Kalli sana 18 yasinda formayi verdi be adam. Belki bugun klubedeki cocuklardan 100 kat daha yetenekliydin ama 87 dk kenarda tutacak kadar da mi kotuler yaw? Sane'yi, Ismael'i falan o kadar sahada tutmanin anlami ne?
İki maçı da kazanırsak resmi siteden yapılması gereken açıklamaÖnce 8 yiyeni
Sonra 8 atanı domalt hocam
Database i çökerrmissin yineBiraz uzun yazacağım, sonradan gelip roman yazma bilader deme @Naci Liboş
Epeydir Okan Buruk üzerine dönen tartışmaları ne tamamen "nankörlük" ne de tamamen "haklı bir isyan" olarak okumamak lazım Aslında yaşadığımız şey tam anlamıyla bir başarının cezalandırılması vakası. Bu "meyve veren ağaç taşlanır" olayı değil, karıştırılmasın. Belli bir standardın korunması ve geliştirilmesi içgüdüsüyle yapılan bir şey. Okan hoca ve takımın 3.5 yılda çok başarılı olduğu aşikar ancak bu tablonun içinde, hocanın da üzerine düşünmesi gereken somut gerçekler ve ciddi fail maçlar da var.
1- Aklı başında kimse hocayı "maç kazanmayı bilmiyor" ya da "korkak oynatıyor" diye eleştirmez. Okan Buruk, uzun zaman sonra tekrardan bu takıma dominant oyun yapısını geri getirdi. Kazandırdı demiyorum bilerek. Bugün gelen eleştirilerin temel motivasyonu hoca gelmeden önceki karanlık günler değil, hocanın ve oyuncuların bize hayal ettirdiği Şampiyonlar Ligi seviyesindeki o parıltılı zirvedir. Yani Erden Timur ile başlayan süreçte Okan hoca ve Galatasaray kadrosu her geçen gün çıtayı yükseltti, buna paralel beklentiler de arttı. Artık 5-6 sene önceki Galatasaray için "iyi" olan kimseyi tatmin etmiyor, herkes daha iyisini arıyor.
2- Ancak eleştirileri sadece "yüksek beklentiye" bağlayıp geçemeyiz. Taraftarın sabrını zorlayan nokta, bazı hataların kronikleşmiş olması:
a) Avrupa’nın orta ölçekli takımlarına karşı dahi verilen o geniş alanlar ve savunma zafiyetleri, iki yıldır aynı senaryoyla önümüze geliyor.
b) Oyuncu değişikliklerindeki gecikmeler veya kriz anlarında B planına geçişteki tutukluk, taraftarda "ders çıkarılmıyor mu?" algısı yaratıyor.
c) Elinizde bu kadar yüksek bonservisli ve yüksek yetenek setli oyuncular ve -Osimhen- varsa, eleştiri sadece skora değil, bu kalitenin sahada daha rafine, daha taktiksel olarak ustalığına dönüşmemesine geliyor.
3- Galatasaray artık yerel ligin sınırlarını zihninde 98-99'daki gibi aştı. Yetmez artık bir kupa hedef artık avrupa pankartındaki zihniyet tekrardan geri gelmeye başladı. Taraftar için lig şampiyonluğu bir "zorunluluk", Avrupa başarısı ise "kimlik" haline geldi. Bu dönüşümü hoca tetiklediği için, faturasını da hoca ödüyor. Yani bugün yapılan eleştiriler bir nankörlük değil, oluşan yeni standardın korunması ve gerekiyorsa taktiksel olarak güncellenmesi, upgrade edilmesi için yapılıyor. Kimse potansiyeline inanmadığı birinden veya bir takımdan "daha fazlasını" istemez.
Günün sonunda tüm eleştirilere rağmen Okan Buruk, Galatasaray’ı tekrar Avrupa’nın elitleriyle aşık atacak bir noktaya taşıdı. Şimdi asıl sınavı; bu yüksek beklenti baskısını karşılayabilmesi ve kendi taktiksel ezberlerini de güncelleyebilmesinden geçiyor.
Son olarak da şunu demek istiyorum; Okan Buruk bundan öteye gidemeyebilir, belki yapabileceği en fazla şey budur. Sene sonu belki takımdan ayrılır vs. Ancak geride bıraktığımız 4 senede inşallah bu seneyle beraber 4 şampiyonluk bırakacaktır, bu nedenle kendi hakkında yapılan "GS tarihinin en kötü hocası" gibi yorumlar bir yorum değil sadece nefret kusmaktır.

Ben çoğu kişinin okan hocayı eleştirdiğini görmüyorum... bu adam bildiğin harcanılmaya çalışılıyor... bak açık ve net bir şekilde söylüyorum. Bu takımın başına kim gelirse gelsin, böyle saçma sapan argümanlarla bu kadar baskı kurulsun üzerinde, 1 sezon dayanırsa dayanır, 2. Sezonun sonunu görmez, göremez... bu psikolojiye dayanmak her baba yiğidin harcı da değildir...Biraz uzun yazacağım, sonradan gelip roman yazma bilader deme @Naci Liboş
Epeydir Okan Buruk üzerine dönen tartışmaları ne tamamen "nankörlük" ne de tamamen "haklı bir isyan" olarak okumamak lazım Aslında yaşadığımız şey tam anlamıyla bir başarının cezalandırılması vakası. Bu "meyve veren ağaç taşlanır" olayı değil, karıştırılmasın. Belli bir standardın korunması ve geliştirilmesi içgüdüsüyle yapılan bir şey. Okan hoca ve takımın 3.5 yılda çok başarılı olduğu aşikar ancak bu tablonun içinde, hocanın da üzerine düşünmesi gereken somut gerçekler ve ciddi fail maçlar da var.
