Okan Buruk | Teknik Direktör

Porto Monaco maçını yağlı güreşler reytingde geçti usta. Kimsenin iplemediği bir hikayeydi. GS'nin kupa alışı daha büyük olay.
Konuyu değiştirme kimin iplemediği beni bağlamaz. Çok daha ucuz kadrolar ile final oynadılar mı oynamadılar mı. Oynadılar. Demekki para dolu olmayan çanta kupa alıyomuş. Almıyo dedin ya
 
O zamanki kadro ile bu kadro aynı mı?
İyi oyuncular vardı. Hagi gerçeği vardı ama kadronun yarısı über yetenekli. Dünyanın en iyisi filan değildi. O kadro ile kupa aldı Terim. Avrupada büyük takımlarda oynayabilecek Hagi Popescu ve Hasan Şaş vardı. Ne hakan ne Emre ne Okan yapamadı gittiği takımlarda. O başarı kabul et etme Terimin emeği cookk fazladır. Sende şuan Türkiye tarihinin en pahalı kadrosu var. Fatih Terime asla bukadar pahalı bir kadro verilmedi. Verilmeye uğraşılsa bile yabancı sınırı vs. durdurdular. Ama oynayan bir takım vardı. Dayak yemiştir eyvallah. Peki Okanla ne oluyo. Daha pahalı kadro daha kötü oyun. Terim uefs zamanı en az yüzde 70 maçta iyi futbol izlerdik. Şimdi senede 50 60 maç yapıyorsun max 10 tane iyi maç var gerisi zar zor kazanılan maçlar. Okanın kahraman olma isteği ile verdiği kaçıncı maç. Bunu övüyonuz yaw. Pes gerçekten pes. Bir tane set hücumu yok yaw 4 yıl oldu. Neyse ben neden anlatıyorum ki. 3 5 kişi burda okan biatçılığı yapıyonuz. Bizde coğu kişi gerçeği sahada görüyoruz ama size anlatmaya çalışmaktan bıktık
99-2000 kadrosu TR futbol tarihinin yerli olarak en iyi kadrosuydu ve altın jenerasyondu zaten çekirdeği daha sonra DK 3.'sü oldu. Senin gibilerin zihniyet o zamanda Terim gitsin diyordu ve Terim'i savunanlara da Terim biatçısı derdi. Çok iyi sonuçlardan sonra hemen burada herkes seviniyor herkes GS'li triplerine giriyordun şimdi ne hikmetse senden farklı düşünen olunca hemen biatçı diye ayrıştırır olmuşsun. Bu da ayrı bir durum.
 
Ligde averaj 44 usta. 26 maç yapmışız, 1,69 farkla kazanmışız her maçı.
Öncelikle o oran bişe ifade etmiyo. 1 maç 5 at 3 maç 1 0 bitsin. Orda 1 in üzerinde çıkar. 4 sene tüm maçları az skorlara bak. Ha ben hepsini izledim. Ne rezillikle o maçları zar zor aldık gördüm zaten. Bana yazmana gerek yok. Biliyorum yani hepsini izledim
 
Konuyu değiştirme kimin iplemediği beni bağlamaz. Çok daha ucuz kadrolar ile final oynadılar mı oynamadılar mı. Oynadılar. Demekki para dolu olmayan çanta kupa alıyomuş. Almıyo dedin ya
Usta Porto o sene şike yaptı. Ayrıca eşleşmeler dandikti o dönem. 1 tane sağlam takım eleyerek finale çıktılar bala göte.
 
Allah aşkına bukadar yazdığım şeyi bir maçlık performansa göre yorum olarsk değerlendirip yazmışsın. Belli okumamışsın. Madem okumadın neden bukadar uzun cevap yazdın. Boşuna kendini yormuşsun sadece.. Savunmak için göbeğiniz çatladı. Yazmışsın bukadar ama yazdığının hiçbir yerinde 4 yıldır verilen paraya kadroya karşılık oynanan güçlü bir oyunun neden olmadığı cevabı yok maalesef. Her sene toplamda 5 6 maç iyi top rakibe göre oda gerisi dualarla biten maçlar. Ha yanlış anlaşılmasın liverpool a filan değil. Lig sonuncularına falan bile zar zor 1 farkla son yarım saati bizim ceza sahamızda geçen maçlar..
Okudum hatta genel de bir cevap verdim ama anlamadıysan açayım madem

RFS maçı demişsin mesela,40. dakikada 0-2 oldu skor ve rakibin atak yapmaya dair herhangi bir emaresi yok.Bir tane uzun top atıyorlar santrayı hemen yaptıktan sonra,Abdülkerim'in bireysel hatasıyla golü yiyoruz skor 1-2 oluyor orada adamlar canlanıveriyor,biz de mentalmen o baskıda hemen ardından 2. golü de kalemizde görüyoruz.

