcelonaya yillar yillar sonra Sampiyonluk ve Sampiyonlar Ligini getiren adam olarak karsilaniyordu. Barcelona-Galatasaray farki bir yana gecmisine baktiginizda hem futbolcu hem de teknik adam olarak tartismasiz bir isim olmasi gerekir iken bugün son saniyede kacirdigi liderlige ragmen "Rijkaard'i tartismaliyiz" demeclerinden gecilmiyor ki mevzubahis konu teknik adam hatalari, mac icerisindeki yanlislari degil teknik adamin futbolu bilip bilmedigi konusudur. Barca gibi bir klupte kredisi üc ise burada on olmasi gereken yerde sanirim tam tersi durumda her sey. Barcelona deneyimi dahi olmadan futbolu bilmeyen bir adami alip bes yil sonra sampiyonluk ve on dört yil sonra sampiyonlar ligini kazanir iken Galatasaray cok aptal bir yönetime sahip ki futbolu bilmeyen bir hoca ile calismaya liderligi son saniyede kacirdigi bir gol sonrasi devam ediyor pek coklarina göre.. Avrupa Liginde lider olmasi da ancak o ligde basarisiz oldugu vakit cok degerli/önemli bir konumdur muhtemelen..



Galatasaraylilar huzursuzdur. Bir Galatasarayli olarak geldigi ilk gün Rijkaard hamlesi baslikli yazida bugünlerde yasanilacaklari görüp tedirginligi en sevincli günümüzde hissettigimizi yazdik. Yazilanlara gülüp gecemiyoruz zira yönetim takima önemli isimleri kazandirmanin ötesinde bir yöneticilik basarisi gösterememistir. Su ortam icerisinde bu basarilarina ragmen Rijkaard'in yetkinliginin tartisildigi noktada Skibbe ile dalis yapma cesaretinden ziyade onu ne hallere soktugunu hatirlayalim, yeter. Bugün Dünyanin en basarili klubu olarak addedilen, en iyi futbolu oynayan takim olarak gösterilen Barca'nin basarisi biraz da bu sonuclara ragmen Rijkaard'a güvenme, Rijkaard'i oraya getirme isbilirliginden/yöneticiliginden kaynaklanmiyor mudur ? Takimin basina getirmek baskadir sahip cikip basarilarina ortak olmak cok baska.. Barca o günlerde teknik adamini kovsa bugün buralarda olabilir miydi ? Galatasarayin 2000'li yillardaki sportif basarilarinin icerisinde Fatih Terim'i göreve getirmekten ziyade onun kadar zor bir adam ile calisma basarisini gösteren Faruk Süren'in payi da oldukca fazla degil midir ? Su ortama Skibbe'yi getirmekten ziyade onu koruyamayarak basinin önüne yem diye atma sacmaligidir.. Lincoln'u Feldkamp gibi bir adamla yan yana getirip sonuclara sasirmanin isbilmezligidir mesele. Arda'ya iki ay önce git deyip iki ay sonra sen bizim her seyimizsin tutarsizligidir. Dogru-yanlis degil ne yaptigini bilememezligin göstergesi ya da belirli bir felsefe dogrultusunda hareket edilmedinin bilincidir bizi korkutan.. Bülent Korkmaz'i atesin icerisinde atip sonrasinda kovmak gibi sürüyle örnek var ve Rijkaard bilsinler ki bizim oldugu kadar onlarin da son sansidir.



Iste bu yüzden bu korku nedeniyle taraftar olarak Rijkaard'i takimda tutmanin refleksidir 10 mac dahi oynamadan onun üzerine kara calmaya calisan kesime karsi koruma ve hicbir sekilde dokundurmamak.. Zira bu basinin cikardigi ses büyürse herkes bilir ki o yönetimi de ele gecirecek ve biz Feldkamp'dan bu yana yine yeniden baslama masalinin icerisinde bilmem kacinci kez düsecegiz.. Ister putlastiriyor deyin isterseniz de tanri muamelesi cekiyor, hic önemli degil. Taraftar bilinci onu korumak durumundadir. Bir sezon sonunda on besinci dahi olsa ikinci sansi verdirmek icin vargücüyle calisiyorum, calisiyoruz.. Biz bunlari yapar iken siz "onu kovun, bunu kovun" demeclerine devam edebilirsiniz, bizce sorun yok ama bizim bu tavrimiz da sizce cok sorun oluyor, anlamak da mümkün degil..



borges: "Futbolu bilmeyen Rijkaard.!"
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Rijkaard'in ilk sezonunda Galatasaray takimi ile yaptigi 15 mac sonucundakipuan tablosu su sekildedir:



4 .Galatasaray 15 9 3 3 30



Barcelona ile ilk sezonunda on ücüncü durumda iken on bes mac sonucunda olusan puan durumu da bu sekildedir:



13. FC Barcelona 15 5 5 5 19:20 -1 20



Rijkaard, Barcelona'ya geldiginde klup bazinda calistirdigi tek klup olan Sparta'yi klup tarihinde ilk olmak üzere küme düsürmesi etiketini tasiyordu o muhtesem Hollanda milli takimiyla yasadigi 2000 performansi disinda..