1- Aklı başında kimse hocayı "maç kazanmayı bilmiyor" ya da "korkak oynatıyor" diye eleştirmez. Okan Buruk, uzun zaman sonra tekrardan bu takıma dominant oyun yapısını geri getirdi. Kazandırdı demiyorum bilerek. Bugün gelen eleştirilerin temel motivasyonu hoca gelmeden önceki karanlık günler değil, hocanın ve oyuncuların bize hayal ettirdiği Şampiyonlar Ligi seviyesindeki o parıltılı zirvedir. Yani Erden Timur ile başlayan süreçte Okan hoca ve Galatasaray kadrosu her geçen gün çıtayı yükseltti, buna paralel beklentiler de arttı. Artık 5-6 sene önceki Galatasaray için "iyi" olan kimseyi tatmin etmiyor, herkes daha iyisini arıyor.
2- Ancak eleştirileri sadece "yüksek beklentiye" bağlayıp geçemeyiz. Taraftarın sabrını zorlayan nokta, bazı hataların kronikleşmiş olması:
a) Avrupa’nın orta ölçekli takımlarına karşı dahi verilen o geniş alanlar ve savunma zafiyetleri, iki yıldır aynı senaryoyla önümüze geliyor.
b) Oyuncu değişikliklerindeki gecikmeler veya kriz anlarında B planına geçişteki tutukluk, taraftarda "ders çıkarılmıyor mu?" algısı yaratıyor.
c) Elinizde bu kadar yüksek bonservisli ve yüksek yetenek setli oyuncular ve -Osimhen- varsa, eleştiri sadece skora değil, bu kalitenin sahada daha rafine, daha taktiksel olarak ustalığına dönüşmemesine geliyor.
3- Galatasaray artık yerel ligin sınırlarını zihninde 98-99'daki gibi aştı. Yetmez artık bir kupa hedef artık avrupa pankartındaki zihniyet tekrardan geri gelmeye başladı. Taraftar için lig şampiyonluğu bir "zorunluluk", Avrupa başarısı ise "kimlik" haline geldi. Bu dönüşümü hoca tetiklediği için, faturasını da hoca ödüyor. Yani bugün yapılan eleştiriler bir nankörlük değil, oluşan yeni standardın korunması ve gerekiyorsa taktiksel olarak güncellenmesi, upgrade edilmesi için yapılıyor. Kimse potansiyeline inanmadığı birinden veya bir takımdan "daha fazlasını" istemez.
Günün sonunda tüm eleştirilere rağmen Okan Buruk, Galatasaray’ı tekrar Avrupa’nın elitleriyle aşık atacak bir noktaya taşıdı. Şimdi asıl sınavı; bu yüksek beklenti baskısını karşılayabilmesi ve kendi taktiksel ezberlerini de güncelleyebilmesinden geçiyor.
Son olarak da şunu demek istiyorum; Okan Buruk bundan öteye gidemeyebilir, belki yapabileceği en fazla şey budur. Sene sonu belki takımdan ayrılır vs. Ancak geride bıraktığımız 4 senede inşallah bu seneyle beraber 4 şampiyonluk bırakacaktır, bu nedenle kendi hakkında yapılan "GS tarihinin en kötü hocası" gibi yorumlar bir yorum değil sadece nefret kusmaktır.
Hıncal uluç öldü ama o ruh sosyal medyada dolaşıyor.Ben çoğu kişinin okan hocayı eleştirdiğini görmüyorum... bu adam bildiğin harcanılmaya çalışılıyor... bak açık ve net bir şekilde söylüyorum. Bu takımın başına kim gelirse gelsin, böyle saçma sapan argümanlarla bu kadar baskı kurulsun üzerinde, 1 sezon dayanırsa dayanır, 2. Sezonun sonunu görmez, göremez... bu psikolojiye dayanmak her baba yiğidin harcı da değildir...
Bak yine tekrar ediyorum ona yapılana eleştiri denmiyor gerçekten... eleştiriyi yine biz yapıyoruz geri kalan eyyam peşinde... rakip taraftarın yapmayı beceremediğini bizim taraftarlar yapıyorlar...oyuncular için de durum böyle... kimsenin hata yapma lüksü yok mesela insanlara göre... neymiş o kadar para alıyorlarmış hata yapma lüksleri yokmuş... Ulan o kadar nefes alıyorsun senin yaptığın bir sürü hatayı Allah affediyor, parasını bile vermediğin adamın hatasını sen nasıl affetmiyorsun?Hıncal uluç öldü ama o ruh sosyal medyada dolaşıyor.
hiçbir şeyden memnun olmayan bi taraftar grubu var. sürekli eleştiri eleştiri eleştiri. her şeyi biliyorlar bir de yaw.
terimin uluç tanımlamasına bire bir uyan profiller