Galatasaray gibi bir takım ne olursa olsun RFS gibi bir takım karşısında maçı böyle vermemeli,bunu anlayabilirim ama ilk defa başımıza gelmiş gibi bir tavır takınmanın da manası yok.Hatta sadece Galatasaray'ın başına geliyormuş gibi bir tavır almanın da manası yok

Okan Buruk'un kafasında bir oyun şablonu var,bu oyun şablonunun işe yaradığı rakipler var bir de zorlandığı rakipler var

Manchester United
Bayern Münih
Tottenham
Liverpool
Atletico Madrid
Juventus

Okan Buruk'un karşı karşıya geldiği world class diyebileceğimiz kulüpler bunlar,çoğunda da yüzümüzü güldürdü bu adam bu maçlarda.Oyun olarak da öyle,skor olarak da öyle.

Molde
Kopenhag
Sparta Prag
Young Boys
AZ Alkmaar
Malmö

Bu tarz vasat-orta sıra diyebileceğimiz Avrupa-İskandinav kulüplerine ise,genel olarak zorlanan,skoru alsa bile genelde bireysel yeteneklerle alan bir tablo görüyoruz

Benim bu belirlemelere bir itirazım yok,itirazım bu kulüpleri sanki geçmişte sürekli yeniyormuşuz da bir Okan Buruk yenemeyip zorlanıyormuş gibi oluşturulan algıya

1956'dan beri baksan,Şampiyon Kulüpler Kupası dahil,deplasmanda 10 mu 11 mi ne galibiyeti var Galatasaray'ın toplamda (Ön eleme turları hariç)

Ben bunun için de yukardaki büyük maçlarda oluşan tablodan ve lig şampiyonluklarından vazgeçemem kusura bakma.Burada kimse futbol uleması da değil,futbol otoritesi de değil,yazılanların somut bir karşılığını ben göremiyorum yani

Mancini Mancini deniyor mesela,Kopenhag'a deplasmanda o da yenildi.Çok da kötü oynamıştık dün gibi hatırlıyorum.Sonrasında 10 kişi kalan Real Madrid'e de dağıldık.Her teknik direktörümüzün var böyle mağlubiyetleri

Benim Okan Buruk'a dair en büyük eleştirim,bazı maçlara kafa olarak kendi asla giremiyor,kendi giremeyince takım da tamamen mentalmen çökme noktasına geliyor

Bazı maçlarda o kadar güzel çalışılmış önde baskı şablonları oluyor ki,herkesin basacağı yer belli,rakibin olası bir baskıda nereye pas atacağı ihtimalinde bile bir baskı şablonu kurgusu var ve buradan kazanılan toplarla geliştirilen atak ve goller var,rakibi savunmada muazzam dengesiz yakalıyorsun.Kendini savunma şeklin de bir noktada bu oluyor senin.Buna oyuncuların bireysel yeteneği falan demek çok afaki bana göre

Bazı maçlarda ise,bu önde baskı işini son derece savruk ve özensiz yapıyoruz,bu o kadar belli oluyor ki rakip o baskıdan bir şekilde kurtulduğunda kendi silahımızla vuruluyoruz,onlar geride bizi dengesiz yakalayabiliyor çoğu zaman

Bir takıma birden fazla oyun stilini oturtmak kolay bir şey değil,realistik bir şey de değil bu zaten.Bu noktada Okan hocanın ekibine iş yükünü azaltacak takviyeler yapması makul olabilir.Çünkü bu oyun stilinde inat ediyorsa,her rakibe karşı ayrı bir önde baskı şablonu hazırlaman lazım.Öyle iyi bir hazırlık yapılmadan,doğaçlama şekilde çıkın önde basın dersen adamlar o baskıdan bir şekilde çıkarsa geride büyük sıkıntı yaşıyorsun
 
99-2000 kadrosu TR futbol tarihinin yerli olarak en iyi kadrosuydu ve altın jenerasyondu zaten çekirdeği daha sonra DK 3.'sü oldu. Senin gibilerin zihniyet o zamanda Terim gitsin diyordu ve Terim'i savunanlara da Terim biatçısı derdi. Çok iyi sonuçlardan sonra hemen burada herkes seviniyor herkes GS'li triplerine giriyordun şimdi ne hikmetse senden farklı düşünen olunca hemen biatçı diye ayrıştırır olmuşsun. Bu da ayrı bir durum.
Benim o dönemi izlediğimi anlamamış.. . Yine benim Terimi iki saatir övdüğümü anlamamış... Ve senin zihniyetin diyo. Ben o dönem Terimi desteklemesem neden bu yorumları yapiyim. Ya anlama kıtlığın var yada ceza almamak için söyleyemeyeceğim şeylerden birisin.
 
50 yılda sadece 1 kez olan bir şey, istatistiğe vurunca bile etki etmiyor. Boşa aynı örnekler veriliyor

Dünyanın tüm büyük kulüpleri gerizekalı olduğu için fark edemedi daha sanırım para harcamadan da kupa kazanabileceklerini
 
Benim o dönemi izlediğimi anlamamış.. . Yine benim Terimi iki saatir övdüğümü anlamamış... Ve senin zihniyetin diyo. Ben o dönem Terimi desteklemesem neden bu yorumları yapiyim. Ya anlama kıtlığın var yada ceza almamak için söyleyemeyeceğim şeylerden birisin.
O dönem Terim'e yapılanların benzeri yapılıyor Okan hocaya bu kadar basit. Şimdi Uefa kupası vb. alınmış olduğu için o dönem desteklemiştim falan ama o dönem forum olsaydı Uefa kupası öncesi senelerde şu an yaptığın yorumların benzerini yapıyor olurdun. İyi maçlardan sonra hepimiz GS'liyiz ama sonra hemen biatçı vb. diye ayrıştırırsın bu da zaten nasıl bir karakter olduğunu gösteriyor. Anlama kıtlığım olmadığı için de çok rahat görebiliyorum bu karakterini.
 
Liverpool'a elendik diye niye Rigas'a gidiyorsunuz yahu

Böyle muhalefet olmaz
 
99-2000 kadrosu TR futbol tarihinin yerli olarak en iyi kadrosuydu ve altın jenerasyondu zaten çekirdeği daha sonra DK 3.'sü oldu. Senin gibilerin zihniyet o zamanda Terim gitsin diyordu ve Terim'i savunanlara da Terim biatçısı derdi. Çok iyi sonuçlardan sonra hemen burada herkes seviniyor herkes GS'li triplerine giriyordun şimdi ne hikmetse senden farklı düşünen olunca hemen biatçı diye ayrıştırır olmuşsun. Bu da ayrı bir durum.
99-2000 kadrosu gökten zembille mi indi de her seferinde masal anlatmak için bu örneği veriyorsunuz acaba. Komediye bak. O kadronun yapı taşları olan yerli topçuların birçoğu nerdeyse no-name isimlerdi. 96'da Ümit Davala 250 bin Euro'ya İstanbulspor'dan gelmiş. Okan Buruk 23 yaşında, Hasan Şaş daha gelmemiş bile bize... Daha sayarım da neyse. 4 senede 1 tane genç oyuncu parlatmayı geçtim şans bile vermemiş, totalde yarım milyar dolar bonservis harcatmış, Avrupa'da deplasman maçlarının birçoğunda futbol namına bir şey izletmemiş, kendisinin 10'da 1 bütçesine sahip olmayan takımlara yenilmiş/elenmiş birini savunmak için sizin zihniyetiniz olsa o başarı da gelmezdi filan demek şu forumda yapılmış en komik "analiz" olabilir. Uçan kuşu bile argüman olarak ortaya atmanız sorun değil benim için ama tamamen yokluk, oyuncu geliştirme ve cesaret ile yoğrulmuş, futbol tarihindeki en iyi gelişim ve başarı hikayelerinden birini bari ortaya atmayın.
 
Hocanın elindeki bütçe ve imkanlara göre Avrupa deplasmanlarında başarısızız.

Ligde şampiyon oluyoruz teşekkür ederiz ama her Avrupa deplasmanı kabir azabi gibi geçen bir takım da olamaz.
 
99-2000 kadrosu gökten zembille mi indi de her seferinde masal anlatmak için bu örneği veriyorsunuz acaba. Komediye bak. O kadronun yapı taşları olan yerli topçuların birçoğu nerdeyse no-name isimlerdi. 96'da Ümit Davala 250 bin Euro'ya İstanbulspor'dan gelmiş. Okan Buruk 23 yaşında, Hasan Şaş daha gelmemiş bile bize... Daha sayarım da neyse. 4 senede 1 tane genç oyuncu parlatmayı geçtim şans bile vermemiş, totalde yarım milyar dolar bonservis harcatmış, Avrupa'da deplasman maçlarının birçoğunda futbol namına bir şey izletmemiş, kendisinin 10'da 1 bütçesine sahip olmayan takımlara yenilmiş/elenmiş birini savunmak için sizin zihniyetiniz olsa o başarı da gelmezdi filan demek şu forumda yapılmış en komik "analiz" olabilir. Uçan kuşu bile argüman olarak ortaya atmanız sorun değil benim için ama tamamen yokluk, oyuncu geliştirme ve cesaret ile yoğrulmuş, futbol tarihindeki en iyi gelişim ve başarı hikayelerinden birini bari ortaya atmayın.
Kusura bakma Onur Fatih hocanın son döneminde de hoca olmadığından tut de denmeyen kalmadı Fatih hoca ya. Hani mesajında başarı hikayesini övdün ya.Lig de işler iyi gitmiyordu ama avrupa liginde gruptan namağlup çıkarmıştı takımı hoca. Yine eleştiri diyeceksiniz ama linç ediliyordunuz Fatih hocayı o zaman. Ve sende vardın.
Bence burada kutuplaşmanın sebebi eleştiriyoruz ya denilip aslında nefret kusulması çok uç noktalarda tepkilerin verilmesi. Ve yine linç edenlerin çoğunun ortak noktası da okan hocayı kişisel olarak da sevmemesi.
Yoksa Okan hoca nın bir çok hatası var zaten. Bunlar konuşulup dile getirileceğine uç noktalarda fevri çıkışlar var. Ve kazanılan başarılara çamur atma var. Bu hakkaniyetli olmuyor. Eleştiri de olmuyor.
 