Ne ilginctir ki ikinci klup takimi kariyerine de yukaridaki istatistikler isiginda devam etmis ve klubu tarihinde ilk defa küme düsürme potasina sokmustur. Ve fakat bir devre sonucunda o potadan inanilmaz bir seri yakalayarak Valencia'nin ardindan ligi ikinci bitirme basarisini gösterebilmistir. Barcelona Rijkaard öncesi son sampiyonlugunu 1998/99 yilinda Van Gaal yönetiminde kazanmisti. Rijkaard ile 5 yil aradan sonra La Liga sampiyonlugunu tekrardan kucakliyordu ikinci yilinda.. Kendisinden önce mükemmel bir kadronun devami niteliginde bir basarisi olmadan üzerine bir yil sonra ikinci kez Barcelona'yi sampiyon yapar iken ayni yil Sampiyonlar Ligi Kupasini 14 yil aradan sonra Barcelona'ya kazandiriyordu. Cok degil 3-4 yil önce Mourinho'yu eleyen, onunla kiyaslanan bu adam bugün futbolu bilip bilmedigi konu edilebiliyor. Ilginc bir milletiz..



Simdi futbolu bilmeyen bir adam hem teknik direktör ve ayni zamanda futbolcu olarak futbolun en üst noktasi olarak kabul edilen Sampiyonlar Ligini kazanan dünyadaki bes insandan birisidir. Barcelona klubu yillar sonra sampiyonlugu ve sampiyonlar ligi sampiyonlugunu görüyor bu teknik adam yönetimi altinda.. Futbolculuguna girseniz kupa galiplerinden Uefa kupasina, Italya sampiyonlugundan Avrupa Sampiyonluguna ve hatta Sampiyonlar Ligi Sampiyonlugunu üc kez almasina kadar gider ki bitmez bu kupalar lakin sizler de utanmazsiniz o cok baska.



Futbolu bilmeyen Rijkaard, Barcelona gibi bir klubu kendi sistemine göre insa eder iken klubun tarihinde bir ilki gerceklestirip devre sonunda küme düsme potasina sokmasina ragmen bugün uzay futbolunu oynayan takim olarak adlandirilan yapinin temellerini atabilmistir.



Rijkaard Galatasaray'a geldiginde ise Barca'nin aksine calistirdigi tek klup sparta deneyimi ayrintisi yerine Barcelonaya yillar yillar sonra Sampiyonluk ve Sampiyonlar Ligini getiren adam olarak karsilaniyordu. Barcelona-Galatasaray farki bir yana gecmisine baktiginizda hem futbolcu hem de teknik adam olarak tartismasiz bir isim olmasi gerekir iken bugün son saniyede kacirdigi liderlige ragmen "Rijkaard'i tartismaliyiz" demeclerinden gecilmiyor ki mevzubahis konu teknik adam hatalari, mac icerisindeki yanlislari degil teknik adamin futbolu bilip bilmedigi konusudur. Barca gibi bir klupte kredisi üc ise burada on olmasi gereken yerde sanirim tam tersi durumda her sey. Barcelona deneyimi dahi olmadan futbolu bilmeyen bir adami alip bes yil sonra sampiyonluk ve on dört yil sonra sampiyonlar ligini kazanir iken Galatasaray cok aptal bir yönetime sahip ki futbolu bilmeyen bir hoca ile calismaya liderligi son saniyede kacirdigi bir gol sonrasi devam ediyor pek coklarina göre.. Avrupa Liginde lider olmasi da ancak o ligde basarisiz oldugu vakit cok degerli/önemli bir konumdur muhtemelen..



