Galatasaray koca bir ilk yarı boyunca ağırlıklı olarak geçen seneki düzeninin devamını kullandığı halde Rijkaard geldiği günden beri dinlediğimiz 4-3-3 yerini Baros ve Jo'nun yokluğunda 4-6-0'a bıraktı.. Şimdi muhtemelen 4-6-0 geyikleri yapılacak basında ve başka mecralarda.. Spalletti ve Ferguson'un adları muhakkak anılacak, araya Moyes'in ismi eklenecek ve Rijkaard'ın farklı bir düzen daha oturtmaya çalıştığından dem vurulacak.. Halbuki ortada böyle bir şey yok.. Rijkaard'a gidip 4-6-0 desen muhtemelen değişik bir yüz ifadesiyle bakar adam.. Spalletti'nin özellikle Roma'daki ikinci senesinden itibaren muazzam kullandığı ve tercih olarak bu yönde gittiği, yine Sir Alex'in çok önemli maçlarda Rooney ve Ronaldo'yu merkeze ya da kanatlara koyarak oynadığı düzeni bugünkü Galatasaray'la karıştırmamak gerek.. Rijkaard tamamen elindeki yokluktan merkez forvetin yerini Arda'yla ya da başka bir oyuncuyla doldurmaya çalışıyor ve oynanan sistemde, yapılmaya çalışılan taktik varyasyonlarda bir değişim yok.. Normalde 4-3-3 olan sistem Jo'nun yerine Arda gelince neden uçtan 3 eksiliyor mesela? Keita ve Gio'nun önceki sistemin açıklarından farkı nedir? Merkezdeki defansif orta sahalar ve önündeki Elano'yla ne derece bütünleşik oynamışlardır? Arda'nın forvete katabildiği orta saha özellikleri nedir? Yoktur böyle bir şey, olacağını da uzun vadede forvet yokluğuna rağmen sanmıyorum.. Oynanmak istenenle yapılabilen arasındaki fark olarak okumanın da mantıklı olduğunu düşünmüyorum bu bağlamda.. Tamamen bilinçli tercihler üzerinden şekillenen ve Rooney, Ronaldo, Totti gibi adamların özellikleriyle bütünleşen bir sistemi Jo yerine Arda geldi diye Türkiye'de yürürlüğe girdi diye savunamazsınız.. Sadece gündemde yer işgal eder, 4-3-3'le yeteri kadar uğraşıyorken futbola yeni bir kavram sokarsınız.. Böyle mecburiyetten oluşan 4-6-0'ın sanıyorum tek örneği var dünyada o da Everton'un Moyes'i.. Uçtaki zibilyon tane oyuncunun sakatlanmasıyla ortaya çıkmış yine underrated'ların kralı Tim Cahill üzerinden ütopik sisteme uyum sağlamış, iyi maçlar çıkmıştır ortaya.. Hiçbir sistem kitabında geçmeyen, futbolun ana kuralları içinde şu an için yer almayan ve hala istisnai bir futbol yaklaşımı olan bir kavramla kafaları bulandırmaya gerek yok..
Bugünün yıldızı Elano'dur Galatasaray'da.. Açık forvetleri ve en uç oyuncusu bu durumdayken orta sahası da bu kadar top tutamayan takımda tek başına çok önemli saniyeler kazandırdı takıma.. Bireysel yetenekleriyle hazırladığı ve girdiği pozisyonlardan çok daha önemlisi budur.. Yine iki defansif orta sahanın önünde ama hem onlarla beraber, hem de ilerideki üçlüye yakın bir şekilde merkezi toparlayan oyuncu rolündedir bugün.. Bir oyuncunun gösterdiği farklı performanslar, ortaya koyduğu değişik roller sistemleri de tamamen farklı bir şekilde gösterebilir.. Bizim ülkede çok farklı sistemlermiş gibi algılanan 4-4-1-1'le 4-3-3 arasındaki fark sol iç ve sağ iç geyikleri dışında bugünküdür.. Benim gözümde Elano'nun komple oyunu bugün sistemi 4-3-3'e yakınlaştırır, Kayseri'deki suya sabuna dokunmayan ve geriden kopuk Elano ise bu geceki takımı 4-4-1-1'e kaydırır ve farklı şeylerin beklenmesine neden olur oyuncudan..