1. Kerem demişsin de Barış' tan bahsetmemişsin. Angelino tutsa/Dubois kalsa/Sacha gitmese bek oynamayacaktı; Tete ve Ziyech düzenli oynasa sağ kanatta ihtiyaç duyulmayacaktı. Hatta adam gibi bir 6-8 alınmış olsa, Kaan bek olarak daha çok süre alacağı için orada ihtiyaç daha az olacaktı ki Barış' ın bekte başarılı olabileceğini de pek kimse beklemezdi. Adamın orijini net sol kanat/kanat forvet; başka mevkilerde oynamasının başlıca sebepleri, kötü kadro planlaması ve beklenmedik başka durumlar yani. Dolayısıyla gayet iyi, üstelik de yerli rotasyonun bulunduğu yere yüksek maliyetle transfer yapmak -isimden bağımsız- net hata oldu. Zaha daha çok süre alsa skor katkısı artardı ama bu formasyon ve kadro ile takım oyununu yükseltebilecek biri değil, olamayacak. Umarım kulüp için en iyi şartlarla mutlu olacağı bir yere gider.
2. 100 milyona da alsan, bir transferin tutmama ihtimali her zaman vardır, insan performansına yatırım yapıyorsun. Mesela birçok kişi gibi, üçlüye dönülmeyecekse Angelino' nun transfer edilmemesi gerektiğini söyleyenlerden olmama, hatta acaba üçlüye mi geçilecek diye hafiften umutlanmama rağmen, kötü performası sonrasında Angelino transferine pek laf etmedim...Ben de Breivik' i isteyenlerdendim ama o zaten Torreira' nın partneri olabilecek 6-8 değil. 8,5 numara diye tabir edilen, bize gelse Mertens pozisyonunda oynayacak bir futbolcu.
3. Szymanski' ye bayıldığımı söylemedim ama alınsaydı da kötü transfer olmaz, iyi de katkı verebilirdi. Erden Bey' in söylediklerinden anladığım, maaş talebi 2 milyonun altında olsa ve kulübü kira+ opsiyon formülünü kabul etse transferi gerçekleşecekmiş. Niye almadılar demiyorum, f/p yönüyle tercih edilmemiş olabilir, masadan kalkacak zamanı bilmenin önemli bir erdem olduğunu her daim söylerim. Ancak o olmadıysa, opsiyonla filan başka birinin bulunması gerekirdi. Dediğim gibi, koskoca futbol piyasasında adam mı kalmamıştı da Kerem' den 10 numara uydurulmaya çalışıldı?
4. Bu eleştirilerimin kime gittiğini halen de bilemiyorum doğrusu. Transferlere başından sonuna kadar hoca mı karar verdi? Onun belirledikleri arasından tercih mi yapıldı? Belirlenen adaylar arasından seçmesi mi istendi? ''Alıyoruz, ne dersin?'' diye usulen fikri mi soruldu? Yoksa Gardi' nin portföyündeki adamlar arasından mı tercihler yapıldı?
Erden Bey, transferlerle alakalı konuşmalarında sportif direktör ağzı kullanıyordu ki yapılan transferlerin tutması yahut tutmamasından bağımsız olarak söylüyorum; en başında futboldan anlamadığını söyleyen birinin transfer tercihlerinde nihai karar verici olmasını doğru bulmuyorum. Onun işi, belirlenen oyuncuları ikna etmek, kendisiyle ve kulübüyle pazarlıkları yürütmek olmalı ve bunu en iyi yapabilen adam olduğu konusunda zerre kuşkum yoktur...