Galatasaraylilar huzursuzdur. Bir Galatasarayli olarak geldigi ilk gün Rijkaard hamlesi baslikli yazida bugünlerde yasanilacaklari görüp tedirginligi en sevincli günümüzde hissettigimizi yazdik. Yazilanlara gülüp gecemiyoruz zira yönetim takima önemli isimleri kazandirmanin ötesinde bir yöneticilik basarisi gösterememistir. Su ortam icerisinde bu basarilarina ragmen Rijkaard'in yetkinliginin tartisildigi noktada Skibbe ile dalis yapma cesaretinden ziyade onu ne hallere soktugunu hatirlayalim, yeter. Bugün Dünyanin en basarili klubu olarak addedilen, en iyi futbolu oynayan takim olarak gösterilen Barca'nin basarisi biraz da bu sonuclara ragmen Rijkaard'a güvenme, Rijkaard'i oraya getirme isbilirliginden/yöneticiliginden kaynaklanmiyor mudur ? Takimin basina getirmek baskadir sahip cikip basarilarina ortak olmak cok baska.. Barca o günlerde teknik adamini kovsa bugün buralarda olabilir miydi ? Galatasarayin 2000'li yillardaki sportif basarilarinin icerisinde Fatih Terim'i göreve getirmekten ziyade onun kadar zor bir adam ile calisma basarisini gösteren Faruk Süren'in payi da oldukca fazla degil midir ? Su ortama Skibbe'yi getirmekten ziyade onu koruyamayarak basinin önüne yem diye atma sacmaligidir.. Lincoln'u Feldkamp gibi bir adamla yan yana getirip sonuclara sasirmanin isbilmezligidir mesele. Arda'ya iki ay önce git deyip iki ay sonra sen bizim her seyimizsin tutarsizligidir. Dogru-yanlis degil ne yaptigini bilememezligin göstergesi ya da belirli bir felsefe dogrultusunda hareket edilmedinin bilincidir bizi korkutan.. Bülent Korkmaz'i atesin icerisinde atip sonrasinda kovmak gibi sürüyle örnek var ve Rijkaard bilsinler ki bizim oldugu kadar onlarin da son sansidir.



Iste bu yüzden bu korku nedeniyle taraftar olarak Rijkaard'i takimda tutmanin refleksidir 10 mac dahi oynamadan onun üzerine kara calmaya calisan kesime karsi koruma ve hicbir sekilde dokundurmamak.. Zira bu basinin cikardigi ses büyürse herkes bilir ki o yönetimi de ele gecirecek ve biz Feldkamp'dan bu yana yine yeniden baslama masalinin icerisinde bilmem kacinci kez düsecegiz.. Ister putlastiriyor deyin isterseniz de tanri muamelesi cekiyor, hic önemli degil. Taraftar bilinci onu korumak durumundadir. Bir sezon sonunda on besinci dahi olsa ikinci sansi verdirmek icin vargücüyle calisiyorum, calisiyoruz.. Biz bunlari yapar iken siz "onu kovun, bunu kovun" demeclerine devam edebilirsiniz, bizce sorun yok ama bizim bu tavrimiz da sizce cok sorun oluyor, anlamak da mümkün degil..



borges: "Futbolu bilmeyen Rijkaard.!"
Yüzde yüz katılıyorum. :2_thumbs_up_-_anima
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Tek eleştirebileceğim nokta;sezon başındaki gibi duran top çalışmıyor takım.Taçları bile organize atıyorduk ama şimdi ön direğe ortalarla yetiniyoruz.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Tek eleştirebileceğim nokta;sezon başındaki gibi duran top çalışmıyor takım.Taçları bile organize atıyorduk ama şimdi ön direğe ortalarla yetiniyoruz.



çok doğru tespit bence, gerçi bildiğim kadarıyla Neeskens ilgileniyor duran toplarla, ama bir gerileme olduğu gerçeğini değiştirmez bu tabii ki.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Sizin gibi bazı kişiler yüzünden Türk futbolunda bu sorunlar var.



Barış Özbek afra tafra yapınca "lan zaten..." diyip ona "Rijkaard onu oturtsun klübede çeksin cezasını! disiplin!" diyorsunuz.



Ama Keita oyundan alınınca yaptığı afra tafradan dolayı yedek bırakılınca "olur mu öyle şey bıdı bıdı..." yapıyorsunuz.



Asıl bunu yapmasaydı takım içi huzursuzluk çıkardı.



İster Keita, ister Lincoln. Hiç bir oyuncu T.D'sinden büyük değildir. Ve takımından da tabii.



Efsane 7 numarayı taşıyan Beckham'ı resmen dövmeye kalkışan, kafasına krampon fırlatan Sir Alex Ferguson'du.