99-2000 kadrosu gökten zembille mi indi de her seferinde masal anlatmak için bu örneği veriyorsunuz acaba. Komediye bak. O kadronun yapı taşları olan yerli topçuların birçoğu nerdeyse no-name isimlerdi. 96'da Ümit Davala 250 bin Euro'ya İstanbulspor'dan gelmiş. Okan Buruk 23 yaşında, Hasan Şaş daha gelmemiş bile bize... Daha sayarım da neyse. 4 senede 1 tane genç oyuncu parlatmayı geçtim şans bile vermemiş, totalde yarım milyar dolar bonservis harcatmış, Avrupa'da deplasman maçlarının birçoğunda futbol namına bir şey izletmemiş, kendisinin 10'da 1 bütçesine sahip olmayan takımlara yenilmiş/elenmiş birini savunmak için sizin zihniyetiniz olsa o başarı da gelmezdi filan demek şu forumda yapılmış en komik "analiz" olabilir. Uçan kuşu bile argüman olarak ortaya atmanız sorun değil benim için ama tamamen yokluk, oyuncu geliştirme ve cesaret ile yoğrulmuş, futbol tarihindeki en iyi gelişim ve başarı hikayelerinden birini bari ortaya atmayın.
Ayrıca Hasan a katıldığım bir konu var. O dönem iyi ki sosyal medya denen şey yokmuş. Çünkü o 4 senelik dönem hep güllük gülistanlık geçmedi. Şampiyonlar ligi karnesi parlak değildi. Hatta uefa yı aldığımız dönem gruplarda Chelsea ye eski Ali Sami Yen stadımızda 5-0 yenildik.4 maç sonunda 1 beraberliğimiz vardı sadece.o zaman sosyal medya olsa idi bu maç sonunda Fatih hoca ve futbolcuların nasıl linçleneceğini tahmin etmek zor değil. Bu maçtan sonra herta ve milanı yenerek ki milanı da son 3-4 dakikada geride iken 3-2 yaparak yendik. 3.olup UEFA'dan devam ettik. Oradanda zaten aldık yürüdük. Onun için şimdi o süreci başarı hikayesi diyerek övüyoruz ama eminim aynı kişiler o dönemde Fatih hocaya hoca değil diyecekti.
Yani eleştiri yapılmasına buradaki çoğu kişinin karşı olduğunu düşünmüyorum.
Karşı olunan şey nefret kusulması linçlenmesi.
 
elit takımlara ezilmemiz üzse de bence normal. kabul etmek istemeseniz de arada devasa fark var. hatta psg, barca gibi bir takım gelse daha kötü olurdu. ya da ne bileyim city eski keskinliğinde olsa o maçımız fena olabilirdi. buna çok yapacak bir şey yok.

ama kofti rakiplere de dışarıda zorlandık. burası problem. bunu aşmamız lazım.
rfs falan nedir baba
 
O dönem Terim'e yapılanların benzeri yapılıyor Okan hocaya bu kadar basit. Şimdi Uefa kupası vb. alınmış olduğu için o dönem desteklemiştim falan ama o dönem forum olsaydı Uefa kupası öncesi senelerde şu an yaptığın yorumların benzerini yapıyor olurdun. İyi maçlardan sonra hepimiz GS'liyiz ama sonra hemen biatçı vb. diye ayrıştırırsın bu da zaten nasıl bir karakter olduğunu gösteriyor. Anlama kıtlığım olmadığı için de çok rahat görebiliyorum bu karakterini.
Forum olsaydı. O böyle olsaydı şu şöyle olsaydı. Varsayımlar sürekli varsayım hayal dünyası. Göbeğiniz çatladı liverpool drplasmanına tüm kanatlarını yedek oturtup sallai ile çıkan hoca olmayan adamı savunmaktan. Komik dueuma düşüyonuz
 
Geri
Üst Alt