Okan Buruk | Teknik Direktör | ARŞİV

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Kalli sana 18 yasinda formayi verdi be adam. Belki bugun klubedeki cocuklardan 100 kat daha yetenekliydin ama 87 dk kenarda tutacak kadar da mi kotuler yaw? Sane'yi, Ismael'i falan o kadar sahada tutmanin anlami ne?
 
Taraftara gidip galibiyet üçlüsü arkasından maç sonu açıklamalarıyla ne yaptığını bilen, kendinden emin mesajlar verdi. Tebrikler hocam.

Cumartesi akşamını da başarıyla geçeriz umarım.
 
sadece kendisinden bjk galibiyeti istiyorum.
 
Biraz uzun yazacağım, sonradan gelip roman yazma bilader deme @Naci Liboş

Epeydir Okan Buruk üzerine dönen tartışmaları ne tamamen "nankörlük" ne de tamamen "haklı bir isyan" olarak okumamak lazım Aslında yaşadığımız şey tam anlamıyla bir başarının cezalandırılması vakası. Bu "meyve veren ağaç taşlanır" olayı değil, karıştırılmasın. Belli bir standardın korunması ve geliştirilmesi içgüdüsüyle yapılan bir şey. Okan hoca ve takımın 3.5 yılda çok başarılı olduğu aşikar ancak bu tablonun içinde, hocanın da üzerine düşünmesi gereken somut gerçekler ve ciddi fail maçlar da var.

1- Aklı başında kimse hocayı "maç kazanmayı bilmiyor" ya da "korkak oynatıyor" diye eleştirmez. Okan Buruk, uzun zaman sonra tekrardan bu takıma dominant oyun yapısını geri getirdi. Kazandırdı demiyorum bilerek. Bugün gelen eleştirilerin temel motivasyonu hoca gelmeden önceki karanlık günler değil, hocanın ve oyuncuların bize hayal ettirdiği Şampiyonlar Ligi seviyesindeki o parıltılı zirvedir. Yani Erden Timur ile başlayan süreçte Okan hoca ve Galatasaray kadrosu her geçen gün çıtayı yükseltti, buna paralel beklentiler de arttı. Artık 5-6 sene önceki Galatasaray için "iyi" olan kimseyi tatmin etmiyor, herkes daha iyisini arıyor.

2- Ancak eleştirileri sadece "yüksek beklentiye" bağlayıp geçemeyiz. Taraftarın sabrını zorlayan nokta, bazı hataların kronikleşmiş olması:
a) Avrupa’nın orta ölçekli takımlarına karşı dahi verilen o geniş alanlar ve savunma zafiyetleri, iki yıldır aynı senaryoyla önümüze geliyor.
b) Oyuncu değişikliklerindeki gecikmeler veya kriz anlarında B planına geçişteki tutukluk, taraftarda "ders çıkarılmıyor mu?" algısı yaratıyor.
c) Elinizde bu kadar yüksek bonservisli ve yüksek yetenek setli oyuncular ve -Osimhen- varsa, eleştiri sadece skora değil, bu kalitenin sahada daha rafine, daha taktiksel olarak ustalığına dönüşmemesine geliyor.

3- Galatasaray artık yerel ligin sınırlarını zihninde 98-99'daki gibi aştı. Yetmez artık bir kupa hedef artık avrupa pankartındaki zihniyet tekrardan geri gelmeye başladı. Taraftar için lig şampiyonluğu bir "zorunluluk", Avrupa başarısı ise "kimlik" haline geldi. Bu dönüşümü hoca tetiklediği için, faturasını da hoca ödüyor. Yani bugün yapılan eleştiriler bir nankörlük değil, oluşan yeni standardın korunması ve gerekiyorsa taktiksel olarak güncellenmesi, upgrade edilmesi için yapılıyor. Kimse potansiyeline inanmadığı birinden veya bir takımdan "daha fazlasını" istemez.

Günün sonunda tüm eleştirilere rağmen Okan Buruk, Galatasaray’ı tekrar Avrupa’nın elitleriyle aşık atacak bir noktaya taşıdı. Şimdi asıl sınavı; bu yüksek beklenti baskısını karşılayabilmesi ve kendi taktiksel ezberlerini de güncelleyebilmesinden geçiyor.