Elbette oyundan çıkınca üzülebilir, sinirlenebilir. Ama bu en fazla 1 dk sürer geçer. Sonra yedek klübesinde maçı izlemelidir.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



"Rijkaard'la Soru Cevap"



Rijkaard: \"Oyunu Geride Kabul Edebilecek Takım Değiliz\" - 08.12.2009 21:25 (RÖPORTAJLAR) / Galatasaray.org



uzun bir program olmuş, ama okunasıdır. Ayrıca böyle bir program yapıp bize Frank'i -saçma sapan basın mensuplarının sorularına bırakmadan- dinleme şansı vermeleri çok güzel. Yalnız soruların üzerinde biraz çalışılması lazım bence, aynı şeylerin üzerinde çok duruluyor, keşke biraz daha taktiksel olsa.



Dikkatimi çeken şurası:



Takımın geriye yaslanması bir refleks miydi?



Biz kesinlikle oyunu geride kabul edebilecek bir takım değiliz. Önde oynamamız lazım. Bu tip futbolcularımız var. Onun haricinde belki bir baskı olmuş olabilir, yorgunluklardan kaynaklanan bir sebep olabilir. O yüzden geri çekilmiş olabiliriz. Ama kesinlikle yapmamamız gereken bir şey. Skoru korumak isteyebilirsiniz. Ama skoru korumanın yolu bu değildir. Mutlaka topa sahip olmanız lazım. Topu gezdirmeniz lazım. Ama ne yazık ki son dakikalarda bizim yaptığımız anlamsız top kayıpları oldu. Bazı fauller oldu ve uzun toplar geldi rakipten. Bazı futbolcularımız maç içinde hakemin kararlarına tepkiler gösterdi. Ama hakeme de şu açıdan saygı duymak lazım. Hakem de bir insan. Doğru kararlar da verebilir, yanlış kararlar da. Önemli olan sizin performansınız ve bu tip durumlardan etkilenmemeniz. Ne yazık ki bazı futbolcularımız etkilendi. Kararlardan etkilendi. Hayal kırıklığına uğradı. Daha fazla faul yapmaya başladık. Özellikle şöyle bitirelim bu maçı. Maçın geneline baktığımızda hak eden bir Galatasaray, daha iyi oynayan bir Galatasaray vardı. Belki son on beş dakika bunu yapamadık. Ama futbol bu. O yüzden bu performansımızı doksan dakikaya taşımamız gerekiyor. Son on beş dakikada yaşadığımız gibi durumlarda daha akıllı olmamız gerekiyor.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



"Rijkaard'la Soru Cevap"



Rijkaard: \"Oyunu Geride Kabul Edebilecek Takım Değiliz\" - 08.12.2009 21:25 (RÖPORTAJLAR) / Galatasaray.org



uzun bir program olmuş, ama okunasıdır. Ayrıca böyle bir program yapıp bize Frank'i -saçma sapan basın mensuplarının sorularına bırakmadan- dinleme şansı vermeleri çok güzel. Yalnız soruların üzerinde biraz çalışılması lazım bence, aynı şeylerin üzerinde çok duruluyor, keşke biraz daha taktiksel olsa.



.



Aynen sana katılıyorum.Basında çıkan saçma sapan eleştirileri neden sorarsın ya da Bizi bırakıp gittiniz yazılıyor gibi . Zamanı değerli bir adamın böyle abudik gubidik sorularla muhatap olmaması gerekiyor.Zaten programda hem sunucu hem tercüman beni deli ediyor.Sunucu her soruya "hocamız da bla bla" şeklinde tercüman ise "bakıldığı zaman" la başlamayan cümle kuramıyor.

Zaten Rijkaard cok sıkılıyor programdan bunu vucud dili fazlasıyla belli ediyor.Adam futbolun teknik takniğinden cok basında cıkan eleştirilere yanıt veriyor.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Sizin gibi bazı kişiler yüzünden Türk futbolunda bu sorunlar var.



Barış Özbek afra tafra yapınca "lan zaten..." diyip ona "Rijkaard onu oturtsun klübede çeksin cezasını! disiplin!" diyorsunuz.



Ama Keita oyundan alınınca yaptığı afra tafradan dolayı yedek bırakılınca "olur mu öyle şey bıdı bıdı..." yapıyorsunuz.



Asıl bunu yapmasaydı takım içi huzursuzluk çıkardı.



İster Keita, ister Lincoln. Hiç bir oyuncu T.D'sinden büyük değildir. Ve takımından da tabii.



Efsane 7 numarayı taşıyan Beckham'ı resmen dövmeye kalkışan, kafasına krampon fırlatan Sir Alex Ferguson'du.



