kadın cinayetlerinin çoğu hatta %95 oranı erkeklerin zihniyetinden ötürü.
bir kadın, erkek arkadaşını ya da kocasını aldatabilir. tam tersi de olabilir. bunlar günümüz çağında son derece normal olaylar. bumun sonucunda karşıdaki insanı öldürmek gerekmiyor. yanlış insan seçtiğimizin farkına varıp kişiye yol vermemiz gerekir.
giyim konusunda kadınlara karışılmamalı, isterse markete bile açık saçık gidebilme özgürlüğü var. lakin bu erkek kişisini rahatsız ediyorsa kendi kafasına göre birini bulmalı. karşıdaki kişiyi değiştirmeye çalışılmamalı.
türkiye ve ortadoğu zihniyeti sıkıntılı, buna İsrailliler de dahil sadece müslümanlar değil. Geçen gün bir partide israilli bir çift ile tanıştım evlilerdi. Buradaki ülkeleri geziyorlardı ve şili arjantin hakkında sorular sordular. Konu insan ilişkilerine gelince Şilide evlenmiyorlar dedim. gözünü pörtleterek nasıl yani dedi. basbaya evlenmeden birlikte yaşıyorlar, eğer resmi bir şey istiyorlarsa union familiar yapıyorlar (aile birleşmi) dedim. ee çocuk olursa ne oluyor öyle iş mi olur falan deyip, bir sürü laf etti. adamların kurucusu 1778de evlilik dışı doğuyor. aslında kıta olarak amerika kıtasında evlilik çok yaygın değil. minik İsrail'den bakıp başka kültürleri yorumlamak doğru da değil.
erkeğin, partneri üzerinde hiçbir hak iddiası olamaz. çünkü o reşit olmuş başka bir birey ve sonuç olarak başka bir bireyin hayatına müdehale etmek bazı yerlerde suç. hatta kıskançlık bile kriminal bir suç sayılabiliyor. aynısı tersi durum için de geçerli.
ancak sadece zihniyeti sıkıntılı olan ortadoğudaki erkekler değil, kadınların da bu kültürden etkilenen beyin yapıları var. kendilerini sunulacak bir obje ve ödül olarak görmek, kendilerini ev araba altın ve materyalist şeyler karşılığında birine sunmak, kıskanç olsun maço olsun triplerine girmek. daha büyük sorun, kendi paralarını kazanmak istemiyorlar. daha fazla hak ve ayrıcalık istiyorlar ancak toplumda eşit derecede sorumluluk almıyorlar. inşaatta tuğla ören tanıdığım kızlar var, öğlen 2de mesai bittikten sonra tırnaklarını takıp kısa elbisesini giyip partiye gidiyor ve gören birisi inşaatta çalışıyor demez. madende çalışanlar da var. bizdeki kadınlar zor iş yapamayız bizim bedenimiz bunun için tasarlanmadı deyip zor işlerden kaçıyorlar. başka ülkedeki kadınların bedeni narin değil mi pazarda koca arabayla seyyar satıcılık yapıyorlar. her iş alanında kadın ve erkek hemen hemen eşit oranda. belediye otobüsü metrolar, maden, inşaat her yer.
bir sonuca bağlamak gerekirse, başka yerlerde maço, kıskanç görünce topuklarına vura vura kaçıyorlar. hatta gördüğüm kadarıyla birçok ülke kadını türk erkeklerine bayılıyorlar ancak beraber olmak istemiyorlar, çünkü çok ataerkil, machista diyorlar. ancak yemek yapmayı bilen bir türk erkeği, partnerine yardım eden bir türk erkeğine aşık olmayan yabancı hatun görmedim.
sonuç olarak ben bu olayların hiçbirini ekonomiye bağlamazdım