Son olarak da şunu demek istiyorum; Okan Buruk bundan öteye gidemeyebilir, belki yapabileceği en fazla şey budur. Sene sonu belki takımdan ayrılır vs. Ancak geride bıraktığımız 4 senede inşallah bu seneyle beraber 4 şampiyonluk bırakacaktır, bu nedenle kendi hakkında yapılan "GS tarihinin en kötü hocası" gibi yorumlar bir yorum değil sadece nefret kusmaktır.
 
Ligde Alınan iyi sonucların hepsinin sorumlusu 300M değerindeki kadro. Kötü sonucların hepsinin suclusu kendisidir.

Avrupadaki kotu sonuclarin hepsi Okana yazar. Galibiyetler 300M kadro.

İlk sampiyonlukta erden timur ve icardi %80 sampiyon yapmistir, kendisinin etkisi %20dir.

İkinci sampiyonluk yine icardi mertens torreiraya yazar. Kendisinin etkisi %10dur.

ucuncu sampiyonluk %90 osimhen. %10 kendi basarisidir.

Avrupada Juventus, Manu, Tottenham, Liverpool galibiyetleri oyuncularin bireysel becerilerinin sonucudur. Vasat takimlara verilen puanlar okana yazar.

Transferden anlamaz. Alinan iyi oyuncularin hepsi erden timur ve gardi transferidir. Kotu oyuncularin hepsini kendisi aldirmistir. Kendisi ayni zamanda genc oyuncu dusmanidir. Alt yapidan 1 tane oyuncu cikarmamistir 4. Sezonu şuan

Kendisi Besiktaslidir. Besiktasa karsi takimi hazirlamaz, geldiginden beri besiktasa mac satar. Kazanmak istemez. Belki ileride kovulursa calacak kapisi olsun gibi kucuk hesaplar pesinde kosar.

Hoca değildir. Mevcut takımı @Sami Karakoç veya @Oğuzhan Sesko da idare eder.
 
Biraz uzun yazacağım, sonradan gelip roman yazma bilader deme @Naci Liboş

Epeydir Okan Buruk üzerine dönen tartışmaları ne tamamen "nankörlük" ne de tamamen "haklı bir isyan" olarak okumamak lazım Aslında yaşadığımız şey tam anlamıyla bir başarının cezalandırılması vakası. Bu "meyve veren ağaç taşlanır" olayı değil, karıştırılmasın. Belli bir standardın korunması ve geliştirilmesi içgüdüsüyle yapılan bir şey. Okan hoca ve takımın 3.5 yılda çok başarılı olduğu aşikar ancak bu tablonun içinde, hocanın da üzerine düşünmesi gereken somut gerçekler ve ciddi fail maçlar da var.

1- Aklı başında kimse hocayı "maç kazanmayı bilmiyor" ya da "korkak oynatıyor" diye eleştirmez. Okan Buruk, uzun zaman sonra tekrardan bu takıma dominant oyun yapısını geri getirdi. Kazandırdı demiyorum bilerek. Bugün gelen eleştirilerin temel motivasyonu hoca gelmeden önceki karanlık günler değil, hocanın ve oyuncuların bize hayal ettirdiği Şampiyonlar Ligi seviyesindeki o parıltılı zirvedir. Yani Erden Timur ile başlayan süreçte Okan hoca ve Galatasaray kadrosu her geçen gün çıtayı yükseltti, buna paralel beklentiler de arttı. Artık 5-6 sene önceki Galatasaray için "iyi" olan kimseyi tatmin etmiyor, herkes daha iyisini arıyor.

2- Ancak eleştirileri sadece "yüksek beklentiye" bağlayıp geçemeyiz. Taraftarın sabrını zorlayan nokta, bazı hataların kronikleşmiş olması:
a) Avrupa’nın orta ölçekli takımlarına karşı dahi verilen o geniş alanlar ve savunma zafiyetleri, iki yıldır aynı senaryoyla önümüze geliyor.
b) Oyuncu değişikliklerindeki gecikmeler veya kriz anlarında B planına geçişteki tutukluk, taraftarda "ders çıkarılmıyor mu?" algısı yaratıyor.
c) Elinizde bu kadar yüksek bonservisli ve yüksek yetenek setli oyuncular ve -Osimhen- varsa, eleştiri sadece skora değil, bu kalitenin sahada daha rafine, daha taktiksel olarak ustalığına dönüşmemesine geliyor.

3- Galatasaray artık yerel ligin sınırlarını zihninde 98-99'daki gibi aştı. Yetmez artık bir kupa hedef artık avrupa pankartındaki zihniyet tekrardan geri gelmeye başladı. Taraftar için lig şampiyonluğu bir "zorunluluk", Avrupa başarısı ise "kimlik" haline geldi. Bu dönüşümü hoca tetiklediği için, faturasını da hoca ödüyor. Yani bugün yapılan eleştiriler bir nankörlük değil, oluşan yeni standardın korunması ve gerekiyorsa taktiksel olarak güncellenmesi, upgrade edilmesi için yapılıyor. Kimse potansiyeline inanmadığı birinden veya bir takımdan "daha fazlasını" istemez.

Günün sonunda tüm eleştirilere rağmen Okan Buruk, Galatasaray’ı tekrar Avrupa’nın elitleriyle aşık atacak bir noktaya taşıdı. Şimdi asıl sınavı; bu yüksek beklenti baskısını karşılayabilmesi ve kendi taktiksel ezberlerini de güncelleyebilmesinden geçiyor.

Son olarak da şunu demek istiyorum; Okan Buruk bundan öteye gidemeyebilir, belki yapabileceği en fazla şey budur. Sene sonu belki takımdan ayrılır vs. Ancak geride bıraktığımız 4 senede inşallah bu seneyle beraber 4 şampiyonluk bırakacaktır, bu nedenle kendi hakkında yapılan "GS tarihinin en kötü hocası" gibi yorumlar bir yorum değil sadece nefret kusmaktır.
Database i çökerrmissin yine

:asd:
 
Biraz uzun yazacağım, sonradan gelip roman yazma bilader deme @Naci Liboş

Epeydir Okan Buruk üzerine dönen tartışmaları ne tamamen "nankörlük" ne de tamamen "haklı bir isyan" olarak okumamak lazım Aslında yaşadığımız şey tam anlamıyla bir başarının cezalandırılması vakası. Bu "meyve veren ağaç taşlanır" olayı değil, karıştırılmasın. Belli bir standardın korunması ve geliştirilmesi içgüdüsüyle yapılan bir şey. Okan hoca ve takımın 3.5 yılda çok başarılı olduğu aşikar ancak bu tablonun içinde, hocanın da üzerine düşünmesi gereken somut gerçekler ve ciddi fail maçlar da var.

1- Aklı başında kimse hocayı "maç kazanmayı bilmiyor" ya da "korkak oynatıyor" diye eleştirmez. Okan Buruk, uzun zaman sonra tekrardan bu takıma dominant oyun yapısını geri getirdi. Kazandırdı demiyorum bilerek. Bugün gelen eleştirilerin temel motivasyonu hoca gelmeden önceki karanlık günler değil, hocanın ve oyuncuların bize hayal ettirdiği Şampiyonlar Ligi seviyesindeki o parıltılı zirvedir. Yani Erden Timur ile başlayan süreçte Okan hoca ve Galatasaray kadrosu her geçen gün çıtayı yükseltti, buna paralel beklentiler de arttı. Artık 5-6 sene önceki Galatasaray için "iyi" olan kimseyi tatmin etmiyor, herkes daha iyisini arıyor.

2- Ancak eleştirileri sadece "yüksek beklentiye" bağlayıp geçemeyiz. Taraftarın sabrını zorlayan nokta, bazı hataların kronikleşmiş olması:
a) Avrupa’nın orta ölçekli takımlarına karşı dahi verilen o geniş alanlar ve savunma zafiyetleri, iki yıldır aynı senaryoyla önümüze geliyor.
b) Oyuncu değişikliklerindeki gecikmeler veya kriz anlarında B planına geçişteki tutukluk, taraftarda "ders çıkarılmıyor mu?" algısı yaratıyor.
c) Elinizde bu kadar yüksek bonservisli ve yüksek yetenek setli oyuncular ve -Osimhen- varsa, eleştiri sadece skora değil, bu kalitenin sahada daha rafine, daha taktiksel olarak ustalığına dönüşmemesine geliyor.

3- Galatasaray artık yerel ligin sınırlarını zihninde 98-99'daki gibi aştı. Yetmez artık bir kupa hedef artık avrupa pankartındaki zihniyet tekrardan geri gelmeye başladı. Taraftar için lig şampiyonluğu bir "zorunluluk", Avrupa başarısı ise "kimlik" haline geldi. Bu dönüşümü hoca tetiklediği için, faturasını da hoca ödüyor. Yani bugün yapılan eleştiriler bir nankörlük değil, oluşan yeni standardın korunması ve gerekiyorsa taktiksel olarak güncellenmesi, upgrade edilmesi için yapılıyor. Kimse potansiyeline inanmadığı birinden veya bir takımdan "daha fazlasını" istemez.

Günün sonunda tüm eleştirilere rağmen Okan Buruk, Galatasaray’ı tekrar Avrupa’nın elitleriyle aşık atacak bir noktaya taşıdı. Şimdi asıl sınavı; bu yüksek beklenti baskısını karşılayabilmesi ve kendi taktiksel ezberlerini de güncelleyebilmesinden geçiyor.

Son olarak da şunu demek istiyorum; Okan Buruk bundan öteye gidemeyebilir, belki yapabileceği en fazla şey budur. Sene sonu belki takımdan ayrılır vs. Ancak geride bıraktığımız 4 senede inşallah bu seneyle beraber 4 şampiyonluk bırakacaktır, bu nedenle kendi hakkında yapılan "GS tarihinin en kötü hocası" gibi yorumlar bir yorum değil sadece nefret kusmaktır.
Ben çoğu kişinin okan hocayı eleştirdiğini görmüyorum... bu adam bildiğin harcanılmaya çalışılıyor... bak açık ve net bir şekilde söylüyorum. Bu takımın başına kim gelirse gelsin, böyle saçma sapan argümanlarla bu kadar baskı kurulsun üzerinde, 1 sezon dayanırsa dayanır, 2. Sezonun sonunu görmez, göremez... bu psikolojiye dayanmak her baba yiğidin harcı da değildir...
 
Ben çoğu kişinin okan hocayı eleştirdiğini görmüyorum... bu adam bildiğin harcanılmaya çalışılıyor... bak açık ve net bir şekilde söylüyorum. Bu takımın başına kim gelirse gelsin, böyle saçma sapan argümanlarla bu kadar baskı kurulsun üzerinde, 1 sezon dayanırsa dayanır, 2. Sezonun sonunu görmez, göremez... bu psikolojiye dayanmak her baba yiğidin harcı da değildir...
Hıncal uluç öldü ama o ruh sosyal medyada dolaşıyor.

hiçbir şeyden memnun olmayan bi taraftar grubu var. sürekli eleştiri eleştiri eleştiri. her şeyi biliyorlar bir de yaw.

terimin uluç tanımlamasına bire bir uyan profiller
 
Hıncal uluç öldü ama o ruh sosyal medyada dolaşıyor.

hiçbir şeyden memnun olmayan bi taraftar grubu var. sürekli eleştiri eleştiri eleştiri. her şeyi biliyorlar bir de yaw.

terimin uluç tanımlamasına bire bir uyan profiller
Bak yine tekrar ediyorum ona yapılana eleştiri denmiyor gerçekten... eleştiriyi yine biz yapıyoruz geri kalan eyyam peşinde... rakip taraftarın yapmayı beceremediğini bizim taraftarlar yapıyorlar...oyuncular için de durum böyle... kimsenin hata yapma lüksü yok mesela insanlara göre... neymiş o kadar para alıyorlarmış hata yapma lüksleri yokmuş... Ulan o kadar nefes alıyorsun senin yaptığın bir sürü hatayı Allah affediyor, parasını bile vermediğin adamın hatasını sen nasıl affetmiyorsun? 😀

Öyle hatasız kusursuz insan yok... kimse kusura bakmasın... o kadar bk atan herkes için söylüyorum bunu (bak eleştirenler demiyorum) kendi hayatlarınızda ne kadar başarılısınız ki bunca başarıyı görmezden gelip de millete sen hoca değilsin, sen futbolcu değilsin, çöpsün vs diyorsun? Şimdi kalkıp da biri sana demez mi ki oğlum sen topçu musun? Hoca mısın? Yaptığın işte dünyanın en başarılı insanı mısın?
 


Bizim gerizekali taraftar yüzünden
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst Alt