Elbette oyundan çıkınca üzülebilir, sinirlenebilir. Ama bu en fazla 1 dk sürer geçer. Sonra yedek klübesinde maçı izlemelidir.



Keita'nın hocasına yaptığı saygısızlığı ben görmedim,bilgilendirirsen sevinirim varsa video felan iyi olur.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Aynen sana katılıyorum.Basında çıkan saçma sapan eleştirileri neden sorarsın ya da Bizi bırakıp gittiniz yazılıyor gibi . Zamanı değerli bir adamın böyle abudik gubidik sorularla muhatap olmaması gerekiyor.Zaten programda hem sunucu hem tercüman beni deli ediyor.Sunucu her soruya "hocamız da bla bla" şeklinde tercüman ise "bakıldığı zaman" la başlamayan cümle kuramıyor.

Zaten Rijkaard cok sıkılıyor programdan bunu vucud dili fazlasıyla belli ediyor.Adam futbolun teknik takniğinden cok basında cıkan eleştirilere yanıt veriyor.



Şimdi sen böyle söyleyince aklıma geldi, acaba bu sayede ilk ağızdan yalanlama mı yapıyorlar?



Her birşeyi yalanlamaktansa direkt bu programla cevap vermeyi seçmiş olabilirler, ama bunun yerine o zaman "haftalık yalanlama bülteni" çıkarsınlar ne bileyim.



Gerçekten biraz daha bir şablona oturtulması lazım programın, mesela üç bölüm yapsınlar, ofansı, defansı ve mantaliteyi tartışsınlar. Nerede agresiftik? Nerede değildik, neden, hırs ne kadar fayda sağlıyor, eski sitemlerden kalan alışkanlıklar zarar veriyor mu?



Yok Elano, ama Keita, ama şu.. bir de üstüste 3 soru boyunca aynı konu.. Bağış Erten'e ya da onu bıraktım Bülent Timurlenk'e hazırlatsınlar soruları, Melih Şabanoğlu'da olur. Gerçekten ben basındaki saçma sapan şeyleri okuyacağıma en azından düzgün bir roportaj dinleyeyim bir futbol düşünürüyle. İlla derin olmasına da gerek yok, ama bu kadar da sığ olmamalı.



Dolmuşum bak :)
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Messi: "Rijkaard'a minnettarım"



Barcelona'nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi eski teknik direktörü Frank Rijkaard'a çok şey borçlu olduğunu söyledi.



L'Equipe'in sorularını yanıtlayan Messi, Josep Guardiola ile Frank Rijkaard'ın kıyaslanmasının anlamsız olduğunu ve böyle bir kıyaslamayı hiç bir zaman yapamayacağını söyledi.



Arjantinli yıldız iki teknik direktör için şöyle konuştu: "Rijkaard, Guardiola gibi harika bir teknik direktördür. Rijkaard, Barcelona'nın başındayken bizi daha çok serbest oynattı ancak biz o zamanlar bunu beceremedik."



Rijkaard'ı hiç bir zaman unutamayacağını söyleyen Messi, "Rijkaard'ın kariyerime olan katkasını hiç bir zaman unutamam. Ben daha 16-17 yaşındayken bana güvendi ve beni A Takımda oynattı. Bunu unutmam benim için mümkün değil" diyerek Rijkaard'dan övgü dolu sözlerle bahsetti.



Guardiola ve Rijkaard'ın takstiksel açıdan iki büyük deha olduğunu söyleyen Arjantinli takım arkadaşlarınıda unutmadı. Messi takım arkadaşları hakkında şöyle konuştu: "Barcelona'da oynamamda ve bu kadar iyi performans göstermemde takım arkadaşlarımında katkısı büyüktür. Onların bana yardımları olmasaydı belkide bu kadar iyi bir oyuncu olamazdım."



Kaynak : Sporx.com dış haberler
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Rijkaard'a inanıyorum,kalitesi yeter.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Bugün için hata yaptı diyeceğim. Neden ?



En azından bu Graz'a gelen kadroda en azından bi Nonda,Kewell veya A2'den bi forvet alabilirdi. Neyse olan oldu. Kaybedilen çok birşey yok. Doğru yoldayız.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Aydın neden forvet oynadı bu maçta anlamadım takımda başka adammı yoktu forvet oynayacak.
 
Cevap: # Frank Rijkaard



Cem Sultan alınabilirdi ama sanırım A2 deki Fener maçı yüzünden alınmadı yoksa 2 kişi eksik gitmezdik Avusturyaya. Aydın'a bir şans verdi Rijkaard bence futbolla ilgili bir ders verdi ama Aydın hiçbirşey kavrayamadı.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt