Çok güzel, tempolu ve duygusu olan bir maç izledik. Sahada sadece bir skor mücadelesi değil, karakterler de konuştu. Bu yüzden özellikle iki oyuncu üzerine birkaç kelime etmek istiyorum.
İcardi:
Gol atmasına içten içe sevindim. Çünkü son dönemde yaşadığı düşüş, tribünlerde oluşan o mesafeli bakışlar… Hepsi ortada. Ve doğrusu, bu tablo insanın içini burkuyor. Futbol hafızamız ne yazık ki kısa; dünün kahramanlarını bugün kolayca unutabiliyoruz.
Ama burası Galatasaray… Burada geçmişe saygı vardır, fakat bugün her şeydir. Güncel performans her zaman belirleyici olur. Keşke hikâye böyle bir ruh haliyle ilerlemeseydi. Dileğim şu: Güzel bir lig yaşansın, sahada yeniden parlasın ve eğer bir ayrılık olacaksa, bu buruklukla değil; daha aydınlık, daha onurlu bir vedayla olsun.
Sané:
Ofansif meziyetlerini anlatmaya gerek yok; onlar zaten kendini anlatıyor. Asıl soru hep şuydu:
“Defansa yardım eder mi? Ederse ne kadar eder?”
Bugün bir kez daha cevabını aldık. Hem de net bir şekilde.
Evet, yardım ediyor. Hem de isteyerek, doğru zamanda ve doğru yerde.
Maşallah… Nazar değmesin. Elimizdeki kilit çözücü tam olarak bu.
Sadece kapıları açmıyor; gerektiğinde arkasında durup kapıyı da tutuyor.